Yanmak, yakmak
V1: burn, V2: burned/burnt, V3: burned/burnt. Okunuşu: /bɜːn/. Hem düzenli hem düzensiz olarak kullanılabilir (İngiliz İngilizcesinde ‘burnt’ daha yaygındır). Ateşle yok olmak, ısı yaymak veya yakmak demektir. Yaygın Kullanım: ‘burn bridges’ (köprüleri atmak / gemileri yakmak / geri dönüş yolunu kapatmak), ‘burn the midnight oil’ (gece geç saatlere kadar çalışmak).
❝V1: Dry wood burns very easily in the fire. (Kuru odun ateşte çok kolay yanar.) | V2: The campfire burned all night to keep us warm. (Kamp ateşi bizi sıcak tutmak için bütün gece yandı.) | V3: The ancient letter was burnt to protect the secret. (Kadim mektup, sırrı korumak için yakıldı.)
Ilgili: Düzenli/Düzensiz Fiil set fire to blaze
