Oynamak, çalmak (enstrüman), rol almak
V1: play, V2: played, V3: played. Okunuşu: /pleɪ/. Düzenli bir fiildir. Oyun oynamak, bir enstrüman icra etmek (play the lute – lavta çalmak) veya bir tiyatroda/oyunda rol yapmak demektir. Nuans: Teybi/videoyu başlatmak (oynatmak) anlamı da vardır. Yaygın Kullanım: ‘play with fire’ (ateşle oynamak / tehlikeli işlere kalkışmak), ‘play by the rules’ (kurallara göre oynamak / dürüst olmak).
❝V1: The children play hide and seek in the narrow streets of the medina. (Çocuklar medinenin dar sokaklarında saklambaç oynarlar.) | V2: The bard played a sad melody on his wooden flute. (Ozan ahşap flütünde hüzünlü bir melodi çaldı.) | V3: She has played an important role in the peace treaty. (Barış antlaşmasında önemli bir rol oynadı.)
