Çevirmek, tercüme etmek
V1: translate, V2: translated, V3: translated. Okunuşu: /trænzˈleɪt/. Düzenli bir fiildir. Bir dilde yazılmış veya söylenen bir şeyi başka bir dile aktarmak demektir. Mecazen bir fikri eyleme dökmek (translate an idea into action) için de kullanılır. Nuans: Hangi dile çevrildiği belirtilirken DAİMA ‘into’ edatı kullanılır (Translate into English). Yaygın Kullanım: ‘lost in translation’ (çeviride kaybolan / başka dile aktarılırken asıl anlamını/büyüsünü yitiren söz).
❝V1: Only the oldest scholar can translate the mysterious runes on this stone. (Bu taştaki gizemli rünleri sadece en yaşlı alim tercüme edebilir/çevirebilir.) | V2: The young monk translated the ancient Latin manuscript into his native tongue. (Genç keşiş kadim Latince el yazmasını kendi anadiline çevirdi.) | V3: The famous travelogue has been translated into twenty languages. (Ünlü seyahatname yirmi dile tercüme edilmiştir.)
Ilgili: Düzenli Fiil interpret decode convert
