A
Acep güzel sana neyledim bilmem
Sensin bu dertlere daldıran beni
Gözüm yaşlı kaldı ağlarım gülmem
Yok elimden tutup kaldıran beni
Yâr zülfünden bana gelen kokunun
Sebep ne ki hatırıma dokunun
Bu âlemde yine mihnet okunun
Sensin nişanına aldıran beni
Biz âşıka sultanlığın hanlığın
Ne dostluğun belli ne düşmanlığın
Değil midir senin kalpazanlığın
Böyle mihenklere çaldıran beni
Mimar olan elin çekmez yapıdan
Biçâre Seyranî geçmez kapıdan
Aşkın gemisine edip kapıdan
Sensin deryalara saldıran beni
Sensin bu dertlere daldıran beni
Gözüm yaşlı kaldı ağlarım gülmem
Yok elimden tutup kaldıran beni
Yâr zülfünden bana gelen kokunun
Sebep ne ki hatırıma dokunun
Bu âlemde yine mihnet okunun
Sensin nişanına aldıran beni
Biz âşıka sultanlığın hanlığın
Ne dostluğun belli ne düşmanlığın
Değil midir senin kalpazanlığın
Böyle mihenklere çaldıran beni
Mimar olan elin çekmez yapıdan
Biçâre Seyranî geçmez kapıdan
Aşkın gemisine edip kapıdan
Sensin deryalara saldıran beni
Açıl ey gonca-i bağ-ı letafet
Bülbülü zar eden sen değil misin
Meseldir arife tarif ne hacet
Beni naçar eden sen değil misin
Göz halkeden etmiş baktırmak için
Ağlatıp gözyaşı aktırmak için
Karanlıkta şem'e baktırmak için
Nurunu nâr eden sen değil misin
Seyranî maksudun çifte ben iken
İki beş yüz bir hesapta bin iken
Meydan-ı muhabbet arştan gen iken
Başıma dar eden sen değil misin
Bülbülü zar eden sen değil misin
Meseldir arife tarif ne hacet
Beni naçar eden sen değil misin
Göz halkeden etmiş baktırmak için
Ağlatıp gözyaşı aktırmak için
Karanlıkta şem'e baktırmak için
Nurunu nâr eden sen değil misin
Seyranî maksudun çifte ben iken
İki beş yüz bir hesapta bin iken
Meydan-ı muhabbet arştan gen iken
Başıma dar eden sen değil misin
Açmayınca gözün arıya özün
Teslim rıza sözün edemez çiçek
Örümcek çulhanın dokunmuş bezin
Biçmek elimizden gelmez ki biçek
Sırat kıldan ince kılıçtan keskin
Seçmeyince gönlüm edemem teskin
Hakkın rahmetinden bu gönül miskin
Geçip yol vermez ki sıratı geçek
Arz boşlukta güneş için dolanır
Güneşe bakılmaz gözler sulanır
Karışırsa pekmez süte bulanır
Seçmek elimizden gelmez ki seçek
Göğsün nişan almış gönül tirine
Deli gönül nişan diker pirine
Seyranî seyretsin hangi birine
Her üstat oynatır bir türlü köçek
Teslim rıza sözün edemez çiçek
Örümcek çulhanın dokunmuş bezin
Biçmek elimizden gelmez ki biçek
Sırat kıldan ince kılıçtan keskin
Seçmeyince gönlüm edemem teskin
Hakkın rahmetinden bu gönül miskin
Geçip yol vermez ki sıratı geçek
Arz boşlukta güneş için dolanır
Güneşe bakılmaz gözler sulanır
Karışırsa pekmez süte bulanır
Seçmek elimizden gelmez ki seçek
Göğsün nişan almış gönül tirine
Deli gönül nişan diker pirine
Seyranî seyretsin hangi birine
Her üstat oynatır bir türlü köçek
Ademoğlu dünya nimetin yerken
Bilinmez çiy sütten aş kapar kaçar
Er ekmeğin taştan çıkarır derken
Unun incesini taş kapar kaçar
Sikkesi kesilen şah mezarından
Sordum yok haberi sim ü zerinden
Bir gün gamze okun hep üzerinden
Yay gibi kurulan kaş kapar kaçar
Ademoğlu Azrail'in şanını
Bilse kuldan dava etmez kanını
Ölen Hakka teslim eder canını
Sağların gözünden yaş kapar kaçar
Çeşme-i zulmette ab-ı hayat ol
Merhamet bendine ak mir-i Haydar
Gönülden gönüle var gitmeğe yol
Bulunur Rıza-yı Hak mir-i Haydar
Cebrail'dir Hak emrini getiren
Hep peygamberlere buyruk yetiren
İlm-i ümmet mektebinde oturan
Muradım şem'ini yak mir-i Haydar
Arz eder gözüne gönül gördüğün
Ah edip göğsünü def gibi dövün
Enelhak darına Mansur'um bu gün
Rıza kemendini tak mir-i Haydar
Dikenlidir her kuş konmaz çalıma
Gül yakışır benim her bir dalıma
Aşık Seyrani'yim kemter halime
Çeşm-i insaf ile bak mir-i Haydar
Bilinmez çiy sütten aş kapar kaçar
Er ekmeğin taştan çıkarır derken
Unun incesini taş kapar kaçar
Sikkesi kesilen şah mezarından
Sordum yok haberi sim ü zerinden
Bir gün gamze okun hep üzerinden
Yay gibi kurulan kaş kapar kaçar
Ademoğlu Azrail'in şanını
Bilse kuldan dava etmez kanını
Ölen Hakka teslim eder canını
Sağların gözünden yaş kapar kaçar
Çeşme-i zulmette ab-ı hayat ol
Merhamet bendine ak mir-i Haydar
Gönülden gönüle var gitmeğe yol
Bulunur Rıza-yı Hak mir-i Haydar
Cebrail'dir Hak emrini getiren
Hep peygamberlere buyruk yetiren
İlm-i ümmet mektebinde oturan
Muradım şem'ini yak mir-i Haydar
Arz eder gözüne gönül gördüğün
Ah edip göğsünü def gibi dövün
Enelhak darına Mansur'um bu gün
Rıza kemendini tak mir-i Haydar
Dikenlidir her kuş konmaz çalıma
Gül yakışır benim her bir dalıma
Aşık Seyrani'yim kemter halime
Çeşm-i insaf ile bak mir-i Haydar
Afitap cemalin görelden beri
Arttı derûnumda hicran sevdiğim
Layık mı gezeyim böyle serseri
Yok mudur lütfunla ihsan sevdiğim
Biçare gönlümün nevası yoktur
Açılmış bir gül-i ranası yoktur
Derd-i derunumun devası yoktur
Sen eyle derdime derman sevdiğim
Kadrini bilesin bağrı yanığın
Uyma hiç sözüne her münafığın
Gönlünün tahtında her bir âşığın
Sensin hükmeyleyen sultan sevdiğim
İnsaf et halime yandım derdine
Aşkım galip zemherinin berdine
Merhem eyle Seyranî'nin derdine
Enva-ı ilaçla Lokman sevdiğim
Arttı derûnumda hicran sevdiğim
Layık mı gezeyim böyle serseri
Yok mudur lütfunla ihsan sevdiğim
Biçare gönlümün nevası yoktur
Açılmış bir gül-i ranası yoktur
Derd-i derunumun devası yoktur
Sen eyle derdime derman sevdiğim
Kadrini bilesin bağrı yanığın
Uyma hiç sözüne her münafığın
Gönlünün tahtında her bir âşığın
Sensin hükmeyleyen sultan sevdiğim
İnsaf et halime yandım derdine
Aşkım galip zemherinin berdine
Merhem eyle Seyranî'nin derdine
Enva-ı ilaçla Lokman sevdiğim
Aşkın Derdine Düşeli
Mecnunum Dağlar Gezerim
Katram Kaynayıp Coşalı
Sel Oldum, Çağlar Gezerim
Pîr Eşiğin Bildim
Kabe Hatası Var İse Tövbe
Derd İle Erdim Eyyüb'e
Yaremi Bağlar Gezerim
Kimi Beydir, Kimi Geda
Cümlesine Yaren Hüda
Yusuf'umdan Düştüm Cüda
Yakub'um Ağlar Gezerim
SEYRANİ, Aşkın Tur'unda
Tecelli Gördüm Nurunda
Gerçeklerin Huzurunda
Çürüğüm, Sağlar Gezerim
Mecnunum Dağlar Gezerim
Katram Kaynayıp Coşalı
Sel Oldum, Çağlar Gezerim
Pîr Eşiğin Bildim
Kabe Hatası Var İse Tövbe
Derd İle Erdim Eyyüb'e
Yaremi Bağlar Gezerim
Kimi Beydir, Kimi Geda
Cümlesine Yaren Hüda
Yusuf'umdan Düştüm Cüda
Yakub'um Ağlar Gezerim
SEYRANİ, Aşkın Tur'unda
Tecelli Gördüm Nurunda
Gerçeklerin Huzurunda
Çürüğüm, Sağlar Gezerim
Ağlıyor gönlümüz ey melek sıfat
Bizi gayri güldür ferahyap eyle
Cerrahın abından sun ab-ı hayat
Lütf u kereminden feyziyap eyle
Okur taliplerin aşk kitabından
Ver saki ruhlara sen şarabından
Lütf-ı miftahınla kendi babından
Âlemin matlubun feth-i bab eyle
Bir aşktır serptiğin layıklarına
Hararetler verme yanıklarına
Güler yüz gösterip âşıklarına
Aziz başın için bir cevap eyle
Seyranî seyreder sağ ve solların
Bab-ı vuslat için bekler yolların
Yeter ağlattığın güldür kulların
Gani dualarım müstecap eyle
Bizi gayri güldür ferahyap eyle
Cerrahın abından sun ab-ı hayat
Lütf u kereminden feyziyap eyle
Okur taliplerin aşk kitabından
Ver saki ruhlara sen şarabından
Lütf-ı miftahınla kendi babından
Âlemin matlubun feth-i bab eyle
Bir aşktır serptiğin layıklarına
Hararetler verme yanıklarına
Güler yüz gösterip âşıklarına
Aziz başın için bir cevap eyle
Seyranî seyreder sağ ve solların
Bab-ı vuslat için bekler yolların
Yeter ağlattığın güldür kulların
Gani dualarım müstecap eyle
Aheng-i aşkımdır inleyen defte
Boğuluyor kalb-i yâre geçince
Her katre bir inci olur sedefte
Zehir olur tab'ı mara geçince
Tedbir-i Lokmana bağlanma âşık
Belki islah etmiş yârân-ı sadık
Tedbirin takdire gelmez muvafık
Merhemin eline yâre geçince
Arttırır kadrini verd-i aşkımın
Feryad-ı bülbüldür vird-i aşkımın
Neylesin Lokmanı derd-i aşkımın
Destine kudretten çare geçince
Seyranî unsurun bir pak-i tiynet
Olmasa cevher-i ruhunda himmet
Kokar mıydı sana verd-i hakikat
Gülün buyi kalmaz hara geçince
Boğuluyor kalb-i yâre geçince
Her katre bir inci olur sedefte
Zehir olur tab'ı mara geçince
Tedbir-i Lokmana bağlanma âşık
Belki islah etmiş yârân-ı sadık
Tedbirin takdire gelmez muvafık
Merhemin eline yâre geçince
Arttırır kadrini verd-i aşkımın
Feryad-ı bülbüldür vird-i aşkımın
Neylesin Lokmanı derd-i aşkımın
Destine kudretten çare geçince
Seyranî unsurun bir pak-i tiynet
Olmasa cevher-i ruhunda himmet
Kokar mıydı sana verd-i hakikat
Gülün buyi kalmaz hara geçince
Ahval-i âlemden yâr sorsa bana
Müptelayım canım gibi tenime
Muhabbet bir yana ben de bir yana
Güzel sevmek zarar değil dinime
Üftadeyim bülbül gibi güle ben
Çevrilirim turna gibi göle ben
Yârin ismin aldım dilden dile ben
Sürüklerim gömmek için sineme
Seyranî mürşidim severim gayet
Bu sevgi benimçün büyük ibadet
Tamu'da yanmaya etmem kasavet
Yanarım gafletle geçen günüme
Müptelayım canım gibi tenime
Muhabbet bir yana ben de bir yana
Güzel sevmek zarar değil dinime
Üftadeyim bülbül gibi güle ben
Çevrilirim turna gibi göle ben
Yârin ismin aldım dilden dile ben
Sürüklerim gömmek için sineme
Seyranî mürşidim severim gayet
Bu sevgi benimçün büyük ibadet
Tamu'da yanmaya etmem kasavet
Yanarım gafletle geçen günüme
Akan su serinden ola gör agâh
Serden agâh olan geda olur şah
Değirmenin çarhı zikr-i illallah
Hu ismin zikreder döne döne taş
Bir ekmenin olur bir de biçmesi
Bir konmanın olur bir de göçmesi
Her kimin var ise yiyip içmesi
Değirmenden alsın dersin karındaş
Yaratmış Seyranî Hak ağzında dil
Dilini söyledip durma Hakkı bil
İsm-i cismin ateş ab u türap bil
Can Ruhulkudüsten çekmez ayrı baş
Serden agâh olan geda olur şah
Değirmenin çarhı zikr-i illallah
Hu ismin zikreder döne döne taş
Bir ekmenin olur bir de biçmesi
Bir konmanın olur bir de göçmesi
Her kimin var ise yiyip içmesi
Değirmenden alsın dersin karındaş
Yaratmış Seyranî Hak ağzında dil
Dilini söyledip durma Hakkı bil
İsm-i cismin ateş ab u türap bil
Can Ruhulkudüsten çekmez ayrı baş
Akıl ermez kulak duymaz göz görmez
Şükret kula haktan ihsan var iken,
Göz görmüş olduğun sanma öz görmez
Sen küfre yâr olma iman var iken
Cihan cihanla cihan canla bulunmaz
Haksız bir yerinden boşalıp dolmaz
Milletler muhtelif müttehit olmaz
Tevrat Zebur İncil Kuran var iken
Seyrimiz Seyranî zahirde sair
Olsa da batında Mevlaya dair
Ümidin keserim ehl-i kebair
Şefi-i Rahmet-i Rahman var iken
Şükret kula haktan ihsan var iken,
Göz görmüş olduğun sanma öz görmez
Sen küfre yâr olma iman var iken
Cihan cihanla cihan canla bulunmaz
Haksız bir yerinden boşalıp dolmaz
Milletler muhtelif müttehit olmaz
Tevrat Zebur İncil Kuran var iken
Seyrimiz Seyranî zahirde sair
Olsa da batında Mevlaya dair
Ümidin keserim ehl-i kebair
Şefi-i Rahmet-i Rahman var iken
Aklın hallolunmaz birçok müşkülü
Ermemesi evla imiş ermeden
El uzatıp bağda biten her gülü
Dermemesi evla imiş dermeden
Kimi şahlık ister kimi vezirlik
Kimisi kâhyalık kimi kizirlik
Hasis adam ile cennete birlik
Girmemesi şayan olur girmeden
Çıkrığa sezadır iplik bükmesi
İğneye layıktır libas dikmesi
Ehl-i kemal ile cefa çekmesi
Yeğdir cahil ile safa sürmeden
Özümle müşterek olmuş gözüm bu
Göz kulak kapusu olmuş özüm bu
Seyranî'yim eğri doğru sözüm bu
Borç vermek hayırlı zekât vermeden
Ermemesi evla imiş ermeden
El uzatıp bağda biten her gülü
Dermemesi evla imiş dermeden
Kimi şahlık ister kimi vezirlik
Kimisi kâhyalık kimi kizirlik
Hasis adam ile cennete birlik
Girmemesi şayan olur girmeden
Çıkrığa sezadır iplik bükmesi
İğneye layıktır libas dikmesi
Ehl-i kemal ile cefa çekmesi
Yeğdir cahil ile safa sürmeden
Özümle müşterek olmuş gözüm bu
Göz kulak kapusu olmuş özüm bu
Seyranî'yim eğri doğru sözüm bu
Borç vermek hayırlı zekât vermeden
Alınan ettiler davet
Şah-ı cihan etti avdet
Gelmedi bir yandan imdat
Düşman çıktı yollarına
Kondurdular susuz yurda
Düştüler onulmaz derde
Azdı Yezit döndü kurda
Bak Kerbela çöllerine
Kandı Kasım'ın her yanı
Hakka teslim oldu canı
Gelin kınasıdır kanı
Fatıma'nın ellerine
Hep bağlandı su yolları
Kesildi Abbas kolları
Figan etti bülbülleri
Şah-ı Merdan güllerine
Kerbelada kesik başlar
Çeşmimden akıttım yaşlar
Meydanda yoktu ilaçlar
Atlar bastı bellerine
Zulm'etti Yezid'in kahrı
Harap olsun Kufe şehri
Kurusun Fırat'ın nehri
Su değmedi dillerine
Aman Yarab bu ne şelek
Ne aman bilir ne dilek
Matem tuttu ins ü melek
Ehl-i Beytin hallerine
Şimdi Şaha elin sundu
Ay gamlandı güneş dundu
Şehribanı ata bindi
Gitti düşman ellerine
Kul Seyrani durma ağla
Kara giyin kızıl bağla
Coşkun sular gibi çağla
Karış aşkın sellerine
Şah-ı cihan etti avdet
Gelmedi bir yandan imdat
Düşman çıktı yollarına
Kondurdular susuz yurda
Düştüler onulmaz derde
Azdı Yezit döndü kurda
Bak Kerbela çöllerine
Kandı Kasım'ın her yanı
Hakka teslim oldu canı
Gelin kınasıdır kanı
Fatıma'nın ellerine
Hep bağlandı su yolları
Kesildi Abbas kolları
Figan etti bülbülleri
Şah-ı Merdan güllerine
Kerbelada kesik başlar
Çeşmimden akıttım yaşlar
Meydanda yoktu ilaçlar
Atlar bastı bellerine
Zulm'etti Yezid'in kahrı
Harap olsun Kufe şehri
Kurusun Fırat'ın nehri
Su değmedi dillerine
Aman Yarab bu ne şelek
Ne aman bilir ne dilek
Matem tuttu ins ü melek
Ehl-i Beytin hallerine
Şimdi Şaha elin sundu
Ay gamlandı güneş dundu
Şehribanı ata bindi
Gitti düşman ellerine
Kul Seyrani durma ağla
Kara giyin kızıl bağla
Coşkun sular gibi çağla
Karış aşkın sellerine
Allah baktım şem-i aşka muhabbet
Sermayesin etmiş Habibin heman
Mekteb-i irfanda ders-i hakikat
Okuyan aşıklar olmuş arifan
Birbirine uymaz derdi kimsenin
Halikı bir ins ile can u tenin
Aşkın olmaz ise bir katre menin
İhtimaldir olmak anda din iman
Adem ne demektir insan kaç bölük
Kimi şah padişah kimisi melik
Kiminin kulağı kalbine delik
Kiminin beynine deliktir iz'an
İnsan yedi bölük olduğun sana
Bir bir beyan edem kulak tut bana
Meylin verir isem dünyadan yana
Bulunmaz alemde sen gibi nadan
Birinci bölüğü münkir-i nimet
İkinci bölüğü ehl-i meşakkat
Üçüncü bölüğü zulmet ü gaflet
İçinde kalmıştır sermesti hayran
Dördüncü bölüğü ehl-i acele
Ednamız yenemez sanma bu çile
Deva bulunursa derd-i ecele
Edna olan a'lalanır ol zaman
Sermayesin etmiş Habibin heman
Mekteb-i irfanda ders-i hakikat
Okuyan aşıklar olmuş arifan
Birbirine uymaz derdi kimsenin
Halikı bir ins ile can u tenin
Aşkın olmaz ise bir katre menin
İhtimaldir olmak anda din iman
Adem ne demektir insan kaç bölük
Kimi şah padişah kimisi melik
Kiminin kulağı kalbine delik
Kiminin beynine deliktir iz'an
İnsan yedi bölük olduğun sana
Bir bir beyan edem kulak tut bana
Meylin verir isem dünyadan yana
Bulunmaz alemde sen gibi nadan
Birinci bölüğü münkir-i nimet
İkinci bölüğü ehl-i meşakkat
Üçüncü bölüğü zulmet ü gaflet
İçinde kalmıştır sermesti hayran
Dördüncü bölüğü ehl-i acele
Ednamız yenemez sanma bu çile
Deva bulunursa derd-i ecele
Edna olan a'lalanır ol zaman
Allah'ın emrine mutiim dersen
Resûl'ün emrine itaat eyle
Helâl haram demez bulduğun yersen
Mü'minlik sözünden feragat eyle
Zahm-ı aşka gelip merhem sarmağa
Ferhâd olup bir gün bağrın yarmağa
Kudretin yoğise Beyt'e varmağa
Gönül Beytullah'tır ziyaret eyle
Kulun rızkın verir hazret-i Bâri
Açılan gülleri incitmez hârı
Kötülük değildir er kişi kârı
Kemlik edenlere inâyet eyle
Kalbini geniş tut sıkma Seyranî
Rıza-yi Bâri'den çıkma Seyranî
Gönül beytullahtır yıkma Seyranî
Elinden gelirse imâret eyle
Resûl'ün emrine itaat eyle
Helâl haram demez bulduğun yersen
Mü'minlik sözünden feragat eyle
Zahm-ı aşka gelip merhem sarmağa
Ferhâd olup bir gün bağrın yarmağa
Kudretin yoğise Beyt'e varmağa
Gönül Beytullah'tır ziyaret eyle
Kulun rızkın verir hazret-i Bâri
Açılan gülleri incitmez hârı
Kötülük değildir er kişi kârı
Kemlik edenlere inâyet eyle
Kalbini geniş tut sıkma Seyranî
Rıza-yi Bâri'den çıkma Seyranî
Gönül beytullahtır yıkma Seyranî
Elinden gelirse imâret eyle
Ana kız karındaş hem kız evladı
Evde bulunsa da elden sayılır -
Leyla'nın Mecnun'u ŞirinFerhat'ı
Yad yabancı dağda belden sayılır
Dağda eniş yokuş düzden gayrisi
Yılda kış bahar yaz güzden gayrisi
Kezzaplarda iki sözden gayrisi
Havadan sayılır yelden sayılır
Vali hâkim dahi doğmuş anadan
Kısmet toplamaya gezer her nadan
Bir susuz derede bir fırtınadan
Uğrayıp geçici selden sayılır
Ömrün var gecesi hem gündüzleri
Tükenir mi eniş yokuş düzleri
Seyranî'nin kaba değil sözleri
Haddeden çekilmiş telden sayılır
Evde bulunsa da elden sayılır -
Leyla'nın Mecnun'u ŞirinFerhat'ı
Yad yabancı dağda belden sayılır
Dağda eniş yokuş düzden gayrisi
Yılda kış bahar yaz güzden gayrisi
Kezzaplarda iki sözden gayrisi
Havadan sayılır yelden sayılır
Vali hâkim dahi doğmuş anadan
Kısmet toplamaya gezer her nadan
Bir susuz derede bir fırtınadan
Uğrayıp geçici selden sayılır
Ömrün var gecesi hem gündüzleri
Tükenir mi eniş yokuş düzleri
Seyranî'nin kaba değil sözleri
Haddeden çekilmiş telden sayılır
Ara, bul, şem'anı yak da
Su gibi engine ak da
Ne tırnak idim ayakta
Ne taç gibi serde idim
Ne martıyım bahre daldım
Ne dili ummana daldım
Ne er gibi avret aldım
Ne zen gibi erde idim
Mahremiyim hak razının
Makesiyim âvazının
Âlem-i ervâh sazının
Kolunda bir perde idim
Seyrânî kader göçünde
Ne bir iki ne üçünde
Âlem-i ervâh içinde
Himmetli bir pîrde idim
Su gibi engine ak da
Ne tırnak idim ayakta
Ne taç gibi serde idim
Ne martıyım bahre daldım
Ne dili ummana daldım
Ne er gibi avret aldım
Ne zen gibi erde idim
Mahremiyim hak razının
Makesiyim âvazının
Âlem-i ervâh sazının
Kolunda bir perde idim
Seyrânî kader göçünde
Ne bir iki ne üçünde
Âlem-i ervâh içinde
Himmetli bir pîrde idim
Arayıp bulmalı bir ince belli
Sözüm nasihattır tutana belli
Bir insan dünyada olsa ik'evli
Dağıtır uykuyu cefasına bak
Eğer birin sevse cefası çoktur
İkisini sevse bok üstü boktur
Moskof kavgasından kavgası çoktur
Şaşırma nöbeti sırasına bak
Boyu yüce olsa derler ki yüce
Boyu kısa olsa derler ki cüce
Sararsan kısayı üç gün üç gece
Pamuk yorgan döşek safsına bak
Sözüm nasihattır tutana belli
Bir insan dünyada olsa ik'evli
Dağıtır uykuyu cefasına bak
Eğer birin sevse cefası çoktur
İkisini sevse bok üstü boktur
Moskof kavgasından kavgası çoktur
Şaşırma nöbeti sırasına bak
Boyu yüce olsa derler ki yüce
Boyu kısa olsa derler ki cüce
Sararsan kısayı üç gün üç gece
Pamuk yorgan döşek safsına bak
Asıl sermayemiz bir avuç toprak
Aşinasın sen bu sırra sevdiğim
Pervane şem'inin nuruna müştak
Bile bile Yanar nâre sevdiğim
Lisan-ı hal ile cümle dillere
Kelam verip talim eder ellere
Tanrım emretmese idi güllere
Müsehhir olur mu hare sevdiğim
Kala yapılır mı burçsuz bedensiz
Halkolunmamış hiçbir mahluk tensiz
Dertli Seyranî'nin derdine sensiz
Hak bilir bulunmaz çare sevdiğim
Aşinasın sen bu sırra sevdiğim
Pervane şem'inin nuruna müştak
Bile bile Yanar nâre sevdiğim
Lisan-ı hal ile cümle dillere
Kelam verip talim eder ellere
Tanrım emretmese idi güllere
Müsehhir olur mu hare sevdiğim
Kala yapılır mı burçsuz bedensiz
Halkolunmamış hiçbir mahluk tensiz
Dertli Seyranî'nin derdine sensiz
Hak bilir bulunmaz çare sevdiğim
Asırda acaip işler çoğaldı
Bilmem bu işleri kimler ediyor
Dünyayı hep rezil köpekler aldı
Gelen ümeraya karşı gidiyor
Biraz bahsedeyim ehl-i zamandan
Yahşiler aşağı düştü yamandan
Aralık itleri olmuş kumandan
Uyuz it kurtlara kumand-ediyor
Buğday unu beğenmiyor enikler
İplikten aşağı düştü ipekler
Hep sedire geçti itler köpekler
Hanedan ayakta hizmet ediyor
Koltuk kılı farkolmuyor sakaldan
Tüccarlar aşağı indi bakkaldan
Aslanlara çoban düşmüş çakaldan
Şimdi aslanları çakal güdüyor
Mekteple medrese ortadan kalktı
Meyhane kerhane meydana çıktı
Ar namus denen şey ortadan kalktı
Şimdi kişi bildiğine gidiyor
Sarhoşlar çoğaldı kalmadı ayık
Bu asra böylece haller de layık
Müzevvirin adı muhbir-i sadık
Şimdi kişi bildiğine gidiyor
İsimlerin tebdil etsem satılmaz
Cisimlerin tahvil etsem zat olmaz
Altın eğer vursan eşek at olmaz
Şimdi kişi bildiğine gidiyor
Şahinler yurdunu tuttu yarasa
Baklava yerine geçti pırasa
Şimdi rağbet deyyus ile terese
Zamane bunlara rağbet ediyor
Boy kürkünü beğenmiyor köçekler
Babasına akl öğretir çocuklar.
Yumurtadan burnu çıkan cücükler
Horoz oldum diye cık cık ediyor
Küçükler büyüğe çorap giydirir
Tatlıyı insana acı yedirir
Seyranî zamane böyle dedirir
Şimdi kişi bildiğine gidiyor
Bilmem bu işleri kimler ediyor
Dünyayı hep rezil köpekler aldı
Gelen ümeraya karşı gidiyor
Biraz bahsedeyim ehl-i zamandan
Yahşiler aşağı düştü yamandan
Aralık itleri olmuş kumandan
Uyuz it kurtlara kumand-ediyor
Buğday unu beğenmiyor enikler
İplikten aşağı düştü ipekler
Hep sedire geçti itler köpekler
Hanedan ayakta hizmet ediyor
Koltuk kılı farkolmuyor sakaldan
Tüccarlar aşağı indi bakkaldan
Aslanlara çoban düşmüş çakaldan
Şimdi aslanları çakal güdüyor
Mekteple medrese ortadan kalktı
Meyhane kerhane meydana çıktı
Ar namus denen şey ortadan kalktı
Şimdi kişi bildiğine gidiyor
Sarhoşlar çoğaldı kalmadı ayık
Bu asra böylece haller de layık
Müzevvirin adı muhbir-i sadık
Şimdi kişi bildiğine gidiyor
İsimlerin tebdil etsem satılmaz
Cisimlerin tahvil etsem zat olmaz
Altın eğer vursan eşek at olmaz
Şimdi kişi bildiğine gidiyor
Şahinler yurdunu tuttu yarasa
Baklava yerine geçti pırasa
Şimdi rağbet deyyus ile terese
Zamane bunlara rağbet ediyor
Boy kürkünü beğenmiyor köçekler
Babasına akl öğretir çocuklar.
