Ödünç vermek, borç vermek

V1: lend, V2: lent, V3: lent. Okunuşu: /lend/. Düzensiz bir fiildir. Geri almak şartıyla birine bir eşya veya para vermek demektir. Nuans: Türkçede ikisi de ‘ödünç’ diye çevrildiği için çok karıştırılır. ‘Borrow’ (ödünç ALMAK) iken, ‘lend’ (ödünç VERMEK) eylemidir. Yaygın Kullanım: ‘lend a hand’ (yardım eli uzatmak / bir el atmak), ‘lend an ear’ (kulak vermek / dinlemek).

V1: The innkeeper will lend you a sturdy horse for your journey. (Hancı yolculuğun için sana sağlam bir at ödünç verecektir.) | V2: He lent his ancient compass to the lost traveler. (Kadim pusulasını kayıp gezgine ödünç verdi.) | V3: Much gold has been lent to the kingdom by the merchants. (Tüccarlar tarafından krallığa çok fazla altın borç verildi - edilgen.)
Ilgili: Düzensiz Fiil loan advance provide