Anlatmak, söylemek, (sır) vermek
V1: tell, V2: told, V3: told. Okunuşu: /tel/. Düzensiz bir fiildir. Birine bir bilgi aktarmak veya hikaye anlatmak demektir. Nuans: ‘Say’ kelimesinden en büyük farkı: ‘Tell’ fiilinden sonra KESİNLİKLE ‘to’ edatı KULLANILMAZ (tell me, tell him). Ayrıca yalan/doğru söylemek için daima ‘tell’ kullanılır (tell a lie, tell the truth). Yaygın Kullanım: ‘tell time’ (saati okumak/bilmek), ‘tell me about it!’ (bana ondan bahset / bir de bana sor! – dert yanma kalıbı).
❝V1: The traveling bards tell fascinating stories about the lost city. (Gezgin ozanlar kayıp şehir hakkında büyüleyici hikayeler anlatırlar.) | V2: The wise hermit told the young warrior the secret of the sword. (Bilge keşiş genç savaşçıya kılıcın sırrını anlattı/söyledi.) | V3: You have never told me about this hidden valley. (Bana bu gizli vadi hakkında hiçbir şey anlatmadın.)