Yumurtadan burnu çıkan cücükler
Horoz oldum diye cık cık ediyor
Küçükler büyüğe çorap giydirir
Tatlıyı insana acı yedirir
Seyranî zamane böyle dedirir
Şimdi kişi bildiğine gidiyor
(Seyrani)
Aşk sevdası başa bela
Yürü etti yollar bizi
Aşığım ben gonca güle
Ne zem eder eller bizi
(Derviş Osman)
Kötüyünen konup göçme
Bahillerin suyun içme
Muhanet köprüsün geçme
Düş al gitsin seller bizi
(Seyrani)
Bekir Osman Ömer Ali
Biz onlara dedik veli
Seyrani olursan deli
Divan'eder eller bizi
(Derviş Osman)
Bize Derviş Osman derler
Aşka gelir söyler diller
Gıybetimiz eder eller
Günahlardan yurlar bizi
Aşk sevdası başa bela
Yürü etti yollar bizi
Aşığım ben gonca güle
Ne zem eder eller bizi
(Derviş Osman)
Kötüyünen konup göçme
Bahillerin suyun içme
Muhanet köprüsün geçme
Düş al gitsin seller bizi
(Seyrani)
Bekir Osman Ömer Ali
Biz onlara dedik veli
Seyrani olursan deli
Divan'eder eller bizi
(Derviş Osman)
Bize Derviş Osman derler
Aşka gelir söyler diller
Gıybetimiz eder eller
Günahlardan yurlar bizi
Aşk u sevda ile mecnun gezerken
Ben bir güzel sevdim Müslüman deyu
Muhabbetin deryasında yüzerken
Şimdi bir su vermez al iç kan deyu
Şimdi ellerile alup satmakta
Gülüp oynamakta yatıp kalkmakta
Benim ciğerime ateş atmakta
Alış tutuş mahşeredek yan deyu
Madenine göre altun gümüşler
Ağacına göre elvan yemişler
Mühür kimde ise ana demişler
Âlemde Seyranî Süleyman deyu
Ben bir güzel sevdim Müslüman deyu
Muhabbetin deryasında yüzerken
Şimdi bir su vermez al iç kan deyu
Şimdi ellerile alup satmakta
Gülüp oynamakta yatıp kalkmakta
Benim ciğerime ateş atmakta
Alış tutuş mahşeredek yan deyu
Madenine göre altun gümüşler
Ağacına göre elvan yemişler
Mühür kimde ise ana demişler
Âlemde Seyranî Süleyman deyu
Aşk-u sevda ile Mecnun gezerken
Ben bir güzel sevdim Müslüman diye
Muhabbetin deryasında yüzerken
Şimdi bir su vermez al iç kan diye
Şimdi eller ile alıp satmakta
Gülüp oynamakta yatıp kalkmakta
Benim ciğerime ateş atmakta
Tutuş tutuş mahşere dek yan diye
Madenine göre altın gümüşler
Ağacına göre elvan yemişler
Mühür kimde ise ona demişler
Alemde Seyrani Süleyman diye
Ben bir güzel sevdim Müslüman diye
Muhabbetin deryasında yüzerken
Şimdi bir su vermez al iç kan diye
Şimdi eller ile alıp satmakta
Gülüp oynamakta yatıp kalkmakta
Benim ciğerime ateş atmakta
Tutuş tutuş mahşere dek yan diye
Madenine göre altın gümüşler
Ağacına göre elvan yemişler
Mühür kimde ise ona demişler
Alemde Seyrani Süleyman diye
Aşkım bülbülüne şevkim bağında
Gül açar dikenli çalım kalmadı
Gül gibi bitmişken aşkın dağında
Bülbül konmak için dalım kalmadı
Çerağım sönmeden pervanem ulaş
Ölmeden etrafım bir daha dolaş
Kuru kovan oldum kudretten telaş
Düştü arım çecim balım kalmadı
Balmumun yandırıp bezire kadar
Aradım beşirden nezire kadar
Yokladım kizirden vezire kadar
Bana zulmetmedik zalim kalmadı
Aşık Seyranî'yim dinle sözlerim
Yâkub'um elbette Yusuf özlerim
Servetperestlerden korktu gözlerim
Anadan üryanım malım kalmadı
Gül açar dikenli çalım kalmadı
Gül gibi bitmişken aşkın dağında
Bülbül konmak için dalım kalmadı
Çerağım sönmeden pervanem ulaş
Ölmeden etrafım bir daha dolaş
Kuru kovan oldum kudretten telaş
Düştü arım çecim balım kalmadı
Balmumun yandırıp bezire kadar
Aradım beşirden nezire kadar
Yokladım kizirden vezire kadar
Bana zulmetmedik zalim kalmadı
Aşık Seyranî'yim dinle sözlerim
Yâkub'um elbette Yusuf özlerim
Servetperestlerden korktu gözlerim
Anadan üryanım malım kalmadı
Aşkın arısına düşürme telaş
İster isen benden bal, kara gözlüm
Muhabbet dilersen semtinde dolaş
Dilemezsen gamda kal, kara gözlüm
Er gerektir erin kadrin bilmeğe
Âşık gerek mâşuk gülün dermeye
Mevlâ kul keyfince meyva vermeye
Kaadir yaratmağa dal, kara gözlüm
İnsan dedikleri hep bir soy imiş
Kudret ölçüsünde hep bir boy imiş
Gönül kimi sever güzel o imiş
Sen haktan dileğin al, kara gözlüm
Yükseklerde taşkın esne, yel gibi
Bulandırma Seyranî'yi, sel gibi
Haddeden çekilmiş demir tel gibi
Çek beni bağrına çal, kara gözlüm
İster isen benden bal, kara gözlüm
Muhabbet dilersen semtinde dolaş
Dilemezsen gamda kal, kara gözlüm
Er gerektir erin kadrin bilmeğe
Âşık gerek mâşuk gülün dermeye
Mevlâ kul keyfince meyva vermeye
Kaadir yaratmağa dal, kara gözlüm
İnsan dedikleri hep bir soy imiş
Kudret ölçüsünde hep bir boy imiş
Gönül kimi sever güzel o imiş
Sen haktan dileğin al, kara gözlüm
Yükseklerde taşkın esne, yel gibi
Bulandırma Seyranî'yi, sel gibi
Haddeden çekilmiş demir tel gibi
Çek beni bağrına çal, kara gözlüm
Ben bu aşkın çilesini
Yanar çektim, tüter çektim
Yedim bunca sillesini
Bülbül gibi öter çektim
Dizgin etsem gönül atın
Geçer gögün yedi katın
Yalan dünya meşakkatın
Kah bitmez, kah biter çektim
SEYRANİ, bilmem mert midir
Yoksa cana cömert midir
Eyyub'un derdi dert midir
Ben ondan beş beter çektim
Yanar çektim, tüter çektim
Yedim bunca sillesini
Bülbül gibi öter çektim
Dizgin etsem gönül atın
Geçer gögün yedi katın
Yalan dünya meşakkatın
Kah bitmez, kah biter çektim
SEYRANİ, bilmem mert midir
Yoksa cana cömert midir
Eyyub'un derdi dert midir
Ben ondan beş beter çektim
Aşkın eleğini aldım elime
Çalkamadan unu eler eleğim
Dil ağlar avunmaz pîr-i velime
Beşiğine niyaz edip belerim
Beşik bulunmazsa pîrin evinde
Salıncak çok şah'ı Merdan Ali'mde
Demir asâ aşındırıp elimde
Ayağıma demir çarık delerim
Terk eyledi gönül kuşu yuvasın
Bulamadım ben bir yayla havasın
Buluncaya kadar derdim devasın
Elbette ağlarım sanma gülerim
Ey Seyranî sağmal ile yozumu
Sınamışım taşlı değil düzümü
Arzularım ben bulamam kuzumu
Dertli dertli koyun gibi melerim
Çalkamadan unu eler eleğim
Dil ağlar avunmaz pîr-i velime
Beşiğine niyaz edip belerim
Beşik bulunmazsa pîrin evinde
Salıncak çok şah'ı Merdan Ali'mde
Demir asâ aşındırıp elimde
Ayağıma demir çarık delerim
Terk eyledi gönül kuşu yuvasın
Bulamadım ben bir yayla havasın
Buluncaya kadar derdim devasın
Elbette ağlarım sanma gülerim
Ey Seyranî sağmal ile yozumu
Sınamışım taşlı değil düzümü
Arzularım ben bulamam kuzumu
Dertli dertli koyun gibi melerim
Aşkın hallolunmaz bir çok müşkülü
Vardır ermemesi evla ermeden
El uzatıp bağda biten her gülü
Dermemesi evla imiş dermeden
Kimi şahlık ister kimi vezirlik
Kimisi kahyalık kimi kizirlik
Hasis adam ile cennete birlik
Girmemesi şayan olur girmeden
Çıkrığa sezadır iplik bükmesi
İgneye layıktır libas dikmesi
Ehl-i kemal ile cefa çekmesi
Yeğdir cahil ile safa sürmeden
Seyrani'yim eğri doğru sözüm bu
Özümle müşterek olmuş gözüm bu
Göz kulak kapusu olmuş özüm bu
Borç vermek hayırlı zekat vermeden
Vardır ermemesi evla ermeden
El uzatıp bağda biten her gülü
Dermemesi evla imiş dermeden
Kimi şahlık ister kimi vezirlik
Kimisi kahyalık kimi kizirlik
Hasis adam ile cennete birlik
Girmemesi şayan olur girmeden
Çıkrığa sezadır iplik bükmesi
İgneye layıktır libas dikmesi
Ehl-i kemal ile cefa çekmesi
Yeğdir cahil ile safa sürmeden
Seyrani'yim eğri doğru sözüm bu
Özümle müşterek olmuş gözüm bu
Göz kulak kapusu olmuş özüm bu
Borç vermek hayırlı zekat vermeden
Atamız Hazret-i Adem'den evvel
Sırr-ı Kibriya'da pinhan idim ben
Hiç ab-ı enguru nuş eylemeden
Revan-ı çeşmimden seyran idim ben
İsmim bu alemde düşmeden dile
Aşkın defterine yazıldık hele
Atamız Hazret-i Adem'le bile
Vücut ikliminde cevlan idim ben
Kaf nun emriyle halk etti Hallak
Seyrani Halık'ın esrarına bak
Nazargah-ı Hüda basmadan ayak
Bir tenha makamda pinhan idim ben
Sırr-ı Kibriya'da pinhan idim ben
Hiç ab-ı enguru nuş eylemeden
Revan-ı çeşmimden seyran idim ben
İsmim bu alemde düşmeden dile
Aşkın defterine yazıldık hele
Atamız Hazret-i Adem'le bile
Vücut ikliminde cevlan idim ben
Kaf nun emriyle halk etti Hallak
Seyrani Halık'ın esrarına bak
Nazargah-ı Hüda basmadan ayak
Bir tenha makamda pinhan idim ben
Ateş vapurunu icat edenler
Yelken açıp yel kadrini ne bilsin
Süleyman'dır kuş dilini söyleyen
Her Süleyman dil kadrini ne bilsin
Hayvanlarda bir kaç çeşit fırkalar
Kimi düzden aşar kimi yorgalar
Necasete müştak olan kargalar
Has bahçede gül kadrini ne bilsin
Seyrani Baba'nın beli büküldü
Ağzının içinde dişi söküldü
Davut Nebi sadasından çekildi
Saz çalmayan tel kadrini ne bilsin
Yelken açıp yel kadrini ne bilsin
Süleyman'dır kuş dilini söyleyen
Her Süleyman dil kadrini ne bilsin
Hayvanlarda bir kaç çeşit fırkalar
Kimi düzden aşar kimi yorgalar
Necasete müştak olan kargalar
Has bahçede gül kadrini ne bilsin
Seyrani Baba'nın beli büküldü
Ağzının içinde dişi söküldü
Davut Nebi sadasından çekildi
Saz çalmayan tel kadrini ne bilsin
Ayıptır ehl-i zevke bir hayat için savaş etmek
Seri vermek kolay billahi güçtür sırrı faş etmek
Dilersen bilmemek bilmek içinde bilmemek mümkün
Dilersen gülmek gülmemek içinde gülmemek mümkün
Evet ölmek dirilmek haktır amma ölmemek mümkün
Ayıptır ehl-i zevke bir hayat için savaş etmek
Seri vermek kolay billahi güçtür sırrı faş etmek
Atıldım ben dem-i aşka Halilullah gibi nare
Lütuf ummam melekten ben tenim olsa hezar pare
Bilir esrarımı lakin düşer münkir bu inkare
Anın sermayesi inkar-ı Hak yok başka bir çare
Ayıptır ehl-i zevke bir hayat için savaş etmek
Seri vermek kolay billahi güçtür sırrı faş etmek
Okur şi'rim velakin anlamaz halim gazel anlar
Ne bilsin arifin esrarını aklı perişanlar
Acep kimdir veren İsa deminden mürdeye canlar
Bu istifhamı mübhemle eder Seyrani seyranlar
Ayıptır ehl-i zevke bir hayat için savaş etmek
Seri vermek kolay billahi güçtür sırrı faş etmek
Seri vermek kolay billahi güçtür sırrı faş etmek
Dilersen bilmemek bilmek içinde bilmemek mümkün
Dilersen gülmek gülmemek içinde gülmemek mümkün
Evet ölmek dirilmek haktır amma ölmemek mümkün
Ayıptır ehl-i zevke bir hayat için savaş etmek
Seri vermek kolay billahi güçtür sırrı faş etmek
Atıldım ben dem-i aşka Halilullah gibi nare
Lütuf ummam melekten ben tenim olsa hezar pare
Bilir esrarımı lakin düşer münkir bu inkare
Anın sermayesi inkar-ı Hak yok başka bir çare
Ayıptır ehl-i zevke bir hayat için savaş etmek
Seri vermek kolay billahi güçtür sırrı faş etmek
Okur şi'rim velakin anlamaz halim gazel anlar
Ne bilsin arifin esrarını aklı perişanlar
Acep kimdir veren İsa deminden mürdeye canlar
Bu istifhamı mübhemle eder Seyrani seyranlar
Ayıptır ehl-i zevke bir hayat için savaş etmek
Seri vermek kolay billahi güçtür sırrı faş etmek
B
Bahr-i aşka Hazret-i Nuh'un gemisi dalmadı
Hak bela tufanına ehl-i necatı salmadı
Aşkımız sazı bozulmuş bir makamı çalmadı
Yar başımdan aklım aldı gönlümü hiç almadı
Yaktı gönlümü bir güzel Tamuya hacet kalmadı
Zevk-i aşk biçare Mansur'u enelhak darına
Etti berdar işte meydanda ziyanı karı ne
Aşığın rüsvalığı maşuk olanın arına
Gelse yakmazdı beni böyle firakın narına
Yaktı canım bir güzel Tamuya hacet kalmadı
Aşığa dilber muti olmaz söz ile saz ile
Perçeminde gezmedim hiç dilber-i mümtaz ile
Çehreme gülmez ümit bu tali-i na-saz ile
Aşığı Seyrani'nin ömrün tüketti naz ile
Yaktı canım bir güzel Tamuya hacet kalmadı
Hak bela tufanına ehl-i necatı salmadı
Aşkımız sazı bozulmuş bir makamı çalmadı
Yar başımdan aklım aldı gönlümü hiç almadı
Yaktı gönlümü bir güzel Tamuya hacet kalmadı
Zevk-i aşk biçare Mansur'u enelhak darına
Etti berdar işte meydanda ziyanı karı ne
Aşığın rüsvalığı maşuk olanın arına
Gelse yakmazdı beni böyle firakın narına
Yaktı canım bir güzel Tamuya hacet kalmadı
Aşığa dilber muti olmaz söz ile saz ile
Perçeminde gezmedim hiç dilber-i mümtaz ile
Çehreme gülmez ümit bu tali-i na-saz ile
Aşığı Seyrani'nin ömrün tüketti naz ile
Yaktı canım bir güzel Tamuya hacet kalmadı
Baksam yüzüne bende olan göz tükenir mi
Ya sende olan böyle güler yüz tükenir mi
Vasfınla senin dilde olan söz tükenir mi
Bir yılda bahar kış ile hiç yaz tükenir mi
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mı
Âlemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Geçmiş deve vardır yük ile ince elekten
Lazım bir elek pak edici halkı kepekten
Her âdeme efdal diyemem gökte melekten
Mümtaz diyemem her meleği kadr-i felekten
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir m
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Kör körlüğe razı olarak gözsüz olur mu
Gündüz gecesiz ya gece gündüzsüz olur mu
Hüsnünde solar fasl-ı bahar güzsüz olur mu
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Âlemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Rabbim bana ver bir dem-i devran-ı tecelli
Baykuş gibi kaldım yine zulmette temelli
Bu derd-i elimin ne ise çare-i halli
Âid sana Seyranî'ye ver nur-ı teselli
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Âlemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Ya sende olan böyle güler yüz tükenir mi
Vasfınla senin dilde olan söz tükenir mi
Bir yılda bahar kış ile hiç yaz tükenir mi
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mı
Âlemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Geçmiş deve vardır yük ile ince elekten
Lazım bir elek pak edici halkı kepekten
Her âdeme efdal diyemem gökte melekten
Mümtaz diyemem her meleği kadr-i felekten
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir m
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Kör körlüğe razı olarak gözsüz olur mu
Gündüz gecesiz ya gece gündüzsüz olur mu
Hüsnünde solar fasl-ı bahar güzsüz olur mu
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Âlemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Rabbim bana ver bir dem-i devran-ı tecelli
Baykuş gibi kaldım yine zulmette temelli
Bu derd-i elimin ne ise çare-i halli
Âid sana Seyranî'ye ver nur-ı teselli
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Âlemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Behey gafil öleceksin bilmen mi
Azrail canını alsın almasın
Son deminde n'olacağın bilmen mi
Dünya dolu malın olsun olmasın
Dinle nasihatım can kulağın aç
Namerdin yanına varma geri kaç
Olursa düşmanın kapına muhtaç
Sen bir eylik eyle bilsin bilmesin
Seyrani der Hakk'ı hazır bilince
Gönül aynasının pasın silince
Benim canım Hakk'a vasıl olunca
İmam cenazemi kılsın kılmasın
Azrail canını alsın almasın
Son deminde n'olacağın bilmen mi
Dünya dolu malın olsun olmasın
Dinle nasihatım can kulağın aç
Namerdin yanına varma geri kaç
Olursa düşmanın kapına muhtaç
Sen bir eylik eyle bilsin bilmesin
Seyrani der Hakk'ı hazır bilince
Gönül aynasının pasın silince
Benim canım Hakk'a vasıl olunca
İmam cenazemi kılsın kılmasın
Ben bu aşkın çilesini
Yanar çektim tüter çektim
Yedim gonca sillesini
Bülbül gibi öter çektim
Dizgin etsem gönül atın
Geçer göğün yedi katın
Yalan dünya maslahatın
Kâh bitmez kâh biter çektim
Çeşmin yaşının yavuzu
Aksa doldurur havuzu
Oldum turna kılavuzu
Kâh bozuk kâh katar çektim
Seyranî bilmem mert midir
Yoksa cana cömert midir
Eyyup'un derdi dert midir
Ben ondan besbeter çektim
Yanar çektim tüter çektim
Yedim gonca sillesini
Bülbül gibi öter çektim
Dizgin etsem gönül atın
Geçer göğün yedi katın
Yalan dünya maslahatın
Kâh bitmez kâh biter çektim
Çeşmin yaşının yavuzu
Aksa doldurur havuzu
Oldum turna kılavuzu
Kâh bozuk kâh katar çektim
Seyranî bilmem mert midir
Yoksa cana cömert midir
Eyyup'un derdi dert midir
Ben ondan besbeter çektim
Ben gedanın büküp belin cevr ile
Kametim endamım kaş eden etmiş
Âşık-perest olan şuha devr ile
Raz-ı derununu faş eden etmiş
Bu aşkın rahında yetmiş bin hicap
Var imiş geçenler eylemiş hisap
Her hicapta gelip yetmiş bin azap
Eyvah bu menzili baş eden etmiş
Seyranî anlamaz kimse remzimiz
Gamla güzer eyler şeble ruzumuz
Geçti de demire şi'r-i suzumuz
Geçmez cahil kalbin taş eden etmiş
Kametim endamım kaş eden etmiş
Âşık-perest olan şuha devr ile
Raz-ı derununu faş eden etmiş
Bu aşkın rahında yetmiş bin hicap
Var imiş geçenler eylemiş hisap
Her hicapta gelip yetmiş bin azap
Eyvah bu menzili baş eden etmiş
Seyranî anlamaz kimse remzimiz
Gamla güzer eyler şeble ruzumuz
Geçti de demire şi'r-i suzumuz
Geçmez cahil kalbin taş eden etmiş
Ben tecessüs ettim ruh-ı meskûnu
Bulmadım meram-ı maksada vusul
Leyla irşad etmiş Hakka Mecnun'u
Bana da gösterir aşkım doğru yol
Kokusu tükenir konca solunca
Hiç bir kemal yoktur zeval olunca
Mecnun'un kalbine sevgi dolunca
Bütün Leyla ile doldu sağ ve sol
Her çeşmeden ab-ı hayat içilmez
Ekmeyince hiçbir mahsul biçilmez
İnd-i Hak Taala, edna seçilmez
Mevlasmdah gafil bulunmaz bir kul
Seyranî'yim kime gitsem çareye
Bir keyfince merhem sarmaz yareye
Cami-i kalbimde ak minareye
İsa gibi aşkım etmesem üzül
Bulmadım meram-ı maksada vusul
Leyla irşad etmiş Hakka Mecnun'u
Bana da gösterir aşkım doğru yol
Kokusu tükenir konca solunca
Hiç bir kemal yoktur zeval olunca
Mecnun'un kalbine sevgi dolunca
Bütün Leyla ile doldu sağ ve sol
Her çeşmeden ab-ı hayat içilmez
Ekmeyince hiçbir mahsul biçilmez
İnd-i Hak Taala, edna seçilmez
Mevlasmdah gafil bulunmaz bir kul
Seyranî'yim kime gitsem çareye
Bir keyfince merhem sarmaz yareye
Cami-i kalbimde ak minareye
İsa gibi aşkım etmesem üzül
Beni çıkarma gönlünden
Kulun kurbanın olayım
Karanlıkta cân ü dilden
Şem'i sûzanın olayım
Eser ise seher yeli
Irgalanır zülfü teli
Dudu gibi açıp dili
Oku fermanın olayım
Aldı aklım kaşın yayı
Divâneden gedâ bayı
Ak döşüne bu ednâyı
Takın gerdanın olayım
Zülfünün telleri tûba
Seyranî canım merhaba
Dokunursa bâd-ı sabâ
Örtün yorganın olayım
Kulun kurbanın olayım
Karanlıkta cân ü dilden
Şem'i sûzanın olayım
Eser ise seher yeli
Irgalanır zülfü teli
Dudu gibi açıp dili
Oku fermanın olayım
Aldı aklım kaşın yayı
Divâneden gedâ bayı
Ak döşüne bu ednâyı
Takın gerdanın olayım
Zülfünün telleri tûba
Seyranî canım merhaba
Dokunursa bâd-ı sabâ
Örtün yorganın olayım
Benim aşkım tecelli Tur kalbimdir benim Musa
Yedi azam Yed-i beyzasına nisbet yed-i beyza
Asa-yı Muciz-i Musa bir amma bende bi-gaye
Benim bu niyze-i şi'rim kırılmaz hiç asa asa
Ger olduysa asa ejder aduye dest-i Musa'da
Olurdu düşmana sözüm ana nisbet bir ejderha
Veli ben halk-ı dünyanın gözüne çok görünsem de
Görünmez çeşmime zerre benim dünya ve mafiha
Meal-i muzmer-i mafizzamirim anlamış isen
Bu Seyrani sana esrar-ı aşkı eyledi ifşa
Yedi azam Yed-i beyzasına nisbet yed-i beyza
Asa-yı Muciz-i Musa bir amma bende bi-gaye
Benim bu niyze-i şi'rim kırılmaz hiç asa asa
Ger olduysa asa ejder aduye dest-i Musa'da
Olurdu düşmana sözüm ana nisbet bir ejderha
Veli ben halk-ı dünyanın gözüne çok görünsem de
Görünmez çeşmime zerre benim dünya ve mafiha
Meal-i muzmer-i mafizzamirim anlamış isen
Bu Seyrani sana esrar-ı aşkı eyledi ifşa
Bilirken ölüm var bu halk-ı âlem
Gözleri dünyanın ihtişamında
Mevlaya malumdur feryat ü nalem
Evkat-ı hamsede subh ü samında
Müşkülüm halledin ehl-i zamirler
Tutar mı altının yerin demirler
Merhametsiz olan ulul-emirler
Korkarım şeytanın iltizamında
Ezelden böyledir Seyranî âdet
İbadetten yeğdir nefse ticaret
Kalmadı dünyada bitti halavet
Ne düğün arife ne bayramında
Gözleri dünyanın ihtişamında
Mevlaya malumdur feryat ü nalem
Evkat-ı hamsede subh ü samında
Müşkülüm halledin ehl-i zamirler
Tutar mı altının yerin demirler
Merhametsiz olan ulul-emirler
Korkarım şeytanın iltizamında
Ezelden böyledir Seyranî âdet
İbadetten yeğdir nefse ticaret
Kalmadı dünyada bitti halavet
Ne düğün arife ne bayramında
Bilmediğin nâsa olursan kefil
Acını kesemez tarçın zencefil
Düşer itibardan olursun sefil
Cürümlerin süt kardeşi kefalet
Misafir bulursan hanene getür
Bir içim su ile keyfini yetür
Bir mümkün hâceti olsa bitür
Sen tig-i emrine eyle itaat
Örtülmüşü açma, açığı örtme
Er isen Seyranî bir can ürkütme
Hasisin, bahılın gayretin gütme
Sonradan görmüşten alma emanet
Acını kesemez tarçın zencefil
Düşer itibardan olursun sefil
Cürümlerin süt kardeşi kefalet
Misafir bulursan hanene getür
Bir içim su ile keyfini yetür
Bir mümkün hâceti olsa bitür
Sen tig-i emrine eyle itaat
Örtülmüşü açma, açığı örtme
Er isen Seyranî bir can ürkütme
Hasisin, bahılın gayretin gütme
Sonradan görmüşten alma emanet
Bilse bir divane idrakinde noksaniyyeti
Müsterih olmak ne mümkün kalb-i cismaniyyeti
Hazret-i Musa eğer el-ilmü indallah'dan
Olmasa gafil yapar mı kibr-i şeytaniyeti
Ademe Tanrı bütün esmayı talim eyledi
Nar-ı şehvet yaktı sonra nur-u irfaniyeti
Hızra mahsus eylemiş Mevla ledünnün ilmini
Gayre mahsus etmemiş bu fazl-ı rüçhaniyeti
Anla harf lafzını men lem yezuk lem ya'rif'in
İlme cehlin cehle ilmen var mı seyyaniyyeti
Arifin her bir kelamında kemal-i müstetir
Merd-i Hak dilden komaz Seyrani hakkaniyeti
Müsterih olmak ne mümkün kalb-i cismaniyyeti
Hazret-i Musa eğer el-ilmü indallah'dan
Olmasa gafil yapar mı kibr-i şeytaniyeti
Ademe Tanrı bütün esmayı talim eyledi
Nar-ı şehvet yaktı sonra nur-u irfaniyeti
Hızra mahsus eylemiş Mevla ledünnün ilmini
Gayre mahsus etmemiş bu fazl-ı rüçhaniyeti
Anla harf lafzını men lem yezuk lem ya'rif'in
İlme cehlin cehle ilmen var mı seyyaniyyeti
Arifin her bir kelamında kemal-i müstetir
Merd-i Hak dilden komaz Seyrani hakkaniyeti
Bin iki yüz altmış bire tarih basınca
Pek ziyade oldu siklet bu sene
Eski âdet bitip devir dönünce
Kalktı insanlardan şefkat bu sene
Koymuşum havana bu garip seri
Sefa mı sürülür ah simden geri
Ağniya olursan derler gel beri
Fukaraya yoktur rağbet bu sene
Fukaranın hali Mevlaya belli
Merhamet yok ağniyada ezeli
Buğdayın bir mutu oldu yüz elli
Muhtekire düştü fırsat bu sene
Zengin artık kesmez oldu kurbanı
Kalmadı dünyanın rengi elvanı
Sultan Süleyman'a kalmadı fani
Bize Haktan ola rahmet bu sene
İş böyle giderse kopacak fesat
Yaklaşmadı gitti şu vakt-i hasat
Sanatlar işlemez ortalık kesat
Boşadır çalışmak gayret bu sene
Bu Seyranî sahih sohbet söylesin
Naçar olan fukaralar neylesin
Rica niyaz edin halas eylesin
Mevlamız beladan millet bu sene
Pek ziyade oldu siklet bu sene
Eski âdet bitip devir dönünce
Kalktı insanlardan şefkat bu sene
Koymuşum havana bu garip seri
Sefa mı sürülür ah simden geri
Ağniya olursan derler gel beri
Fukaraya yoktur rağbet bu sene
Fukaranın hali Mevlaya belli
Merhamet yok ağniyada ezeli
Buğdayın bir mutu oldu yüz elli
Muhtekire düştü fırsat bu sene
Zengin artık kesmez oldu kurbanı
Kalmadı dünyanın rengi elvanı
Sultan Süleyman'a kalmadı fani
Bize Haktan ola rahmet bu sene
İş böyle giderse kopacak fesat
Yaklaşmadı gitti şu vakt-i hasat
Sanatlar işlemez ortalık kesat
Boşadır çalışmak gayret bu sene
Bu Seyranî sahih sohbet söylesin
Naçar olan fukaralar neylesin
Rica niyaz edin halas eylesin
Mevlamız beladan millet bu sene
Bir aynaya kılsam nazar
Sağ tarafım sol görünür
Padişahlar ferman yazar
Tatarlara yol görünür
Her ölüye olmaz tabut
Atlas eskir olur çaput
Olsa ak çuhadan kaput
Eskiyince çul görünür
Eğer Seyrânî'nin yâri
Olsa huri melek, peri
Gönül sevmedikten geri
Kız olsa da dul görünür
Sağ tarafım sol görünür
Padişahlar ferman yazar
Tatarlara yol görünür
Her ölüye olmaz tabut
Atlas eskir olur çaput
Olsa ak çuhadan kaput
Eskiyince çul görünür
Eğer Seyrânî'nin yâri
Olsa huri melek, peri
Gönül sevmedikten geri
Kız olsa da dul görünür
Bir erişmez menzil-i maksuda rahim var benim
Bir atılmaz yaye bağlı tir-i ahım var benim
Nokta döktüm cümle usturlab-ı aşkı yokladım
Lûtfu değmez kahrına baht-ı siyahım var benim
Düşman olmaz âşıka âlemde baht-ı şum gibi
Necm-i ikbalim münevver olmadan mahrum gibi
Bir şemîdan sabr-ı suze ben dikildim mum gibi
Gam dühanından çıkar başta külahım var benim
Çille çekmek saltanattır âşık-ı uftadeye
Âşık-ı sadıkların yok nispeti şehzadeye
Saki-i devran beni kandırmadı hiç badeye
Zülcelâlin affına muhtaç günahım var benim
Tok olanlar belki Seyranî seni de tok sanır
Aç olanlar dünyada hiç tokluğu da yok sanır
Bilmeyenler merhamet ehli cihanda çok sanır
Merhametli kimse yok illa İlahım var benim
Bir atılmaz yaye bağlı tir-i ahım var benim
Nokta döktüm cümle usturlab-ı aşkı yokladım
Lûtfu değmez kahrına baht-ı siyahım var benim
Düşman olmaz âşıka âlemde baht-ı şum gibi
Necm-i ikbalim münevver olmadan mahrum gibi
Bir şemîdan sabr-ı suze ben dikildim mum gibi
Gam dühanından çıkar başta külahım var benim
Çille çekmek saltanattır âşık-ı uftadeye
Âşık-ı sadıkların yok nispeti şehzadeye
Saki-i devran beni kandırmadı hiç badeye
Zülcelâlin affına muhtaç günahım var benim
Tok olanlar belki Seyranî seni de tok sanır
Aç olanlar dünyada hiç tokluğu da yok sanır
Bilmeyenler merhamet ehli cihanda çok sanır
Merhametli kimse yok illa İlahım var benim
Bir olur mu gülün rengi
Patlıcanın moru ile
Olamaz Konya'nın dengi
Niğde şehri Bor'u ile
Tipi eser ocağında
Poyraz gezer bucağında
Müzevvirin ocağında
Yaş yanmaz mı kuru ile
Kör önünde çekmek fener
Olmamıştır adet hüner
Ay yıldız da doğar iner
Hakk'ın kudret nuru ile
Deve köşeğin süser mi
Beyhude bir yel eser mi
Gönül dosta hiç küser mi
Munafığın şoru ile
Der Seyrani alem fena
Hakk'a mahsus hamd ü sena
Ehl-i İslam kurmuş bina
Zülfikar'ın zoru ile
Patlıcanın moru ile
Olamaz Konya'nın dengi
Niğde şehri Bor'u ile
Tipi eser ocağında
Poyraz gezer bucağında
Müzevvirin ocağında
Yaş yanmaz mı kuru ile
Kör önünde çekmek fener
Olmamıştır adet hüner
Ay yıldız da doğar iner
Hakk'ın kudret nuru ile
Deve köşeğin süser mi
Beyhude bir yel eser mi
Gönül dosta hiç küser mi
Munafığın şoru ile
Der Seyrani alem fena
Hakk'a mahsus hamd ü sena
Ehl-i İslam kurmuş bina
Zülfikar'ın zoru ile
Bir seher vaktında çekip giderken
Ansızın yollarım düze dayandı
Gaflet uykusunda böyle yatarken
Eyvah geçti ömrüm yüze dayandı
Sevdiğim sen bari bir selam gönder
Felek altımıza vermedi minder
Ey çark muradınca dön bizi dönder
Ömrüm bahar yaz kış güze dayandı
Seyranî der buldu yaş kemalini
Bir daha görseydim mah cemalini
Hesap ettim cümle dünya malini
Neticesi bir top beze dayandı
Ansızın yollarım düze dayandı
Gaflet uykusunda böyle yatarken
Eyvah geçti ömrüm yüze dayandı
Sevdiğim sen bari bir selam gönder
Felek altımıza vermedi minder
Ey çark muradınca dön bizi dönder
Ömrüm bahar yaz kış güze dayandı
Seyranî der buldu yaş kemalini
Bir daha görseydim mah cemalini
Hesap ettim cümle dünya malini
Neticesi bir top beze dayandı
Bir sulu çeşmenin başına vardım
Testime bir damla suyu akmadı
Arzuhalim şaha uzatıp verdim
Merhametle nazar edip bakmadı
Çeşme boğazına halkasın takar
Benden gayrısının kabına akar
Cümle tiryakiye kav çakmak çakar
Bir çakım kavcık da bana çakmadı
Kerbelâ halinden olmuşuz âgâh
Susuz şehit etti Yezid-i gümrâh
Fırat ırmağında bir damla eyvâh
Merhamet tesbihin delip takmadı
Seyranî var her bir işin sebebi
Dolaşıktır ikbalinin kelebi
Fakrın uykusuna yatmış Arab'ı
Yâ kıyamet demiş yatıp kalkmadı
Testime bir damla suyu akmadı
Arzuhalim şaha uzatıp verdim
Merhametle nazar edip bakmadı
Çeşme boğazına halkasın takar
Benden gayrısının kabına akar
Cümle tiryakiye kav çakmak çakar
Bir çakım kavcık da bana çakmadı
Kerbelâ halinden olmuşuz âgâh
Susuz şehit etti Yezid-i gümrâh
Fırat ırmağında bir damla eyvâh
Merhamet tesbihin delip takmadı
Seyranî var her bir işin sebebi
Dolaşıktır ikbalinin kelebi
Fakrın uykusuna yatmış Arab'ı
Yâ kıyamet demiş yatıp kalkmadı
Birinci bölüğün imanı zayıf
Olur itikadı kuvvetsiz hafif
Altıncı bölüğün sorma ey zarif
Surette insandır sirette hayvan
Yedinci bölüğün rif'ati edna
Olur encamında ey dil-i rana
Keramet ademde tutmuştur bina
Nisyandan mürettep olmuştur insan
Yedi bölük insan içinden biri
Ahsen-i takvimin olmuş mazharı
Cami-i insanın mihrab minderi
Ezvac-ı tahirat hayrunnisa can
Ayet hadis içre bundan müteber
Bulmuş olsam sana veririm haber
Dört kitap yüz suhuf eylese ezber
Mü'min olmaz Hakka gayrı eş koşan
Mekteb-i irfandan esrar-ı hikmet
Dersin almak olmuş mü'mine kısmet
Şeriat marifet ilm-i tarikat
Hakikat ehline olmuştur ayan
İlm-i ezelide mü'min-i kamil
Seyrani arif ol ilmiyle amil
Fetvayı nefsine uyduran cahil
Etmiş olur Hak Habibine bühtan
Olur itikadı kuvvetsiz hafif
Altıncı bölüğün sorma ey zarif
Surette insandır sirette hayvan
Yedinci bölüğün rif'ati edna
Olur encamında ey dil-i rana
Keramet ademde tutmuştur bina
Nisyandan mürettep olmuştur insan
Yedi bölük insan içinden biri
Ahsen-i takvimin olmuş mazharı
Cami-i insanın mihrab minderi
Ezvac-ı tahirat hayrunnisa can
Ayet hadis içre bundan müteber
Bulmuş olsam sana veririm haber
Dört kitap yüz suhuf eylese ezber
Mü'min olmaz Hakka gayrı eş koşan
Mekteb-i irfandan esrar-ı hikmet
Dersin almak olmuş mü'mine kısmet
Şeriat marifet ilm-i tarikat
Hakikat ehline olmuştur ayan
İlm-i ezelide mü'min-i kamil
Seyrani arif ol ilmiyle amil
Fetvayı nefsine uyduran cahil
Etmiş olur Hak Habibine bühtan
Böyle mi Müslümanlığın usulü
Bıyığınız ağzınıza basılı
Hazret-i Ali yaptı gusulü
Gelsin imtihana bilenleriniz
Yoktur kitabınız şeytan piriniz
Hep murdardır ölenlerle diriniz
Gayya deresidir sizin yeriniz
Dolanır boynunuza yılanlarınız
Allah diye taptığınız Ali'dir
Ali Allah değil haşa velidir
Gittiğiniz yollar şeytan yoludur
Dört kitaptan hariç olanlarınız
Çektiğiniz emek bütün hiç oldu
Sizden türeyenler bütün piç oldu
Ali öldü Allah'ınız niç'oldu
Açığa çıktı mı yalanlarınız
Gel yanma Seyrani Hüseyin için
Allah bilmiyor mu Yezid'in suçun
Gusülsüz ölüyü gömeniz niçin
Acem düzmesidir planlarınız
Bıyığınız ağzınıza basılı
Hazret-i Ali yaptı gusulü
Gelsin imtihana bilenleriniz
Yoktur kitabınız şeytan piriniz
Hep murdardır ölenlerle diriniz
Gayya deresidir sizin yeriniz
Dolanır boynunuza yılanlarınız
Allah diye taptığınız Ali'dir
Ali Allah değil haşa velidir
Gittiğiniz yollar şeytan yoludur
Dört kitaptan hariç olanlarınız
Çektiğiniz emek bütün hiç oldu
Sizden türeyenler bütün piç oldu
Ali öldü Allah'ınız niç'oldu
Açığa çıktı mı yalanlarınız
Gel yanma Seyrani Hüseyin için
Allah bilmiyor mu Yezid'in suçun
Gusülsüz ölüyü gömeniz niçin
Acem düzmesidir planlarınız
Boynu eğri olmamıştık kafire bi'l ittifak
Müslümanın kalmadı iş erlerinde baş ayak
Olmağa vareste gerdan-bestelerden yok ümid
Söndü ümmidi adalet kalmadı ızhar-ı Hak
Pençe-i zalimlerin attı o şahinler bugün
Yoldular mazlum kebuterlerde bitti tüy tozak
Mürtekipler seddi bend etti adalet kal'asın
Feth-i bab etmez tüfenk top yay kılınç okla bıçak
Bul adalet çeşmesinin katresinden bir eser
Yandı tüttü bende zulmün ateşinden dil dudak
Doldu zulmün çillesi halk oldu yarım müslüman
Şeyhulislamlar zemane başına versin sebak
Lafzı var manası yok ahkam-ı şer'in şimdilik
İsmini yad etmeğe dillerde resmen bir tuzak
Vah yazık Tuba-yı adl-i saltanatta hasılı
Kalmadı Seyrani'ye meyve verir bir dal budak
Müslümanın kalmadı iş erlerinde baş ayak
Olmağa vareste gerdan-bestelerden yok ümid
Söndü ümmidi adalet kalmadı ızhar-ı Hak
Pençe-i zalimlerin attı o şahinler bugün
Yoldular mazlum kebuterlerde bitti tüy tozak
Mürtekipler seddi bend etti adalet kal'asın
Feth-i bab etmez tüfenk top yay kılınç okla bıçak
Bul adalet çeşmesinin katresinden bir eser
Yandı tüttü bende zulmün ateşinden dil dudak
Doldu zulmün çillesi halk oldu yarım müslüman
Şeyhulislamlar zemane başına versin sebak
Lafzı var manası yok ahkam-ı şer'in şimdilik
İsmini yad etmeğe dillerde resmen bir tuzak
Vah yazık Tuba-yı adl-i saltanatta hasılı
Kalmadı Seyrani'ye meyve verir bir dal budak
Bu aşk-u sevdayı ben çeke çeke
Dönderdim tez solan güle ben beni
Ruz-ü şeb gözümden yaş döke döke
Verdim turna gibi sele ben beni
Kalmamış nasihat verir bir adem
Meyhur muyum elde yok dolu badem
Sınarım kendimi yoktur iradem
Ne yaman düşürdüm dile ben beni
Seyrani çeşmine alkan dolanlar
Çekip bu sevdayı benzi solanlar
Konamasın bizi kamil olanlar
Nasıl anlatayım ele ben beni
Dönderdim tez solan güle ben beni
Ruz-ü şeb gözümden yaş döke döke
Verdim turna gibi sele ben beni
Kalmamış nasihat verir bir adem
Meyhur muyum elde yok dolu badem
Sınarım kendimi yoktur iradem
Ne yaman düşürdüm dile ben beni
Seyrani çeşmine alkan dolanlar
Çekip bu sevdayı benzi solanlar
Konamasın bizi kamil olanlar
Nasıl anlatayım ele ben beni
Bu aşkı farz vacip sünnet ise de
Çekilecek sefil başta hal değil
Boyu fidan gibi servi ise de
Meramımca meyve verir dal değil
Hayal aldatamaz ehl-i irfanı
Hakikat artırır şöhretle şanı
Ehl-i hakikatin olmaz nişanı
Keramet sahibi hırka şal değil
Düşman görülmezse bir ok atılmaz
İktiza etmezse kalkan tutulmaz
Can cevheri akçe ile satılmaz
Bil kadrini ele geçer mal değil
Döner mi ay güneş kendi kendine
Arif muhtaç değil vaiz pendine
Tutuldu Seyranî aşk kemendine
Kurtulacak tuzak değil al değil
Çekilecek sefil başta hal değil
Boyu fidan gibi servi ise de
Meramımca meyve verir dal değil
Hayal aldatamaz ehl-i irfanı
Hakikat artırır şöhretle şanı
Ehl-i hakikatin olmaz nişanı
Keramet sahibi hırka şal değil
Düşman görülmezse bir ok atılmaz
İktiza etmezse kalkan tutulmaz
Can cevheri akçe ile satılmaz
Bil kadrini ele geçer mal değil
Döner mi ay güneş kendi kendine
Arif muhtaç değil vaiz pendine
Tutuldu Seyranî aşk kemendine
Kurtulacak tuzak değil al değil
Bu aşkın esrarın şerh edem desem
Cevaba elkaba lisana sığmaz
Mahbuplar şahını methedem desem
Kitaba hesaba dehana sığmaz
Mahbubun aşkını ayan eylesem
Hak sözü derunda pinhan eylesem
Bir noktanın ilmin beyan eylesem
Deftere fermana divana sığmaz
Gönül bu meydanda mestane olsa
Ayılmaz haşredek irfanı olsa
Aşk ile bir kişi divane olsa
Dünyaya uhraya cihana sığmaz
Seyranî gözyaşın şarap eylesem
Yaka yaka sinem kebap eylesem
Derdimin zerresin hisap eylesem
Kantara batmana mizana sığmaz
Cevaba elkaba lisana sığmaz
Mahbuplar şahını methedem desem
Kitaba hesaba dehana sığmaz
Mahbubun aşkını ayan eylesem
Hak sözü derunda pinhan eylesem
Bir noktanın ilmin beyan eylesem
Deftere fermana divana sığmaz
Gönül bu meydanda mestane olsa
Ayılmaz haşredek irfanı olsa
Aşk ile bir kişi divane olsa
Dünyaya uhraya cihana sığmaz
Seyranî gözyaşın şarap eylesem
Yaka yaka sinem kebap eylesem
Derdimin zerresin hisap eylesem
Kantara batmana mizana sığmaz
Bu dünyaya gelen gider
Hakka gidip yerin bulur
Ölenler borcunu öder
Görelim sağlar ne olur
Alttan gelir yeşil başlı
Kargısının ucu taşlı
El kamçılı bel kılıçlı
Görelim beyler ne olur
Kemal ehli özlü olur
Her kabahat gizli olur
Ne vezirler nazlı olur
Görelim tuğlar ne olur
Gam kervanı yük götürür
Kemal fazilet yetirir
Türlü çiçekler bitirir
Görelim dağlar ne olur
Seyranî öldü dirildi
Suçu yüzüne vuruldu
Derdinden yerler yarıldı
Görelim gökler ne olur
Hakka gidip yerin bulur
Ölenler borcunu öder
Görelim sağlar ne olur
Alttan gelir yeşil başlı
Kargısının ucu taşlı
El kamçılı bel kılıçlı
Görelim beyler ne olur
Kemal ehli özlü olur
Her kabahat gizli olur
Ne vezirler nazlı olur
Görelim tuğlar ne olur
Gam kervanı yük götürür
Kemal fazilet yetirir
Türlü çiçekler bitirir
Görelim dağlar ne olur
Seyranî öldü dirildi
Suçu yüzüne vuruldu
Derdinden yerler yarıldı
Görelim gökler ne olur
Bu gece uykuda gördüm bir mana
Ne ben yorabildim ne de yoran var
Erenler bir nişan dikmiş meydana
Ne ben vurabildim ne de vuran var
Aktı bir şehire gönlümün nehri
Bir kış baran oldu Huda'nın katn
Alt üst olmuş diye gezdim o şehri
Ne kimse üşümüş ne de buyan var
Bülbül okur güle binbir müsemma
Marifet değildir ilm-i muamma
Seyranî'yim benim derdim çok amma
Ne ben derdim derim ne de soran var
Ne ben yorabildim ne de yoran var
Erenler bir nişan dikmiş meydana
Ne ben vurabildim ne de vuran var
Aktı bir şehire gönlümün nehri
Bir kış baran oldu Huda'nın katn
Alt üst olmuş diye gezdim o şehri
Ne kimse üşümüş ne de buyan var
Bülbül okur güle binbir müsemma
Marifet değildir ilm-i muamma
Seyranî'yim benim derdim çok amma
Ne ben derdim derim ne de soran var
Bülbül gibi gülistanda subh u şam
Bir gül-i şeydanın meyyaliyim ben
Kurtulmadım yanıp böyle ben encam
Şem'i pervanenin emsaliyim ben
Güzeller âşıkm dil destanıdır
Aşk-ı muhabbetin bağ bostanıdır
Hüsnü kenz-i kudret bedestanıdır
Meta-ı vaslının dellalıyım ben
Güzeller ağyarın keyfince amma
Ne dilerse kılar meramın icra
Âşıklara eder naz u istiğna
Derd ü gam yükünün hamm alıyım ben
Vird-i zeban ettim evsaf-ı pakin
Makbule geçmedi Seyranî lakin
Verse kabul etmem cümle emlakin
Seyr-i cemalinin abdalıyım ben
Bir gül-i şeydanın meyyaliyim ben
Kurtulmadım yanıp böyle ben encam
Şem'i pervanenin emsaliyim ben
Güzeller âşıkm dil destanıdır
Aşk-ı muhabbetin bağ bostanıdır
Hüsnü kenz-i kudret bedestanıdır
Meta-ı vaslının dellalıyım ben
Güzeller ağyarın keyfince amma
Ne dilerse kılar meramın icra
Âşıklara eder naz u istiğna
Derd ü gam yükünün hamm alıyım ben
Vird-i zeban ettim evsaf-ı pakin
Makbule geçmedi Seyranî lakin
Verse kabul etmem cümle emlakin
Seyr-i cemalinin abdalıyım ben
Bülbüle gül yarar, deveye diken
Çiledir aşıkın boynunu büken
Tarlasına haram tohumu eken
Helal mahsulunu biçer mi bilmem.
