Donmak, dondurmak, hareketsiz kalmak
V1: freeze, V2: froze, V3: frozen. Okunuşu: /friːz/. Düzensiz bir fiildir. Soğuktan buz tutmak temel anlamıdır. Ancak şaşkınlıktan veya korkudan ‘donakalmak’ anlamı çok daha sık kullanılır. Güvenlik güçlerinin ‘Kımıldama!’ ihtarı Freeze!” şeklindedir. Yaygın Kullanım: ‘freeze someone out’ (birini dışlamak / soğuk davranmak), ‘freeze to death’ (donarak ölmek).”
❝V1: Water will freeze quickly in this high altitude. (Bu yüksek rakımda su hızla donacaktır.) | V2: The guard froze in fear when he saw the giant shadow. (Muhafız devasa gölgeyi gördüğünde korkudan donakaldı.) | V3: The mountain pass has been completely frozen for months. (Dağ geçidi aylardır tamamen donmuş durumda.)
Ilgili: Düzensiz Fiil turn to ice chill halt
