Denemek, çabalamak

V1: try, V2: tried, V3: tried. Okunuşu: /traɪ/. Düzenli bir fiildir (‘y’ düşer, ‘-ied’ alır). Bir şeyi başarmak için efor sarf etmek veya bir yemeği/yöntemi test etmek demektir. Nuans: Hayati kural: ‘Try to do’ (zor bir şeyi başarmak için çabalamak) iken ‘Try doing’ (bir yöntemi test etmek maksadıyla denemek) anlamındadır (I tried to sleep – Uyumaya çalıştım / I tried drinking milk – Süt içmeyi denedim). Yaygın Kullanım: ‘give it a try’ (bir denemek / şans vermek), ‘try one’s luck’ (şansını denemek).

V1: A brave knight must always try to protect the innocent from evil. (Cesur bir şövalye masumları kötülükten korumak için daima çabalamalıdır.) | V2: The young apprentice tried mixing different herbs to make a healing potion. (Genç çırak şifalı bir iksir yapmak için farklı otları karıştırmayı denedi.) | V3: Have you ever tried riding a camel in the deep desert? (Derin çölde deveye binmeyi hiç denedin mi?)
Ilgili: Düzenli Fiil attempt test endeavor