Kimi mevtasına kefen biçmiyor
Kimi helal rızık yiyip içmiyor
Yavrusundan köpek bile geçmiyor
Halk Seyrani senden geçer mi bilmem
Çiledir aşıkın boynunu büken
Tarlasına haram tohumu eken
Helal mahsulunu biçer mi bilmem.
Kimi mevtasına kefen biçmiyor
Kimi helal rızık yiyip içmiyor
Yavrusundan köpek bile geçmiyor
Halk Seyrani senden geçer mi bilmem
C
Can ipini ten yününden
Saran kirmen ular bir gün
Sulu yalçınlar önünden
Açılan gül solar bir gün
Gül dalında diken yarar
Diken güle vermez zarar
Toprak bir gün başın tarar
Yolar saçlarını bir gün
Dünya olur bir gün harab
Ne bülbül kalır ne gurab
Rızka sebep olan türab
Gözlerine dolar bir gün
Kudret koçunu koyuna
Katmış seyreder oyuna
Ecel kolların boynuna
Habersizce dolar bir gün
Acı tatlı yenmez olur
Yalan gerçek denmez olur
Taş çarhıla dönmez olur
Hep kesilir sular bir gün
Çal Seyranî durma sazın
Hakka eyle sen niyazın
Sana secdesiz namazın
Kısmet olan kılar bir gün
Saran kirmen ular bir gün
Sulu yalçınlar önünden
Açılan gül solar bir gün
Gül dalında diken yarar
Diken güle vermez zarar
Toprak bir gün başın tarar
Yolar saçlarını bir gün
Dünya olur bir gün harab
Ne bülbül kalır ne gurab
Rızka sebep olan türab
Gözlerine dolar bir gün
Kudret koçunu koyuna
Katmış seyreder oyuna
Ecel kolların boynuna
Habersizce dolar bir gün
Acı tatlı yenmez olur
Yalan gerçek denmez olur
Taş çarhıla dönmez olur
Hep kesilir sular bir gün
Çal Seyranî durma sazın
Hakka eyle sen niyazın
Sana secdesiz namazın
Kısmet olan kılar bir gün
Cana cananımdan yakın kimse yok
Ten zahirde göze hicap görünür
Dilden çıkan sözün her biri bir ok
Kimi günah kimi sevap görünür
Hak her canı bir cisimle sınadı
Can cevheri haktır etme inadı
Dest-i kudretinde çarhın kanadı
Bize döndürdüğü dolap görünür
Hakikat kapusun muhabbet açar
Muhabbetten kaçan haktan da kaçar
İyilik el kuşudur kanatsız uçar
Kötüye iyilik azap görünür
Her gülün kokusu kendi özünde
Zanneyleme yokuşunda düzünde
Hakkı buldum ariflerin sözünde
Hak söz Seyranî'ye kitap görünür
Ten zahirde göze hicap görünür
Dilden çıkan sözün her biri bir ok
Kimi günah kimi sevap görünür
Hak her canı bir cisimle sınadı
Can cevheri haktır etme inadı
Dest-i kudretinde çarhın kanadı
Bize döndürdüğü dolap görünür
Hakikat kapusun muhabbet açar
Muhabbetten kaçan haktan da kaçar
İyilik el kuşudur kanatsız uçar
Kötüye iyilik azap görünür
Her gülün kokusu kendi özünde
Zanneyleme yokuşunda düzünde
Hakkı buldum ariflerin sözünde
Hak söz Seyranî'ye kitap görünür
Celali cemali gönül seçemez
Nar-ı Celal nur-ı Cemale düşer
Bir yerinden geçit bulup geçemez
Nur-ı Cemal nar-ı Celale düşer
Bezirgan devesi gerektir çanlı
Öküz yük götürür cızlayan kağnı
Emzirdiği süte ananın gönlü
Gahi haram gahi helale düşer
Tabib gösterdiğin bilse gerektir
Cerahat lekesin silse gerektir
Bu Seyrani yarın dese gerektir
Seni seven niçin bu hale düşer
Nar-ı Celal nur-ı Cemale düşer
Bir yerinden geçit bulup geçemez
Nur-ı Cemal nar-ı Celale düşer
Bezirgan devesi gerektir çanlı
Öküz yük götürür cızlayan kağnı
Emzirdiği süte ananın gönlü
Gahi haram gahi helale düşer
Tabib gösterdiğin bilse gerektir
Cerahat lekesin silse gerektir
Bu Seyrani yarın dese gerektir
Seni seven niçin bu hale düşer
Cemal-i hüsni Yusuf kim dil-i Yakub'unu derde
Düşürmek layık olmuş şan-ı re'yi kudret-i ferde
Olup sermest-i mağrur cemal-i hüsn-i Yusuf'tan
Çekilmiş çeşm-i Yakub'a tehassürden beyaz perde
Haset emrazının ıslahının tedbirine çare
Olan bir pul imiş derman-ı ma-beyn-i biraderde
Şua-yı hüsn-i Yusuf berk urur ufk-ı Filistin'e
Eder hem mahbes-i Mısr'ın derunun nurla perverde
Olup sonra zimam-ı ad-ı Yusuf destine teslim
Dilerse kavm-i Ken'an kavm-i Mısr'ı tac eder serde
Gel ey Seyrani'ye edna diyen a'la ibadullah
Şefaat etme senden ister isem Ruz-i mahşerde
Düşürmek layık olmuş şan-ı re'yi kudret-i ferde
Olup sermest-i mağrur cemal-i hüsn-i Yusuf'tan
Çekilmiş çeşm-i Yakub'a tehassürden beyaz perde
Haset emrazının ıslahının tedbirine çare
Olan bir pul imiş derman-ı ma-beyn-i biraderde
Şua-yı hüsn-i Yusuf berk urur ufk-ı Filistin'e
Eder hem mahbes-i Mısr'ın derunun nurla perverde
Olup sonra zimam-ı ad-ı Yusuf destine teslim
Dilerse kavm-i Ken'an kavm-i Mısr'ı tac eder serde
Gel ey Seyrani'ye edna diyen a'la ibadullah
Şefaat etme senden ister isem Ruz-i mahşerde
Cennetten dünyaya Âdem gelince
Aramış Havva'yı yârân diyerek
Arafat Dağında bulup bilince
Sevmiş canım sana kurban diyerek
Sermayesi olan gider kârına
Bu günün işini koyma yarına
Mısır'da Züleyha aşkın narına
Yanmıştır Yusuf-ı Kenan diyerek
Gönül vücudunda gül almış harı
Dilinde bülbülün artmıştır zan
Nemrut İbrahim'i yaktığı narı
Yakmadı bülbüle gülsen diyerek
Ne maden ne kimya ne zer Seyranî
Aşkın deryasında yüzer Seyranî
Bir saz bir söz ile gezer Seyranî
El insan-ü abit ihsan diyerek
Aramış Havva'yı yârân diyerek
Arafat Dağında bulup bilince
Sevmiş canım sana kurban diyerek
Sermayesi olan gider kârına
Bu günün işini koyma yarına
Mısır'da Züleyha aşkın narına
Yanmıştır Yusuf-ı Kenan diyerek
Gönül vücudunda gül almış harı
Dilinde bülbülün artmıştır zan
Nemrut İbrahim'i yaktığı narı
Yakmadı bülbüle gülsen diyerek
Ne maden ne kimya ne zer Seyranî
Aşkın deryasında yüzer Seyranî
Bir saz bir söz ile gezer Seyranî
El insan-ü abit ihsan diyerek
Cümle halkın dinin Allah din-i islam eylese
Kalmaz hiç mazlum eğer Hak zulmü ilzam eylese
Din-i İslam'dan murat tutmaktır Allah emrini
Yapmamaktır nehyini bin devri eyyam eylese
Hakka bir adem riya ile ibadet etmeden
Belki yeğdir kendini rüsva-yı bed-nam eylese
Ehl-i kibrin taatı makbul-i indaliah değil
Üç yüz altmış gün orucun tutsa bayram eylese
Adem isen Adem'in halin düşün bir ibret al
Nefsine arif olursun kalbin ilham eylese
Cahilin dermanını nuş etme kamil zehrin iç
Cahile aldanma Seyrani bin ikram eylese
Kalmaz hiç mazlum eğer Hak zulmü ilzam eylese
Din-i İslam'dan murat tutmaktır Allah emrini
Yapmamaktır nehyini bin devri eyyam eylese
Hakka bir adem riya ile ibadet etmeden
Belki yeğdir kendini rüsva-yı bed-nam eylese
Ehl-i kibrin taatı makbul-i indaliah değil
Üç yüz altmış gün orucun tutsa bayram eylese
Adem isen Adem'in halin düşün bir ibret al
Nefsine arif olursun kalbin ilham eylese
Cahilin dermanını nuş etme kamil zehrin iç
Cahile aldanma Seyrani bin ikram eylese
D
Dağlarda nergis sanırdım
Ala gözlü mestim seni
Sözünden özün tanırdım
Fehmederdim dostum seni
Lokma oldum hamurlardan
Ben soyundum samurlardan
Olur olmaz çamurlardan
Sakınmazdım üstüm seni
Varsam kırklar meclisine
Tuğra olsam sikkesine
Bir gerçeğin tekkesine
Seremedim postum seni
Dersin aldım 'İsm-i Hû'dan
Kara toprak kanlar yudan
Seyranî keyfimce sudan
Doldurmadım testim seni
Ala gözlü mestim seni
Sözünden özün tanırdım
Fehmederdim dostum seni
Lokma oldum hamurlardan
Ben soyundum samurlardan
Olur olmaz çamurlardan
Sakınmazdım üstüm seni
Varsam kırklar meclisine
Tuğra olsam sikkesine
Bir gerçeğin tekkesine
Seremedim postum seni
Dersin aldım 'İsm-i Hû'dan
Kara toprak kanlar yudan
Seyranî keyfimce sudan
Doldurmadım testim seni
Bu aşkı farz vacip sünnet ise de
Çekilecek sefil başta hal değil
Boyu fidan gibi servi ise de
Meramımca meyve verir dal değil
Hayal aldatamaz ehl-i irfanı
Hakikat artırır şöhreti şanı
Ehl-i hakikatin olmaz nişanı
Keramet sahibi hırka şal değil
Düşman görülmezse bir ok atılmaz
İktiza etmezse kalkan tutulmaz
Can cevheri akçe ile satılmaz
Bil kadrini ele geçer mal değil
Döner mi ay güneş kendi kendine
Arif muhtaç değil vaiz pendine
Tutuldu Seyrani aşk kemendine
Kurtulacak tuzak değil al değil
Çekilecek sefil başta hal değil
Boyu fidan gibi servi ise de
Meramımca meyve verir dal değil
Hayal aldatamaz ehl-i irfanı
Hakikat artırır şöhreti şanı
Ehl-i hakikatin olmaz nişanı
Keramet sahibi hırka şal değil
Düşman görülmezse bir ok atılmaz
İktiza etmezse kalkan tutulmaz
Can cevheri akçe ile satılmaz
Bil kadrini ele geçer mal değil
Döner mi ay güneş kendi kendine
Arif muhtaç değil vaiz pendine
Tutuldu Seyrani aşk kemendine
Kurtulacak tuzak değil al değil
Açıl ey gonca-i bağ-ı letafet
Bülbülü zar eden sen değil misin
Meseldir arife tarif ne hacet
Beni naçar eden sen değil misin
Göz halk eden etmiş baktırmak için
Ağlatıp gözyaşı aktırmak için
Karanlıkta şem'e baktırmak için
Nurunu nar eden sen değil misin
Seyrani maksudun çifte ben iken
İki beşli bir hesapta bin iken
Meydan-ı muhabbet arştan genişken
Başıma dar eden sen değil misin
Bülbülü zar eden sen değil misin
Meseldir arife tarif ne hacet
Beni naçar eden sen değil misin
Göz halk eden etmiş baktırmak için
Ağlatıp gözyaşı aktırmak için
Karanlıkta şem'e baktırmak için
Nurunu nar eden sen değil misin
Seyrani maksudun çifte ben iken
İki beşli bir hesapta bin iken
Meydan-ı muhabbet arştan genişken
Başıma dar eden sen değil misin
Aşıkların kalbi kenz-i Rahman'dır
Kalbi aşık evvel sani değildir
Bu sırrı anlayan ehl-i irfandır
Bilmeyen marifet kanı değildir
Şeddad'ın cenneti şehr-i Aden'de
Anılmaz her kale şehr-i Vidin de
Her nakkaşın adı diyar-ı Çin de
Şöhret bulan Behzad Mani değildir
Aç kolların kadir Mevlam toklayan
Kul kalbine nazar edip yoklayan
Aşıklarda minnet gülün koklayan
Payitaht-ı aşkın hanı değildir
Arılara hastır çiçek devşirmek
Ariflere mahsus çiğ söz pişirmek
Aşık Seyrani'yi gözden düşürmek
Merhamet ehlinin şanı değildir
Kalbi aşık evvel sani değildir
Bu sırrı anlayan ehl-i irfandır
Bilmeyen marifet kanı değildir
Şeddad'ın cenneti şehr-i Aden'de
Anılmaz her kale şehr-i Vidin de
Her nakkaşın adı diyar-ı Çin de
Şöhret bulan Behzad Mani değildir
Aç kolların kadir Mevlam toklayan
Kul kalbine nazar edip yoklayan
Aşıklarda minnet gülün koklayan
Payitaht-ı aşkın hanı değildir
Arılara hastır çiçek devşirmek
Ariflere mahsus çiğ söz pişirmek
Aşık Seyrani'yi gözden düşürmek
Merhamet ehlinin şanı değildir
Aşığız lafz ile mana ile aşık değiliz
Sadığız aşk ile sevda ile sadık değiliz
İhtiyarız gücümüz kuvvetimiz yok güzelim
Severiz tazesini sarmağa layık değiliz
Korkarım kan düşürür ortaya o kanlı gözün
Gezeriz mest-i müdam aşk ile ayık değiliz
Göz göre el öper okşar bize nisbetler için
El için ortada kuru kalabalık değiliz
Yeter oldu yeter ey kahpe felek gayrı yeter
Eski kaftanına bir taze yamalık değiliz
Sana yetmezse gücüm kendime elbet yeter
Her zaman keyfine Seyrani muvafık değiliz
Sadığız aşk ile sevda ile sadık değiliz
İhtiyarız gücümüz kuvvetimiz yok güzelim
Severiz tazesini sarmağa layık değiliz
Korkarım kan düşürür ortaya o kanlı gözün
Gezeriz mest-i müdam aşk ile ayık değiliz
Göz göre el öper okşar bize nisbetler için
El için ortada kuru kalabalık değiliz
Yeter oldu yeter ey kahpe felek gayrı yeter
Eski kaftanına bir taze yamalık değiliz
Sana yetmezse gücüm kendime elbet yeter
Her zaman keyfine Seyrani muvafık değiliz
Değirmen taşının ince ununu
Kepeğinden seçip eler var imiş
Yüz bin sene evvel Adem donunu
Giyip Havva için yeler var imiş
Hakkın fermanını âdem silmeden
Âdem Havva Havva Âdem bilmeden
Anlar birbirine bakıp gülmeden
Haline anların güler var imiş
Çarhın arabası cızılamadan
Öküzün yüreği sızılamadan
Koyun yaratılıp kuzulamadan
Kurdun kulağına meler var imiş
Derun-i Seyranî öz benim değil
Dilden işitilen söz benim değil
Seyr-i cihan eden göz benim değil
Ben yok iken gözde neler var imiş
Kepeğinden seçip eler var imiş
Yüz bin sene evvel Adem donunu
Giyip Havva için yeler var imiş
Hakkın fermanını âdem silmeden
Âdem Havva Havva Âdem bilmeden
Anlar birbirine bakıp gülmeden
Haline anların güler var imiş
Çarhın arabası cızılamadan
Öküzün yüreği sızılamadan
Koyun yaratılıp kuzulamadan
Kurdun kulağına meler var imiş
Derun-i Seyranî öz benim değil
Dilden işitilen söz benim değil
Seyr-i cihan eden göz benim değil
Ben yok iken gözde neler var imiş
Destgirlik ummam senden bir zaman
Göster ağacında sağlam dal bana
Pervazıma dardır yedi kat gökler
Daima açıktır istikbâl bana
Mesnedim yok azlim kaygu çekeyim
Usta başı gibi ölçüp dökeyim
Evvel ahır bir kurbanlık tekeyim
Vakti gelsin bıçağını çal bana
Seyrânî'yim boş küp gibi inlemem
Üç sıfırla bir rakamın binlemem
Elimde çaldığım sazı dinlemem
Aşkım sazı verir türlü hal bana
Göster ağacında sağlam dal bana
Pervazıma dardır yedi kat gökler
Daima açıktır istikbâl bana
Mesnedim yok azlim kaygu çekeyim
Usta başı gibi ölçüp dökeyim
Evvel ahır bir kurbanlık tekeyim
Vakti gelsin bıçağını çal bana
Seyrânî'yim boş küp gibi inlemem
Üç sıfırla bir rakamın binlemem
Elimde çaldığım sazı dinlemem
Aşkım sazı verir türlü hal bana
Deve yüksek atamadım urganı
Üşüdükçe çek başına yorganı
Aman aman aman Develi
Sordum aslı nereli
Porutakal çeneli
Ah nerelerde bulursan
Oralarda yemeli
Çek deveci develeri yokuşa
Siyah perçem ak gerdana yakışa
Aman aman aman Develi
Sordum aslı nereli
Porutakal çeneli
Ah nerelerde bulursan
Oralarda yemeli
Çek deveci develeri sulansın
Sulansın da akan çaylar bulansın
Aman aman aman Develi
Sordum aslı nereli
Porutakal çeneli
Ah nerelerde bulursan
Oralarda yemeli
Üşüdükçe çek başına yorganı
Aman aman aman Develi
Sordum aslı nereli
Porutakal çeneli
Ah nerelerde bulursan
Oralarda yemeli
Çek deveci develeri yokuşa
Siyah perçem ak gerdana yakışa
Aman aman aman Develi
Sordum aslı nereli
Porutakal çeneli
Ah nerelerde bulursan
Oralarda yemeli
Çek deveci develeri sulansın
Sulansın da akan çaylar bulansın
Aman aman aman Develi
Sordum aslı nereli
Porutakal çeneli
Ah nerelerde bulursan
Oralarda yemeli
Develi'ye tabi karye kasaba
Ağaları destan edem bayağı
Bazı alimlerin katıp hesaba
Söylemezsem belki yerim dayağı
Develizadeler devlet ma'lumu
Ehline ma'lumdur sözün mefhumu
Hiç çakal olur mu arslan mahdumu
Namertlerin tuttu diye tuzağı
Anadan doğunca döşek kavgasın
Beşiğe yatmadan sürer davasın
Sanma birbirinin tutmazlar yasın
Girip ma'beynine yeme şaplağı
Dede Efendi'nin oğlundan gayrı
Yok alimlerinde hazzeden hayrı
Sair alimleri olur haşarı
Yemeseler eğer beylik kaymağı
Orta mahallenin edelim sözün
Eşrafları şerden çevirmez yüzün
Vali sofrasına dikmişler gözün
Atbağıya artırmazlar ufağı
Aşağı mahleyi atma yabana
Vermez ağaları hakkı çobana
Sivilceyi kardırırlar çıbana
Uzundur onların dişi tırnağı
Güney Mahallesi çok çorap örer
Ağaları (...) in güneşe serer
Onların dostluğu harmana sürer
Dikerler kal'aya vira bayrağı
Kopçulu'nun soğuk suyu içilir
Ağaları ayrı yere seçilir
Valilere kaftan anda biçilir
Everek'tir şimdi (...) ocağı
Dört mahalle biri Cami-i Kebir
Ağaları cümle eshab-ı kibir
Şaşkın bulurlarsa ederler cebir
Hele yok onların sağı solağı
Meteris Mahlesi Kebir'den işli
Ağaları sözde sohbette dişli
Maslahattan bilir çok ağzı keşli
Tuttururlar ettikleri yasağı
Bir alimi olmuş riyadan hacı
Biri ahalinin olmuş muhtacı
Helalin tokudur haramın acı
Birinin yediği zakkum saçağı
Yeni Mahalle de savruldu yele
Onların ağası benzemez ele
Onlar da alkanı verdiler sele
Bellidir onların sağı solağı
Reaya Everek dört mahalledir
Onlar ehl-i salip ile biledir
Geçene aşk olsun bu bir çiledir
Hristos da bilmez iş bu sokağı
Uğurlu mahlesi hepsi uğursuz
Kocabaşıları bilcümle nursuz
Kimi kancıktır kimisi hırsız
Eşkiyayla onlar millet ortağı
Kilise Mahlesi fesada müştak
Kocabaşıları iblise mülhak
Ahlaksızdır hepsi cehuddan alçak
Onlardan müteber Malta kazığı
Bir mahallenin de adı Tekişe
Kocabaşıları mail (...) şe
Yatağın içunde başlar çekişe
Bastıkça (...)
Birisine derler Mahalle-i su
Kocabaşıları Gayetle bedhu
Müslüman aybını eder cist u cu
Bunların sokağı çamur batağı
Aygösteren Rumları biraz yolludur
Onlar itaatte eski çulludur
Bazıları ise allı pulludur
Kadınları işler bahçeyi bağı
Mahalle-yi evvel müslim Fenese
Keklik olup sanki girmiş pinese
Mazgaldan tüfeği atar kümese
Sırmadandır tüfeğinin kundağı
Müslüman Fenese gayet müzevvir
Ağaların koy da kalburda çevir
Onların işleri çok tevir tevir
Hep birbirlerine geçer sıcağı
Reaya Fenese çoktur sayılmaz
Kocabaşıları yüke kayılmaz
Ekserisi sarhoş gezer ayılmaz
Ellerinden düşmez şarap bardağı
Seyrani birazı yanıp tutuşur
Her biri bir dilden dinler ötüşür
Birazı haz eder keyfi yetişir
Birazının yoktur dalı budağı
Ağaları destan edem bayağı
Bazı alimlerin katıp hesaba
Söylemezsem belki yerim dayağı
Develizadeler devlet ma'lumu
Ehline ma'lumdur sözün mefhumu
Hiç çakal olur mu arslan mahdumu
Namertlerin tuttu diye tuzağı
Anadan doğunca döşek kavgasın
Beşiğe yatmadan sürer davasın
Sanma birbirinin tutmazlar yasın
Girip ma'beynine yeme şaplağı
Dede Efendi'nin oğlundan gayrı
Yok alimlerinde hazzeden hayrı
Sair alimleri olur haşarı
Yemeseler eğer beylik kaymağı
Orta mahallenin edelim sözün
Eşrafları şerden çevirmez yüzün
Vali sofrasına dikmişler gözün
Atbağıya artırmazlar ufağı
Aşağı mahleyi atma yabana
Vermez ağaları hakkı çobana
Sivilceyi kardırırlar çıbana
Uzundur onların dişi tırnağı
Güney Mahallesi çok çorap örer
Ağaları (...) in güneşe serer
Onların dostluğu harmana sürer
Dikerler kal'aya vira bayrağı
Kopçulu'nun soğuk suyu içilir
Ağaları ayrı yere seçilir
Valilere kaftan anda biçilir
Everek'tir şimdi (...) ocağı
Dört mahalle biri Cami-i Kebir
Ağaları cümle eshab-ı kibir
Şaşkın bulurlarsa ederler cebir
Hele yok onların sağı solağı
Meteris Mahlesi Kebir'den işli
Ağaları sözde sohbette dişli
Maslahattan bilir çok ağzı keşli
Tuttururlar ettikleri yasağı
Bir alimi olmuş riyadan hacı
Biri ahalinin olmuş muhtacı
Helalin tokudur haramın acı
Birinin yediği zakkum saçağı
Yeni Mahalle de savruldu yele
Onların ağası benzemez ele
Onlar da alkanı verdiler sele
Bellidir onların sağı solağı
Reaya Everek dört mahalledir
Onlar ehl-i salip ile biledir
Geçene aşk olsun bu bir çiledir
Hristos da bilmez iş bu sokağı
Uğurlu mahlesi hepsi uğursuz
Kocabaşıları bilcümle nursuz
Kimi kancıktır kimisi hırsız
Eşkiyayla onlar millet ortağı
Kilise Mahlesi fesada müştak
Kocabaşıları iblise mülhak
Ahlaksızdır hepsi cehuddan alçak
Onlardan müteber Malta kazığı
Bir mahallenin de adı Tekişe
Kocabaşıları mail (...) şe
Yatağın içunde başlar çekişe
Bastıkça (...)
