Tasvir etmek, betimlemek, anlatmak
V1: describe, V2: described, V3: described. Okunuşu: /dɪˈskraɪb/. Düzenli bir fiildir. Bir kişinin görünüşünü, bir yeri veya olayı kelimelerle detaylıca anlatmak demektir. Nuans: ‘Explain’ (nedenini/mantığını açıklamak) iken ‘describe’ (nasıl göründüğünü/olduğunu betimlemek) demektir. Yaygın Kullanım: ‘beyond description’ (tarif edilemez / kelimelerle anlatılamaz güzellikte/kötülükte).
❝V1: Can you describe the man who stole your purse? (Keseni çalan adamı tasvir edebilir misin?) | V2: Ibn Battuta described the wonders of the East in his book. (İbn Battuta kitabında Doğu'nun harikalarını betimledi.) | V3: The beauty of the valley has been described in many poems. (Vadinin güzelliği birçok şiirde anlatılmıştır.)
