Hak etmek, layık olmak
V1: deserve, V2: deserved, V3: deserved. Okunuşu: /dɪˈzɜːv/. Düzenli bir fiildir. Sergilenen bir davranış veya harcanan emek sonucunda bir ödülü (veya cezayı) hak etmek demektir. Nuans: Sürekli zamanlarla (-ing) kullanılmaz (I am deserving denmez, I deserve denir). Yaygın Kullanım: ‘you deserve it’ (bunu hak ettin / sana müstehak), ‘well deserved’ (sonuna kadar hak edilmiş).
❝V1: A tired horse deserves a good rest and clean water. (Yorgun bir at iyi bir dinlenmeyi ve temiz suyu hak eder.) | V2: The brave knight deserved the highest medal of honor. (Cesur şövalye en yüksek onur madalyasını hak etti.) | V3: This ancient city has deserved to be protected. (Bu kadim şehir korunmayı hak etmiştir.)