Birisine derler Mahalle-i su
Kocabaşıları Gayetle bedhu
Müslüman aybını eder cist u cu
Bunların sokağı çamur batağı
Aygösteren Rumları biraz yolludur
Onlar itaatte eski çulludur
Bazıları ise allı pulludur
Kadınları işler bahçeyi bağı
Mahalle-yi evvel müslim Fenese
Keklik olup sanki girmiş pinese
Mazgaldan tüfeği atar kümese
Sırmadandır tüfeğinin kundağı
Müslüman Fenese gayet müzevvir
Ağaların koy da kalburda çevir
Onların işleri çok tevir tevir
Hep birbirlerine geçer sıcağı
Reaya Fenese çoktur sayılmaz
Kocabaşıları yüke kayılmaz
Ekserisi sarhoş gezer ayılmaz
Ellerinden düşmez şarap bardağı
Seyrani birazı yanıp tutuşur
Her biri bir dilden dinler ötüşür
Birazı haz eder keyfi yetişir
Birazının yoktur dalı budağı
Dikenli çalıda açılan güller
Âşıklara kanat gerip kol açtı
Feryada başladı şeydâ bülbüller
Gül vasfın etmekten diller dolaştı
Güllerin çeşmine şebnemler dolar
Teşne bülbülleri çeşminden sular
Bal tutan elbette parmağın yalar
Cismime hüsnünden gör ne bulaştı
Severken halimce ben de bir yârı
Taşa çalıp kırdı kâse-yi ârı
Canıma cefadan gayrı yok kârı
Sevdası başıma uydu ulaştı
Ey Seyranî çürük eyle sağların
Yok içinde yaran çözüp bağların
Yaratılmış alçak yüce dağların
Hep üstünden kervan geçti yol açtı
Âşıklara kanat gerip kol açtı
Feryada başladı şeydâ bülbüller
Gül vasfın etmekten diller dolaştı
Güllerin çeşmine şebnemler dolar
Teşne bülbülleri çeşminden sular
Bal tutan elbette parmağın yalar
Cismime hüsnünden gör ne bulaştı
Severken halimce ben de bir yârı
Taşa çalıp kırdı kâse-yi ârı
Canıma cefadan gayrı yok kârı
Sevdası başıma uydu ulaştı
Ey Seyranî çürük eyle sağların
Yok içinde yaran çözüp bağların
Yaratılmış alçak yüce dağların
Hep üstünden kervan geçti yol açtı
Dilberin kalmamış aklı serinde
Gördüm olmuş gezer divane bir gün
Neylesin ki şita gezer serinde
Dedim uslanırsın divane bir gün
Aldanmam cihana bay ü gedalar
Ecel bir elektir bay ü gedalar
Cem olmuş huzura bay ü gedalar
Varmış Şah katına divane bir gün
Dilberin yanına gidersin dedim
Yüzünde nikabın gidersin dedim
Gelir ecel bir gün gidersin dedim
Muzur-u mahşere divane bir gün
Dedim bir kişiye sen ne yüzersin
Dedi biz kaçız ki sen kaç yüzersin
Ey Seyrani aşk bahrinde yüzersin
Aklın gider olun divane bir gün
Gördüm olmuş gezer divane bir gün
Neylesin ki şita gezer serinde
Dedim uslanırsın divane bir gün
Aldanmam cihana bay ü gedalar
Ecel bir elektir bay ü gedalar
Cem olmuş huzura bay ü gedalar
Varmış Şah katına divane bir gün
Dilberin yanına gidersin dedim
Yüzünde nikabın gidersin dedim
Gelir ecel bir gün gidersin dedim
Muzur-u mahşere divane bir gün
Dedim bir kişiye sen ne yüzersin
Dedi biz kaçız ki sen kaç yüzersin
Ey Seyrani aşk bahrinde yüzersin
Aklın gider olun divane bir gün
Dini bütün Müslümanın gözleri
Merhamet bahrine dalmada olur
Ârif söylemeden duyar sözleri
Kıssadan hisseyi almada olur
Bulunca ârifi can kurban verem
Ayağı altına yüzlerim sürem
Eyi gün dostuna eylesem kerem
Bir gözü kusura kalmada olur
Ârif kalkan edip sabr ü hilmini
Onunla def'eder zâlim zulmünü
Anlayan avcı avın ilmini
Kuşunu dumana salmada olur
Tabiplerin ilmin ehl-i dert okur
Derd-i Seyranî'ye derman mert okur
Ham sofular tesbih çeker vird okur
Gözü hayvan yemin çalmada olur
Merhamet bahrine dalmada olur
Ârif söylemeden duyar sözleri
Kıssadan hisseyi almada olur
Bulunca ârifi can kurban verem
Ayağı altına yüzlerim sürem
Eyi gün dostuna eylesem kerem
Bir gözü kusura kalmada olur
Ârif kalkan edip sabr ü hilmini
Onunla def'eder zâlim zulmünü
Anlayan avcı avın ilmini
Kuşunu dumana salmada olur
Tabiplerin ilmin ehl-i dert okur
Derd-i Seyranî'ye derman mert okur
Ham sofular tesbih çeker vird okur
Gözü hayvan yemin çalmada olur
Dinim din-i İslam temiz imanım
İkrarı dilimde sözümde buldum
Allah bir Resul hak yoktur gümanım
İmanın nurunu özümde buldum
Rabbim mamur eyle gönlüm harabın
Akıbet bulacak tenim türabın
Ezelden içmiştim aşkın şarabın
Sanma kim çubuklu üzümde buldum
Gönlümü bir yârdan ayıramadım
Hakkın fermanını buyuramadım
Sağır kulak imiş duyuramadım
İnişim yokuşum düzümde buldum
Rabbim bu Seyranî yoldan azmasın
İblis düşürmeye kuyu kazmasın
Kiramen kâtibin yazsın yazmasın
Ben yüzüm karasın yüzümde buldum
İkrarı dilimde sözümde buldum
Allah bir Resul hak yoktur gümanım
İmanın nurunu özümde buldum
Rabbim mamur eyle gönlüm harabın
Akıbet bulacak tenim türabın
Ezelden içmiştim aşkın şarabın
Sanma kim çubuklu üzümde buldum
Gönlümü bir yârdan ayıramadım
Hakkın fermanını buyuramadım
Sağır kulak imiş duyuramadım
İnişim yokuşum düzümde buldum
Rabbim bu Seyranî yoldan azmasın
İblis düşürmeye kuyu kazmasın
Kiramen kâtibin yazsın yazmasın
Ben yüzüm karasın yüzümde buldum
Doldu cismim nemden
Nuş eder semden
Ah bedir doğmadan
Olmadım halas
Değilim havas
Havas sözlü kemden
Mihnet ve elemden
Nas dilinde zemden
Usanıp rakkas
Olup bir hasas
Hasas züğürdedir
Halka haber ver
Miftaha muti pir
Aklın başa der
Sen murada er
Ben aduye esir oldum et kısas
Okurum ihlas
İhlastır ezberim
Belalı serim
Nesimi veş derim
Yüzüp dare as
İster saman bas
Bas rah-ı hayra pay
Yoksul olur çok bay
Kuru kalır çok çay
Vay elinden vay
Seyrani bir kaç ay
Birkaç sene say
Adüvvün ölür hay hay
Sakın tutma yas
Nuş eder semden
Ah bedir doğmadan
Olmadım halas
Değilim havas
Havas sözlü kemden
Mihnet ve elemden
Nas dilinde zemden
Usanıp rakkas
Olup bir hasas
Hasas züğürdedir
Halka haber ver
Miftaha muti pir
Aklın başa der
Sen murada er
Ben aduye esir oldum et kısas
Okurum ihlas
İhlastır ezberim
Belalı serim
Nesimi veş derim
Yüzüp dare as
İster saman bas
Bas rah-ı hayra pay
Yoksul olur çok bay
Kuru kalır çok çay
Vay elinden vay
Seyrani bir kaç ay
Birkaç sene say
Adüvvün ölür hay hay
Sakın tutma yas
Dost kapısı kilididir doğruluk
Dosta inayeti elden bırakma
Doğru olmayanın sonu uğruluk
Olur feraseti elden bırakma
Top kurarlar kaledeki bedene
Atarlar gülleyi gelip gidene
Kamil isen sana kemlik edene
Eyle mürüvveti elden bırakma
Mısır'da Firavun yapıp mezarlık
Bekler iken neye vardı pazarlık
Tanrılık davasın ettirdi varlık
Aza kanaati elden bırakma
El küpüne el turşusu kurucu
Var Seyrani olma aslın sorucu
Sen ol şer düşleri hayra yorucu
Hakk'a ibadeti elden bırakma
Dosta inayeti elden bırakma
Doğru olmayanın sonu uğruluk
Olur feraseti elden bırakma
Top kurarlar kaledeki bedene
Atarlar gülleyi gelip gidene
Kamil isen sana kemlik edene
Eyle mürüvveti elden bırakma
Mısır'da Firavun yapıp mezarlık
Bekler iken neye vardı pazarlık
Tanrılık davasın ettirdi varlık
Aza kanaati elden bırakma
El küpüne el turşusu kurucu
Var Seyrani olma aslın sorucu
Sen ol şer düşleri hayra yorucu
Hakk'a ibadeti elden bırakma
Dost kapısı ister isen doğruluk
Dosta inayeti elden bırakma
Doğru olmayanın sonu uğruluk
Olur feraseti elden bırakma
Kal'ada kurarlar toplar bedene
Atarlar kemliğe gelip gidene
Kamil insan sana kemlik edene
Eyle riayeti elden bırakma
Firavun beklerken bab-ı mezarlık
Sonunda gör neye vardı pazarlık
Tanrılık davasın ettirdi varlık
Aza kanaatı elden bırakma
El küpüne elde turşu kurucu
Var Seyrani olma aslın sorucu
Sen ol şer düşleri hayra yorucu
Hakka ibadeti elden bırakma
Dosta inayeti elden bırakma
Doğru olmayanın sonu uğruluk
Olur feraseti elden bırakma
Kal'ada kurarlar toplar bedene
Atarlar kemliğe gelip gidene
Kamil insan sana kemlik edene
Eyle riayeti elden bırakma
Firavun beklerken bab-ı mezarlık
Sonunda gör neye vardı pazarlık
Tanrılık davasın ettirdi varlık
Aza kanaatı elden bırakma
El küpüne elde turşu kurucu
Var Seyrani olma aslın sorucu
Sen ol şer düşleri hayra yorucu
Hakka ibadeti elden bırakma
Dostun sitem sözü tene dokunmaz
İşler içeriye zehr-i mar gibi
Defterde her dostun ismi okunmaz
Gökten yağar yere erir kar gibi
Kim gözü gözüne kaşı kaşına
Benzemezse tuzun katma aşına
Bir gün şu cihanı eder başına
Esir zindanından daha dar gibi
Arifler Seyranî ay gibi ayan
Ariften sayılır arife uyan
Cahil sohbetinin encamı ziyan
Ariflerin ziyan sözü kâr gibi
İşler içeriye zehr-i mar gibi
Defterde her dostun ismi okunmaz
Gökten yağar yere erir kar gibi
Kim gözü gözüne kaşı kaşına
Benzemezse tuzun katma aşına
Bir gün şu cihanı eder başına
Esir zindanından daha dar gibi
Arifler Seyranî ay gibi ayan
Ariften sayılır arife uyan
Cahil sohbetinin encamı ziyan
Ariflerin ziyan sözü kâr gibi
Du cihan serveri Fahr-i Kainat
Takdir-i Cebbar'ın uğruna gitti
Haydar-ı Kerrar-ı Şah-ı mümkinat
Zalim hükümdarın uğruna gitti
Zuhur-ı Ademle rical-i nisa
Aleme yar olmuş subh ile mesa
Terk-i zemin edip semaya İsa
Ahmed-i Muhtar'ın uğruna gitti
Kandil-i aşk arş u kürse takıldı
Zincir kubbelere muhkem çakıldı
Pervaneler mecaz nare yakıldı
Hakikat envarın uğruna gitti
Seçemez lafzının manasın ağyar
Altında gömülmüş hikmet-i esrar
Derlerse desinler efendim ne var
Seyrani bir yarin uğruna gitti
Takdir-i Cebbar'ın uğruna gitti
Haydar-ı Kerrar-ı Şah-ı mümkinat
Zalim hükümdarın uğruna gitti
Zuhur-ı Ademle rical-i nisa
Aleme yar olmuş subh ile mesa
Terk-i zemin edip semaya İsa
Ahmed-i Muhtar'ın uğruna gitti
Kandil-i aşk arş u kürse takıldı
Zincir kubbelere muhkem çakıldı
Pervaneler mecaz nare yakıldı
Hakikat envarın uğruna gitti
Seçemez lafzının manasın ağyar
Altında gömülmüş hikmet-i esrar
Derlerse desinler efendim ne var
Seyrani bir yarin uğruna gitti
Dünya olur bir gün harab
Ne bülbül kalır ne gurab
Rızka sebep olan türab
Gözlerine dolar bir gün
Kudret koçunu koyuna
Katmış seyreder oyuna
Ecel kolların boynuna
Habersizce dolar bir gün
Acı tatlı yenmez olur
Yalan gerçek denmez olur
Taş çarhıla dönmez olur
Hep kesilir sular bir gün
Çal Seyranî durma sazın
Hakka eyle sen niyazın
Sana secdesiz namazın
Kısmet olan kılar bir gün
Ne bülbül kalır ne gurab
Rızka sebep olan türab
Gözlerine dolar bir gün
Kudret koçunu koyuna
Katmış seyreder oyuna
Ecel kolların boynuna
Habersizce dolar bir gün
Acı tatlı yenmez olur
Yalan gerçek denmez olur
Taş çarhıla dönmez olur
Hep kesilir sular bir gün
Çal Seyranî durma sazın
Hakka eyle sen niyazın
Sana secdesiz namazın
Kısmet olan kılar bir gün
Dünyanın malından sorar bazısı
Bizde sim yerine emraz bulunur
Böyle imiş alnımızın yazısı
Aşığın elinde bir saz bulunur
Aşıklar beyhude gurbeti gezer
Eller arif olur neylersen sezer
Güzellerde vefa bizde sim ü zer
Ne bahar bulunur na yaz bulunur
Seyrani kıssadan bu hisse pendin
Bu aşkın narına yandıkça yandın
Sakın bir kimseye inanma kendin
Doğrusun ararsan pek az bulunur
Bizde sim yerine emraz bulunur
Böyle imiş alnımızın yazısı
Aşığın elinde bir saz bulunur
Aşıklar beyhude gurbeti gezer
Eller arif olur neylersen sezer
Güzellerde vefa bizde sim ü zer
Ne bahar bulunur na yaz bulunur
Seyrani kıssadan bu hisse pendin
Bu aşkın narına yandıkça yandın
Sakın bir kimseye inanma kendin
Doğrusun ararsan pek az bulunur
E
Ecele faide vermez güzellik
Cism-i ruh kebabın şişlemesi var
Tımarhane olmaz olmasa dellik
Satranç oyununun kişlemesi var
Hak güzel zülfünü yaratmasının
Hikmeti var yuyup taratmasının
Tavlada aşık da zar atmasının
Yek dü se'yle çar şeş beşlemesi var
Yar zülfün tarayıp örmeden meram
Ayna da cemalin görmeden meram
Hüsnüne çift koşup sürmeden meram
Dane saçıp orak içlemesi var
Seyrani Azrail gelse kovulmaz
Vermeyince canı baştan savulmaz
Hüsni Yusuf olsa ecel sevilmez
Öperken ısırıp dişlemesi var
Cism-i ruh kebabın şişlemesi var
Tımarhane olmaz olmasa dellik
Satranç oyununun kişlemesi var
Hak güzel zülfünü yaratmasının
Hikmeti var yuyup taratmasının
Tavlada aşık da zar atmasının
Yek dü se'yle çar şeş beşlemesi var
Yar zülfün tarayıp örmeden meram
Ayna da cemalin görmeden meram
Hüsnüne çift koşup sürmeden meram
Dane saçıp orak içlemesi var
Seyrani Azrail gelse kovulmaz
Vermeyince canı baştan savulmaz
Hüsni Yusuf olsa ecel sevilmez
Öperken ısırıp dişlemesi var
Edelim nazmile hoş bir nasihat
Dinlesin talib-i destan olanlar
Şayet verdi nutkum cahile sıklet
Kadrim bilir ehl-i irfan olanlar
Meylini vermişsin kesb ile kare
Zikirden fikirden olup avare
Bulursun ey miskin ölüme çare
Bulmadı âlemde Lokman olanlar
Kimsenin kimseye yoktur sayesi
Sütlere karıştı cehlin mayesi
Tilkiye verildi aslan payesi
Tilki payesinde aslan olanlar
Bütün cihan tuttu şimdi efkâre
Küçükten büyüğe yoktur mudare
Hizmet gördürürler pir ihtiyare
Üç beş yaşındaki sübyan olanlar
Niçin garip oldu hükm-i şeriat
Kadının müftünün yediği rüşvet
İçkide zinada cahile nevbet
Vermiyor hafız-ı Kuran olanlar
Mağrip dediğimiz şark olur bir gün
Mümin münafık fark olur bir gün
Cennet libasına gark olur bir gün
Hak için sinesi üryan olanlar
Kim ne işler ise kendisi biler
Her âdem bir türlü sevdaya yiler
Dünyada ağlayan ahrette güler
Ruz ü şeb Hak için giryan olanlar
Fark etmez dediğin asla din iman
Anınçün bilemez yahşiyle yaman
Haraç korkusundan olmuş Müslüman
Bir alay nimet-i küfran olanlar
Cellad-ı ecelden yemişler satır
Kimi tellak imiş kimisi natır
Kara toprak içre gark olmuş yatır
Kimi veli kimi sultan olanlar
Hiç kimse kimsenin gayretin gütmez
Anınçün Hak sözün tutup işitmez
Meyhaneye gider camiye gitmez
Kadısı müftüsü şeytan olanlar
Dinleyene sivrisinek saz olur
Anlamaza davul zurna az olur
Sureta insanlar hilebaz olur
Böyledir manası hayvan olanlar
Görmüş yok cihanda cahilden vefa
Vefa umup etme kendine cefa
Olur mu insana zehirden şifa
Fikretsin gönülden ihvan olanlar
Sultan isen koyma boynunda vebal
Her işin sonunda var elbet zeval
Bir mezaristana git eyle sual
Kimdir o hâk ile yeksan olanlar
Küçük lokma ile dolmaz avurdu
Ne yaman insanı kastı kavurdu
Cihanın külünü göğe savurdu
Geçti sadarete hayvan olanlar
Bizleri bu ateş haşredek yakar
Sanma şimdi sular engine akar
Borcunu zannetme gırtlağa çıkar
Ecelden kalbine ferman olanlar
Alırsın rengini yeşilli morlu
İlletin yok iken olursun çorlu
Kılıç vuran düşman olursa zorlu
Kurtulmaz sahib-i kalkan olanlar
Herkes belasını azdı da buldu
İnsanda evvelki sadakat n'oldu
Eski sarayları beğenmez oldu
Yere sığmaz oldu sultan olanlar
Çarh-ı felek daim dönüp övünmez
Dönerse de dahi eyliğe dönmez
Yedi derya suyu dökülse sönmez
Bu zulmün nârından suzan olanlar
Seyranî kâmiller ta'nın eylesin
Cahiller nutkun zemmin söylesin
Bundan âlâ destan yapıp neylesin
Şairlikte merd-i meydan olanlar
Dinlesin talib-i destan olanlar
Şayet verdi nutkum cahile sıklet
Kadrim bilir ehl-i irfan olanlar
Meylini vermişsin kesb ile kare
Zikirden fikirden olup avare
Bulursun ey miskin ölüme çare
Bulmadı âlemde Lokman olanlar
Kimsenin kimseye yoktur sayesi
Sütlere karıştı cehlin mayesi
Tilkiye verildi aslan payesi
Tilki payesinde aslan olanlar
Bütün cihan tuttu şimdi efkâre
Küçükten büyüğe yoktur mudare
Hizmet gördürürler pir ihtiyare
Üç beş yaşındaki sübyan olanlar
Niçin garip oldu hükm-i şeriat
Kadının müftünün yediği rüşvet
İçkide zinada cahile nevbet
Vermiyor hafız-ı Kuran olanlar
Mağrip dediğimiz şark olur bir gün
Mümin münafık fark olur bir gün
Cennet libasına gark olur bir gün
Hak için sinesi üryan olanlar
Kim ne işler ise kendisi biler
Her âdem bir türlü sevdaya yiler
Dünyada ağlayan ahrette güler
Ruz ü şeb Hak için giryan olanlar
Fark etmez dediğin asla din iman
Anınçün bilemez yahşiyle yaman
Haraç korkusundan olmuş Müslüman
Bir alay nimet-i küfran olanlar
Cellad-ı ecelden yemişler satır
Kimi tellak imiş kimisi natır
Kara toprak içre gark olmuş yatır
Kimi veli kimi sultan olanlar
Hiç kimse kimsenin gayretin gütmez
Anınçün Hak sözün tutup işitmez
Meyhaneye gider camiye gitmez
Kadısı müftüsü şeytan olanlar
Dinleyene sivrisinek saz olur
Anlamaza davul zurna az olur
Sureta insanlar hilebaz olur
Böyledir manası hayvan olanlar
Görmüş yok cihanda cahilden vefa
Vefa umup etme kendine cefa
Olur mu insana zehirden şifa
Fikretsin gönülden ihvan olanlar
Sultan isen koyma boynunda vebal
Her işin sonunda var elbet zeval
Bir mezaristana git eyle sual
Kimdir o hâk ile yeksan olanlar
Küçük lokma ile dolmaz avurdu
Ne yaman insanı kastı kavurdu
Cihanın külünü göğe savurdu
Geçti sadarete hayvan olanlar
Bizleri bu ateş haşredek yakar
Sanma şimdi sular engine akar
Borcunu zannetme gırtlağa çıkar
Ecelden kalbine ferman olanlar
Alırsın rengini yeşilli morlu
İlletin yok iken olursun çorlu
Kılıç vuran düşman olursa zorlu
Kurtulmaz sahib-i kalkan olanlar
Herkes belasını azdı da buldu
İnsanda evvelki sadakat n'oldu
Eski sarayları beğenmez oldu
Yere sığmaz oldu sultan olanlar
Çarh-ı felek daim dönüp övünmez
Dönerse de dahi eyliğe dönmez
Yedi derya suyu dökülse sönmez
Bu zulmün nârından suzan olanlar
Seyranî kâmiller ta'nın eylesin
Cahiller nutkun zemmin söylesin
Bundan âlâ destan yapıp neylesin
Şairlikte merd-i meydan olanlar
Efendim almış züğürtlük
Kaşa beni göze beni
Sürükler yıl cepte dörtlük
Yaz bahar kış güze beni
Kaşa beni göze beni
Sürükler yıl cepte dörtlük
Yaz bahar kış güze beni
Eğlen hocam eğlen bir sualim var
İz'an nedir erkan nedir yol nedir
Seni bana gayet fazıl dediler
İçerimde bir yaram var bil nedir
Cennetin kapısın Sallallah açar
Şeriat işini Muhammed seçer
Seksen bin evliya yurdundan göçer
Onları bekleten mutlu kul nedir
Muhammed dinidir yaptığım tapı
Bozulmaz Mevla'nın yaptığı yapı
On iki bahçede kırk sekiz kapı
Eşiği bekleyen iki kul nedir
Kıldan ince derler Sırat'ın yolu
Önünde Devletlu ardında Ali
Üçyüz altmış birdir selvinin dalı
Dalında açılan iki gül nedir
Başına bağlamış al yeşil çember
Kokuyor ağzında misk ile amber
Seksen bin evliya yüzbin peygamber
Önünde gidiyor iki kul nedir
Seyrani der diyar diyar gezmedim
Kalem alıp kaşın gözün yazmadım
Elim ile bir gemicik düzmedim
Gemi nedir derya nedir yol nedir
İz'an nedir erkan nedir yol nedir
Seni bana gayet fazıl dediler
İçerimde bir yaram var bil nedir
Cennetin kapısın Sallallah açar
Şeriat işini Muhammed seçer
Seksen bin evliya yurdundan göçer
Onları bekleten mutlu kul nedir
Muhammed dinidir yaptığım tapı
Bozulmaz Mevla'nın yaptığı yapı
On iki bahçede kırk sekiz kapı
Eşiği bekleyen iki kul nedir
Kıldan ince derler Sırat'ın yolu
Önünde Devletlu ardında Ali
Üçyüz altmış birdir selvinin dalı
Dalında açılan iki gül nedir
Başına bağlamış al yeşil çember
Kokuyor ağzında misk ile amber
Seksen bin evliya yüzbin peygamber
Önünde gidiyor iki kul nedir
Seyrani der diyar diyar gezmedim
Kalem alıp kaşın gözün yazmadım
Elim ile bir gemicik düzmedim
Gemi nedir derya nedir yol nedir
Elbette bu çarhı bir döndüren var
Tehi döner çarh-ı felek değildir
Gelmiş olanları bir gönderen var
Gidip de gelmemek dilek değildir
Şem'-i vuslatına seza sönmemek
Ne mümkün mahluka fani dememek
Bu çarhın elinde değil dönmemek
Galiba binası dölek değildir
Bu dünyaya gelen yine göçmekte
Emeğine uygun mahsul biçmekte
Herkes kendi rızkın yiyip içmekte
Kul kula sebeptir şelek değildir
Kuran kurmuş böyle yolu erkânı
İzan erkân piri Tanrı arslanı
Ehlinin malumu Âşık Seyranî
Çiğ süt emmemiştir kelek değildir
Tehi döner çarh-ı felek değildir
Gelmiş olanları bir gönderen var
Gidip de gelmemek dilek değildir
Şem'-i vuslatına seza sönmemek
Ne mümkün mahluka fani dememek
Bu çarhın elinde değil dönmemek
Galiba binası dölek değildir
Bu dünyaya gelen yine göçmekte
Emeğine uygun mahsul biçmekte
Herkes kendi rızkın yiyip içmekte
Kul kula sebeptir şelek değildir
Kuran kurmuş böyle yolu erkânı
İzan erkân piri Tanrı arslanı
Ehlinin malumu Âşık Seyranî
Çiğ süt emmemiştir kelek değildir
Elestü bezminde cem oldu ruhlar
İlla diyen inzivaya çekildi
Ayırt oldu münafıklar ol günde
Çün la diyen yanlış yola çekildi
Yarın kıyamette bell'olur hile
Her ne diler isen Mevla'dan dile
Nerde kaldı kavim kardeş kabile
Birer birer musallaya çekildi
Seyrani sabırla buldular babı
Derunumda yanar aşk mahitabı
Alim tefsir etti yüz dört kitabı
Sor manasın Fatiha'ya çekildi
İlla diyen inzivaya çekildi
Ayırt oldu münafıklar ol günde
Çün la diyen yanlış yola çekildi
Yarın kıyamette bell'olur hile
Her ne diler isen Mevla'dan dile
Nerde kaldı kavim kardeş kabile
Birer birer musallaya çekildi
Seyrani sabırla buldular babı
Derunumda yanar aşk mahitabı
Alim tefsir etti yüz dört kitabı
Sor manasın Fatiha'ya çekildi
Elestü bezminde saki-i kudret
Kandırdı dem bedem peymanesinden
Kılmak murad etti vahdette kesret
O zaman çıkardı meyhanesinden
Sefine-i aşka dad olmayınca
Badüban neylesin bad olmayınca
Pervane şem'inden yad olmayınca
Şem'a vaz geçer mi pervanesinden
Evvelin düşünme ahirin düşün
Gelmişlere nisbet gelecek üstün
Bu çarh-ı devrandan Seyrani bir gün
Lane kuştan geçer kuş lanesinden
Kandırdı dem bedem peymanesinden
Kılmak murad etti vahdette kesret
O zaman çıkardı meyhanesinden
Sefine-i aşka dad olmayınca
Badüban neylesin bad olmayınca
Pervane şem'inden yad olmayınca
Şem'a vaz geçer mi pervanesinden
Evvelin düşünme ahirin düşün
Gelmişlere nisbet gelecek üstün
Bu çarh-ı devrandan Seyrani bir gün
Lane kuştan geçer kuş lanesinden
Emr-i Hak bizi deli dolandırır
Feleğin işine hile olur mu
İnsanı gafletten aşk uyandırır
Bize bundan özge çile olur mu
Okuyup hıfzettik biz yârın adın
Sundu ağzımıza lezzetli tadın
Biz şahlar şahının yedik tokadın
Bize bundan özge çile olur mu
Seyranî, seyrettim bir pîran demi
Ne devlet ki bulur ekser âdemi
Kabtan kaba koyar takdir âdemi
Öyle olmayınca böyle olur mu
Feleğin işine hile olur mu
İnsanı gafletten aşk uyandırır
Bize bundan özge çile olur mu
Okuyup hıfzettik biz yârın adın
Sundu ağzımıza lezzetli tadın
Biz şahlar şahının yedik tokadın
Bize bundan özge çile olur mu
Seyranî, seyrettim bir pîran demi
Ne devlet ki bulur ekser âdemi
Kabtan kaba koyar takdir âdemi
Öyle olmayınca böyle olur mu
Emr-i Hakla gelmeseydin cihana
Uğramazdın böyle seyrana yahü
Rabbini bilmezdin nefsin bilmesen
Aşk olsun böyle bir irfana yahü
Saz-ı irfanını düzüp çal heman
Bahr-i aşkın deryasına dal heman
Gözlerin var ise ibret al heman
Bak kalb-i ayna-yı devrana yahü
Okuyup Seyrani elifle Yasin
Ba ve sa'nın ta'ye ettik kıyasın
Okuyup da bildik sure'i Yasin
Amentü billah'ı Kur'an'a yahü
Uğramazdın böyle seyrana yahü
Rabbini bilmezdin nefsin bilmesen
Aşk olsun böyle bir irfana yahü
Saz-ı irfanını düzüp çal heman
Bahr-i aşkın deryasına dal heman
Gözlerin var ise ibret al heman
Bak kalb-i ayna-yı devrana yahü
Okuyup Seyrani elifle Yasin
Ba ve sa'nın ta'ye ettik kıyasın
Okuyup da bildik sure'i Yasin
Amentü billah'ı Kur'an'a yahü
Erenler üstadlar ettiler himmet
Bize Yaradan'ın kuludur diye
Anınçün onlara eyleriz minnet
Bu yolda bizlerden uludur diye
Ferhad gibi dağ bağrını delmedim
Mecnun gibi Leylâ deyip yelmedim
Ben destime su doldurup gelmedim
Erenler çeşmesi suludur diye
Seyranî seyrimden geri durmadım
İnişe yokuşa atım yormadım
Güzelin çirkinin telin kırmadım
İsm-i Hak dilinde doludur diye
Bize Yaradan'ın kuludur diye
Anınçün onlara eyleriz minnet
Bu yolda bizlerden uludur diye
Ferhad gibi dağ bağrını delmedim
Mecnun gibi Leylâ deyip yelmedim
Ben destime su doldurup gelmedim
Erenler çeşmesi suludur diye
Seyranî seyrimden geri durmadım
İnişe yokuşa atım yormadım
Güzelin çirkinin telin kırmadım
İsm-i Hak dilinde doludur diye
Eski libas gibi aşıkın gönlü
Söküldükten sonra dikilmez imiş
Güzel sever isen gerdanı benli
Her güzelin kahrı çekilmez imiş
Bülbül daldan dala yapıyor sekiş
O sebepten gülle ediyor çekiş
Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş
Kıyamete kadar sökülmez imiş
Sevdiğim değildin böylece ezel
Aşkının bağına düşürdün gazel
İbrişimden nazik saydığım güzel
Meğer pulat gibi bükülmez imiş
Seyrani'nin gözü gamla yaş imiş
Benim derdim her dertlere baş imiş
Ben bağrımı toprak sandım taş imiş
Meğer taşa tohum ekilmez imiş
Söküldükten sonra dikilmez imiş
Güzel sever isen gerdanı benli
Her güzelin kahrı çekilmez imiş
Bülbül daldan dala yapıyor sekiş
O sebepten gülle ediyor çekiş
Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş
Kıyamete kadar sökülmez imiş
Sevdiğim değildin böylece ezel
Aşkının bağına düşürdün gazel
İbrişimden nazik saydığım güzel
Meğer pulat gibi bükülmez imiş
Seyrani'nin gözü gamla yaş imiş
Benim derdim her dertlere baş imiş
Ben bağrımı toprak sandım taş imiş
Meğer taşa tohum ekilmez imiş
Eski libas gibi aşıkın gönlü
Söküldükten sonra dikilmez imiş
Güzel sever isen gerdanı benli
Her güzelin kahrı çekilmez imiş
Sevdiğim değildin böylece ezel
Aşkımın bağına düşürdün gazel
İbrişimden nazik sandığım güzel
Meğer pulat gibi bükülmez imiş
Bülbül daldan dala yapıyor sekiş
O sebepten gülle ediyor çekiş
Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş
Kıyamete kadar sökülmez imiş
Seyrani'nin gözü gamla yaş imiş
Aşkı sevda cümle derde baş imiş
Ben bağrımı toprak sandım taş imiş
Meğer taşa tohum ekilmez imiş
Söküldükten sonra dikilmez imiş
Güzel sever isen gerdanı benli
Her güzelin kahrı çekilmez imiş
Sevdiğim değildin böylece ezel
Aşkımın bağına düşürdün gazel
İbrişimden nazik sandığım güzel
Meğer pulat gibi bükülmez imiş
Bülbül daldan dala yapıyor sekiş
O sebepten gülle ediyor çekiş
Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş
Kıyamete kadar sökülmez imiş
Seyrani'nin gözü gamla yaş imiş
Aşkı sevda cümle derde baş imiş
Ben bağrımı toprak sandım taş imiş
Meğer taşa tohum ekilmez imiş
Eski libas gibi aşığın gönlü
Söküldükten geri dikilmez imiş
Ne kadar olsa da gerdanı benli
Her güzelin kahrı çekilmez imiş
Bülbül eder daldan bir dala sekiş
Anın için eyler gül ile çekiş
Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş
Kıyamete değin sökülmez imiş
Dilber böyle değil idin sen ezel
Aşkımın bağına düşürdün gazel
İbrişimden nazik sandığım güzel
Meğer pulat gibi bükülmez imiş
Seyrani'nin gözü kanlı yaş imiş
Aşk u sevda cümle derde baş imiş
Toprak sandım benim bağrım taş imiş
Meğer taşa tohum ekilmez imiş
Söküldükten geri dikilmez imiş
Ne kadar olsa da gerdanı benli
Her güzelin kahrı çekilmez imiş
Bülbül eder daldan bir dala sekiş
Anın için eyler gül ile çekiş
Aşkın iğnesiyle dikilen dikiş
Kıyamete değin sökülmez imiş
Dilber böyle değil idin sen ezel
Aşkımın bağına düşürdün gazel
İbrişimden nazik sandığım güzel
Meğer pulat gibi bükülmez imiş
Seyrani'nin gözü kanlı yaş imiş
Aşk u sevda cümle derde baş imiş
Toprak sandım benim bağrım taş imiş
Meğer taşa tohum ekilmez imiş
Benim gönlüm güzel sevmekten asla içtinab etmez
Bu babı terk edip bir gayrı baba intisab etmez
Ümid-i vasl-ı dildar ile yeğdir habe varmaklık
Hayal-i yar ile bidar olan göz meyl-i hab etmez
Teninde saçlarının sayısınca aşığı vardır
Beni kendine layık bir aşıktan hesab etmez
Şarab-ı zulm-i zalim mucib-i viran-ı alemdir
Adalet badesi mamur edip mest ü harab etmez
Seni mazlumun ahı na-bedid eyler be hey zalim
Felek kanununun mızrabı gamsız ıstırab etmez
Cihanın cife esmiş dinleyip iman eden mü'min
Cihanda iltifat-ı semt-i sevda-yı azab etmez
Süzüp peymane-i meyhane-yi kalb-i meşayıhtan
Cihanda var mı bir derviş acep nuş-ı şarab etmez
Bu nar-ı muzmer-i mafizzamirin bir zaman sönmez
Bu Seyrani denizden katre istimdad-ı ab etmez
Bu babı terk edip bir gayrı baba intisab etmez
Ümid-i vasl-ı dildar ile yeğdir habe varmaklık
Hayal-i yar ile bidar olan göz meyl-i hab etmez
Teninde saçlarının sayısınca aşığı vardır
Beni kendine layık bir aşıktan hesab etmez
Şarab-ı zulm-i zalim mucib-i viran-ı alemdir
Adalet badesi mamur edip mest ü harab etmez
Seni mazlumun ahı na-bedid eyler be hey zalim
Felek kanununun mızrabı gamsız ıstırab etmez
Cihanın cife esmiş dinleyip iman eden mü'min
Cihanda iltifat-ı semt-i sevda-yı azab etmez
Süzüp peymane-i meyhane-yi kalb-i meşayıhtan
Cihanda var mı bir derviş acep nuş-ı şarab etmez
Bu nar-ı muzmer-i mafizzamirin bir zaman sönmez
Bu Seyrani denizden katre istimdad-ı ab etmez
Everek şehrinde bir güzel gördüm
O da düşmüş bir kötününün eline
Ol hâk-i payine yüzümü sürdüm
Salınıp giderken kendi iline
Yüz yüze geldim günlerden bir gün
Cennetten etmişler dünyaya sürgün
Kötüye düşmüş de gönülü kırgın
Hayran oldum tatlı güzel diline
Selâmı verince eğlendi biraz
Atardı ağzına uğrunca çerez
Dudağının rengi sultanî kiraz
Hiç bir gül benzemez kendi gülüne
Karşıma geçmiş de gözünü süzer
Sanki Seyranî'nin bağrını ezer
Saçının bir teli bir cana değer
Bin kız kurban olsun böyle geline
O da düşmüş bir kötününün eline
Ol hâk-i payine yüzümü sürdüm
Salınıp giderken kendi iline
Yüz yüze geldim günlerden bir gün
Cennetten etmişler dünyaya sürgün
Kötüye düşmüş de gönülü kırgın
Hayran oldum tatlı güzel diline
Selâmı verince eğlendi biraz
Atardı ağzına uğrunca çerez
Dudağının rengi sultanî kiraz
Hiç bir gül benzemez kendi gülüne
Karşıma geçmiş de gözünü süzer
Sanki Seyranî'nin bağrını ezer
Saçının bir teli bir cana değer
Bin kız kurban olsun böyle geline
Evvel giymez iken ipek mintanı
Geyersin eğnine çul yavaş yavaş
Feragat kıl bırak aşk ü sevdayı
Olma bir dilbere kul yavaş yavaş
Heder olsa bir pul için her demin
Muhannet babına basma kademin
Emsaliyle konuşmayan ademin
Altun ismi olur pul yavaş yavaş
Soyundum libasım oldum uryanı
Seyrettim köşeyi çarhı devranı
Bu dünyanın işi bitti Seyrani
Başına bir çare bul yavaş yavaş
Geyersin eğnine çul yavaş yavaş
Feragat kıl bırak aşk ü sevdayı
Olma bir dilbere kul yavaş yavaş
Heder olsa bir pul için her demin
Muhannet babına basma kademin
Emsaliyle konuşmayan ademin
Altun ismi olur pul yavaş yavaş
Soyundum libasım oldum uryanı
Seyrettim köşeyi çarhı devranı
Bu dünyanın işi bitti Seyrani
Başına bir çare bul yavaş yavaş
Evvel nur-u kudret kandilde iken
Şefaat-i Mustafa'ya verdiler
Ervahlar karınca şeklinde iken
Şeriatı ulemaya verdiler
Hissedar ol bu hikmet-i Çalab'tan
Alimler tefsiri buldu Kitap'tan
Yüz yirmi dört bin enbiya türaptan
Semavatı Mesihaya verdiler
Şefaat-i Mustafa'ya verdiler
Ervahlar karınca şeklinde iken
Şeriatı ulemaya verdiler
Hissedar ol bu hikmet-i Çalab'tan
Alimler tefsiri buldu Kitap'tan
Yüz yirmi dört bin enbiya türaptan
Semavatı Mesihaya verdiler
Evvela dilber olana
Hüsn-i Yusuf cemal ister
Bakan gözler hep bulana
Boyu serviden dal ister
Beli ince beyaz teni
Olmalı kafur madeni
Tut kulağın dinle beni
Dudak kirazdan al ister
Ak gerdanda üç çift bir tek
Olmalı benleri seyrek
Aşkın ağusuna tiryak
Verir yarda bir hal ister
Kudretten sürmeli gözler
Değirmi olmalı yüzler
Lisanından çıkan sözler
Tadı şekerle bal ister
Gerdan olmalı bir karış
Küser ise yalvar barış
Eğer bilmezsen yalvarış
Bahşişi yüz miskal ister
Ak ufak inci dişleri
Keyf yetirir bakışları
Selam verip alışları
Gönül böyle nihal ister
Çeşmin süzerek bakmalı
Yağı eriyip akmalı
Gerdana inci takmalı
Ne cevap ne sual ister
Gaflet yatağında yatma
Perişan saçların atma
Seyrani çok alıp satma
Bu tarife mecal ister
Hüsn-i Yusuf cemal ister
Bakan gözler hep bulana
Boyu serviden dal ister
Beli ince beyaz teni
Olmalı kafur madeni
Tut kulağın dinle beni
Dudak kirazdan al ister
Ak gerdanda üç çift bir tek
Olmalı benleri seyrek
Aşkın ağusuna tiryak
Verir yarda bir hal ister
Kudretten sürmeli gözler
Değirmi olmalı yüzler
Lisanından çıkan sözler
Tadı şekerle bal ister
Gerdan olmalı bir karış
Küser ise yalvar barış
Eğer bilmezsen yalvarış
Bahşişi yüz miskal ister
Ak ufak inci dişleri
Keyf yetirir bakışları
Selam verip alışları
Gönül böyle nihal ister
Çeşmin süzerek bakmalı
Yağı eriyip akmalı
Gerdana inci takmalı
Ne cevap ne sual ister
Gaflet yatağında yatma
Perişan saçların atma
Seyrani çok alıp satma
Bu tarife mecal ister
Ey adımı Mecnun andıran Leyla
Gam yemezdim olsa senin idrakin
Etmem nefsim için ah u vaveyla
Çekmem kasavetin bir avuç hâkin
Halk iki kısımdır erkek dişidir
Sende göz kulak var duyar işidir
Kimin yaratması kimin işidir
Sofu elde tespih belde misvakin
Bir yaydan çıkmışız hedefe vusul
Bulmak için biz siz ararız bir yol
Hak bilir etmezdin ölmeyi kabul
Olsa bu can ü ten kendi emlakin
Bitmeyen gölgeye atılmaz bider
Riya ile etme emeğin heder
Bir demin sürürdür bir demin keder
Birisi zehrindir biri tiryakin
Mülk dava etmeye benzer yelisin
Hakla ortak isen malı bölüşün
Seyranî âleme senin gelişin
Benzer gubarına has ü haşakin
Gam yemezdim olsa senin idrakin
Etmem nefsim için ah u vaveyla
Çekmem kasavetin bir avuç hâkin
Halk iki kısımdır erkek dişidir
Sende göz kulak var duyar işidir
Kimin yaratması kimin işidir
Sofu elde tespih belde misvakin
Bir yaydan çıkmışız hedefe vusul
Bulmak için biz siz ararız bir yol
Hak bilir etmezdin ölmeyi kabul
Olsa bu can ü ten kendi emlakin
Bitmeyen gölgeye atılmaz bider
Riya ile etme emeğin heder
Bir demin sürürdür bir demin keder
Birisi zehrindir biri tiryakin
Mülk dava etmeye benzer yelisin
Hakla ortak isen malı bölüşün
Seyranî âleme senin gelişin
Benzer gubarına has ü haşakin
Ey Allah'tan korkmaz hercai dilber
Yeter saldın kıra bayıra beni
Bu çektiğim aşkı sevdayı dilber
Bilirken yayarsın çayıra beni
Aşkı sevdalığım ekmeğim aşım
İçtiğim su akan gözümden yaşım
Sen kayırma benim belalı başım
Senin aşkın veren kayıra beni
Anka gibi ünsiyet-i Kaf eyle
Var kalbini her riyadan saf eyle
Aldatıp yüzüme gülme nafile
Düşte görsen yorman hayıra beni
Ayıran yar seni Seyrani benden
Ecel tekmil olur girince sinden
Alakası olan iman u dinden
Mümkün değil senden ayıra beni
Yeter saldın kıra bayıra beni
Bu çektiğim aşkı sevdayı dilber
Bilirken yayarsın çayıra beni
Aşkı sevdalığım ekmeğim aşım
İçtiğim su akan gözümden yaşım
Sen kayırma benim belalı başım
Senin aşkın veren kayıra beni
Anka gibi ünsiyet-i Kaf eyle
Var kalbini her riyadan saf eyle
Aldatıp yüzüme gülme nafile
Düşte görsen yorman hayıra beni
Ayıran yar seni Seyrani benden
Ecel tekmil olur girince sinden
Alakası olan iman u dinden
Mümkün değil senden ayıra beni
Ey bir kez düşmeyi görmeyen düşte
Gör ki yahşi halin ne yaman gelir
Bülbülün elbette hayalde düşte
Hatırına zevk-ı gülistan gelir
Farz sünnet amma ki helal kisb ü kâr
Ahval-i âlemdir malum-u nigâr
Gâhi gelir gül açıcı rüzigâr
Gâh da soldurucu mihrican gelir
Ne var divaneye zincir takrnasa
Ne de pervanesin nâre yakmasa
Mecnun gönlüm Leyla'sına bakmasa
Korkarım başına bir ziyan gelir
Akıl madeninin cevheri renk renk
Yayla ok kılman hasmı top tüfenk
Nemrut'un hakkından bir topal sinek
Rüstemin hakkından kahraman gelir
Seyranî takdir-i ilm-i ezeli
Kimisi usludur kimisi deli
Kâfirin hakkından Hazreti Ali
Devlerin hakkından Süleyman gelir
Gör ki yahşi halin ne yaman gelir
Bülbülün elbette hayalde düşte
Hatırına zevk-ı gülistan gelir
Farz sünnet amma ki helal kisb ü kâr
Ahval-i âlemdir malum-u nigâr
Gâhi gelir gül açıcı rüzigâr
Gâh da soldurucu mihrican gelir
Ne var divaneye zincir takrnasa
Ne de pervanesin nâre yakmasa
Mecnun gönlüm Leyla'sına bakmasa
Korkarım başına bir ziyan gelir
Akıl madeninin cevheri renk renk
Yayla ok kılman hasmı top tüfenk
Nemrut'un hakkından bir topal sinek
Rüstemin hakkından kahraman gelir
Seyranî takdir-i ilm-i ezeli
Kimisi usludur kimisi deli
Kâfirin hakkından Hazreti Ali
Devlerin hakkından Süleyman gelir
Ey dilber aşkına düştüm düşeli
Başta aklım elde iradetim yok
Gece gündüz oldum ben endişeli
Derd ü gamdan gayrı ticaretim yok
Rabbim seni seven gayra tapamaz
Hidayet ettiğin yoldan sapamaz
Senin yıktığını kimse yapamaz
Mahluktan ümmid-i imaretim yok
İmtihan çün nare Halil yarını
Attın göstermeye bu esrarını
Ateş-i Nemrud'a fakrın narını
Müreccah görmeye liyakatım yok
Nefsin hevasında yelmiş olurum
Zikrini dilimden silmiş olurum
Hakk'ı benden gafil bilmiş olurum
Diye arzuhale cesaretim yok
Mahlukun dilinde var Hak selası
Seyrani çektiğin nefsin belası
(...)
