Kırmak, bozulmak, mola vermek
V1: break, V2: broke, V3: broken. Okunuşu: /breɪk/. Düzensiz bir fiildir. Fiziksel olarak parçalamak, makinelerin arızalanması veya bir kuralı ihlal etmek demektir. Nuans: İsim olarak ‘mola’ demektir (take a break). Yaygın Kullanım: ‘break the ice’ (buzları eritmek / ortamı yumuşatmak), ‘break a leg’ (şeytanın bacağını kır / iyi şanslar).
❝V1: Be careful not to break the fragile glass. (Hassas bardağı kırmamaya dikkat et.) | V2: The heavy wagon broke down near the bridge. (Ağır vagon köprünün yakınında bozuldu.) | V3: He has never broken a promise in his life. (Hayatında hiçbir zaman verdiği sözü bozmadı/kırmadı.)
