Kurmak, tesis etmek, kanıtlamak
V1: establish, V2: established, V3: established. Okunuşu: /ɪˈstæb.lɪʃ/. Düzenli bir fiildir. Bir şehri, kurumu veya düzeni kalıcı olacak şekilde kurmak demektir. Aynı zamanda bir gerçeği kanıtlayıp kabul ettirmek anlamı da vardır. Nuans: ‘Set up’ daha günlük bir kurmak” iken, ‘establish’ çok daha resmi, köklü ve kalıcıdır. Yaygın Kullanım: ‘established fact’ (kanıtlanmış/yerleşmiş gerçek), ‘establish a relationship’ (ilişki/bağ kurmak).”
❝V1: The king wants to establish a new trade route to the East. (Kral Doğu'ya yeni bir ticaret yolu kurmak/tesis etmek istiyor.) | V2: The ancient scholars established this grand library centuries ago. (Kadim alimler bu ulu kütüphaneyi yüzyıllar önce kurdular.) | V3: His reputation as a great healer has been firmly established. (Büyük bir şifacı olarak ünü sağlam bir şekilde kanıtlandı/yerleşti.)