El nefsinden benim şikayetim yok
Başta aklım elde iradetim yok
Gece gündüz oldum ben endişeli
Derd ü gamdan gayrı ticaretim yok
Rabbim seni seven gayra tapamaz
Hidayet ettiğin yoldan sapamaz
Senin yıktığını kimse yapamaz
Mahluktan ümmid-i imaretim yok
İmtihan çün nare Halil yarını
Attın göstermeye bu esrarını
Ateş-i Nemrud'a fakrın narını
Müreccah görmeye liyakatım yok
Nefsin hevasında yelmiş olurum
Zikrini dilimden silmiş olurum
Hakk'ı benden gafil bilmiş olurum
Diye arzuhale cesaretim yok
Mahlukun dilinde var Hak selası
Seyrani çektiğin nefsin belası
(...)
El nefsinden benim şikayetim yok
Ey enbaz-ı hüsn-i Yusuf-ı mümtaz
Seni güzellere server dediler
Bazılar leblerin rengi al kiraz
Bazılar yakut ahmer dediler
Küntü kenzi bunda mahfi nümayan
Sıfatın zatullah olmakla ayan
Vücudun gevheri kânı dü cihan
Seni sultanlara serdar dediler
İsmi resmi cümle mahluk mevcudat
Zuhur-ı mümkünat cümle kâinat
Maden-i vücudun ettiler ispat
Sıfat-ı zatına cevher dediler
Mahrem-i şanından masun cemalin
Zerre noksan kabul etmez kemalin
Cümle mağrip meşrık kıble şimalin
Ednası Seyranî kemter dediler
Seni güzellere server dediler
Bazılar leblerin rengi al kiraz
Bazılar yakut ahmer dediler
Küntü kenzi bunda mahfi nümayan
Sıfatın zatullah olmakla ayan
Vücudun gevheri kânı dü cihan
Seni sultanlara serdar dediler
İsmi resmi cümle mahluk mevcudat
Zuhur-ı mümkünat cümle kâinat
Maden-i vücudun ettiler ispat
Sıfat-ı zatına cevher dediler
Mahrem-i şanından masun cemalin
Zerre noksan kabul etmez kemalin
Cümle mağrip meşrık kıble şimalin
Ednası Seyranî kemter dediler
Ey gönül muradın ne ise söyle
Sıdk-ı hulus ile Hannan'a yalvar
Arsa-i erlerde ol kemer beste
İsm-i Husnalardan Mennan'a yalvar
Sen ol İlyas gibi uğra hayata
Tut bu aşkı sonra dönme memata
Beri gel Taif'ten bu Arafat'a
Lebbeyik diyerek lisana yalvar
Bir mürşide el ver hak olam dersen
Dü-cihanda yüzüm ak olam dersen
Şefaat bahrine gark olam dersen
Medine'de yatan Sultana yalvar
Ravza-i mazharı bulmağa yürü
Nur-u münevveri görmeğe yürü
Sen haccü'l haremeyn olmağa yürü
Harem-i Şerif'te canana yalvar
Hazret-i valide Havva'ya yüz sür
Cidde Mısır Halep Urfa'ya yüz sür
Var Şam-ı Şerif'te Yahya'ya yüz sür
Üçler kırklar yedi hubana yalvar
Bilad-ı Bağdad'a hub sahraya var
Anda mevcut her bir evliyaya var
Ol Hasan Hüseyn-i Kerbela var
Şeyh Abdülkadir Geylana yalvar
Her diyarda her makama yüz süren
Ne devlettir aklın pirlere veren
Alıp kendin uyuz deve götüren
Sırr-ı gaib şir-i Yezdan'a yalvar
Medh-i zıllullahta ol esra ile
Seyyid Battal Gazi iftihar ile
Fethetsin küffarı Zülfikar ile
Esedullah Şah-ı Merdan'a yalvar
Kınamasın bizi aşık görenler
Bize böyle vergi vermiş verenler
Maşrıkta mağripte yatan erenler
Cümlesi sendedir sen cana yalvar
Tahtı İstanbul'dur aleme seyran
Eyyub el-Ensari orada mihman
Bursa da medfundur ol Emir Sultan
Yüz sürüp payine her ana yalvar
Seyran et gönülden cihan bucağın
Yedi iklim her dört köşenin dağın
Cezayir çöllerin Tunus ocağın
Git Yemen'de Veysel Karan'a yalvar
Her evliya Hakk'ın ser esrarıdır
Rical-i gaipler mihnet barıdır
Hak Habibullah'ın çar-yarıdır
Ebubekir Ömer Osman'a yalvar
Mevlam münacatın abad eylesin
Ağlayan dilleri dil şad eylesin
Hayırlı fetihler küşad eylesin
Seyrani cennet-i handana yalvar
Sıdk-ı hulus ile Hannan'a yalvar
Arsa-i erlerde ol kemer beste
İsm-i Husnalardan Mennan'a yalvar
Sen ol İlyas gibi uğra hayata
Tut bu aşkı sonra dönme memata
Beri gel Taif'ten bu Arafat'a
Lebbeyik diyerek lisana yalvar
Bir mürşide el ver hak olam dersen
Dü-cihanda yüzüm ak olam dersen
Şefaat bahrine gark olam dersen
Medine'de yatan Sultana yalvar
Ravza-i mazharı bulmağa yürü
Nur-u münevveri görmeğe yürü
Sen haccü'l haremeyn olmağa yürü
Harem-i Şerif'te canana yalvar
Hazret-i valide Havva'ya yüz sür
Cidde Mısır Halep Urfa'ya yüz sür
Var Şam-ı Şerif'te Yahya'ya yüz sür
Üçler kırklar yedi hubana yalvar
Bilad-ı Bağdad'a hub sahraya var
Anda mevcut her bir evliyaya var
Ol Hasan Hüseyn-i Kerbela var
Şeyh Abdülkadir Geylana yalvar
Her diyarda her makama yüz süren
Ne devlettir aklın pirlere veren
Alıp kendin uyuz deve götüren
Sırr-ı gaib şir-i Yezdan'a yalvar
Medh-i zıllullahta ol esra ile
Seyyid Battal Gazi iftihar ile
Fethetsin küffarı Zülfikar ile
Esedullah Şah-ı Merdan'a yalvar
Kınamasın bizi aşık görenler
Bize böyle vergi vermiş verenler
Maşrıkta mağripte yatan erenler
Cümlesi sendedir sen cana yalvar
Tahtı İstanbul'dur aleme seyran
Eyyub el-Ensari orada mihman
Bursa da medfundur ol Emir Sultan
Yüz sürüp payine her ana yalvar
Seyran et gönülden cihan bucağın
Yedi iklim her dört köşenin dağın
Cezayir çöllerin Tunus ocağın
Git Yemen'de Veysel Karan'a yalvar
Her evliya Hakk'ın ser esrarıdır
Rical-i gaipler mihnet barıdır
Hak Habibullah'ın çar-yarıdır
Ebubekir Ömer Osman'a yalvar
Mevlam münacatın abad eylesin
Ağlayan dilleri dil şad eylesin
Hayırlı fetihler küşad eylesin
Seyrani cennet-i handana yalvar
Ey güzel ateş-i aşkınla senin
Elverir yandığım nâre doğrusu
Gerçi düşkünüyüm o sîmin tenin
Amma kaşın gözün kara doğrusu
Top top olmuş siyah zülfün mar gibi
Sofu tabiatlı ziyankâr gibi
Olsa dahi gövden beyaz kar gibi
Aham kaba yeldir kara doğrusu
Nasıl arz edeyim sana halimi
Harceyledim elde olan malımı
Kaba yel elinden karın ölümü
Mevta bulmuş yoktur çare doğrusu
Muhabbet biderin kalbe saçtığın
Biçmeden mahsulün yeter kaçtığın
Âşık Seyranî'ye senin açtığın
Merhem kabul etmez yara doğrusu
Elverir yandığım nâre doğrusu
Gerçi düşkünüyüm o sîmin tenin
Amma kaşın gözün kara doğrusu
Top top olmuş siyah zülfün mar gibi
Sofu tabiatlı ziyankâr gibi
Olsa dahi gövden beyaz kar gibi
Aham kaba yeldir kara doğrusu
Nasıl arz edeyim sana halimi
Harceyledim elde olan malımı
Kaba yel elinden karın ölümü
Mevta bulmuş yoktur çare doğrusu
Muhabbet biderin kalbe saçtığın
Biçmeden mahsulün yeter kaçtığın
Âşık Seyranî'ye senin açtığın
Merhem kabul etmez yara doğrusu
Ey mürüvvet kanı şah-i risalet
Bilmişim olduğun mahbub-ı Mevla
Dilim ikrar eder kalbim şehadet
Mefhar-ı alemin kadrin mualla
Ey zat-ı esrar-ı mir'at-ı vahid
Ahmed ü Mehmed ü Mahmud u Hamid
Esrar-ı derunum zatına aid
Değildir diyemem haşa ve kella
Me'mulünle beni mesrur eylemek
Şanına şayandır sertac-ı felek
Vücud-ı mümkinat ins ü cin melek
Cevher-i mader-i ahsenin a'la
Ey nur-ı sirac-ı kandil-i ekvan
Nurunla münevver vücud-i imkan
Mücrim Seyrani'nin derdine derman
Sensiz olmaz olur seninle illa
Bilmişim olduğun mahbub-ı Mevla
Dilim ikrar eder kalbim şehadet
Mefhar-ı alemin kadrin mualla
Ey zat-ı esrar-ı mir'at-ı vahid
Ahmed ü Mehmed ü Mahmud u Hamid
Esrar-ı derunum zatına aid
Değildir diyemem haşa ve kella
Me'mulünle beni mesrur eylemek
Şanına şayandır sertac-ı felek
Vücud-ı mümkinat ins ü cin melek
Cevher-i mader-i ahsenin a'la
Ey nur-ı sirac-ı kandil-i ekvan
Nurunla münevver vücud-i imkan
Mücrim Seyrani'nin derdine derman
Sensiz olmaz olur seninle illa
Ey sevdiğim, artık yeter
Bana yosma bakışın var
Ateşlerden daha beter
Âşıkları yakışın var
Erdin güzellik çağına
Bağladın zülfün bağına
Bizi hüsnün ayağına
Nal, mıh gibi çakışın var
Sağlıktır her işin başı
Sabırdır ekmeği aşı
Aferin ey çeşmim yaşı
Yâr yoluna akışın var
Güzel, senin hüsnün sebep
Olup gören eyler talep
Cennetten mi çıktın acep
Tavus gibi nakışın var
Güzellerin çok gencisin
Seyrânî'ye birincisin
Aşk ipine zevk incisin
Güzel delip takışın var
Bana yosma bakışın var
Ateşlerden daha beter
Âşıkları yakışın var
Erdin güzellik çağına
Bağladın zülfün bağına
Bizi hüsnün ayağına
Nal, mıh gibi çakışın var
Sağlıktır her işin başı
Sabırdır ekmeği aşı
Aferin ey çeşmim yaşı
Yâr yoluna akışın var
Güzel, senin hüsnün sebep
Olup gören eyler talep
Cennetten mi çıktın acep
Tavus gibi nakışın var
Güzellerin çok gencisin
Seyrânî'ye birincisin
Aşk ipine zevk incisin
Güzel delip takışın var
Ey tabib elden gelirse yaremi gel emleme
Yar elinden gelmedir bu yareyi merhemleme
Havf-ı Bari yenmez içilmez verilmez borçluya
Hakim ü valilerin cisminde canın yemleme
Esb-i rüşvet dizginin artırmış ister koşmağa
Ağzına ver bir dişindirik hemen bir gemleme
Bir zaman bir buseyi canım verirken vermedin
Şimdi var git gül yüzün çeşmim neminden nemleme
Sohbet-i ehl-i riyayı dinlemekten hoş gelir
Dest-i sakiden harabat ehline dem demleme
Bulmamış hasb-i deva eden tabibi bir mariz
İstemem senden deva Seyrani'yi tek semleme
Yar elinden gelmedir bu yareyi merhemleme
Havf-ı Bari yenmez içilmez verilmez borçluya
Hakim ü valilerin cisminde canın yemleme
Esb-i rüşvet dizginin artırmış ister koşmağa
Ağzına ver bir dişindirik hemen bir gemleme
Bir zaman bir buseyi canım verirken vermedin
Şimdi var git gül yüzün çeşmim neminden nemleme
Sohbet-i ehl-i riyayı dinlemekten hoş gelir
Dest-i sakiden harabat ehline dem demleme
Bulmamış hasb-i deva eden tabibi bir mariz
İstemem senden deva Seyrani'yi tek semleme
Eyvah fukaranın beli büküldü
Medet ticaretin gücüne kaldık
Eyiler alemden göçtü çekildi
Bizler zamanenin piçine kaldık
Rüşvet ile yarar hakim hücceti
Hüccet ile alır kadı rüşveti
Halk bilmiyor dini şer'i sünneti
Bozuldu sikkenin tuncuna kaldık
Sene bin iki yüz altmış beş tamam
Okunur ezanlar boş bekler imam
Seyrani bu nutkun sonu vesselam
İnanın dünyanın ucuna kaldık
Medet ticaretin gücüne kaldık
Eyiler alemden göçtü çekildi
Bizler zamanenin piçine kaldık
Rüşvet ile yarar hakim hücceti
Hüccet ile alır kadı rüşveti
Halk bilmiyor dini şer'i sünneti
Bozuldu sikkenin tuncuna kaldık
Sene bin iki yüz altmış beş tamam
Okunur ezanlar boş bekler imam
Seyrani bu nutkun sonu vesselam
İnanın dünyanın ucuna kaldık
Ezelden her kısmet verilir iken
Aşık olsun dedi canan bizlere
Ruhlar bir araya derilir iken
Aşk nasip eyledi Sübhan bizlere
Dergah-ı Mevla'nın mihmanesiyiz
Cam-ı ilahinin mestanesiyiz
Mahbub-ı Hüda'nın divanesiyiz
Ehl-i diller olur hayran bizlere
Seyrani ednayız türab aslımız
Seyrani yektayız türab aslımız
Seyrani danayız türab aslımız
Niye yerimizdir mihman bizlere
Aşık olsun dedi canan bizlere
Ruhlar bir araya derilir iken
Aşk nasip eyledi Sübhan bizlere
Dergah-ı Mevla'nın mihmanesiyiz
Cam-ı ilahinin mestanesiyiz
Mahbub-ı Hüda'nın divanesiyiz
Ehl-i diller olur hayran bizlere
Seyrani ednayız türab aslımız
Seyrani yektayız türab aslımız
Seyrani danayız türab aslımız
Niye yerimizdir mihman bizlere
F
Şu fani dünyaya geldim geleli
Kırıldı kanadım gülmedim felek
İyiler alemden göçtü göçeli
Adalete vicdan girmedi felek
Hak bilip de din aşkına duranlar
Semada sineği görmeli felek
İmam olup camiye girenler
Geçmiş namazını kılmalı felek
Hakim olup hükmü ile duranlar
Milletin hakkını bilmeli felek
Masuma acize zulüm verenler
Adalet hakkından gelmeli felek
Aşık Seyrani'yi koyma gümanda
Acıyı elemi silmeli felek
Ecel pençesini takar bir anda
Kul olup güzelce ölmeli felek
Kırıldı kanadım gülmedim felek
İyiler alemden göçtü göçeli
Adalete vicdan girmedi felek
Hak bilip de din aşkına duranlar
Semada sineği görmeli felek
İmam olup camiye girenler
Geçmiş namazını kılmalı felek
Hakim olup hükmü ile duranlar
Milletin hakkını bilmeli felek
Masuma acize zulüm verenler
Adalet hakkından gelmeli felek
Aşık Seyrani'yi koyma gümanda
Acıyı elemi silmeli felek
Ecel pençesini takar bir anda
Kul olup güzelce ölmeli felek
Felek bir gün bize bir yol gülmedi
Tuğlar taktı elin Seyranîsine
Yirmi dokuz harften al mahlâs deyi
Teklif eder durur Seyranî'sine
Er isen sözünü yürüt, bin ata
Söz ona değildir, bencedir ata
Olur olmaz adam söz ata ata
Pâre pâre oldu Seyranî'sine
Her âşık içtiğin hayat sanırlar
Her meclisi avlu, hayat sanırlar
Ben memat olsam da hayat sanırlar
Sağlığında girdi Seyranî'sine
Belki bu şeb bizde o yâr bulunur
Başı yastıktayken duyar bulunur
Sanma bu dünyada uyar bulunur
Everek'in ednâ Seyranî'sine
Tuğlar taktı elin Seyranîsine
Yirmi dokuz harften al mahlâs deyi
Teklif eder durur Seyranî'sine
Er isen sözünü yürüt, bin ata
Söz ona değildir, bencedir ata
Olur olmaz adam söz ata ata
Pâre pâre oldu Seyranî'sine
Her âşık içtiğin hayat sanırlar
Her meclisi avlu, hayat sanırlar
Ben memat olsam da hayat sanırlar
Sağlığında girdi Seyranî'sine
Belki bu şeb bizde o yâr bulunur
Başı yastıktayken duyar bulunur
Sanma bu dünyada uyar bulunur
Everek'in ednâ Seyranî'sine
Fitil veş giy külahı şem'a-yı suzaneden çıkma
Dolaş şem'in civarın merkez-i pervaneden çıkma
Eğer maksat seyahatsa gönül derya-yı vahdette
Habab-ı bade veş devret leb-i peymaneden çıkma
Eğer yarin yanağın okşamak öpmek ise arzun
Deraguş eyle dendanı dehanı şaneden çıkma
Eğer Seyraniye suret-perest dersen bu deyrin sen
Asıl divarına suret gibi büt-haneden çıkma
Dolaş şem'in civarın merkez-i pervaneden çıkma
Eğer maksat seyahatsa gönül derya-yı vahdette
Habab-ı bade veş devret leb-i peymaneden çıkma
Eğer yarin yanağın okşamak öpmek ise arzun
Deraguş eyle dendanı dehanı şaneden çıkma
Eğer Seyraniye suret-perest dersen bu deyrin sen
Asıl divarına suret gibi büt-haneden çıkma
Fıkhın elfazını zahidler okur
Sen bunları kuru iftihara ver
Örümcek misali bir perde dokur
Sen nur-ı çeşmin boş intizara ver
Can içinde canan vardır can döker
Şan içinde şayan vardır şan döker
Batınından can bağışlar kan döker
Sen zahirden al sat Zülfikara ver
Zülfikarı Şah-ı Merdan takındı
Telkininden kafir dine akındı
Secde tesbihinden sanma sakındı
Sen İbn-i Mülcem'i yoktan vara ver
Müfsitler dünyanın zahir şöhretin
Sevip inkar eder Ali hürmetin
Bilen bilir Şah-ı Merdan kıymetin
Bilmeyeni aba yahut nara ver
Seyrani'yim satarım bağ bahçemi
Validemden miras kalan bohçemi
Ben veririm muhabbete akçemi
Sen yel çalış ömrün rüzigara ver
Sen bunları kuru iftihara ver
Örümcek misali bir perde dokur
Sen nur-ı çeşmin boş intizara ver
Can içinde canan vardır can döker
Şan içinde şayan vardır şan döker
Batınından can bağışlar kan döker
Sen zahirden al sat Zülfikara ver
Zülfikarı Şah-ı Merdan takındı
Telkininden kafir dine akındı
Secde tesbihinden sanma sakındı
Sen İbn-i Mülcem'i yoktan vara ver
Müfsitler dünyanın zahir şöhretin
Sevip inkar eder Ali hürmetin
Bilen bilir Şah-ı Merdan kıymetin
Bilmeyeni aba yahut nara ver
Seyrani'yim satarım bağ bahçemi
Validemden miras kalan bohçemi
Ben veririm muhabbete akçemi
Sen yel çalış ömrün rüzigara ver
G
Paygambere arz olundu
Gafil olma kıl namazı
Üstümüze farz olundu
Gafil olma kıl namazı
Namazı emreden Haktır
Kılana sevabı çoktur
Namaza hiç özür yoktur
Gafil olma kıl namazı
Namaz dinin direğidir
Karanlık yer çırağıdır
Hem sıratın burağıdır
Gafil olma kıl namazı
Bu Seyrani söyler heman
Kıl namazı Hakka dayan
Günahkar olur kılmayan
Gafil olma kıl namazı
Gafil olma kıl namazı
Üstümüze farz olundu
Gafil olma kıl namazı
Namazı emreden Haktır
Kılana sevabı çoktur
Namaza hiç özür yoktur
Gafil olma kıl namazı
Namaz dinin direğidir
Karanlık yer çırağıdır
Hem sıratın burağıdır
Gafil olma kıl namazı
Bu Seyrani söyler heman
Kıl namazı Hakka dayan
Günahkar olur kılmayan
Gafil olma kıl namazı
Gam bahrinden doldurmuşum eleğim
Çevirir çalkanır hiç elendirir
Bir şakirt bilmezse hoca emeğin
Çalışır çabalar hiçelendirir
Yazı yaz bilenler yazı yaz anlar
Dolaşıp geliyor yazı yazanlar
Yirmi dokuz harften yazı yazanlar
Çatar imlasını hecelendirir
Yâr beni haneye bir kez okursa
Gam değil sineme bir de ok ursa
Bir talip dersini yanlış okursa
Tekrar hocasından hecelendirir
Seyranî kaynıyor kalpte kazanlar
Elfazı olmayan kozu kaz anlar
Ölmedik adama mezar kazanlar
Diker iki taşı hecelendirir
Çevirir çalkanır hiç elendirir
Bir şakirt bilmezse hoca emeğin
Çalışır çabalar hiçelendirir
Yazı yaz bilenler yazı yaz anlar
Dolaşıp geliyor yazı yazanlar
Yirmi dokuz harften yazı yazanlar
Çatar imlasını hecelendirir
Yâr beni haneye bir kez okursa
Gam değil sineme bir de ok ursa
Bir talip dersini yanlış okursa
Tekrar hocasından hecelendirir
Seyranî kaynıyor kalpte kazanlar
Elfazı olmayan kozu kaz anlar
Ölmedik adama mezar kazanlar
Diker iki taşı hecelendirir
Gam yemezdim recep olsa cümle ay
Döner Muharreme ay gide gide
Bunda geda olan anda olur bay
Anda geda olur bay gide gide
Ömrüm kaba yelden kar gibi erir
Vücudum toprağa düşünce çürür
Her eşya aslının hükmünü verir
Divan atı olur tay gide gide
Nazar eyle otlu sulu koyağa
Çiçekler boyanmış elvan boyağa
Mütevekkil baykuş gibi ayağa
Gelir kısmet olan pay gide gide
Zannetme Seyrani yıldız ay olur
Doğru oku atan eğri yay olur
Katreler karışır ırmak çay olur
Bulur deryasını çay gide gide
Döner Muharreme ay gide gide
Bunda geda olan anda olur bay
Anda geda olur bay gide gide
Ömrüm kaba yelden kar gibi erir
Vücudum toprağa düşünce çürür
Her eşya aslının hükmünü verir
Divan atı olur tay gide gide
Nazar eyle otlu sulu koyağa
Çiçekler boyanmış elvan boyağa
Mütevekkil baykuş gibi ayağa
Gelir kısmet olan pay gide gide
Zannetme Seyrani yıldız ay olur
Doğru oku atan eğri yay olur
Katreler karışır ırmak çay olur
Bulur deryasını çay gide gide
Gel ezrail canımı al
Ruhumda yadet serimi
Yok almaya onda mecal
Gözler emer serverimi
Bir alıcı kuştur felek
Kuş tülerse döker telek
Etrafımda olan melek
Silmeyince defterimi
Nas yanında yoktur yerim
Zemmederler işitirim
Hasbünallah daim derim
Unutmam bu ezberimi
Seyranî'den suç sadirdir
Zemmetmeyen pek nadirdir
Büyük tanrım pek kaadirdir
Saklamaya her şerrimi
Ruhumda yadet serimi
Yok almaya onda mecal
Gözler emer serverimi
Bir alıcı kuştur felek
Kuş tülerse döker telek
Etrafımda olan melek
Silmeyince defterimi
Nas yanında yoktur yerim
Zemmederler işitirim
Hasbünallah daim derim
Unutmam bu ezberimi
Seyranî'den suç sadirdir
Zemmetmeyen pek nadirdir
Büyük tanrım pek kaadirdir
Saklamaya her şerrimi
Geldi bu dükkana baktı bir güzel
Dedi bu dükkanda ay ne yaparlar
Cezbeyledi beni mümtaz bir göz el
Acaib naz ile ay ne yaparlar
Celallendi dilber dedi bu ay ne
Recep midir Şaban mıdır bu ay ne
Dedim hakikatsız ayne bu ayne
Cemaline nisbet ayne yaparlar
Dedim hayran oldu didem ayneye
Dedi ben var iken gökte ay neye
Aldı cemaline baktı ayneye
Aynesiz yüzlere ayne yaparlar
Seyrani der kumaş nedir baha ne
Dedi nedir bilmem kumaş bahane
Dedi zat ayneye bulmam bahane
Ben dururken gökte ay ne yaparlar
Garip bülbül gibi beklen gülşeni
Cami bülbülleri olun hafızlar
Gece gündüz okursunuz Kur'an'ı
Ay ve güneş nuru olun hafızlar
Tanrı kelamıdır dilde virdiniz
Camilerdir mekanınız yurdunuz
Kıraat-ı Asım üzre durdunuz
Ak yeşilli sarık sarın hafızlar
Cümleden kendinizi edna bilin
Hidayet Mevla'dan murada erin
Bütün mü'minlerden siz dua alın
Gıll ü gıştan ari olun hafızlar
Ha fe zal ile okunur isminiz
Dolaştım cihanı yoktur misliniz
Seyranş medheder sizin aslınız
Hakkın hazinesi olun hafızlar
Dedi bu dükkanda ay ne yaparlar
Cezbeyledi beni mümtaz bir göz el
Acaib naz ile ay ne yaparlar
Celallendi dilber dedi bu ay ne
Recep midir Şaban mıdır bu ay ne
Dedim hakikatsız ayne bu ayne
Cemaline nisbet ayne yaparlar
Dedim hayran oldu didem ayneye
Dedi ben var iken gökte ay neye
Aldı cemaline baktı ayneye
Aynesiz yüzlere ayne yaparlar
Seyrani der kumaş nedir baha ne
Dedi nedir bilmem kumaş bahane
Dedi zat ayneye bulmam bahane
Ben dururken gökte ay ne yaparlar
Garip bülbül gibi beklen gülşeni
Cami bülbülleri olun hafızlar
Gece gündüz okursunuz Kur'an'ı
Ay ve güneş nuru olun hafızlar
Tanrı kelamıdır dilde virdiniz
Camilerdir mekanınız yurdunuz
Kıraat-ı Asım üzre durdunuz
Ak yeşilli sarık sarın hafızlar
Cümleden kendinizi edna bilin
Hidayet Mevla'dan murada erin
Bütün mü'minlerden siz dua alın
Gıll ü gıştan ari olun hafızlar
Ha fe zal ile okunur isminiz
Dolaştım cihanı yoktur misliniz
Seyranş medheder sizin aslınız
Hakkın hazinesi olun hafızlar
Gelecekten haber veren bulunmaz
Gelen baştan geçmiş hikâyetine
Nur-ı şems-i zat-ı vahdet dolun m az
Benzemez mihrümah kesafetine
Her eşya mazhar-ı kudret sıfatlı
Kimisi piyade kimisi atlı
Ne var yaratılmış âlemde tatlı
Benzemez muhabbet halavetine
Hazret-i Musa'ya indi maide
Yine bozulmadı eski kaide
Sağ gözden sol göze yoktur faide
Bak kendi başının selametine
Kim bilirse kendin ehl-i keramet
Seyranî bil anda yok istikamet
Sofu her ne kadar etse ibadet
Başın bağlar nefis ticaretine
Gelen baştan geçmiş hikâyetine
Nur-ı şems-i zat-ı vahdet dolun m az
Benzemez mihrümah kesafetine
Her eşya mazhar-ı kudret sıfatlı
Kimisi piyade kimisi atlı
Ne var yaratılmış âlemde tatlı
Benzemez muhabbet halavetine
Hazret-i Musa'ya indi maide
Yine bozulmadı eski kaide
Sağ gözden sol göze yoktur faide
Bak kendi başının selametine
Kim bilirse kendin ehl-i keramet
Seyranî bil anda yok istikamet
Sofu her ne kadar etse ibadet
Başın bağlar nefis ticaretine
Aşk-ı Mevlaya düşeli
Mecnun'um dağlar gezerim
Katran kaynayıp coşalı
Sel oldum çağlar gezerim
Pir eşiğin bildim Kabe
Hatası var ise tövbe
Derdiyle döndüm Eyyüb'e
Yaramı bağlar gezerim
Kimi baydır kimi geda
Cümlesine yaran Hüda
Yusuf'umdan düştüm cüda
Yakub'um ağlar gezerim
Seyrani aşkın Tur'unda
Tecelli gördüm nurunda
Gerçeklerin huzurunda
Çürüğüm sağlar gezerim
Mecnun'um dağlar gezerim
Katran kaynayıp coşalı
Sel oldum çağlar gezerim
Pir eşiğin bildim Kabe
Hatası var ise tövbe
Derdiyle döndüm Eyyüb'e
Yaramı bağlar gezerim
Kimi baydır kimi geda
Cümlesine yaran Hüda
Yusuf'umdan düştüm cüda
Yakub'um ağlar gezerim
Seyrani aşkın Tur'unda
Tecelli gördüm nurunda
Gerçeklerin huzurunda
Çürüğüm sağlar gezerim
Giyinmiş kakülün kaşın gözün kirpiklerin kare
Yakışmış birbirine barekallah sun-ı sitare
Yüzünde o latif renk örnek olsun reng-i gülzare
Ne gam varsın hazan çöksün çemende reng-i ezhare
Güzel renkler yüzünde imtizaç etmiş nedir çare
Bakılmaz ki bakılsın böyle yüzle böyle ruhsare
Yarım gözle bakarken gözlerinde bir süzülmek var
Hele kirpiklerinde ok gibi bir bir düzülmek var
Gülünce kıl gibi canımda incelmek üzülmek var
Sana bağlı yüreğim sanma ki senden çözülmek var
Güzel renkler yüzünde imtizaç etmiş nedir çare
Bakılmaz ki bakılsın böyle yüzle böyle ruhsare
Kucağına başım koysam yüzünü eylese teslim
O pembe renkli ruhsarın elimle eylesem telsim
Bunu Seyrani bilmem ki ne yolla yar eder tevsim
Bu bence bir güzel manzar güzel bir levha-i tersim
Güzel renkler yüzünde imtizaç etmiş nedir çare
Bakılmaz ki bakılsın böyle yüzle böyle ruhsare
Yakışmış birbirine barekallah sun-ı sitare
Yüzünde o latif renk örnek olsun reng-i gülzare
Ne gam varsın hazan çöksün çemende reng-i ezhare
Güzel renkler yüzünde imtizaç etmiş nedir çare
Bakılmaz ki bakılsın böyle yüzle böyle ruhsare
Yarım gözle bakarken gözlerinde bir süzülmek var
Hele kirpiklerinde ok gibi bir bir düzülmek var
Gülünce kıl gibi canımda incelmek üzülmek var
Sana bağlı yüreğim sanma ki senden çözülmek var
Güzel renkler yüzünde imtizaç etmiş nedir çare
Bakılmaz ki bakılsın böyle yüzle böyle ruhsare
Kucağına başım koysam yüzünü eylese teslim
O pembe renkli ruhsarın elimle eylesem telsim
Bunu Seyrani bilmem ki ne yolla yar eder tevsim
Bu bence bir güzel manzar güzel bir levha-i tersim
Güzel renkler yüzünde imtizaç etmiş nedir çare
Bakılmaz ki bakılsın böyle yüzle böyle ruhsare
Alakayı zat-ı Haktan kesmeli
Tecelli badesin içmeyen gönül
Sen de şaştın hangi yönden esmeli
İyiyi kötüyü seçmeyen gönül
Ne mümkün def etmek Hakkın kudretin
Hak def'e kadirdir gönül kaderin
Zat-ı haktan alıp kudret biderin
Bulunur mu ekip biçmeyen gönül
Halilullah Nemrud narından geçer
Mansur enelhakkın darından geçer
Rızasın terk edip yarından geçer
Kendi rızasından geçmeyen gönül
Seyrani ezelden kaderin böyle
Hak nasıl bilirse eylesin öyle
Bence yoktur sence var ise söyle
Konduğu yayladan göçmeyen gönül
Tecelli badesin içmeyen gönül
Sen de şaştın hangi yönden esmeli
İyiyi kötüyü seçmeyen gönül
Ne mümkün def etmek Hakkın kudretin
Hak def'e kadirdir gönül kaderin
Zat-ı haktan alıp kudret biderin
Bulunur mu ekip biçmeyen gönül
Halilullah Nemrud narından geçer
Mansur enelhakkın darından geçer
Rızasın terk edip yarından geçer
Kendi rızasından geçmeyen gönül
Seyrani ezelden kaderin böyle
Hak nasıl bilirse eylesin öyle
Bence yoktur sence var ise söyle
Konduğu yayladan göçmeyen gönül
Gel gönül Mevla'ya edelim niyaz
Hak murad verici parasız gönül
Sahibinin ismin çıkarmaz beyaz
Hatem yüzük olsa karasız gönül
Aşığın kalbinde görüp yarayı
Beytullah yas tutmuş giymiş karayı
Derde Haktan isteyelim çareyi
Dert olmaz elbette çaresiz gönül
Aşığın ağlatan elbet güldürür
Muhabbet badesin döken doldurur
Derler kulağına girse öldürür
Arslan yurdun ister faresiz gönül
Kalb-i aşık Hakk'ın kenz-i irfanı
İyd-i visalinin canım kurbanı
Der ki varmak adet değil Seyrani
