Vurgulamak, altını çizmek, önemini belirtmek
V1: emphasize, V2: emphasized, V3: emphasized. Okunuşu: /ˈem.fə.saɪz/. Düzenli bir fiildir. (İngiliz İngilizcesinde ’emphasise’ olarak yazılabilir). Bir konunun, kelimenin veya kuralın özellikle çok önemli olduğunu hissettirmek demektir. Nuans: ‘Highlight’ (fosforlu kalemle çizer gibi öne çıkarmak) ile çok yakındır ancak ’emphasize’ daha çok sözlü vurgularda kullanılır. Yaygın Kullanım: ’emphasize a point’ (bir noktaya özellikle dikkat çekmek).
❝V1: I must emphasize the importance of carrying enough water. (Yeterli su taşımanın önemini vurgulamalıyım/altını çizmeliyim.) | V2: The guide emphasized that the path was dangerous at night. (Rehber, yolun geceleri tehlikeli olduğunu vurguladı.) | V3: The need for peace has been heavily emphasized by the elders. (Barış ihtiyacı yaşlılar tarafından şiddetle vurgulandı.)
