Garantiye almak, emin olmak, sağlamak
V1: ensure, V2: ensured, V3: ensured. Okunuşu: /ɪnˈʃʊər/. Düzenli bir fiildir. Bir işin sorunsuz gerçekleşmesi için gerekli önlemleri almak veya bir durumu kesinleştirmek demektir. Nuans: ‘Assure’ (bir insana söz vermek/rahatlatmak) iken, ‘ensure’ (bir işi/durumu sağlama almak) demektir. Yaygın Kullanım: ‘ensure safety’ (güvenliği sağlamak).
❝V1: You must pack enough water to ensure your survival in the desert. (Çölde hayatta kalmanı garantiye almak için yeterince su almalısın.) | V2: The guards ensured that the heavy gates were locked at night. (Muhafızlar ağır kapıların gece kilitlendiğinden emin oldular/sağladılar.) | V3: Peace has been ensured by the new treaty. (Yeni antlaşma ile barış sağlama alındı.)