Tabib huzuruna yarasız gönül
Hak murad verici parasız gönül
Sahibinin ismin çıkarmaz beyaz
Hatem yüzük olsa karasız gönül
Aşığın kalbinde görüp yarayı
Beytullah yas tutmuş giymiş karayı
Derde Haktan isteyelim çareyi
Dert olmaz elbette çaresiz gönül
Aşığın ağlatan elbet güldürür
Muhabbet badesin döken doldurur
Derler kulağına girse öldürür
Arslan yurdun ister faresiz gönül
Kalb-i aşık Hakk'ın kenz-i irfanı
İyd-i visalinin canım kurbanı
Der ki varmak adet değil Seyrani
Tabib huzuruna yarasız gönül
Gönül ahvaline kıldım temaşa
Bir şahlar şahına bakıp eğlenir
Cemalini gören gözler kamaşa
Lutf-ı penahına bakıp eğlenir
Bu çarh-ı gaddarın düşen eline
Sanma mağrur olur kendi haline
Kimi emlakine kimi maline
Kimi de cahına bakıp eğlenir
Seyrani bir sözü söylemiz sırsız
Üstadı kamildir değildir pirsiz
Dürr-i yekta olsa kadri belirsiz
Baht-ı siyahına bakıp eğlenir
Bir şahlar şahına bakıp eğlenir
Cemalini gören gözler kamaşa
Lutf-ı penahına bakıp eğlenir
Bu çarh-ı gaddarın düşen eline
Sanma mağrur olur kendi haline
Kimi emlakine kimi maline
Kimi de cahına bakıp eğlenir
Seyrani bir sözü söylemiz sırsız
Üstadı kamildir değildir pirsiz
Dürr-i yekta olsa kadri belirsiz
Baht-ı siyahına bakıp eğlenir
Gönül bir boyadan rengin almadı
Her boyaya tavus gibi dalıyor
Cehennem nârına hâcet kalmadı
Aşk odu içimde dâim yanıyor
Gam suyuyla mayam böyle karılmış
Ki levh üzre kalem böyle yazılmış
Ciğerimin memesinden sarılmış
Gam yılanı kanım emip duruyor
Seyranî'nin iki gözü yaş oldu
Aşk-ı Mevlâ cümle derde baş oldu
Kadı mutfağında pişmiş aş oldu
İçerimde fıkır fıkır kaynıyor
Her boyaya tavus gibi dalıyor
Cehennem nârına hâcet kalmadı
Aşk odu içimde dâim yanıyor
Gam suyuyla mayam böyle karılmış
Ki levh üzre kalem böyle yazılmış
Ciğerimin memesinden sarılmış
Gam yılanı kanım emip duruyor
Seyranî'nin iki gözü yaş oldu
Aşk-ı Mevlâ cümle derde baş oldu
Kadı mutfağında pişmiş aş oldu
İçerimde fıkır fıkır kaynıyor
Gönül gayrı ümid etme nafile
Yare gerçekliğin yalan göründü
Yazmış belli defterine hem dile
Aklımı başımdan alan göründü
Yoldu sakalımı tarağım benim
Şimdi yanmaz oldu çerağım benim
Eski maden oldu turağım benim
Altınım mihenge çalan göründü
Güzel gam çeker mi aşık bulmağa
Ukde-i muhabbet bağın yolmağa
Her gül amadedir bir gün solmağa
Pençesin kalbime salan göründü
Sevdiğinin herkes bağlı özüne
Seyrani'nin kulak versen sözüne
Aşkım rakibinin malul gözüne
Bir güle dolanmış yılan göründü
Yare gerçekliğin yalan göründü
Yazmış belli defterine hem dile
Aklımı başımdan alan göründü
Yoldu sakalımı tarağım benim
Şimdi yanmaz oldu çerağım benim
Eski maden oldu turağım benim
Altınım mihenge çalan göründü
Güzel gam çeker mi aşık bulmağa
Ukde-i muhabbet bağın yolmağa
Her gül amadedir bir gün solmağa
Pençesin kalbime salan göründü
Sevdiğinin herkes bağlı özüne
Seyrani'nin kulak versen sözüne
Aşkım rakibinin malul gözüne
Bir güle dolanmış yılan göründü
Gönül sarayını eyle müzeyyen
Belki mihmanlığa han gelse gerek
Vahdetten kesrete olmuş muayyen
Kesretten vahdete şan gelse gerek
Kuluna yardımcı yaradan kefil
Yarattığın etmez bir vakit sefil
Sur düdüğün üfleyince İsrafil
Çürümüş tenlere can gelse gerek
Merdane görünmüş Süleyman'a mur
Bedîhi vallahi âlemül-umur
Huzura hazır var hazıra huzur
Yatıp bu Seyranî yan gelse gerek
Belki mihmanlığa han gelse gerek
Vahdetten kesrete olmuş muayyen
Kesretten vahdete şan gelse gerek
Kuluna yardımcı yaradan kefil
Yarattığın etmez bir vakit sefil
Sur düdüğün üfleyince İsrafil
Çürümüş tenlere can gelse gerek
Merdane görünmüş Süleyman'a mur
Bedîhi vallahi âlemül-umur
Huzura hazır var hazıra huzur
Yatıp bu Seyranî yan gelse gerek
Gönül serden geçer yardan geçemez
Bağlanmış ikrara kavi özlüyüm
Her sözüm dinleyen özüm seçemez
Sırat köprüsünden ince sözlüyüm
Benim sözüm çürük değil sağ gibi
Çürük sözler erir akar yağ gibi
Üzerinden kervan geçer dağ gibi
Yokuşluyum sanma beni düzlüyüm
Yolcu ateş yanmak ile yol yanmaz
Erenlerin dokuduğu çul yanmaz
Cehennemde günah yanar kul yanmaz
Ben günahtan sürmelenmiş gözlüyüm
Seyrani aradım onu her yerde
Aşk-ı hakikatle düştüm bu derde
Tuttum günahımdan yüzüme perde
Rabbim divanında kara yüzlüyüm
Bağlanmış ikrara kavi özlüyüm
Her sözüm dinleyen özüm seçemez
Sırat köprüsünden ince sözlüyüm
Benim sözüm çürük değil sağ gibi
Çürük sözler erir akar yağ gibi
Üzerinden kervan geçer dağ gibi
Yokuşluyum sanma beni düzlüyüm
Yolcu ateş yanmak ile yol yanmaz
Erenlerin dokuduğu çul yanmaz
Cehennemde günah yanar kul yanmaz
Ben günahtan sürmelenmiş gözlüyüm
Seyrani aradım onu her yerde
Aşk-ı hakikatle düştüm bu derde
Tuttum günahımdan yüzüme perde
Rabbim divanında kara yüzlüyüm
Bir aynaya kılsam nazar
Sağ tarafım sol görünür
Padişahlar ferman yazar
Tatarlara yol görünür
Her ölüye olmaz tabut
Atlas eskir olur çaput
Olsa ak çukadan kaput
Eskiciye çul görünür
Eğer Seyrani'nin yari
Olsa huriğmelek peri
Gönül sevmedikten geri
Kız olsa da dul görünür
Sağ tarafım sol görünür
Padişahlar ferman yazar
Tatarlara yol görünür
Her ölüye olmaz tabut
Atlas eskir olur çaput
Olsa ak çukadan kaput
Eskiciye çul görünür
Eğer Seyrani'nin yari
Olsa huriğmelek peri
Gönül sevmedikten geri
Kız olsa da dul görünür
Gül gibi açılmış herkeste bir huy
Ecel gelmeyince solmaz ki solmaz
Arif ol imâm-ı zevk-ı aşka uy
îmanından guman olmaz ki olmaz
Bir yanmış yerime dökmezsen suyu
Başını yastıktan kaldırma uyu
Cahilin misali bir susuz kuyu
Elden su koymakla dolmaz ki dolmaz
Yedi iklim dört köşeyi bir âdem
Arayıp Seyranî gezse de madem
Mezhebince âdem bulamaz demem
Ma-ı meşrebince bulmaz ki bulmaz
Ecel gelmeyince solmaz ki solmaz
Arif ol imâm-ı zevk-ı aşka uy
îmanından guman olmaz ki olmaz
Bir yanmış yerime dökmezsen suyu
Başını yastıktan kaldırma uyu
Cahilin misali bir susuz kuyu
Elden su koymakla dolmaz ki dolmaz
Yedi iklim dört köşeyi bir âdem
Arayıp Seyranî gezse de madem
Mezhebince âdem bulamaz demem
Ma-ı meşrebince bulmaz ki bulmaz
Gül yüzünden bülbül gibi dilimde
Bu ne ahdır bu ne figan bu ne zar
Aşkınla iradem değil elimde
Bu ne ahdır bu ne figan bu ne zar
Rahmetile toprak ıslanır kurur
Ecel nişangâha aldığın bulur
Hüsnün civarında toplanmış durur
Bu ne ejder bu ne yılan bu ne mar
Her güzel âlemde dengini bulmaz
Dökülen çanaklar meseldir dolmaz
Canlı kulda böyle beyaz ten olmaz
Bu ne kırcı bu ne bora bu ne kar
Seyranî'yi pişirmeye başladın
Ateş-i aşkınla yakıp haşladın
Önde sevdin sonra dönüp boşladın
Bu ne gayret bu ne namus bu ne ar
Bu ne ahdır bu ne figan bu ne zar
Aşkınla iradem değil elimde
Bu ne ahdır bu ne figan bu ne zar
Rahmetile toprak ıslanır kurur
Ecel nişangâha aldığın bulur
Hüsnün civarında toplanmış durur
Bu ne ejder bu ne yılan bu ne mar
Her güzel âlemde dengini bulmaz
Dökülen çanaklar meseldir dolmaz
Canlı kulda böyle beyaz ten olmaz
Bu ne kırcı bu ne bora bu ne kar
Seyranî'yi pişirmeye başladın
Ateş-i aşkınla yakıp haşladın
Önde sevdin sonra dönüp boşladın
Bu ne gayret bu ne namus bu ne ar
Gülşende bülbüle güller gülünce
Dikenlerde hara batık demiş var
Hayvanlar içinde tenasülünce
Ana tarafından natık demiş var
Sağ ve sol alt ve üst ön ve arkadan
Üryanım medet yok tac ü hırkadan
Semada misali nücum fark eden
Hal-i didarına çatık demiş var
Nur-ı çeşmim mah-ı mihr-i tabından
Mahdut kişi geçmiş gam hicabından
Kur'an'ın hakkında ilim babından
Ana Kelamullah natık demiş var
Malik oldum satıp şöhreti şana
Var gel ey Seyrani sen yana yana
Meşhur misal bilmez misin divane
Naçarlıkta balda katık demiş var
Dikenlerde hara batık demiş var
Hayvanlar içinde tenasülünce
Ana tarafından natık demiş var
Sağ ve sol alt ve üst ön ve arkadan
Üryanım medet yok tac ü hırkadan
Semada misali nücum fark eden
Hal-i didarına çatık demiş var
Nur-ı çeşmim mah-ı mihr-i tabından
Mahdut kişi geçmiş gam hicabından
Kur'an'ın hakkında ilim babından
Ana Kelamullah natık demiş var
Malik oldum satıp şöhreti şana
Var gel ey Seyrani sen yana yana
Meşhur misal bilmez misin divane
Naçarlıkta balda katık demiş var
Gülüne dolanmış diken görse de
Aşkım dikeninin duymaz kulağı
Yılan dişlerinin zehrin sürse de
Çözülmez leyleğin dizinin bağı
Tıfl-ı kalbim mehd-i aşka belenmiş
Yüzlerim Kabe-i vasla yönelmiş
Cevher-i aşk zat-ı Haktan bilenmiş
Aşığın kalbinin pas tutmaz bağı
Nazargah-ı Haktır gönüller şehri
Hakk'a ayan halkın kafa ve cehri
Nasa ziyan amma yılanın zehri
Nasın tükrüğü de yılana ağı
Seyrani bir katre deryadan kanar
Katre uça uça deryaya konar
Kandili ömrümün içinde yanar
Fitil bitti söndü ömrüm çerağı
Aşkım dikeninin duymaz kulağı
Yılan dişlerinin zehrin sürse de
Çözülmez leyleğin dizinin bağı
Tıfl-ı kalbim mehd-i aşka belenmiş
Yüzlerim Kabe-i vasla yönelmiş
Cevher-i aşk zat-ı Haktan bilenmiş
Aşığın kalbinin pas tutmaz bağı
Nazargah-ı Haktır gönüller şehri
Hakk'a ayan halkın kafa ve cehri
Nasa ziyan amma yılanın zehri
Nasın tükrüğü de yılana ağı
Seyrani bir katre deryadan kanar
Katre uça uça deryaya konar
Kandili ömrümün içinde yanar
Fitil bitti söndü ömrüm çerağı
Güreş meydanında boşa dolanın
Alta giden hasmın merdan olursa
Başına başkası değmiş olanın
Bilir alametin irfan olursa
Kız doğarsa başı olur dışarı
Oğlan doğsa olur meşhur haşarı
Kimle konuşursa dokunur şeri
Bir adam aslından çingan olursa
İbrahimi nara attı mancınık
Sebebi çingene yok yalancılık
Sütünde bulunan yad yabancılık
Islah olur mevtle derman olursa
Ahbabların vali hakim sayılar
Kokutmadan yemez eti ayılar
Çoğaldı Seyrani kabadayılar
Kedi fare yemez arslan olursa
Alta giden hasmın merdan olursa
Başına başkası değmiş olanın
Bilir alametin irfan olursa
Kız doğarsa başı olur dışarı
Oğlan doğsa olur meşhur haşarı
Kimle konuşursa dokunur şeri
Bir adam aslından çingan olursa
İbrahimi nara attı mancınık
Sebebi çingene yok yalancılık
Sütünde bulunan yad yabancılık
Islah olur mevtle derman olursa
Ahbabların vali hakim sayılar
Kokutmadan yemez eti ayılar
Çoğaldı Seyrani kabadayılar
Kedi fare yemez arslan olursa
H
Haçan validemi rüyada görsem
Kan ağlar gözleri yaşlı görünür
Bize edenlerin defterin dürsem
Ejder olmuş yedi başlı görünür
Haktan bulsun bize eden muzular
İki bacım kardaş der de buzular
Sılda bağrışır körpe kuzular
Mor sümbüllüm siyah saçlı görünür
Seyrani'yim kaldı dostlar yasımda
İçtiğim su zehir oldu tasımda
Eşim dostum yolum bekler kasımda
Düz ovalar bize taşlı görünür
Kan ağlar gözleri yaşlı görünür
Bize edenlerin defterin dürsem
Ejder olmuş yedi başlı görünür
Haktan bulsun bize eden muzular
İki bacım kardaş der de buzular
Sılda bağrışır körpe kuzular
Mor sümbüllüm siyah saçlı görünür
Seyrani'yim kaldı dostlar yasımda
İçtiğim su zehir oldu tasımda
Eşim dostum yolum bekler kasımda
Düz ovalar bize taşlı görünür
Hak bilir yastığa başım koymadım
Uyku gelip gözüm süzülmeyince
Saz-ı mecaziden elim yunmadım
Marifetin sazı düzülmeyince
Vacibü'l-vücudun bil mutlaklığın
Ona vücudunun bil mülhaklığın
Kim bildi Mansur'un ene'l-hak'lığın
Nesimi'nin postu yüzülmeyince
Bir yalaktan iki sığır sulanmaz
Irmaklar bulanır derya bulanmaz
Hakikate mecaz ili ulanmaz
İncelip Seyrani üzülmeyince
Uyku gelip gözüm süzülmeyince
Saz-ı mecaziden elim yunmadım
Marifetin sazı düzülmeyince
Vacibü'l-vücudun bil mutlaklığın
Ona vücudunun bil mülhaklığın
Kim bildi Mansur'un ene'l-hak'lığın
Nesimi'nin postu yüzülmeyince
Bir yalaktan iki sığır sulanmaz
Irmaklar bulanır derya bulanmaz
Hakikate mecaz ili ulanmaz
İncelip Seyrani üzülmeyince
Hak bir kula açsa bir bab-ı kerem
Hak açtığı gülde kapar bulunmaz
Kısmet kapısını bulur lacerem
Kısmette yolundan sapar bulunmaz
Anlar zevk alır çiçek özünden
Rüzgârlar kül alır ateş közünden
Mecnun sevmiş Hakkı Leyla yüzünden
Halkta Haktan gayrı tapar bulunmaz
Deyr-i aşkta puta tapan bulunur
Seyranî yolundan sapan bulunur
Güzelin yıktığın yapan bulunur
Aşıkın yıktığın yapan bulunmaz
Hak açtığı gülde kapar bulunmaz
Kısmet kapısını bulur lacerem
Kısmette yolundan sapar bulunmaz
Anlar zevk alır çiçek özünden
Rüzgârlar kül alır ateş közünden
Mecnun sevmiş Hakkı Leyla yüzünden
Halkta Haktan gayrı tapar bulunmaz
Deyr-i aşkta puta tapan bulunur
Seyranî yolundan sapan bulunur
Güzelin yıktığın yapan bulunur
Aşıkın yıktığın yapan bulunmaz
Hak cemalinden alınmış
Güzelliğin sermayesi
Güzel sevmekten çalınmış
Aşkın muhabbet mayesi
Muhabbeti bil ne iştir
Bir can bir canı seviştir
Arş u kürsiden geniştir
Ülfet elinin ayesi
Aşkın zağı gör ki neyler
Kalbin pasın her dem siler
Aşk çocuğun çözüp beler
Gönül beşiği dayesi
Ayık demler mestimizde
Seyrani can destimizde
Daim olsun üstümüzde
Şah-ı merdanın sayesi
Güzelliğin sermayesi
Güzel sevmekten çalınmış
Aşkın muhabbet mayesi
Muhabbeti bil ne iştir
Bir can bir canı seviştir
Arş u kürsiden geniştir
Ülfet elinin ayesi
Aşkın zağı gör ki neyler
Kalbin pasın her dem siler
Aşk çocuğun çözüp beler
Gönül beşiği dayesi
Ayık demler mestimizde
Seyrani can destimizde
Daim olsun üstümüzde
Şah-ı merdanın sayesi
Hak nur-u zatından bize hidayet
Eyleyip bildirmiş aktan karadan
Kulu kuldan sual etmek ne hacet
Yarattığı kulu bilir Yaradan
Her kuşun elbette vardır yuvası
Yaylasına göre ab u havası
Elbette her derdin var bir devası
Ben derdime umut kesmem çareden
Lafızdır manasın tefsir söyleyen
Cümle lisanları bilip söyleyen
İsmi tebabetle gönül eğleyen
Şifanın kadrini sor biçareden
Gönül aynasında leke koma sil
Mizan-ı irfanda mikdarını bil
Seyrani Mevla'ya muhkem bağla bel
Kullarına dilin kes mudaradan
Eyleyip bildirmiş aktan karadan
Kulu kuldan sual etmek ne hacet
Yarattığı kulu bilir Yaradan
Her kuşun elbette vardır yuvası
Yaylasına göre ab u havası
Elbette her derdin var bir devası
Ben derdime umut kesmem çareden
Lafızdır manasın tefsir söyleyen
Cümle lisanları bilip söyleyen
İsmi tebabetle gönül eğleyen
Şifanın kadrini sor biçareden
Gönül aynasında leke koma sil
Mizan-ı irfanda mikdarını bil
Seyrani Mevla'ya muhkem bağla bel
Kullarına dilin kes mudaradan
Hak yoluna benim gidişime bak
Ehl-i tarik olan bu çalım gider
Benim anda olan gidişime bak
O da benim gibi bu çalım gider
Ezelden bu aşka böyle giderdim
Kâh akar kâh dönüp böyle giderdim
Ben kalbim pasını böyle giderdim
Gel sen de bak bana bu çalım gider
Eser kaba poyraz eseri kalmaz
Geçer güzelliğin eseri kalmaz
Kötünün dünyada eseri kalmaz
Bu kesim kıyafet bu çalım gider
Rasgeldim ben tatar ile ulağa
Sefinemiz düştü şimdi kolağa
Seyranî her sözü koymaz kulağa
Bu çalımda geldi bu çalım gider
Ehl-i tarik olan bu çalım gider
Benim anda olan gidişime bak
O da benim gibi bu çalım gider
Ezelden bu aşka böyle giderdim
Kâh akar kâh dönüp böyle giderdim
Ben kalbim pasını böyle giderdim
Gel sen de bak bana bu çalım gider
Eser kaba poyraz eseri kalmaz
Geçer güzelliğin eseri kalmaz
Kötünün dünyada eseri kalmaz
Bu kesim kıyafet bu çalım gider
Rasgeldim ben tatar ile ulağa
Sefinemiz düştü şimdi kolağa
Seyranî her sözü koymaz kulağa
Bu çalımda geldi bu çalım gider
Hak yoluna gidenlerin
Asa olsam ellerine
Er pir vasfın edenlerin
Kurban olsam dillerine
Torunuyuz bir dedenin
Tohumuyuz bir bedenin
Münkir ile ceng edenin
Silah olsam bellerine
Bir üstada olsam çırak
Bir olurdu yakın ırak
Kemiğimi yapsam tarak
Yâr zülfünün tellerine
Bir kâmilin yolun tutsam
Aşk oduna yanıp tütsem
Bülbül gibi feryat etsem
Muhabbetin güllerine
Vücudumu kavursalar
Yönüm yâre çevirseler
Harman gibi savursalar
Muhabbetin yellerine
Seyranî kaldır parmağın
Vaktidir Hakka durmağın
Deryaya akan ırmağın
Katre olsam sellerine
Asa olsam ellerine
Er pir vasfın edenlerin
Kurban olsam dillerine
Torunuyuz bir dedenin
Tohumuyuz bir bedenin
Münkir ile ceng edenin
Silah olsam bellerine
Bir üstada olsam çırak
Bir olurdu yakın ırak
Kemiğimi yapsam tarak
Yâr zülfünün tellerine
Bir kâmilin yolun tutsam
Aşk oduna yanıp tütsem
Bülbül gibi feryat etsem
Muhabbetin güllerine
Vücudumu kavursalar
Yönüm yâre çevirseler
Harman gibi savursalar
Muhabbetin yellerine
Seyranî kaldır parmağın
Vaktidir Hakka durmağın
Deryaya akan ırmağın
Katre olsam sellerine
Hakk'a canım kurbanlığı sezadır
Muhabbetin yaylasında yayındı
Ruhu'l Kudüs sundu cam-ı mualla
Nefha-i dehani vahdet sayıldı
Kadir u kayyum hayy u lem-yezel
Aşkın mahbubumu yaratmış güzel
Ateş-i vahdete düşmezden ezel
Dert üstüne dertten yükün kayıldı
Elmas peymaneli billur şişeli
Yar ile buluşup biz bilişeli
Sevda-yı aşkına düştüm düşeli
Geda gönlüm yoksul iken bayıldı
Rabbime Seyrani aşıktır özüm
Haksız çıkmaz dilimden asla sözüm
Nevm-i cehaletten uyandı gözüm
Mest-i müdamlıktan gönlüm ayıldı
Muhabbetin yaylasında yayındı
Ruhu'l Kudüs sundu cam-ı mualla
Nefha-i dehani vahdet sayıldı
Kadir u kayyum hayy u lem-yezel
Aşkın mahbubumu yaratmış güzel
Ateş-i vahdete düşmezden ezel
Dert üstüne dertten yükün kayıldı
Elmas peymaneli billur şişeli
Yar ile buluşup biz bilişeli
Sevda-yı aşkına düştüm düşeli
Geda gönlüm yoksul iken bayıldı
Rabbime Seyrani aşıktır özüm
Haksız çıkmaz dilimden asla sözüm
Nevm-i cehaletten uyandı gözüm
Mest-i müdamlıktan gönlüm ayıldı
Halk-ı alem bana mürşid-i kamil
Olmuş olmayınca bende itikad
Benzer ol alime ilmiyle amil
Kendi olmaz elden umar itimad
Dünya ahret birbirine müşterek
Bir fırında iki pişmez bir çörek
Yerden göğe zahir dikilmiş direk
Olsa bir cihana olmaz iki ad
Bir çoban elinde dünya bir kirmen
Misali yün eğrip ip sarar hemen
Hiç keyfince çatal iğli değirmen
Unundan ağzına dokunur mu tad
Yere çakan iki çatal kazığı
İkiden birine eyler yazığı
Seyrani çobanın belde azığı
Olmasa sayılmaz çoban kurttan yad
Olmuş olmayınca bende itikad
Benzer ol alime ilmiyle amil
Kendi olmaz elden umar itimad
Dünya ahret birbirine müşterek
Bir fırında iki pişmez bir çörek
Yerden göğe zahir dikilmiş direk
Olsa bir cihana olmaz iki ad
Bir çoban elinde dünya bir kirmen
Misali yün eğrip ip sarar hemen
Hiç keyfince çatal iğli değirmen
Unundan ağzına dokunur mu tad
Yere çakan iki çatal kazığı
İkiden birine eyler yazığı
Seyrani çobanın belde azığı
Olmasa sayılmaz çoban kurttan yad
Hazırladım ey aşk gönül tarlasın
Gam biderin haydi şimdi ekindi
Asuman gürlesin şimşek parlasın
Dağ gibi başımdan duman yekindi
Ey dil çektin fani sürürün yasın
Gönül aynasının Hak ile pasın
Acı nedametin şimdi libasın
Biçip kametine göre dikindi
Aşıkın kalbinin yarası emsiz
Kalsa elbet kalmaz gözleri nemsiz
Geçmez beş vaktimin hiçbiri gamsız
Akşam yatsı sabah öğle ikindi
Yakın gel sevdiğim gitme uzağa
Tavuskuşu gibi elvan tozağa
Mağrur olup düşme sen bu tuzağa
Bu dert senin kisb ü kârın çekindi
Seyranî'yim kaldım yine yüreksiz
Mevlam bir şey yaratmamış gereksiz
Yedi kat gökleri sanma direksiz
Ahım benim arşa direk dikildi
Gam biderin haydi şimdi ekindi
Asuman gürlesin şimşek parlasın
Dağ gibi başımdan duman yekindi
Ey dil çektin fani sürürün yasın
Gönül aynasının Hak ile pasın
Acı nedametin şimdi libasın
Biçip kametine göre dikindi
Aşıkın kalbinin yarası emsiz
Kalsa elbet kalmaz gözleri nemsiz
Geçmez beş vaktimin hiçbiri gamsız
Akşam yatsı sabah öğle ikindi
Yakın gel sevdiğim gitme uzağa
Tavuskuşu gibi elvan tozağa
Mağrur olup düşme sen bu tuzağa
Bu dert senin kisb ü kârın çekindi
Seyranî'yim kaldım yine yüreksiz
Mevlam bir şey yaratmamış gereksiz
Yedi kat gökleri sanma direksiz
Ahım benim arşa direk dikildi
Hazret-i Havva'dan mevcud olalı
Ola gelmiş çingan cimri muhabbet
Yezid birbirinden erkan bulalı
Görmemiştir münkir ömrü muhabbet
Münkir olan inkarına dayanmış
O Yezid Mervan'dan boya boyanmış
Gaflet uykusundan mü'min uyanmış
Bulmuş halaveti temr-i muhabbet
Hazreti Hallak-ı cihan-ı baki
Sekahum rabbuhum mü'mine saki
Değil içtiğimiz şarab u rakı
Bizi mesteyleyen hamr-ı muhabbet
Seyrani duyup da muhabbet sesin
Hakikatten almış kendi hissesin
Münkir olan Hakk'a ne derse desin
Hak da Haklık aklık emr-i muhabbet
Ola gelmiş çingan cimri muhabbet
Yezid birbirinden erkan bulalı
Görmemiştir münkir ömrü muhabbet
Münkir olan inkarına dayanmış
O Yezid Mervan'dan boya boyanmış
Gaflet uykusundan mü'min uyanmış
Bulmuş halaveti temr-i muhabbet
Hazreti Hallak-ı cihan-ı baki
Sekahum rabbuhum mü'mine saki
Değil içtiğimiz şarab u rakı
Bizi mesteyleyen hamr-ı muhabbet
Seyrani duyup da muhabbet sesin
Hakikatten almış kendi hissesin
Münkir olan Hakk'a ne derse desin
Hak da Haklık aklık emr-i muhabbet
Her hangi haneye bir kadın gerek
Ansız hiçbir yuva kurulmaz imiş
Neler gösterecek devran-ı felek
Kabahat yüzlere vurulmaz imiş
Evladı olanlar elbet kız arar
Bilmediği kıza dünür mü salar
Bir hafta geçmeden sahibin talar
İt midir tazı mı bilinmez imiş
Zamane kızları fingili fisten
Hayır beklenir mi böyle bir pisten
Kimi çengi kimi çingene cinsten
Ne mikrop olduğu görünmez imiş
Zamane kadını şeytanın piri
Terbiye görmemiş ellide biri
Lif ile arınmaz ağzının kiri
Sanki paçavraya silinmez imiş
Kalmış da arada belasın arar
Böylesi bir kadın kimlere yarar
Urgan da zaptetmez zinciri kırar
Soyu pak her yerde bulunmaz imiş
İyi kadınlara asla doyulmaz
Altın baha bulur kadına konmaz
Küp uçuran cadı kadın sayılmaz
Kabiliyet satın alınmaz imiş
Seyrani bu işi sen iyi düşün
Çatma namussuza çatlatır başın
Zehirler evdeki ekmeğin aşın
Zehiri yutunca gülünmez imiş
Ansız hiçbir yuva kurulmaz imiş
Neler gösterecek devran-ı felek
Kabahat yüzlere vurulmaz imiş
Evladı olanlar elbet kız arar
Bilmediği kıza dünür mü salar
Bir hafta geçmeden sahibin talar
İt midir tazı mı bilinmez imiş
Zamane kızları fingili fisten
Hayır beklenir mi böyle bir pisten
Kimi çengi kimi çingene cinsten
Ne mikrop olduğu görünmez imiş
Zamane kadını şeytanın piri
Terbiye görmemiş ellide biri
Lif ile arınmaz ağzının kiri
Sanki paçavraya silinmez imiş
Kalmış da arada belasın arar
Böylesi bir kadın kimlere yarar
Urgan da zaptetmez zinciri kırar
Soyu pak her yerde bulunmaz imiş
İyi kadınlara asla doyulmaz
Altın baha bulur kadına konmaz
Küp uçuran cadı kadın sayılmaz
Kabiliyet satın alınmaz imiş
Seyrani bu işi sen iyi düşün
Çatma namussuza çatlatır başın
Zehirler evdeki ekmeğin aşın
Zehiri yutunca gülünmez imiş
Her ırmağa bir yol vermiş akıyor
Cümlesini bir deryaya döküyor
Her kumaşı bir tarakta dokuyor
Şeridini pazarlara çözüyor
Bülbülün aşkına sebep gül oldu
Ona kafes ağzındaki dil oldu
Cânım ateşlere attı kül oldu
Ne taraftan bir yel değse tozuyor
Kimi dikenini gülünden seçer
Herkes ettiğinin mahsulün biçer
Gam yeme Seyranî bu gün de geçer
Yüce dağ başında duman geziyor
Cümlesini bir deryaya döküyor
Her kumaşı bir tarakta dokuyor
Şeridini pazarlara çözüyor
Bülbülün aşkına sebep gül oldu
Ona kafes ağzındaki dil oldu
Cânım ateşlere attı kül oldu
Ne taraftan bir yel değse tozuyor
Kimi dikenini gülünden seçer
Herkes ettiğinin mahsulün biçer
Gam yeme Seyranî bu gün de geçer
Yüce dağ başında duman geziyor
Her kim temizlese taşlı pirinci
Kendi gözü nuru ile bakıyor
Akıl bir ipliğe düzüyor inci
Fikir merammea delip takıyor
Kendi kanatların her kuş sallıyor
Her ân yaptığı çeçi ballıyor
Dost aşkın bağına atın bağlıyor
Tırnağına göre nal mıh çakıyor
Lale sinesinde açılır dağlar
Gül sümbüle bülbül başına ağlar
Kimi yer çağlamaz kiminde çağlar
Deresine göre sular akıyor
Hem soğuğu vardır hem de sıcağı
Bulunmaz dünyanın ucu bucağı
Fitillendi aşktan bağrım ocağı
İçim beni dışım eli yakıyor
Ne çare Seyranî böyledir kader
Taşlara dökülmüş ektiğin bider
Kemin kemliğinden bize ne keder
Eyiler eyliğin başa kakıyor
Kendi gözü nuru ile bakıyor
Akıl bir ipliğe düzüyor inci
Fikir merammea delip takıyor
Kendi kanatların her kuş sallıyor
Her ân yaptığı çeçi ballıyor
Dost aşkın bağına atın bağlıyor
Tırnağına göre nal mıh çakıyor
Lale sinesinde açılır dağlar
Gül sümbüle bülbül başına ağlar
Kimi yer çağlamaz kiminde çağlar
Deresine göre sular akıyor
Hem soğuğu vardır hem de sıcağı
Bulunmaz dünyanın ucu bucağı
Fitillendi aşktan bağrım ocağı
İçim beni dışım eli yakıyor
Ne çare Seyranî böyledir kader
Taşlara dökülmüş ektiğin bider
Kemin kemliğinden bize ne keder
Eyiler eyliğin başa kakıyor
Her kimin andırmış Hak ismin âşık
Marifet bahrine eylemiş gavvas
Hazine-i Rahman demeğe layık
Durmuş âşık kalbin dinle kulak as
İsmi kenz-i Rahman hazinedarı
Etmiş âşık kalbin Yaradan Bari
Her kimin var ise Hakkı inkârı
Hak anı inkârdan eylesin halas
Her kim ki âşıkın kalbini yıkar
Gide gide Hakkı inkâra çıkar
Hak anı cehennem nârına yakar
Eyler ahirette kıssasa kısas
Açıl var Seyranî solmak dilersen
Makbul-i indillah olmak dilersen
Eğer sen de Hakkı bulmak dilersen
Sıdk ile tarik-i aşka kadem bas
Marifet bahrine eylemiş gavvas
Hazine-i Rahman demeğe layık
Durmuş âşık kalbin dinle kulak as
