Çalışmak, işe yaramak, işlemek (makine)

V1: work, V2: worked, V3: worked. Okunuşu: /wɜːk/. Düzenli bir fiildir. Çaba sarf ederek bir iş yapmak, para kazanmak veya bir makinenin/planın başarılı olması (it works! – İşe yarıyor!) demektir. Nuans: ‘Job’ (sayılabilen isimdir, meslek/iş anlamına gelir – a good job). ‘Work’ ise hem fiildir (çalışmak) hem de sayılamayan isimdir (fiziksel/zihinsel efor – I have work to do). Yaygın Kullanım: ‘work like a charm’ (tıkır tıkır işlemek / harika işe yaramak), ‘work out’ (antrenman yapmak veya sorunu çözmek), ‘all in a day’s work’ (benim için sıradan/gündelik bir iş).

V1: A blacksmith must work with intense heat to forge strong weapons. (Bir demirci güçlü silahlar dövmek için yoğun ısıyla çalışmalıdır.) | V2: The merchant's clever plan worked perfectly, and the guards let them pass. (Tüccarın zekice planı kusursuzca işe yaradı ve muhafızlar geçmelerine izin verdi.) | V3: He has worked as a royal scribe for thirty years. (Otuz yıldır kraliyet katibi olarak çalışıyor.)
Ilgili: Düzenli Fiil labor function operate succeed