Fırçalamak, hafifçe değmek
V1: brush, V2: brushed, V3: brushed. Okunuşu: /brʌʃ/. Düzenli bir fiildir. Saçı, dişleri veya bir yüzeyi fırça ile temizlemek/düzeltmek demektir. Yanından sıyırıp geçmek anlamı da vardır. Nuans: İsim hali de (fırça) aynıdır. Yaygın Kullanım: ‘brush up on something’ (bir bilgiyi veya beceriyi tazelemek / pasını atmak), ‘brush aside’ (göz ardı etmek / umursamamak).
❝V1: You must brush your horse daily to keep it clean. (Atını temiz tutmak için onu her gün fırçalamalısın.) | V2: She brushed the dust off her old cloak. (Eski pelerininin üzerindeki tozu fırçaladı/silkeledi.) | V3: The stranger has brushed past me in the crowded market. (Yabancı kalabalık pazarda beni sıyırıp geçti.)
