Karar vermek
V1: decide, V2: decided, V3: decided. Okunuşu: /dɪˈsaɪd/. Düzenli bir fiildir. Düşündükten sonra seçenekler arasından bir sonuca varmak demektir. Nuans: ‘Choose’ (seçmek) ile benzerdir ancak ‘decide’ bir yargıya veya kesin bir plana varmayı ifade eder. Kendisinden sonra fiil gelirse ‘to’ alır (decide to go). Yaygın Kullanım: ‘decide against something’ (bir şeyi yapmamaya karar vermek), ‘make up your mind’ (kararını ver – eş anlamlı deyim).
❝V1: You must decide which path to take before sunset. (Gün batımından önce hangi yoldan gideceğine karar vermelisin.) | V2: The council decided to build a new bridge. (Konsey yeni bir köprü inşa etmeye karar verdi.) | V3: Have you decided on the date of your journey? (Yolculuğunun tarihine karar verdin mi?)
