Tartışmak, iddia etmek
V1: argue, V2: argued, V3: argued. Okunuşu: /ˈɑːɡjuː/. Düzenli bir fiildir. Birisiyle kavga edercesine sözlü tartışmak veya akademik bir tezi savunmak/iddia etmek demektir. Nuans: ‘Discuss’ (fikir alışverişi yapmak) fiilinden daha serttir; ortada bir anlaşmazlık vardır. Yaygın Kullanım: ‘argue about something’ (bir şey hakkında tartışmak).
❝V1: It is useless to argue about the past. (Geçmiş hakkında tartışmak faydasızdır.) | V2: The historian argued that the city was older than believed. (Tarihçi, şehrin inanıldığından daha eski olduğunu savundu/iddia etti.) | V3: They have argued for hours over the map. (Harita üzerinde saatlerce tartıştılar.)
