Ortaya çıkmak, kaynaklanmak
V1: arise, V2: arose, V3: arisen. Okunuşu: /əˈraɪz/. Düzensiz bir fiildir. Genellikle sorunlar, fırsatlar veya soyut durumlar için kullanılır. Nuans: ‘Rise’ (yükselmek) fiili ile karıştırılmamalıdır; arise, bir şeyin meydana gelmesi” veya “doğması” demektir. Yaygın Kullanım: ‘if the need arises’ (eğer gerek doğarsa/gerekirse).”
❝V1: New problems will arise if we don't act now. (Eğer şimdi harekete geçmezsek yeni sorunlar ortaya çıkacak.) | V2: A great opportunity arose during his long journey. (Uzun yolculuğu sırasında harika bir fırsat doğdu.) | V3: A conflict has arisen between the two tribes. (İki kabile arasında bir çatışma ortaya çıktı.)
