Zarar vermek, hasar vermek

V1: damage, V2: damaged, V3: damaged. Okunuşu: /ˈdæm.ɪdʒ/. Düzenli bir fiildir. Bir nesnenin değerini, işlevini veya görünümünü bozacak şekilde zarar vermek demektir. Nuans: ‘Harm’ (zarar vermek) kelimesi daha çok canlılar ve sağlık için kullanılırken, ‘damage’ binalar, eşyalar veya soyut kavramlar (itibar gibi) için kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘what’s the damage?’ (argo: hesap ne kadar? / zararımız ne?), ‘collateral damage’ (yan hasar).

V1: Do not drop the wooden chest, you might damage it. (Ahşap sandığı düşürme, ona hasar verebilirsin.) | V2: The severe storm damaged the roof of the old inn. (Şiddetli fırtına eski hanın çatısına zarar verdi.) | V3: His reputation has been heavily damaged by the rumors. (Onun itibarı söylentiler yüzünden ağır hasar gördü.)
Ilgili: Düzenli Fiil harm ruin spoil