Bağlamak, ciltlemek, zorunlu kılmak
V1: bind, V2: bound, V3: bound. Okunuşu: /baɪnd/. Düzensiz bir fiildir. İple bağlamak, kitap ciltlemek veya insanları bir yeminle/sözleşmeyle birbirine bağlamak demektir. Nuans: ‘Tie’ (düğümlemek) fizikselken, ‘bind’ sadakat, yasa veya kader gibi soyut bağları da kapsar. Yaygın Kullanım: ‘bind someone to a promise’ (birini verdiği söze bağlamak/mecbur bırakmak).
❝V1: These ancient traditions bind the community together. (Bu kadim gelenekler topluluğu birbirine bağlar.) | V2: The artisan bound the book in genuine leather. (Zanaatkar kitabı hakiki deriyle ciltledi.) | V3: The two kingdoms are bound by a peace treaty. (İki krallık bir barış antlaşmasıyla birbirine bağlıdır.)
