Beklemek, ummak, önceden sezmek

V1: anticipate, V2: anticipated, V3: anticipated. Okunuşu: /ænˈtɪsɪpeɪt/. Düzenli bir fiildir. Bir şeyin olacağını önceden tahmin edip ona göre hazırlık yapmak demektir. Nuans: ‘Expect’ kelimesinden farkı; anticipate, sadece beklemeyi değil, olacakları sezerek proaktif bir şekilde önlem almayı veya heyecan duymayı da içerir. Yaygın Kullanım: ‘highly anticipated’ (büyük bir merakla/heyecanla beklenen).

V1: We anticipate heavy rain, so bring an umbrella. (Şiddetli yağmur bekliyoruz, bu yüzden şemsiye getirin.) | V2: The chess player anticipated his opponent's next move. (Satranç oyuncusu rakibinin bir sonraki hamlesini önceden sezdi.) | V3: The problems were anticipated and solved in advance. (Sorunlar önceden tahmin edildi ve peşinen çözüldü.)
Ilgili: Düzenli Fiil expect foresee