Yok etmek, yıkmak, mahvetmek

V1: destroy, V2: destroyed, V3: destroyed. Okunuşu: /dɪˈstrɔɪ/. Düzenli bir fiildir. Bir yapıyı, nesneyi veya umudu tamamen onarılamaz hale getirmek demektir. Nuans: ‘Damage’ (hasar vermek) onarılabilir bir durumken, ‘destroy’ (yok etmek) geri dönülmez bir yıkımdır. Yaygın Kullanım: ‘destroy evidence’ (delilleri yok etmek), ‘soul-destroying’ (ruh emici / insanı tüketen çok sıkıcı iş).

V1: A massive fire can destroy the entire wooden village. (Devasa bir yangın tüm ahşap köyü yok edebilir.) | V2: The invaders destroyed the ancient library. (İşgalciler kadim kütüphaneyi yakıp yıktı.) | V3: All the important documents have been destroyed in the storm. (Tüm önemli belgeler fırtınada yok oldu/edildi.)
Ilgili: Düzenli Fiil ruin demolish wipe out