Kaldırmak, havaya kaldırmak, (yasağı) esnetmek

V1: lift, V2: lifted, V3: lifted. Okunuşu: /lɪft/. Düzenli bir fiildir. Fiziksel olarak ağır bir şeyi yukarı kaldırmak, sisin/dumanın kalkması veya resmi bir yasağın kaldırılması demektir. İngiliz İngilizcesinde ‘asansör’ anlamında isim olarak çok kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘lift a finger’ (parmağını bile kıpırdatmak), ‘lift someone’s spirits’ (birinin moralini düzeltmek / keyfini yerine getirmek).

V1: The strong blacksmith can lift the heavy anvil with ease. (Güçlü demirci ağır örsü kolaylıkla kaldırabilir.) | V2: As the sun rose, the thick fog lifted from the valley. (Güneş doğarken yoğun sis vadiden kalktı.) | V3: The trade ban on rare spices has finally been lifted. (Nadir baharatlar üzerindeki ticaret yasağı sonunda kaldırıldı.)
Ilgili: Düzenli Fiil raise elevate remove