Çizmek, çekmek
V1: draw, V2: drew, V3: drawn. Okunuşu: /drɔː/. Düzensiz bir fiildir (V2 okunuşu: /druː/ – dru). Kalem veya kömürle resim çizmek temel anlamıdır. Ancak kılıç/silah çekmek, kuyudan su çekmek, perdeyi çekmek veya birinin dikkatini çekmek anlamlarında da çok yaygındır. Yaygın Kullanım: ‘draw the line’ (sınır çizmek / dur demek), ‘draw a blank’ (hiçbir şey hatırlayamamak / hafızanın durması).
❝V1: The artisan can draw a perfect map of the stars. (Zanaatkar yıldızların kusursuz bir haritasını çizebilir.) | V2: The knight drew his sword to protect the innocent. (Şövalye masumları korumak için kılıcını çekti.) | V3: A precise map has been drawn by the famous explorer. (Ünlü kaşif tarafından kesin bir harita çizildi.)
