Tatmin etmek, karşılamak (ihtiyaç/şart)
V1: satisfy, V2: satisfied, V3: satisfied. Okunuşu: /ˈsæt.ɪs.faɪ/. Düzenli bir fiildir (‘y’ düşer, ‘-ied’ alır). Birinin beklentilerini karşılamak, açlığını gidermek veya bir kuralın şartlarını yerine getirmek demektir. Nuans: ‘Satisfy a hunger’ (açlığı gidermek) veya ‘satisfy a requirement’ (şartı sağlamak) kalıpları çok yaygındır. Yaygın Kullanım: ‘customer satisfaction’ (müşteri memnuniyeti), ‘far from satisfying’ (tatmin edici olmaktan çok uzak).
❝V1: A single loaf of bread cannot satisfy ten hungry travelers. (Tek bir somun ekmek on aç gezgini tatmin edemez/doyuramaz.) | V2: The merchant satisfied all the legal requirements for trade. (Tüccar ticaret için tüm yasal gereklilikleri karşıladı/yerine getirdi.) | V3: He has never been satisfied with a simple life. (Hiçbir zaman basit bir hayatla tatmin olmadı/yetinmedi.)
