Kızdırmak, rahatsız etmek, canını sıkmak

V1: annoy, V2: annoyed, V3: annoyed. Okunuşu: /əˈnɔɪ/. Düzenli bir fiildir. Birinin sabrını taşırmak veya ufak şeylerle onu sinirlendirmek demektir. Nuans: ‘Angry’ (sinirli) olmaktan ziyade, sürekli tekrar eden can sıkıcı durumlara (örneğin sinek vızıltısı veya sivri dilli bir şaka) karşı duyulan rahatsızlıktır. Yaygın Kullanım: ‘annoy the hell out of someone’ (birini deli etmek / çok sinirlendirmek).

V1: Loud music from the neighbors annoys me. (Komşulardan gelen yüksek sesli müzik beni rahatsız ediyor.) | V2: The unexpected delay annoyed the tired travelers. (Beklenmedik gecikme yorgun gezginlerin canını sıktı.) | V3: She was annoyed by his rude behavior. (Onun kaba davranışından dolayı sinirlenmişti/rahatsız olmuştu.)
Ilgili: Düzenli Fiil bother irritate