İçermek, kapsamak, zapt etmek
V1: contain, V2: contained, V3: contained. Okunuşu: /kənˈteɪn/. Düzenli bir fiildir. Bir kutunun, odanın veya yazının içinde bir şeyler bulundurması demektir. Ayrıca öfke veya hastalık gibi şeyleri kontrol altına almak/zapt etmek anlamı da vardır. Nuans: ‘Include’ (listeye/gruba dahil etmek) iken, ‘contain’ fiziksel olarak veya içerik olarak içinde barındırmaktır. Yaygın Kullanım: ‘contain oneself’ (kendine hakim olmak).
❝V1: This old chest contains ancient gold coins. (Bu eski sandık kadim altın sikkeler içeriyor/barındırıyor.) | V2: He could hardly contain his excitement when he saw the ruins. (Harabeleri gördüğünde heyecanını zor zapt etti/içinde tuttu.) | V3: The spread of the fire has been contained. (Ateşin yayılması kontrol altına alındı/zapt edildi.)