İsmi kenz-i Rahman hazinedarı
Etmiş âşık kalbin Yaradan Bari
Her kimin var ise Hakkı inkârı
Hak anı inkârdan eylesin halas
Her kim ki âşıkın kalbini yıkar
Gide gide Hakkı inkâra çıkar
Hak anı cehennem nârına yakar
Eyler ahirette kıssasa kısas
Açıl var Seyranî solmak dilersen
Makbul-i indillah olmak dilersen
Eğer sen de Hakkı bulmak dilersen
Sıdk ile tarik-i aşka kadem bas
Her kimin kalbinde varsa havfullah
Alameti kuldan etmek ihtiyat
Bulur Allahını gider doğru rah
Korkmayan Allahtan geçemez sırat
Her kim ikrarına duramaz kavi
Keşfin gösterse de olamaz veli
Vefasız adamın cennette evi
Olsa ettirmesin Rabbim ihtilat
Her kim ki etmezse ahdına vefa
O kimsedir eden canına cefa
Maraz-ı küfrüne imandan şifa
Bulup da edemez o farzı iskat
Seyranî namerdin yüzüne bakma
Cömerdi gönülden gözden bırakma
Hasisin mumundan mumunu yakma
Zulmete razı ol manend-i tavat
Alameti kuldan etmek ihtiyat
Bulur Allahını gider doğru rah
Korkmayan Allahtan geçemez sırat
Her kim ikrarına duramaz kavi
Keşfin gösterse de olamaz veli
Vefasız adamın cennette evi
Olsa ettirmesin Rabbim ihtilat
Her kim ki etmezse ahdına vefa
O kimsedir eden canına cefa
Maraz-ı küfrüne imandan şifa
Bulup da edemez o farzı iskat
Seyranî namerdin yüzüne bakma
Cömerdi gönülden gözden bırakma
Hasisin mumundan mumunu yakma
Zulmete razı ol manend-i tavat
Hicranlar mı çöktü içime benim
Gözyaşımı kimse silmez ağlarım
Mezarım olsaydı keşke vatanım
Sılamdan hiç haber gelmez ağlarım
Aşkın mızrağını engine saldım
Diyar-ı gurbette ben garip kaldım
Unuttum kendimi deryaya daldım
Kimseler halimden bilmez ağlarım
Seyranî'nin yâre dönmez yolları
Başına zindandır Halep çölleri
Sert esiyor bana seher yelleri
Talihim yüzüme gülmez ağlarım
Gözyaşımı kimse silmez ağlarım
Mezarım olsaydı keşke vatanım
Sılamdan hiç haber gelmez ağlarım
Aşkın mızrağını engine saldım
Diyar-ı gurbette ben garip kaldım
Unuttum kendimi deryaya daldım
Kimseler halimden bilmez ağlarım
Seyranî'nin yâre dönmez yolları
Başına zindandır Halep çölleri
Sert esiyor bana seher yelleri
Talihim yüzüme gülmez ağlarım
Hükm-i Şeriatça fakir ü mazlum
Emanetullahtır değil mi malum
Zalimin keyfince icra-yı rüsum
Edenler çekmez mi azab-ı niran
Etmek farzdır ulü'l-emre itaat
Ulü'l emre farzdır etmek adalet
Evliya-yı umur gayetu'l-gayet
Mustakimu'l-etvar gerektir her an
Mustakim olmayan ulü'l-emirler
Ne olduğun bilir ehli zamirler
Sim ü zerre kıyas olmaz demirler
Hiç bir yıldız olmaz bir mah-ı taban
Meddahın olmasa alemde alim
Ne hadde zulmetmek mazluma zalim
Zalimler zulmünden sabra mecalim
Kalmadı Yarabbi bende el-aman
Terk eyle Seyrani su-i ameli
Adalet değil mi mülkün temeli
Dünyada herkesin kendi ameli
İsbat eder lazım değil tercüman
Emanetullahtır değil mi malum
Zalimin keyfince icra-yı rüsum
Edenler çekmez mi azab-ı niran
Etmek farzdır ulü'l-emre itaat
Ulü'l emre farzdır etmek adalet
Evliya-yı umur gayetu'l-gayet
Mustakimu'l-etvar gerektir her an
Mustakim olmayan ulü'l-emirler
Ne olduğun bilir ehli zamirler
Sim ü zerre kıyas olmaz demirler
Hiç bir yıldız olmaz bir mah-ı taban
Meddahın olmasa alemde alim
Ne hadde zulmetmek mazluma zalim
Zalimler zulmünden sabra mecalim
Kalmadı Yarabbi bende el-aman
Terk eyle Seyrani su-i ameli
Adalet değil mi mülkün temeli
Dünyada herkesin kendi ameli
İsbat eder lazım değil tercüman
Hünkâr Hacı Bektaş'ın talibiyim ben
Değilim Abdalı Aksarayi'nin
Şems-i Tebriz gibi galibiyim ben
Mevlevilerdeki "def ü "nay"inin
Çok küheylan kuyruğunu düğerim
Şah-Merdan Ali'ye boyun eğerim
Öğersem ben böyle bir er öğerim
İsmini çekmezem "Hatem Tayi"nin
Âşıklardan güzel sevmek şan kalır
Âşıkın benzinde sanma kan kalır
Dokunsa ok ucu kimde can kalır
"İbni Vakkas" gibi gazi yayının
Seyranî yemiştir felek sillesin
Evvelden çekmiştir aşkın çillesin
Gözünün kanıyla biçmiş hüllesin
Kerbela çenginin matem ayının
Değilim Abdalı Aksarayi'nin
Şems-i Tebriz gibi galibiyim ben
Mevlevilerdeki "def ü "nay"inin
Çok küheylan kuyruğunu düğerim
Şah-Merdan Ali'ye boyun eğerim
Öğersem ben böyle bir er öğerim
İsmini çekmezem "Hatem Tayi"nin
Âşıklardan güzel sevmek şan kalır
Âşıkın benzinde sanma kan kalır
Dokunsa ok ucu kimde can kalır
"İbni Vakkas" gibi gazi yayının
Seyranî yemiştir felek sillesin
Evvelden çekmiştir aşkın çillesin
Gözünün kanıyla biçmiş hüllesin
Kerbela çenginin matem ayının
Hüsn-i ezeli-yi vahidu'l vücud
Manzur-i mir'at-i devran olan yar
Mazhar-ı nigahın olmaz mı mes'ud
Ser defterde şah-ı huban olan yar
Esrar-ı derunum sana aşikar
Du cihan zatınla eyler iftihar
Ateş kalbe su ver katre-i mikdar
Derya-yı rahmete rahman olan yar
Bende bir ateş var yanmadan tüter
Tütünsüz ateşe yandığım yeter
Lutfuna muhtacım iş sende biter
Sensin cümle derde derman olan yar
Mücrim Seyrani'ye eyle şefaat
Hak vücudun kılmış aleme rahmet
Verildi zatına tac-ı nübüvvet
Muhabbet şem'ine suzan olan yar
Manzur-i mir'at-i devran olan yar
Mazhar-ı nigahın olmaz mı mes'ud
Ser defterde şah-ı huban olan yar
Esrar-ı derunum sana aşikar
Du cihan zatınla eyler iftihar
Ateş kalbe su ver katre-i mikdar
Derya-yı rahmete rahman olan yar
Bende bir ateş var yanmadan tüter
Tütünsüz ateşe yandığım yeter
Lutfuna muhtacım iş sende biter
Sensin cümle derde derman olan yar
Mücrim Seyrani'ye eyle şefaat
Hak vücudun kılmış aleme rahmet
Verildi zatına tac-ı nübüvvet
Muhabbet şem'ine suzan olan yar
Hüsne mağrur olma ey yüzü mahırn
Niceler yokuştan inişten geçti
Kâr etmedi sana feryat ü ahım
Tir-i ahım Kûh-i Keşiş'ten geçti
Seni bimürüvvet seni bivefa
Kim kime etmiştir ettiğin bana
Şimdi de yâr olmak istersin amma
Nideyim sevdiğim iş işten geçti
Benden sana izin ey gözü afet
Var kimi istersen eyle muhabbet
Simden geru sen sağ ben de selamet
Seyranî bu alış verişten geçti
Niceler yokuştan inişten geçti
Kâr etmedi sana feryat ü ahım
Tir-i ahım Kûh-i Keşiş'ten geçti
Seni bimürüvvet seni bivefa
Kim kime etmiştir ettiğin bana
Şimdi de yâr olmak istersin amma
Nideyim sevdiğim iş işten geçti
Benden sana izin ey gözü afet
Var kimi istersen eyle muhabbet
Simden geru sen sağ ben de selamet
Seyranî bu alış verişten geçti
I
Beş vaktini kıl da gözet Sübhanı
Cehennem narından kurtar bu canı
Yanaşma şeytana aldatır seni
Şeytanın konduğu daldan ırak ol
Beş vaktini kılan Hakkın hasıdır
Vebali bilmeyen kişi asidir
Gönüllerin yeri gül bahçesidir
Bülbülün konduğu gülden ırak ol
Seyrani de der ki Hak benim arkam
Hak benim arkam da ben kimden korkam
Fazilet ehli ol isteme görkem
Mevladan korkmayan kuldan ırak ol
Cehennem narından kurtar bu canı
Yanaşma şeytana aldatır seni
Şeytanın konduğu daldan ırak ol
Beş vaktini kılan Hakkın hasıdır
Vebali bilmeyen kişi asidir
Gönüllerin yeri gül bahçesidir
Bülbülün konduğu gülden ırak ol
Seyrani de der ki Hak benim arkam
Hak benim arkam da ben kimden korkam
Fazilet ehli ol isteme görkem
Mevladan korkmayan kuldan ırak ol
Islah-ı nefsime değilim kadir
Ne kılıç sallayım sağa sola ben
Kâmillerden olmaz kem kelam sadır
Kâmil demem çiğ süt emmiş kula ben
Mümin olan dini buldu imamda
Münkir olan şimdi kaldı gümanda
Sultan-ı enbiya ahir zamanda
Duydum razı olmuş bir kıl çula ben
Yitik bulan Yakup gibi bulmasın
Vay ne mümkün boşalmasın dolmasın
Güzel Yusuf Kenan gibi olmasın
Duydum satıldığın birkaç pula ben
Aramaz Seyranî yitirmediğin
Hak bitirir halkın bitirmediğin
Yaradanın yola getirmediğin
Haddim değil getiremem yola ben
Ne kılıç sallayım sağa sola ben
Kâmillerden olmaz kem kelam sadır
Kâmil demem çiğ süt emmiş kula ben
Mümin olan dini buldu imamda
Münkir olan şimdi kaldı gümanda
Sultan-ı enbiya ahir zamanda
Duydum razı olmuş bir kıl çula ben
Yitik bulan Yakup gibi bulmasın
Vay ne mümkün boşalmasın dolmasın
Güzel Yusuf Kenan gibi olmasın
Duydum satıldığın birkaç pula ben
Aramaz Seyranî yitirmediğin
Hak bitirir halkın bitirmediğin
Yaradanın yola getirmediğin
Haddim değil getiremem yola ben
K
Ka'r-ı dilden cuş eder ummanım Allah aşkına
Arş-ı âlâya çıkar efganım Allah aşkına
Bad-ı aşkın zühre burcundan eser leyi ü nehar
Savurur ömrümdeki harmanım Allah aşkına
Ma'kes-i hüsn-i ezelsin şübhesiz sen ey nigâr
Düşmüşüm ben aşkına aklım değil başımda yâr
Esmemiştir kimseler başında böyle rüzigâr
Sineni arzet bana cananım Allah aşkına
Aksi hep kalbimdedir şem'i hayal-i hazretin
Hazret-i Yusuf gibi seyr-i cemal-i gaybetin
Yok mudur bir kuşa hiç çalı kadar dost gayretin
Merhamet kıl sen benim sultanım Allah aşkına
Hâl ü müstakbel miyim bilmem muzari maziyim
Yoksa bir mana-yı hiçin sernuma elfazıyım
Öldürürse vuslatın Seyranî'yi tek razıyım
Ey cemal-i âfet-i devranım Allah aşkın
Arş-ı âlâya çıkar efganım Allah aşkına
Bad-ı aşkın zühre burcundan eser leyi ü nehar
Savurur ömrümdeki harmanım Allah aşkına
Ma'kes-i hüsn-i ezelsin şübhesiz sen ey nigâr
Düşmüşüm ben aşkına aklım değil başımda yâr
Esmemiştir kimseler başında böyle rüzigâr
Sineni arzet bana cananım Allah aşkına
Aksi hep kalbimdedir şem'i hayal-i hazretin
Hazret-i Yusuf gibi seyr-i cemal-i gaybetin
Yok mudur bir kuşa hiç çalı kadar dost gayretin
Merhamet kıl sen benim sultanım Allah aşkına
Hâl ü müstakbel miyim bilmem muzari maziyim
Yoksa bir mana-yı hiçin sernuma elfazıyım
Öldürürse vuslatın Seyranî'yi tek razıyım
Ey cemal-i âfet-i devranım Allah aşkın
Ka'rı dilden cuş eder ummanım Allah aşkına
Arş-ı alaya çıkar efganım Allah aşkına
Bad-ı aşkın zühre burcundan eser leyl ü nehar
Savurur ömrümdeki harmanım Allah aşkına
Makes-i hüsn-i ezelsin şüphesiz sen ey nigar
Düşmüşüm ben aşkına aklım değil başımda yar
Esmemiştir kimseler başında böyle ruzigar
Sineni arzet bana cananım Allah aşkına
Aksi hep kalbimdedir şem-i hayal-i hazretin
Hazret-i Yusuf gibi seyr-i cemal-i gaybetin
Yok mudur bir kuşa hiç çalı kadar dost gayretin
Merhamet kıl sen benim sultanım Allah aşkına
Hal-i müstakbel miyim bilmem muzari miyim
Yoksa bir mana-yı hiç'in ser nüma elfazıyım
Öldürürse vuslatın Seyrani'yi tek razıyım
Ey cemal-i afet-i devranım Allah aşkına
Arş-ı alaya çıkar efganım Allah aşkına
Bad-ı aşkın zühre burcundan eser leyl ü nehar
Savurur ömrümdeki harmanım Allah aşkına
Makes-i hüsn-i ezelsin şüphesiz sen ey nigar
Düşmüşüm ben aşkına aklım değil başımda yar
Esmemiştir kimseler başında böyle ruzigar
Sineni arzet bana cananım Allah aşkına
Aksi hep kalbimdedir şem-i hayal-i hazretin
Hazret-i Yusuf gibi seyr-i cemal-i gaybetin
Yok mudur bir kuşa hiç çalı kadar dost gayretin
Merhamet kıl sen benim sultanım Allah aşkına
Hal-i müstakbel miyim bilmem muzari miyim
Yoksa bir mana-yı hiç'in ser nüma elfazıyım
Öldürürse vuslatın Seyrani'yi tek razıyım
Ey cemal-i afet-i devranım Allah aşkına
Kaçan validemi rüyamda görsem
Kan ağlar gözleri yaşlı görünür
Bize edenlerin defterin dürsem
Ejder olmuş yedi başlı görünür
Haktan bulsun bize eden muzular
İki bacım kardeş der de bozular
Sılada bağrışır körpe kuzular
Mor sümbülüm siyah saçlı görünür
Seyranî'yim kaldı dostlar yasımda
İçtiğim su zehir oldu tasımda
Eşim dostum yolum bekler kasımda
Düz ovalar bize taşlı görünür
Kan ağlar gözleri yaşlı görünür
Bize edenlerin defterin dürsem
Ejder olmuş yedi başlı görünür
Haktan bulsun bize eden muzular
İki bacım kardeş der de bozular
Sılada bağrışır körpe kuzular
Mor sümbülüm siyah saçlı görünür
Seyranî'yim kaldı dostlar yasımda
İçtiğim su zehir oldu tasımda
Eşim dostum yolum bekler kasımda
Düz ovalar bize taşlı görünür
Kahır çeken ehl-i dilin
Gör ne çeker can-ı tende
Erir akar böyle bilin
Tükenir tâb o bedende
Sen bir zalim neccar isen
Baltan bende dener isen
Ben ednâyı kınar isen
Benim gibi olun sen de
Kişi uğrar melânete
Güvenilmez kad kamete
Çıkarır bir selâmete
Hakk'ın kulu isem ben de
Hüzn ü elemden yatamaz
Zulüm alıp hak satamaz
Âşık Seyranî atamaz
Kimse ile hiç perende
Gör ne çeker can-ı tende
Erir akar böyle bilin
Tükenir tâb o bedende
Sen bir zalim neccar isen
Baltan bende dener isen
Ben ednâyı kınar isen
Benim gibi olun sen de
Kişi uğrar melânete
Güvenilmez kad kamete
Çıkarır bir selâmete
Hakk'ın kulu isem ben de
Hüzn ü elemden yatamaz
Zulüm alıp hak satamaz
Âşık Seyranî atamaz
Kimse ile hiç perende
Kahpe felek benim nerde
Kara bahtım ak eyledi
Pervaneler gibi nârde
Vücudumu yak eyledi
Bir yâr bana dolap kurdu
Hicabımdan dilim durdu
Fincan gibi yere vurdu
Göğsüm' iki şak eyledi
Sikke olmaz bu turada
Ermedim ben hiç murada
Âşık Seyrânî burada
Ne söylerse hak eyledi
Kara bahtım ak eyledi
Pervaneler gibi nârde
Vücudumu yak eyledi
Bir yâr bana dolap kurdu
Hicabımdan dilim durdu
Fincan gibi yere vurdu
Göğsüm' iki şak eyledi
Sikke olmaz bu turada
Ermedim ben hiç murada
Âşık Seyrânî burada
Ne söylerse hak eyledi
Aşkın bülbülüne şevkim bağında
Gül açar dikenli çalım kalmadı
Gül gibi bitmişken aşkın dağında
Bülbül konmak için dalım kalmadı
Çerağım sönmeden pervanem ulaş
Ölmeden etrafım bir daha dolaş
Kuru kovan oldum kudretten telaş
Düştü arım çecim balım kalmadı
Balmumun yandırıp bezire kadar
Aradım Beşir'den Nezir'e kadar
Yokladım kizirden vezire kadar
Bana zulmetmedik zalim kalmadı
Aşık Seyrani'yim dinle sözlerim
Yakub'um elbette Yusuf özlerim
Servetperestlerden korktu gözlerim
Anadan üryanım malım kalmadı
Gül açar dikenli çalım kalmadı
Gül gibi bitmişken aşkın dağında
Bülbül konmak için dalım kalmadı
Çerağım sönmeden pervanem ulaş
Ölmeden etrafım bir daha dolaş
Kuru kovan oldum kudretten telaş
Düştü arım çecim balım kalmadı
Balmumun yandırıp bezire kadar
Aradım Beşir'den Nezir'e kadar
Yokladım kizirden vezire kadar
Bana zulmetmedik zalim kalmadı
Aşık Seyrani'yim dinle sözlerim
Yakub'um elbette Yusuf özlerim
Servetperestlerden korktu gözlerim
Anadan üryanım malım kalmadı
Bunca cefa fazla fani insana
Düşersin sen de bak dile lisana
Gelenler göç etmiş hani tantana
Dünyaya hükmeden salim kalmadı
İlm-i hikmetinden mana aradım
Bir fani gelmişim neye yaradım
Bize zulmetmekse eğer muradın
Dünya Süleyman'a malum kalmadı
Aşık Seyrani'yi yaktı yandırdı
Gözler görür gönül isyan kaldırdı
Her gelen milletin cebin çaldırdı
Hazine tamtakır malım kalmadı
Düşersin sen de bak dile lisana
Gelenler göç etmiş hani tantana
Dünyaya hükmeden salim kalmadı
İlm-i hikmetinden mana aradım
Bir fani gelmişim neye yaradım
Bize zulmetmekse eğer muradın
Dünya Süleyman'a malum kalmadı
Aşık Seyrani'yi yaktı yandırdı
Gözler görür gönül isyan kaldırdı
Her gelen milletin cebin çaldırdı
Hazine tamtakır malım kalmadı
İman bahçesine güman biderin
Ekenin mü'minlik suyu kalmamış
Güman ehli olan çeksin kederin
Zülfünün o eski buyu kalmamış
Bir koyun başına bin kurt yığılmış
Koyun kurttan korkup sütü soğulmuş
Tekke harap olmuş derviş dağılmış
Virt edecek ismi Hu'yu kalmamış
Üstad ol çırak ol sırrın şaşırma
Çiğ nefsinden başka bir şey pişirme
Seyrani'yi medet Rabbim düşürme
Nefsin kazmadığı kuyu kalmamış
Ekenin mü'minlik suyu kalmamış
Güman ehli olan çeksin kederin
Zülfünün o eski buyu kalmamış
Bir koyun başına bin kurt yığılmış
Koyun kurttan korkup sütü soğulmuş
Tekke harap olmuş derviş dağılmış
Virt edecek ismi Hu'yu kalmamış
Üstad ol çırak ol sırrın şaşırma
Çiğ nefsinden başka bir şey pişirme
Seyrani'yi medet Rabbim düşürme
Nefsin kazmadığı kuyu kalmamış
Karışmadan evvel pirler göçüne
Turna kılavuzu sanaman beni
Bade olsam girsem kadeh içine
Destur deyip dosta sunaman beni
Bahr-i hakikattan yıkanmış tenim
Riya pası tutmaz hulk-ı ahsenim
Cevheri halistir asıl madenim
Demir alat ile yontaman beni
Seyrani'nin çıkan sözler dilinden
Haddeden çok geçmiş sazın telinden
Nefs-i emmarenin hain elinden
Dostlar aciz kaldım kınaman beni
Turna kılavuzu sanaman beni
Bade olsam girsem kadeh içine
Destur deyip dosta sunaman beni
Bahr-i hakikattan yıkanmış tenim
Riya pası tutmaz hulk-ı ahsenim
Cevheri halistir asıl madenim
Demir alat ile yontaman beni
Seyrani'nin çıkan sözler dilinden
Haddeden çok geçmiş sazın telinden
Nefs-i emmarenin hain elinden
Dostlar aciz kaldım kınaman beni
Kavm-i İsrail'e helva'yı kudret
İnmiş ne selva'yım ve ne de men'im
Beni mecnun eden Leyla-yı hasret
Cünun-u aşk ile ne ehl-i fenim
Kelimullah gibi Tur-u Sina'ya
Çıkan meclub olur dar-ı fenaya
İsa gibi çıkam çar-ı minaya
Rif'atime engel olmasın eğnim
Geçerim davamdan Hak divanında
Tenle yar ettiğim kulun canında
Yarin zamparası kendi yanında
Bir beni Ademdir ben sanki cinim
Seyrani aşk ile gördük biliştik
Hasret ateşinde kaldık iliştik
Ateş azabını yarla bölüştük
Sehmine ahrette düştü cehennem
İnmiş ne selva'yım ve ne de men'im
Beni mecnun eden Leyla-yı hasret
Cünun-u aşk ile ne ehl-i fenim
Kelimullah gibi Tur-u Sina'ya
Çıkan meclub olur dar-ı fenaya
İsa gibi çıkam çar-ı minaya
Rif'atime engel olmasın eğnim
Geçerim davamdan Hak divanında
Tenle yar ettiğim kulun canında
Yarin zamparası kendi yanında
Bir beni Ademdir ben sanki cinim
Seyrani aşk ile gördük biliştik
Hasret ateşinde kaldık iliştik
Ateş azabını yarla bölüştük
Sehmine ahrette düştü cehennem
Kavs-ı kametinin fehmeyle fendin
Kaşların resminde yay bu nedir bu
Mir'at-ı hüsnünde aksetmiş kendin
Görse kamer söyler ay bu nedir bu
Semaya ne miktar dolmuş kevakip
Hüsnünde hüveyda aks-i kevakip
Hesabın bilmeye tedbir-i saip
İster inanmazsan say bu nedir bu
Bence hüsnün gören Yusuf u anmaz
Temaşa eyleyen gözler usanmaz
Yalınız aşkınla Seyranî yanmaz
Kim görse der sana vay bu nedir bu
Kaşların resminde yay bu nedir bu
Mir'at-ı hüsnünde aksetmiş kendin
Görse kamer söyler ay bu nedir bu
Semaya ne miktar dolmuş kevakip
Hüsnünde hüveyda aks-i kevakip
Hesabın bilmeye tedbir-i saip
İster inanmazsan say bu nedir bu
Bence hüsnün gören Yusuf u anmaz
Temaşa eyleyen gözler usanmaz
Yalınız aşkınla Seyranî yanmaz
Kim görse der sana vay bu nedir bu
Kavuşmadım cananıma
Gözüm yaşı pınar m'ola
Gelse acep yar yanıma
Yağmur gibi diner m'ola
Geri gelmez geçen günler
Çürür toprak olur tenler
Yari benden ayıranlar
Kar buz gibi donar m'ola
Atın vurdum ben gemini
Eller sürdü ah demini
Azgın yara merhemini
Sarmasalar onar m'ola
Sert taş imiş düşman bağrı
İçerimden çıkmaz ağrı
Yar yönünü bana doğru
Acep bir gün döner m'ola
Özün pakle sözün tanı
Dünya muhanet zındanı
Gam yeme aşık Seyrani
Hak kulunu bunar m'ola
Gözüm yaşı pınar m'ola
Gelse acep yar yanıma
Yağmur gibi diner m'ola
Geri gelmez geçen günler
Çürür toprak olur tenler
Yari benden ayıranlar
Kar buz gibi donar m'ola
Atın vurdum ben gemini
Eller sürdü ah demini
Azgın yara merhemini
Sarmasalar onar m'ola
Sert taş imiş düşman bağrı
İçerimden çıkmaz ağrı
Yar yönünü bana doğru
Acep bir gün döner m'ola
Özün pakle sözün tanı
Dünya muhanet zındanı
Gam yeme aşık Seyrani
Hak kulunu bunar m'ola
(Seyrani)
Kayseri ilinden geldim buraya
Hasretlik duygusu başlar sılaya
Teker teker çalın geçin sıraya
Mert oğlu mert ile güreşe geldim
(Nami)
Kayseri ilinin yolları uzun
Tıfıla benzersin acırım kuzum
Ulu Mevla bana verirse izin
Senin ile oğul güreşe geldim
(Seyrani)
Yaşlısın pederim kamil değilsin
Baktım bu divana amil değilsin
Bu sazın sözünü şamil değilsin
Mert oğlu mert ile güreşe geldim
(Nami)
Cezasını çeker zöhmün azgını
Yaradan Hak verir kulun rızkını
Senin de keserim çabuk hızını
Senin ile oğul güreşe geldim
(Seyrani)
Aşık Seyrani'yim Hak'tan korkarım
Aşkın şahiniyim pençe takarım
Gözüne kestirme seni yıkarım
Mert oğlu mert ile güreşe geldim
(Nami)
Aşık Nami'yim ben namdardır ismim
Çetine benziyor gönlünce hasmım
Fidansın kıyamam söylensin ismin
Senin ile oğul güreşe geldim
Kayseri ilinden geldim buraya
Hasretlik duygusu başlar sılaya
Teker teker çalın geçin sıraya
Mert oğlu mert ile güreşe geldim
(Nami)
Kayseri ilinin yolları uzun
Tıfıla benzersin acırım kuzum
Ulu Mevla bana verirse izin
Senin ile oğul güreşe geldim
(Seyrani)
Yaşlısın pederim kamil değilsin
Baktım bu divana amil değilsin
Bu sazın sözünü şamil değilsin
Mert oğlu mert ile güreşe geldim
(Nami)
Cezasını çeker zöhmün azgını
Yaradan Hak verir kulun rızkını
Senin de keserim çabuk hızını
Senin ile oğul güreşe geldim
(Seyrani)
Aşık Seyrani'yim Hak'tan korkarım
Aşkın şahiniyim pençe takarım
Gözüne kestirme seni yıkarım
Mert oğlu mert ile güreşe geldim
(Nami)
Aşık Nami'yim ben namdardır ismim
Çetine benziyor gönlünce hasmım
Fidansın kıyamam söylensin ismin
Senin ile oğul güreşe geldim
Kendine gel bre ey gafil insan
Her güle el sunma sunalar gibi
Amelin fasittir temelin çürük
Var yıkıl Şeddadi binalar gibi
İncitmen mazlumu olmasan çılgın
Mevtinden alırlar ıskatın salgın
Ananın adıyla verilir talkın
Olmazsan veled-i zinalar gibi
Zina kem söz ile sohbetle olur
Zina kem nazarla gözden de olur
Zina kem niyetle özden de olur
Ne desem yakışmaz kınalar gibi
Seyrani sazını çalmış çağırmış
Kader bizi böyle yapmış yoğurmuş
Elbet bizi tek bir ana doğurmuş
Sizleri doğuran analar gibi
Her güle el sunma sunalar gibi
Amelin fasittir temelin çürük
Var yıkıl Şeddadi binalar gibi
İncitmen mazlumu olmasan çılgın
Mevtinden alırlar ıskatın salgın
Ananın adıyla verilir talkın
Olmazsan veled-i zinalar gibi
Zina kem söz ile sohbetle olur
Zina kem nazarla gözden de olur
Zina kem niyetle özden de olur
Ne desem yakışmaz kınalar gibi
Seyrani sazını çalmış çağırmış
Kader bizi böyle yapmış yoğurmuş
Elbet bizi tek bir ana doğurmuş
Sizleri doğuran analar gibi
Kim çalarsa kara düzen bağlama
Kullanır parmağın mızrap yerine
Âşıkların güzel boşa ağlama
Koymuşlar kaşların mihrap yerine
Geda gönlüm kapısında uyursa
Uyanıp meramın şaha duyursa
İçeri almayup dışarda korsa
Koysun kapusunda bevvap yerine
Aşk odundan kalb-i geda gövünür
Ciğer kebabından yese doyunur
Kalbinden gedanın aşkı soyunur
Şah olan cisminden esvap yerine
Derd-i Seyranî'den anlayan güzel
Sazını sözünü dinleyen güzel
Kuş, gibi kalbinden inleyen güzel
Şimdi koymaz oldu ahbap yerine
Kullanır parmağın mızrap yerine
Âşıkların güzel boşa ağlama
Koymuşlar kaşların mihrap yerine
Geda gönlüm kapısında uyursa
Uyanıp meramın şaha duyursa
İçeri almayup dışarda korsa
Koysun kapusunda bevvap yerine
Aşk odundan kalb-i geda gövünür
Ciğer kebabından yese doyunur
Kalbinden gedanın aşkı soyunur
Şah olan cisminden esvap yerine
Derd-i Seyranî'den anlayan güzel
Sazını sözünü dinleyen güzel
Kuş, gibi kalbinden inleyen güzel
Şimdi koymaz oldu ahbap yerine
Kimler verdi kimler aldı selamı
Bilmezsen sor bilir şuarasından
Kalbime yazılmış Hakkın kelamı
Ne hacet okumak ulemasından
Amel ile rah-ı Hakka girilir
Murad-ı maksuda anda erilir
Şems ile kamere destur verilir
Alem ihya olur pür-ziyasından
Eyyub'un hakkında edelim inha
Sabredenler bulur şüphesiz kimya
Bir karıncasından geçmeyen Mevla
Geçer mi zannettin Seyrani'sinden
Bilmezsen sor bilir şuarasından
Kalbime yazılmış Hakkın kelamı
Ne hacet okumak ulemasından
Amel ile rah-ı Hakka girilir
Murad-ı maksuda anda erilir
Şems ile kamere destur verilir
Alem ihya olur pür-ziyasından
Eyyub'un hakkında edelim inha
Sabredenler bulur şüphesiz kimya
Bir karıncasından geçmeyen Mevla
Geçer mi zannettin Seyrani'sinden
Kıblenin sağından sol canibine
Otuz üç yıl oldu bir kuş gideli
Edna çıkıp âlâ meratibine
Olalı âlâlar edna bedeli
Aç kaldı hep çuha bezi yapanlar
Kaşınmaktan yara oldu çıbanlar
Tokluya yüğürttü koçu çobanlar
Kurt ile müşterek koyun güdeli
Düştü çuhalardan çula güveler
Çuhalı çulluyu sanma seveler
Köpük saçmaz oldu pohur develer
Tek tırnaklar savran olup gideli
Aşkın kuyusuna dolabın kurma
Su bulurum diye fikrini yorma
Seyranî lafzının manasın sorma
Aklına düşeni eyler bu deli
Otuz üç yıl oldu bir kuş gideli
Edna çıkıp âlâ meratibine
Olalı âlâlar edna bedeli
Aç kaldı hep çuha bezi yapanlar
Kaşınmaktan yara oldu çıbanlar
Tokluya yüğürttü koçu çobanlar
Kurt ile müşterek koyun güdeli
Düştü çuhalardan çula güveler
Çuhalı çulluyu sanma seveler
Köpük saçmaz oldu pohur develer
Tek tırnaklar savran olup gideli
Aşkın kuyusuna dolabın kurma
Su bulurum diye fikrini yorma
Seyranî lafzının manasın sorma
Aklına düşeni eyler bu deli
Kınamayın bende can acısı var
Ansızın bağrıma neşter saldılar
Habl-i veridimde kan acısı var
Yunan hekimleri aciz kaldılar
Azalar icra-yı muayenede
Evvelce bulundu müdahenede
Usul-i kanun-ı müstahzenede
Kanun düzeninde keman çaldılar
Dürzi dağlarını vermez dürziler
(...)
Kur'a libasını biçen terziler
Çok yanmış harmanın öşrün aldılar
İnşallah Seyrani gelir gidenler
Zulmün devesini yedsin yedenler
Dünyayı ahrete tercih edenler
Necatı imkansız bahre daldılar
Ansızın bağrıma neşter saldılar
Habl-i veridimde kan acısı var
Yunan hekimleri aciz kaldılar
Azalar icra-yı muayenede
Evvelce bulundu müdahenede
Usul-i kanun-ı müstahzenede
Kanun düzeninde keman çaldılar
Dürzi dağlarını vermez dürziler
(...)
