Kaçmak, kurtulmak, firar etmek

V1: escape, V2: escaped, V3: escaped. Okunuşu: /ɪˈskeɪp/. Düzenli bir fiildir. Tehlikeli bir durumdan, hapishaneden veya sıkıcı bir hayattan kurtulup kaçmak demektir. Nuans: ‘Run away’ (koşarak uzaklaşmak) iken, ‘escape’ kapana kısıldığı veya tutulduğu yerden bir yolunu bulup sıyrılmaktır. Yaygın Kullanım: ‘narrow escape’ (kıl payı kurtuluş), ‘escape one’s notice’ (gözünden kaçmak / fark etmemek).

V1: The swift horse helped the traveler escape the bandits. (Hızlı at, gezginin haydutlardan kaçmasına/kurtulmasına yardım etti.) | V2: The prisoner escaped through a hidden tunnel in the wall. (Mahkum, duvardaki gizli bir tünelden firar etti.) | V3: Nothing has escaped the wise elder's sharp eyes. (Bilge yaşlının keskin gözlerinden hiçbir şey kaçmadı.)
Ilgili: Düzenli Fiil break out flee get away