Sürmek, devam etmek, dayanmak
V1: last, V2: lasted, V3: lasted. Okunuşu: /lɑːst/ (İngiliz), /læst/ (Amerikan). Düzenli bir fiildir. Sıfat olarak ‘son/geçen’ demektir. Fiil olarak ise bir olayın belirli bir süre devam etmesi veya bir eşyanın dayanıklı kalması demektir. Yaygın Kullanım: ‘last but not least’ (sonuncu ama bir o kadar da önemli), ‘built to last’ (uzun ömürlü/dayanıklı yapılmış).
❝V1: A good pair of leather boots will last for years. (İyi bir çift deri çizme yıllarca dayanır.) | V2: The fierce storm lasted for three days and nights. (Şiddetli fırtına üç gün üç gece sürdü.) | V3: The peace between the two kingdoms has lasted a century. (İki krallık arasındaki barış bir asır sürdü/devam etti.)
