Doldurmak
V1: fill, V2: filled, V3: filled. Okunuşu: /fɪl/. Düzenli bir fiildir. Boş bir kabı sıvı/katı bir maddeyle tam dolu hale getirmek veya bir mekanı insanlarla doldurmak demektir. Nuans: ‘Empty’ (boşaltmak) fiilinin tam zıddıdır. Resmi belgelerde ‘fill in/out’ (form doldurmak) şeklinde çok sık kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘fill someone’s shoes’ (birinin yerini/boşluğunu doldurmak), ‘fill me in’ (bana detayları anlat / beni bilgilendir).
❝V1: Fill your leather flask with fresh water at the oasis. (Vahada deri mataranı taze suyla doldur.) | V2: The sweet smell of spices filled the crowded market. (Baharatların tatlı kokusu kalabalık pazarı doldurdu.) | V3: All the empty barrels have been filled with wine. (Tüm boş fıçılar şarapla dolduruldu.)
