Ödünç almak

V1: borrow, V2: borrowed, V3: borrowed. Okunuşu: /ˈbɒr.əʊ/. Düzenli bir fiildir. Geri vermek üzere geçici olarak bir şey almak demektir. Nuans: ‘Lend’ ödünç vermek, ‘borrow’ ödünç almaktır. Daima ‘from’ edatıyla kullanılır (borrow something FROM someone). Yaygın Kullanım: ‘living on borrowed time’ (ödünç zamanla yaşamak / eceli gecikmek / son demlerini yaşamak).

V1: Can I borrow your map to find the hidden valley? (Gizli vadiyi bulmak için haritanı ödünç alabilir miyim?) | V2: The merchant borrowed a strong horse for the journey. (Tüccar yolculuk için güçlü bir at ödünç aldı.) | V3: Several ancient books have been borrowed from the library. (Kütüphaneden birkaç kadim kitap ödünç alındı.)
Ilgili: Düzenli Fiil take on loan