Pişirmek, yemek yapmak
V1: cook, V2: cooked, V3: cooked. Okunuşu: /kʊk/. Düzenli bir fiildir. Yiyecekleri ısı kullanarak hazırlamak demektir. Nuans: Fırında pişirmek ‘bake’, suda kaynatmak ‘boil’, yağda kızartmak ‘fry’ kelimeleriyle ifade edilirken, ‘cook’ tüm bunların genel adıdır. Yaygın Kullanım: ‘cook the books’ (hesaplarda sahtekarlık yapmak), ‘what’s cooking?’ (neler oluyor / ne var ne yok?).
❝V1: You must cook the meat well before eating it. (Yemeden önce eti iyi pişirmelisin.) | V2: The host cooked a great meal for the tired travelers. (Ev sahibi yorgun gezginler için harika bir yemek pişirdi.) | V3: Has the soup been cooked enough? (Çorba yeterince pişti mi?)