Kur'a libasını biçen terziler
Çok yanmış harmanın öşrün aldılar
İnşallah Seyrani gelir gidenler
Zulmün devesini yedsin yedenler
Dünyayı ahrete tercih edenler
Necatı imkansız bahre daldılar
Kırılsın kanunun telleri felek
Aksi murad üzre çaldığın yeter
Hakka, hakikata oldun büvelek
Zulmü adalete saldığın yeter
İskender deryanın almış haracın
Âb-ı hayat çeşmesinin taracın
Yememiş söndürmüştür sıracın
Sen benim ahımı aldığın yeter
İsrâfil'in Sûr'un alacak mısın
Kanununa koyup çalacak mısın
Sen cihanda bâkî kalacak mısın
Bu zamana kadar kaldığın yeter
Seyranî feleğin olsa edebi
Düşünür katmazdı şekere şebi
Sen de Nuh Nebî'nin gemisi gibi
Azap tûfanına daldığın yeter
Aksi murad üzre çaldığın yeter
Hakka, hakikata oldun büvelek
Zulmü adalete saldığın yeter
İskender deryanın almış haracın
Âb-ı hayat çeşmesinin taracın
Yememiş söndürmüştür sıracın
Sen benim ahımı aldığın yeter
İsrâfil'in Sûr'un alacak mısın
Kanununa koyup çalacak mısın
Sen cihanda bâkî kalacak mısın
Bu zamana kadar kaldığın yeter
Seyranî feleğin olsa edebi
Düşünür katmazdı şekere şebi
Sen de Nuh Nebî'nin gemisi gibi
Azap tûfanına daldığın yeter
Kırk birinde her hevesim yitirdim
Kırk beşinde bağdaş kurup oturdum
Ellisinde göçüm çeküp götürdüm
Vâdesi yetmişe döndürdün felek
Elli beşte senetlerim yazdırdım
Altmışımda her düzenin bozdurdum
Altmışbeşte kemiklerim ezdirdim
Beni sübyanlara döndürdün felek
Âşık Seyranî'yi yakıp yandırıp
Hakkın rahmetinden verip kandırıp
En sonunda Azraili gönderip
Beni doğmamışa döndürdün felek
Kırk beşinde bağdaş kurup oturdum
Ellisinde göçüm çeküp götürdüm
Vâdesi yetmişe döndürdün felek
Elli beşte senetlerim yazdırdım
Altmışımda her düzenin bozdurdum
Altmışbeşte kemiklerim ezdirdim
Beni sübyanlara döndürdün felek
Âşık Seyranî'yi yakıp yandırıp
Hakkın rahmetinden verip kandırıp
En sonunda Azraili gönderip
Beni doğmamışa döndürdün felek
Kırklar kâsesinden bade nuş ettim
Gönül mesken tuttu meyhanelerde
Dünyanın varını feramuş ettim
Sureta gezeriz gamhanelerde
Can bülbülü uçar kalır bir kafes
Erenler rahına kim eder heves
Bir pir-i azizden almışız nefes
Dürr-i yekta vardır irfanelerde
Seyranî âdemlik halini takın
Âdem (ilmel-yakîn) hem (aynel-yakîn)
Harabat ehline hor bakma sakın
Define bulunur viranelerde
Gönül mesken tuttu meyhanelerde
Dünyanın varını feramuş ettim
Sureta gezeriz gamhanelerde
Can bülbülü uçar kalır bir kafes
Erenler rahına kim eder heves
Bir pir-i azizden almışız nefes
Dürr-i yekta vardır irfanelerde
Seyranî âdemlik halini takın
Âdem (ilmel-yakîn) hem (aynel-yakîn)
Harabat ehline hor bakma sakın
Define bulunur viranelerde
Kırlangıçta iki kanat bir kuyruk
Şimdi herkes kendi başına buyruk
İçip benden kanmadılar susuzluk
Herkes başka yere göleklendiler
Sekiz oldum dokuz oldum on oldum
Er pir mutfağında piştim hun oldum
Değirmensiz ben öğündüm un oldum
Bilmem amma eller eleklendiler
Seyrani'yim hem yıktılar yaptılar
Beni gördükleri yoldan saptılar
Kimi haça kimi puta taptılar
Akıbet günahım şeleklendiler
Şimdi herkes kendi başına buyruk
İçip benden kanmadılar susuzluk
Herkes başka yere göleklendiler
Sekiz oldum dokuz oldum on oldum
Er pir mutfağında piştim hun oldum
Değirmensiz ben öğündüm un oldum
Bilmem amma eller eleklendiler
Seyrani'yim hem yıktılar yaptılar
Beni gördükleri yoldan saptılar
Kimi haça kimi puta taptılar
Akıbet günahım şeleklendiler
Hüsne magrur olma ey yüzü mâhım
Niceler yokuştan inişten geçti
Kar etmedi sana feryad u ahım
Tir-i ahım kuh-ı keşişten geçti
Seni bi-mürüvvet seni bi-vefa
Kim kime etmiştir ettigin bana
Şimdi de yar olmak istersin amma
Nideyim sevdigim iş işten geçti
Benden sana izin ey gözü afet
Var kimi istersen eyle mahabbet
Şimdengeri sen sağ ben selamet
Seyrani bu alış verişten geçti
Niceler yokuştan inişten geçti
Kar etmedi sana feryad u ahım
Tir-i ahım kuh-ı keşişten geçti
Seni bi-mürüvvet seni bi-vefa
Kim kime etmiştir ettigin bana
Şimdi de yar olmak istersin amma
Nideyim sevdigim iş işten geçti
Benden sana izin ey gözü afet
Var kimi istersen eyle mahabbet
Şimdengeri sen sağ ben selamet
Seyrani bu alış verişten geçti
Sahte bir cilveyle gülme yüzüme
Candan muhabbetin var değil bana
Gelip görünsen de kahi gözüme
Derin aşkla gönlün yar değil bana
Hatırımı hasta iken sormaya
Geldin mi şer düşüm hayra yormaya
Sevdin birden bire geri durmaya
Sana namus amma ar değil bana
Gönülde parlarken ümmid-i vuslat
Beynimize düştü ateş-i firkat
Aşkımın şiddet-i narına nisbet
Cehennem ateşi nar değil bana
Güllerin elinden gelse bitmemek
Seyrani bülbülde olsa ötmemek
Ateş-i aşkınla yanıp tükenmek
Elden gelse bu aşk kar degil bana
Candan muhabbetin var değil bana
Gelip görünsen de kahi gözüme
Derin aşkla gönlün yar değil bana
Hatırımı hasta iken sormaya
Geldin mi şer düşüm hayra yormaya
Sevdin birden bire geri durmaya
Sana namus amma ar değil bana
Gönülde parlarken ümmid-i vuslat
Beynimize düştü ateş-i firkat
Aşkımın şiddet-i narına nisbet
Cehennem ateşi nar değil bana
Güllerin elinden gelse bitmemek
Seyrani bülbülde olsa ötmemek
Ateş-i aşkınla yanıp tükenmek
Elden gelse bu aşk kar degil bana
Koyun ve keçiden hikmet-i Hüda
Doğmayınca kuzu oğlak melemez
Kuşlar yavrusunun ağzına gıda
Yumurta içinde vermek dilemez
Canım kurban olsun er oğlu ere
Kötüler yaramaz hayırla şere
Toplansalar yüz bin Ferhat bir yere
Aşığın taş bağrın asla delemez
Orak ekin biçmez bilemeyince
Un kepeğin seçmez elemeyince
Gözlü birbirinden silemeyince
Kör körün gözünden çapak silemez
Bu Seyrani söyler sözün gerçeğin
Bul mantarın tohmun bırak çiçeğin
Düşün yarasanın tüyle saçağın
Tülese de yad kuş gibi tülemez
Doğmayınca kuzu oğlak melemez
Kuşlar yavrusunun ağzına gıda
Yumurta içinde vermek dilemez
Canım kurban olsun er oğlu ere
Kötüler yaramaz hayırla şere
Toplansalar yüz bin Ferhat bir yere
Aşığın taş bağrın asla delemez
Orak ekin biçmez bilemeyince
Un kepeğin seçmez elemeyince
Gözlü birbirinden silemeyince
Kör körün gözünden çapak silemez
Bu Seyrani söyler sözün gerçeğin
Bul mantarın tohmun bırak çiçeğin
Düşün yarasanın tüyle saçağın
Tülese de yad kuş gibi tülemez
Kudret lisanından Kur'an okundu
Arap lisanından mana verildi
Tarağına göre bezi dokundu
Musa'ya mucize asa verildi
İsa göğe kaçtı zulm ü zeminden
Kim kurtardı onu ah u eninden
Kendi sıfatından kendi teninden
Ademe eğlence Havva verildi
Hak bahr-i kudrete daldığı zaman
Ki levh üzre kalem çaldığı zaman
Herkes istihkakın aldığı zaman
Seyrani'ye aşk-ı Mevla verildi
Arap lisanından mana verildi
Tarağına göre bezi dokundu
Musa'ya mucize asa verildi
İsa göğe kaçtı zulm ü zeminden
Kim kurtardı onu ah u eninden
Kendi sıfatından kendi teninden
Ademe eğlence Havva verildi
Hak bahr-i kudrete daldığı zaman
Ki levh üzre kalem çaldığı zaman
Herkes istihkakın aldığı zaman
Seyrani'ye aşk-ı Mevla verildi
Kudret lisanından Kur'an okundu
Halkın lisanından mana verilmiş
Tarağına göre bezi dokundu
Adem'e alemüssema verilmiş
İsa göğe kaçmış zulm-i zeminden
Kim kurtardı gönlün ah u eninden
Kendi sıfatından kendi teninden
Adem'e eğlence Havva verilmiş
Kul ne kadar harceylese tedbirin
Bozmak mümkün değil Hakkın tedbirin
Ezel her Ferhad'a bir leb-i Şirin
Her Mecnun'a birer Leyla verilmiş
Hak bahr-i kudrete daldığı zaman
Levh üstüne kalem çaldığı zaman
Herkes istihkakın aldığı zaman
Seyrani'ye aşk-ı Mevla verilmiş
Halkın lisanından mana verilmiş
Tarağına göre bezi dokundu
Adem'e alemüssema verilmiş
İsa göğe kaçmış zulm-i zeminden
Kim kurtardı gönlün ah u eninden
Kendi sıfatından kendi teninden
Adem'e eğlence Havva verilmiş
Kul ne kadar harceylese tedbirin
Bozmak mümkün değil Hakkın tedbirin
Ezel her Ferhad'a bir leb-i Şirin
Her Mecnun'a birer Leyla verilmiş
Hak bahr-i kudrete daldığı zaman
Levh üstüne kalem çaldığı zaman
Herkes istihkakın aldığı zaman
Seyrani'ye aşk-ı Mevla verilmiş
Kudret tespihini Hazret-i Allah
Kul keyfince delip takmak istemez
Güzele bakan göz eder eyvallah
Çirkin yüze kimse bakmak istemez
Yanmasa ateşin tütmez tütünün
Allah yardımcısı sıdkı bütünün
Çirkin nal mıh olsa güzel atının
Gönül tırnağına çakmak istemez
El vurmadım toprak ile taşına
Soğuk su katmadım pişmiş aşına
Seyranî yaradan kulun başına
Güzel çirkin başa kakmak istemez
Kul keyfince delip takmak istemez
Güzele bakan göz eder eyvallah
Çirkin yüze kimse bakmak istemez
Yanmasa ateşin tütmez tütünün
Allah yardımcısı sıdkı bütünün
Çirkin nal mıh olsa güzel atının
Gönül tırnağına çakmak istemez
El vurmadım toprak ile taşına
Soğuk su katmadım pişmiş aşına
Seyranî yaradan kulun başına
Güzel çirkin başa kakmak istemez
Kudret-i hallaka ibretle baktım
Gördüm her bir mahluk bir şan içinde
Uyanıp çerağım çakmağım yaktım
Vücudum bir buldum cihan içinde
Sebeb-i vücudum valide peder
Pederde mahsul var mahsulde bider
Mahsul hükmündeyiz bihükm-i kader
Bider hükmündeyiz harman içinde
Anamızdan bile bile doğmadık
Seve seve alıp kabre koymadık
Keyfîmize bir süt bile sağmadık
Çoban gelip geçtik hayvan içinde
Müessirle eser birdir gözümde
Meal-i Huda'yı buldum özümde
Ey Seyranî hata yoktur sözümde
Noksan olmaz sun'u Yezdan içinde
Gördüm her bir mahluk bir şan içinde
Uyanıp çerağım çakmağım yaktım
Vücudum bir buldum cihan içinde
Sebeb-i vücudum valide peder
Pederde mahsul var mahsulde bider
Mahsul hükmündeyiz bihükm-i kader
Bider hükmündeyiz harman içinde
Anamızdan bile bile doğmadık
Seve seve alıp kabre koymadık
Keyfîmize bir süt bile sağmadık
Çoban gelip geçtik hayvan içinde
Müessirle eser birdir gözümde
Meal-i Huda'yı buldum özümde
Ey Seyranî hata yoktur sözümde
Noksan olmaz sun'u Yezdan içinde
Kuran yazılırken arş-ı Rahmanda
Kudret kâtibinin elinde idim
Kandil asılırken ulu mekânda
Bülbül idim gönce gülünde idim
Ezel Cebrailin ilk selamında
Kırkların derneği aşk âleminde
Muhammed Ali'nin sır kelamında
Nihan söylenirken dilinde idim
Erenler toprağa bastı kademi
Topraktan halkolup sürdüler demi
Balçıktan yarattı Mevla âdemi
Ol zaman atamın belinde idim
Yunus Nebi bahra daldığı zaman
Balığın karnında kaldığı zaman
Ali Zülfîkar'ı çaldığı zaman
Hayber Kalesinde kolunda idim
Seyranî'yim buldum aşkın arısın
Kadrini bilmezse vermem yarısın
Bir kuşa seksen bin şehir darısın
Rızık verilirken yanında idim
Kudret kâtibinin elinde idim
Kandil asılırken ulu mekânda
Bülbül idim gönce gülünde idim
Ezel Cebrailin ilk selamında
Kırkların derneği aşk âleminde
Muhammed Ali'nin sır kelamında
Nihan söylenirken dilinde idim
Erenler toprağa bastı kademi
Topraktan halkolup sürdüler demi
Balçıktan yarattı Mevla âdemi
Ol zaman atamın belinde idim
Yunus Nebi bahra daldığı zaman
Balığın karnında kaldığı zaman
Ali Zülfîkar'ı çaldığı zaman
Hayber Kalesinde kolunda idim
Seyranî'yim buldum aşkın arısın
Kadrini bilmezse vermem yarısın
Bir kuşa seksen bin şehir darısın
Rızık verilirken yanında idim
Kurtla kuştan alıp benim haberim
Kalkıp yoluma mı baktın birader
Geldiğin duyunca arttı kederim
Gözlerimden yaş akıttın birader
Nasıl geçtin boz bulanık sellerden
Haberin mi aldın esen yellerden
Yadigâr mı geldin bizim illerden
Gül reyhan misali koktun birader
Sen geldin de bilemedim yüzünden
Yola yürüyünce bildim izinden
Melul mahzun yavruların yüzünden
Öpüp sevip de mi geldin birader
Yola yürümekten şişmiş tabanı
Çeker de yırtarım mintan abamı
Ak sakallı pir ihtiyar babamı
Korkarım ki divan-ettin birader
Aceb çift olanın nicolur teki
Bana bir akıl ver bilmem bu ne ki
Bir bezirgan gelmiş gam imiş yükü
Metaın bizlere sattı birader
Kesilmez buranın yağmuru karı
İzin verse bize Yaradan Bari
Cümle ahbablarım iyi mi bari
Kimler bize selam etti birader
Aman sultan seni redif almasın
Yavruların melul mahzun kalmasın
Buna sebeb olan çare bulmasın
Derdim birken beşe arttı birader
Sılada nicedir körpe kuzular
Uzattık arayı bizi özü! er
Âşık Seyranî'yim yaram sızılar
Ateş ciğerimi yaktı birader
Kalkıp yoluma mı baktın birader
Geldiğin duyunca arttı kederim
Gözlerimden yaş akıttın birader
Nasıl geçtin boz bulanık sellerden
Haberin mi aldın esen yellerden
Yadigâr mı geldin bizim illerden
Gül reyhan misali koktun birader
Sen geldin de bilemedim yüzünden
Yola yürüyünce bildim izinden
Melul mahzun yavruların yüzünden
Öpüp sevip de mi geldin birader
Yola yürümekten şişmiş tabanı
Çeker de yırtarım mintan abamı
Ak sakallı pir ihtiyar babamı
Korkarım ki divan-ettin birader
Aceb çift olanın nicolur teki
Bana bir akıl ver bilmem bu ne ki
Bir bezirgan gelmiş gam imiş yükü
Metaın bizlere sattı birader
Kesilmez buranın yağmuru karı
İzin verse bize Yaradan Bari
Cümle ahbablarım iyi mi bari
Kimler bize selam etti birader
Aman sultan seni redif almasın
Yavruların melul mahzun kalmasın
Buna sebeb olan çare bulmasın
Derdim birken beşe arttı birader
Sılada nicedir körpe kuzular
Uzattık arayı bizi özü! er
Âşık Seyranî'yim yaram sızılar
Ateş ciğerimi yaktı birader
Kurtuluş yok el oğlunun elinden
Dilerse akıtır suyu yokuşa
Kızarmış yanağın vahdet gülünden
Kande nail oldun sen bu kokuşa
Sanma ki arkadaş dünya döleşe
Ecel pehlivanı çıkmış güreşe
Mezarlı mezarsız yatan üleşe
Gelip akrep çıyan bir gün çöküşe
Olur ahvalimiz mahşerde yaman
Var ise gam değil zerrece iman
Seyrani bir şair gördüğü zaman
Koç gibi meydana girip tokuşa
Dilerse akıtır suyu yokuşa
Kızarmış yanağın vahdet gülünden
Kande nail oldun sen bu kokuşa
Sanma ki arkadaş dünya döleşe
Ecel pehlivanı çıkmış güreşe
Mezarlı mezarsız yatan üleşe
Gelip akrep çıyan bir gün çöküşe
Olur ahvalimiz mahşerde yaman
Var ise gam değil zerrece iman
Seyrani bir şair gördüğü zaman
Koç gibi meydana girip tokuşa
L
La-yu'ad mana var amma lafzının
Harfi bir yiğirmi bir otuz gibi
Faydası yok güle o mahfazanın
Bulur rüzgarını tozar toz gibi
Oğulun anacın balları ayrı
Değil mi halince halları ayrı
İki çürük vardır dalları ayrı
Biri fındık gibi biri koz gibi
Haydutlar acaba bilmem ne millet
Çektirir aleme fakr u mezellet
Ademe bulaşır var iki illet
Bir tanesi humma bir uyuz gibi
Şem'a pervaneden evvel yakılmış
Başına duhani sümbül takılmış
İki sıfat vardır başa çakılmış
Teşhir eder başı bir boynuz gibi
Sadıkların hakka bağlı özleri
Yalancının kara olur yüzleri
Seyrani'nin doğru olan sözleri
Helvanın içine giren tuz gibi
Harfi bir yiğirmi bir otuz gibi
Faydası yok güle o mahfazanın
Bulur rüzgarını tozar toz gibi
Oğulun anacın balları ayrı
Değil mi halince halları ayrı
İki çürük vardır dalları ayrı
Biri fındık gibi biri koz gibi
Haydutlar acaba bilmem ne millet
Çektirir aleme fakr u mezellet
Ademe bulaşır var iki illet
Bir tanesi humma bir uyuz gibi
Şem'a pervaneden evvel yakılmış
Başına duhani sümbül takılmış
İki sıfat vardır başa çakılmış
Teşhir eder başı bir boynuz gibi
Sadıkların hakka bağlı özleri
Yalancının kara olur yüzleri
Seyrani'nin doğru olan sözleri
Helvanın içine giren tuz gibi
Lafz-ı mahlukatta olmuş müstetir Hak varlığı
Kenz-i mahfi-i vücutta o yapan bazarlığı
Halikın malumudur mahluk-ı naciz olduğum
Ayb-ı mahlukatın örter Halikın settarlığı
Batın ilminden haberdar olmayan ademlere
Şüphesiz olmazdı belli Cafer'in tayyarlığı
Alemin bünyadına atmış meramınca temel
Mümkün olmaz Halika mahlukunun mimarlığı
Kerbela'da yendi haksızlık hakkı Seyrani
Hırs-ı zalimdir Yezid'e yaptıran hunharlığı
Kenz-i mahfi-i vücutta o yapan bazarlığı
Halikın malumudur mahluk-ı naciz olduğum
Ayb-ı mahlukatın örter Halikın settarlığı
Batın ilminden haberdar olmayan ademlere
Şüphesiz olmazdı belli Cafer'in tayyarlığı
Alemin bünyadına atmış meramınca temel
Mümkün olmaz Halika mahlukunun mimarlığı
Kerbela'da yendi haksızlık hakkı Seyrani
Hırs-ı zalimdir Yezid'e yaptıran hunharlığı
Levh-i kalbe yazı yazan kalemin
Ağzın açıp dilin yarmak yok mudur
Deranunda olan derd ü elemin
Çaresin ehlinden sormak yok mudur
Derde göre derman libas biçene
Derdi dertten beğenmeyip seçene
Acı denizlerin suyun içene
Tatlı sudan akan ırmak yok mudur
Harman muhtaç olur bir süpürgeye
Bir kuşa bin dane Hak esirgeye
Küpünde acıyıp azan sirkeye
Çatlatıp kabını kırmak yok mudur
Ey Seyrani nişan diken tirlere
Tepik vurup yıkmak için yerlere
Rüya ta'bir eden muabbirlere
Şer düşleri hayra yormak yok mudur
Ağzın açıp dilin yarmak yok mudur
Deranunda olan derd ü elemin
Çaresin ehlinden sormak yok mudur
Derde göre derman libas biçene
Derdi dertten beğenmeyip seçene
Acı denizlerin suyun içene
Tatlı sudan akan ırmak yok mudur
Harman muhtaç olur bir süpürgeye
Bir kuşa bin dane Hak esirgeye
Küpünde acıyıp azan sirkeye
Çatlatıp kabını kırmak yok mudur
Ey Seyrani nişan diken tirlere
Tepik vurup yıkmak için yerlere
Rüya ta'bir eden muabbirlere
Şer düşleri hayra yormak yok mudur
M
Ma'deni aşka emin oldum sığındım hazrete
Malik oldum cevher-i asl-ı veliyyinni'mete
Al sualine cevabım bil veliyyinni'metim
Hayder-i Kerrar ki sahiptir müebbet şöhrete
Taht-ı arşta devredip ervah-ı Mevlana gibi
Sabit oldu bendelik yazıldı ismim huccete
Hakimim dil oldu ağzım mahkeme davam dua
Düştü kavli seyyidü'l-ahkam-ı Sulh-u himmete
Nafizü-l-ahkam hükmünden döner hakim değil
Dinle da'vamı mutabıktır Kitab u sünnete
Düş tevekkül babına yalvar Mucibü'd-da'vete
Git gide her işin başı dayanır hikmete
***
Padişahlık olmaya niklikle nam almak gibi
Olmaya niklik adudan intikam almak gibi
Şah-ı İskender giderken zulmete aldığı mum
Şeb çerağ-ı Hızr'a nisbet muma çam olmak gibi
Terk-i azm-i din eden zalim Yezid'e yok murad
Subh-ı iman-ı bekaya küfr-i şam olmak gibi
Düş tevekkül babına yalvar mücibü'd-davete
Başını aç hazır ol tac-ı hüma-yı devlete
***
Dost gibi düşman ilacından sağalmış yare bul
İlde tel kırmaz tarak vardır sakalın tare bul
Zor gönülden düşme gökten düşmeden ben bilirim
Kalb-i sultandan düşen kul parçasından pare bul
Ru-beru parlar güler zağlı kılıç elmas gibi
Adl'için kından çıkarılmış kılıçta kare bul
Kıl kadar nan ü nemek hakkın gözetmezsen eğer
Merd isen düş kendi başın derdine bir çare bul
Gözden ağlar düşman özden ağlamaz dost mevtine
Eğri özde bulmadım ben doğru sözlü are bul
Düş tevettül babına yalvar mücibü'd-da'vete
Gitgide her bir işin başı dayanır hikmete
***
Kul eder mizan hülyasında Kaf dağı dirhem
Gelse elden binde bir dilden gelen söz la-cerem
Gözlerimsin sen benim derse severken kes ümit
Umma kendin görmeyip gayri gören gözden kerem
Derd-i aşk büktü belim bu derdimi nidem eğer
Çeşm-i insaf ile bakmazsa veliyyi muhterem
Düş tevekkül babına yalvar mücibü'd-davete
Gitgide her bir işin başı dayanır hikmete
Malik oldum cevher-i asl-ı veliyyinni'mete
Al sualine cevabım bil veliyyinni'metim
Hayder-i Kerrar ki sahiptir müebbet şöhrete
Taht-ı arşta devredip ervah-ı Mevlana gibi
Sabit oldu bendelik yazıldı ismim huccete
Hakimim dil oldu ağzım mahkeme davam dua
Düştü kavli seyyidü'l-ahkam-ı Sulh-u himmete
Nafizü-l-ahkam hükmünden döner hakim değil
Dinle da'vamı mutabıktır Kitab u sünnete
Düş tevekkül babına yalvar Mucibü'd-da'vete
Git gide her işin başı dayanır hikmete
***
Padişahlık olmaya niklikle nam almak gibi
Olmaya niklik adudan intikam almak gibi
Şah-ı İskender giderken zulmete aldığı mum
Şeb çerağ-ı Hızr'a nisbet muma çam olmak gibi
Terk-i azm-i din eden zalim Yezid'e yok murad
Subh-ı iman-ı bekaya küfr-i şam olmak gibi
Düş tevekkül babına yalvar mücibü'd-davete
Başını aç hazır ol tac-ı hüma-yı devlete
***
Dost gibi düşman ilacından sağalmış yare bul
İlde tel kırmaz tarak vardır sakalın tare bul
Zor gönülden düşme gökten düşmeden ben bilirim
Kalb-i sultandan düşen kul parçasından pare bul
Ru-beru parlar güler zağlı kılıç elmas gibi
Adl'için kından çıkarılmış kılıçta kare bul
Kıl kadar nan ü nemek hakkın gözetmezsen eğer
Merd isen düş kendi başın derdine bir çare bul
Gözden ağlar düşman özden ağlamaz dost mevtine
Eğri özde bulmadım ben doğru sözlü are bul
Düş tevettül babına yalvar mücibü'd-da'vete
Gitgide her bir işin başı dayanır hikmete
***
Kul eder mizan hülyasında Kaf dağı dirhem
Gelse elden binde bir dilden gelen söz la-cerem
Gözlerimsin sen benim derse severken kes ümit
Umma kendin görmeyip gayri gören gözden kerem
Derd-i aşk büktü belim bu derdimi nidem eğer
Çeşm-i insaf ile bakmazsa veliyyi muhterem
Düş tevekkül babına yalvar mücibü'd-davete
Gitgide her bir işin başı dayanır hikmete
Mahkeme meclisi icat olduğu
Çeşme-i rüşvetin akmaklığından
Kaza bela ile alem dolduğu
Kazların kadıya uçmaklığından
Selefin rüşvetle hüccet yazması
Halefin anlayıp hükmün bozması
Yıkılan binanın birden tozması
Asıl sermayenin topraklığından
Asıl sermaye-i niyabetleri
Emval-i eytamdır ticaretleri
Davet-i rüşvete icabetleri
Sıdk ile gönlünün alçaklığından
Bülbülün aşkıdır dalda öttüğü
Çobanın südedir koyun güttüğü
Toprağın Habil'i kabul ettiği
Şüphesiz yüzünün yumşaklığından
Dünyadan ahrete gidip gelmemek
Olmasa iktiza eder ölmemek
Balık baştan kokar bunu bilmemek
Seyrani gafilin ahmaklığından
Çeşme-i rüşvetin akmaklığından
Kaza bela ile alem dolduğu
Kazların kadıya uçmaklığından
Selefin rüşvetle hüccet yazması
Halefin anlayıp hükmün bozması
Yıkılan binanın birden tozması
Asıl sermayenin topraklığından
Asıl sermaye-i niyabetleri
Emval-i eytamdır ticaretleri
Davet-i rüşvete icabetleri
Sıdk ile gönlünün alçaklığından
Bülbülün aşkıdır dalda öttüğü
Çobanın südedir koyun güttüğü
Toprağın Habil'i kabul ettiği
Şüphesiz yüzünün yumşaklığından
Dünyadan ahrete gidip gelmemek
Olmasa iktiza eder ölmemek
Balık baştan kokar bunu bilmemek
Seyrani gafilin ahmaklığından
Mahlas üzerine ser mahlas diye
Tuğlar taktı elin Seyrani'sine
Yirmi dokuz harften al mahlas diye
Teklif eder durur Seyrani'sine
Er isen sözünü yürüt bin ata
Söz ana değildir söz bence ata
Olur olmaz adem söz ata ata
Pare pare oldu Seyrani'sine
Her aşık içtiğin hayat sanırlar
Her meclisi havlu-hayat sanırlar
Ben memat olsam ber hayat sanırlar
Sağlığında girdi Seyrani'sine
Belki bu şeb bizde o yar bulunur
Başı yastıktayken duyar bulunur
Sanma bu dünyada uyar bulunur
Evereğin edna Seyrani'sine
Tuğlar taktı elin Seyrani'sine
Yirmi dokuz harften al mahlas diye
Teklif eder durur Seyrani'sine
Er isen sözünü yürüt bin ata
Söz ana değildir söz bence ata
Olur olmaz adem söz ata ata
Pare pare oldu Seyrani'sine
Her aşık içtiğin hayat sanırlar
Her meclisi havlu-hayat sanırlar
Ben memat olsam ber hayat sanırlar
Sağlığında girdi Seyrani'sine
Belki bu şeb bizde o yar bulunur
Başı yastıktayken duyar bulunur
Sanma bu dünyada uyar bulunur
Evereğin edna Seyrani'sine
Mahpuslukta elin yoklukta dilin
Cömert olur sanki vezir tuğusun
Varlığa gelince bağlanır elin
Yokluğun varısın varın yoğusun
Arif olan âdem kılı kırk seçer
Herkes bu dünyada ektiğin biçer
Çıplağın gönlünden kırk gömlek geçer
Amma çoğun azı azın çoğusun
Mekke'den Kudüs'ten hacılık neden
Atadan anadan bacılık neden
Ey mey sendeki bu acılık neden
Sen üzüm suyunun elbet buğusun
Aslanın mekânı olmuş meşeler
Ateşle Seyranî çiğler pişeler
Elmaslı kadehler billur şişeler
İçinde büyümüş bir ak kuğusun
Cömert olur sanki vezir tuğusun
Varlığa gelince bağlanır elin
Yokluğun varısın varın yoğusun
Arif olan âdem kılı kırk seçer
Herkes bu dünyada ektiğin biçer
Çıplağın gönlünden kırk gömlek geçer
Amma çoğun azı azın çoğusun
Mekke'den Kudüs'ten hacılık neden
Atadan anadan bacılık neden
Ey mey sendeki bu acılık neden
Sen üzüm suyunun elbet buğusun
Aslanın mekânı olmuş meşeler
Ateşle Seyranî çiğler pişeler
Elmaslı kadehler billur şişeler
İçinde büyümüş bir ak kuğusun
Matbah-ı aşkımın pilav zerdesin
Veren ateşler gözden kurumuş
Hissiz eller zevkin yırtmış perdesin
Dökmüş hicap suyun yüzden kurumuş
Ne mümkün yanmasa çiğler pişmeler
Ağlamak sayılır bu gülüşmeler
Fazilet şehrinde akan çeşmeler
Bütün susuz kalmış gözden kurumuş
Şeyhülislamdan sor ey âlicenap
Sevaba günah der günaha sevap
Fıkara hakkında hayırlı cevap
Söyleyecek diller sözden kurumuş
Seyranî şer düşü hayra yorması
Sevap düşmüşlerin halin sorması
Şehr-i Medine'yle Mekke hurması
Bitmez olmuş kökten özden kurumuş
Veren ateşler gözden kurumuş
Hissiz eller zevkin yırtmış perdesin
Dökmüş hicap suyun yüzden kurumuş
Ne mümkün yanmasa çiğler pişmeler
Ağlamak sayılır bu gülüşmeler
Fazilet şehrinde akan çeşmeler
Bütün susuz kalmış gözden kurumuş
Şeyhülislamdan sor ey âlicenap
Sevaba günah der günaha sevap
Fıkara hakkında hayırlı cevap
Söyleyecek diller sözden kurumuş
Seyranî şer düşü hayra yorması
Sevap düşmüşlerin halin sorması
Şehr-i Medine'yle Mekke hurması
Bitmez olmuş kökten özden kurumuş
Merhemlerin telef etme tabibim
Yaralarım kabul etmez em benim
Tecelliden böyle imiş nasibim
İşim gücüm oldu derd ü gam benim
Can havfından geçit yere varılmaz
Selâmet geçmeye köprü kurulmaz
Kızılırmak gibi asla durulmaz
Hasret ile akan gözden nem benim
Seyranî geçmiş gün geçmez destine
Rabbim kavuştura çeşm-i mestime
Gam keder gurbette bindi üstüme
At gibi ağzıma taktı gem benim
Yaralarım kabul etmez em benim
Tecelliden böyle imiş nasibim
İşim gücüm oldu derd ü gam benim
Can havfından geçit yere varılmaz
Selâmet geçmeye köprü kurulmaz
Kızılırmak gibi asla durulmaz
Hasret ile akan gözden nem benim
Seyranî geçmiş gün geçmez destine
Rabbim kavuştura çeşm-i mestime
Gam keder gurbette bindi üstüme
At gibi ağzıma taktı gem benim
Mevtimden sakınıp eyle merhamet
İnceltip canımı üzme sevdiğim
Canımı tenimde gel eyle rahat
Zülfünü gerdana düzme sevdiğim
Mestane mahbubum çeşmini üzer
Kim görse şüphe yok yüreğin üzer
Dalga-i düşmandan eyleyip hazer
Bahr-i muhabbette yüzme sevdiğim
Süzüp gözlerini kaşların çatar
Perişan kakülün ruhsara atar
Ok gibi kirpiği canıma batar
Gözlerini gayet süzme sevdiğim
Bağ-ı muhabbette meyve bulmağa
Seyrani cam gibi bade dolmağa
Nakışlı kilime nakkaş olmağa
Aşkın ipliğini çözme sevdiğim
İnceltip canımı üzme sevdiğim
Canımı tenimde gel eyle rahat
Zülfünü gerdana düzme sevdiğim
Mestane mahbubum çeşmini üzer
Kim görse şüphe yok yüreğin üzer
Dalga-i düşmandan eyleyip hazer
Bahr-i muhabbette yüzme sevdiğim
Süzüp gözlerini kaşların çatar
Perişan kakülün ruhsara atar
Ok gibi kirpiği canıma batar
Gözlerini gayet süzme sevdiğim
Bağ-ı muhabbette meyve bulmağa
Seyrani cam gibi bade dolmağa
Nakışlı kilime nakkaş olmağa
Aşkın ipliğini çözme sevdiğim
Miracıyım ben de Musa-yı aşkın
Yarab tecelliden Tur eyle beni
Sönük yıldızıyım sema-yı aşkın
Nur-ı zatınla pür-nur eyle beni
Şu Çin seddini ta toprak temelden
Eğer yıksalar mülk gitmez mi elden
Rızana muğayir olan amelden
Refik et tevkıfın dur eyle beni
Ka'r-ı san'atında meçhul çok sır var
Sensin cümlesine vakıf-ı esrar
Esrar-ı hilkatten eyle haberdar
Gör kalplere mürşit mur eyle beni
Seyrani kuluna halkı güldürme
Setreyle isyanın nasa bildirme
Cihanı sen ism-i mevtle öldürme
Azade-i nefh-i sur eyle beni
Yarab tecelliden Tur eyle beni
Sönük yıldızıyım sema-yı aşkın
Nur-ı zatınla pür-nur eyle beni
Şu Çin seddini ta toprak temelden
Eğer yıksalar mülk gitmez mi elden
Rızana muğayir olan amelden
Refik et tevkıfın dur eyle beni
Ka'r-ı san'atında meçhul çok sır var
Sensin cümlesine vakıf-ı esrar
Esrar-ı hilkatten eyle haberdar
Gör kalplere mürşit mur eyle beni
Seyrani kuluna halkı güldürme
Setreyle isyanın nasa bildirme
Cihanı sen ism-i mevtle öldürme
Azade-i nefh-i sur eyle beni
Ana rahiminden yere düşmeden
Dokuz ay ben oldum anda misafir
Geldim ise yine elbet giderim
Düzüldü kervanım handa misafir
Mü'minlerin defterine bakarlar
Münafığın ahretini yıkarlar
Mengeneden bir kıl gibi çekerler
Cesedin içinde can da misafir
Mü'minler hep Hak yoluna çevrilir
Münafıklar bir araya derilir
Basiret perdesi gözden sıyrılır
Semanın yüzünde gün de misafir
Camilerde olur oturak mimber
İçinde kokuşur misk ile amber
Seyrani de der ki Rasul-i Server
Bir gün ümmetlerin sende misafir
Dokuz ay ben oldum anda misafir
Geldim ise yine elbet giderim
Düzüldü kervanım handa misafir
Mü'minlerin defterine bakarlar
Münafığın ahretini yıkarlar
Mengeneden bir kıl gibi çekerler
Cesedin içinde can da misafir
Mü'minler hep Hak yoluna çevrilir
Münafıklar bir araya derilir
Basiret perdesi gözden sıyrılır
Semanın yüzünde gün de misafir
Camilerde olur oturak mimber
İçinde kokuşur misk ile amber
Seyrani de der ki Rasul-i Server
Bir gün ümmetlerin sende misafir
Anamın rahminden inmezden evvel
Dokuz ay eğlendim kanda misafir
Bugün geldim ise yarın giderim
Bir ulu kervanım handa misafir
Mü'minlerin defterine bakılır
Münafığın ahireti yıkılır
Can boğazdan çalı gibi çekilir
Cesedin içinde rah da misafir
Birgün Hakkın divanına varılır
Münafıklar mü'minlerden ayrılır
Semanın perdesi birden sıyrılır
Semanın yüzünde gün de misafir
Der Seyrani seni verene yalvar
Bu dünyanın bin bir iki hali var
Şefaat kanısın ey Perverdigar
Ümmetlerin bir gün sende misafir
Dokuz ay eğlendim kanda misafir
Bugün geldim ise yarın giderim
Bir ulu kervanım handa misafir
Mü'minlerin defterine bakılır
Münafığın ahireti yıkılır
Can boğazdan çalı gibi çekilir
Cesedin içinde rah da misafir
Birgün Hakkın divanına varılır
Münafıklar mü'minlerden ayrılır
Semanın perdesi birden sıyrılır
Semanın yüzünde gün de misafir
Der Seyrani seni verene yalvar
Bu dünyanın bin bir iki hali var
Şefaat kanısın ey Perverdigar
Ümmetlerin bir gün sende misafir
(Seyrani)
Molu karyesinde kilim dokuyan
Gelir Kayseri'ye kilim beğenmez
Şöyle böyle bir kaç harfi okuyan
Gider medreseye ilim beğenmez
(Revai)
Benden selam söylen çattım çanağa
Kokmadıktan sonra gül güllenmesin
Sokmayın kargayı gül olan bağa
Gübre mübtelası bülbüllenmesin
(Seyrani)
Bir çok zaman ömrü sazlıkta geçer
Orağını alır berdiyi biçer
Belki de gönlünden saraylar geçer
Hasbahçeye girse gülüm beğenmez
(Revai)
Doksan bin nefes de verse bir kula
Birisini hayra sarfeder m'ola
Lisanımız türkçe darılır m'ola
Arabiden başka dil dillenmesin
(Seyrani)
Ellerin evinde çul firaş olur
Burnu sümüklüdür gözü yaş olur
Bayramdan bayrama bir traş olur
Gider berbere de selim beğenmez
(Revai)
Lihye-i şeriften var mı muteber
Evvelki tıraşta kim idi berber
Revai bir gülün medhini eder
Gülabudan sırma tel tellenmesin
(Seyrani)
Giydiği abanın her yanı delik
Satıyor Seyrani sana efelik
Bir kuru ekmek yer bazen çökelik
Konaklarda yağlı dilim beğenmez
Molu karyesinde kilim dokuyan
Gelir Kayseri'ye kilim beğenmez
Şöyle böyle bir kaç harfi okuyan
Gider medreseye ilim beğenmez
(Revai)
Benden selam söylen çattım çanağa
Kokmadıktan sonra gül güllenmesin
Sokmayın kargayı gül olan bağa
Gübre mübtelası bülbüllenmesin
(Seyrani)
Bir çok zaman ömrü sazlıkta geçer
Orağını alır berdiyi biçer
Belki de gönlünden saraylar geçer
Hasbahçeye girse gülüm beğenmez
(Revai)
Doksan bin nefes de verse bir kula
Birisini hayra sarfeder m'ola
Lisanımız türkçe darılır m'ola
Arabiden başka dil dillenmesin
(Seyrani)
Ellerin evinde çul firaş olur
Burnu sümüklüdür gözü yaş olur
Bayramdan bayrama bir traş olur
Gider berbere de selim beğenmez
(Revai)
Lihye-i şeriften var mı muteber
Evvelki tıraşta kim idi berber
Revai bir gülün medhini eder
Gülabudan sırma tel tellenmesin
(Seyrani)
Giydiği abanın her yanı delik
Satıyor Seyrani sana efelik
Bir kuru ekmek yer bazen çökelik
Konaklarda yağlı dilim beğenmez
Muhabbet badesin bezm-i ezelden
Nuşeden saki-i ebrar elinden
Bir yâr bulup huyu suyu güzelden
Kurtarmış yakasın ağyar elinden
Bülbül hicabından güldür terleyen
Yavru bülbülleri güldür perleyen
Arifin ruhudur Hakkı birleyen
Âşık çile çeker dildar elinden
Nazarını atma Hicaz Aden'e
Bir can taksim olmuş cümle bedene
Her gönül Kabe'dir tavaf edene
Çıkmış bina değil mimar elinden
Seyranî beyhude gezme her suyu
Alma kulağına her güft u guyu
Bir su teskin eder nâr-ı Tamuyu
Serpilip Ahmed-i Muhtar elinden
Nuşeden saki-i ebrar elinden
Bir yâr bulup huyu suyu güzelden
Kurtarmış yakasın ağyar elinden
Bülbül hicabından güldür terleyen
Yavru bülbülleri güldür perleyen
Arifin ruhudur Hakkı birleyen
Âşık çile çeker dildar elinden
Nazarını atma Hicaz Aden'e
Bir can taksim olmuş cümle bedene
Her gönül Kabe'dir tavaf edene
Çıkmış bina değil mimar elinden
Seyranî beyhude gezme her suyu
Alma kulağına her güft u guyu
Bir su teskin eder nâr-ı Tamuyu
Serpilip Ahmed-i Muhtar elinden
Muhabbet küpünün olsam şarabı
Yar beni doldurup içer mi bilmem
Mamur olmak için gönül harabı
Bir mimar eline geçer mi bilmem
Aşıkın olmaz mı çile çekmezi
Çilenin olmaz mı boyun bükmezi
Helal süde katan haram pekmezi
Seçmek murad etse seçer mi bilmem
Bübüle gül yarar deveye diken
Çiledir aşıkın boynunu büken
Tarlasına haram tohumu eken
Helal mahsulünü biçer mi bilmem
Kimi mevtasına kefen biçmiyor
Kimi helal rızık yiyip içmiyor
Yavrusundan köpek bile geçmiyor
Hak Seyrani'sinden geçer mi bilmem
Yar beni doldurup içer mi bilmem
Mamur olmak için gönül harabı
Bir mimar eline geçer mi bilmem
Aşıkın olmaz mı çile çekmezi
Çilenin olmaz mı boyun bükmezi
Helal süde katan haram pekmezi
Seçmek murad etse seçer mi bilmem
Bübüle gül yarar deveye diken
Çiledir aşıkın boynunu büken
Tarlasına haram tohumu eken
Helal mahsulünü biçer mi bilmem
Kimi mevtasına kefen biçmiyor
Kimi helal rızık yiyip içmiyor
Yavrusundan köpek bile geçmiyor
Hak Seyrani'sinden geçer mi bilmem
Muhabbet meclisin Hazreti Allah
Şol medine havasına dönderir
Akşam ile sabah bir olur her gah
Dertlilerin devasına dönderir
Bir muhabbet meclisine münafık
Gelse kaza ile bir kalbi fasık
Mü'minler meclisi cennete layık
Olsa zakkum tavasına dönderir
Münafık gıybeti sevici olur
İftira etmeye evici olur
Onun bunun etin gevici olur
Ağzın geriz obasına dönderir
Mü'minin mü'mine dokunmaz şeri
Bilirim Seyrani er oğlu eri
Telveci dalkavuk vardığı yeri
İbibiğin yuvasına dönderir
Şol medine havasına dönderir
Akşam ile sabah bir olur her gah
Dertlilerin devasına dönderir
Bir muhabbet meclisine münafık
Gelse kaza ile bir kalbi fasık
Mü'minler meclisi cennete layık
Olsa zakkum tavasına dönderir
Münafık gıybeti sevici olur
İftira etmeye evici olur
Onun bunun etin gevici olur
Ağzın geriz obasına dönderir
Mü'minin mü'mine dokunmaz şeri
Bilirim Seyrani er oğlu eri
Telveci dalkavuk vardığı yeri
İbibiğin yuvasına dönderir
Hak yoluna gidenlerin
Asa olsam ellerine
Er, pîr vasfın erenlerin
Kurban olsam dillerine
Torunuyuz bir dedenin
Tohumuyuz bir bedenin
Mûnkir ile cenk edenin
Silah olsam ellerine
Bir üstada olsam çırak
Bir olurdu yakın ırak
Kemiğimi yapsam tarak
Yar saçının tellerine
Vücudumu kavursalar
Yönüm yare çevirseler
Harman edip savursalar
Muhabbetin yellerine
Vakit kalmadı dermağın
Kaldır Seyrani parmağın
Deryaya akan ırmağın
Katre olsam sellerine
Asa olsam ellerine
Er, pîr vasfın erenlerin
Kurban olsam dillerine
Torunuyuz bir dedenin
Tohumuyuz bir bedenin
Mûnkir ile cenk edenin
Silah olsam ellerine
Bir üstada olsam çırak
Bir olurdu yakın ırak
Kemiğimi yapsam tarak
Yar saçının tellerine
Vücudumu kavursalar
Yönüm yare çevirseler
Harman edip savursalar
Muhabbetin yellerine
Vakit kalmadı dermağın
Kaldır Seyrani parmağın
Deryaya akan ırmağın
Katre olsam sellerine
Münafığın alametin söylevim
Muhabbet ehline buğz u kin tutar
Mümin diye münafığı neyleyim
Muhabbet içinde gizli din tutar
Münafık meclise gelir oturur
Muhabbetin halavetin götürür
Şeytanı kalbinde gizli getirir
Muhabbet ehlinin başın cin tutar
Âşık Ferhat Şirin lebin öpesi
İster iken delinmiştir tepesi
Koyun kuzu kulağının küpesi
Sahibinin muradınca en tutar
Seyranî bu aşkı zevk diye bilen
Muhabbettir kalbin lekesin silen
Zevk-i aşk akıtıp muhabbet bilen
Muhabbet ehlinin kalbin şen tutar
Muhabbet ehline buğz u kin tutar
Mümin diye münafığı neyleyim
Muhabbet içinde gizli din tutar
Münafık meclise gelir oturur
Muhabbetin halavetin götürür
Şeytanı kalbinde gizli getirir
Muhabbet ehlinin başın cin tutar
Âşık Ferhat Şirin lebin öpesi
İster iken delinmiştir tepesi
Koyun kuzu kulağının küpesi
Sahibinin muradınca en tutar
Seyranî bu aşkı zevk diye bilen
Muhabbettir kalbin lekesin silen
Zevk-i aşk akıtıp muhabbet bilen
Muhabbet ehlinin kalbin şen tutar
(Seyrani)
Müşkül bir muamma sırrı Hüda'nın
Kapı penceresi yok ki odanın
Türlü yoldan cana giren gıdanın
Canı senden sorsam sadası nerde
(Nami)
Söylediğin ayan canı can taşır
Boş kovanda dokuz ayı dolaşır
İhtiyaçta melek gelir ulaşır
Ana yavrusunu gezdirir serde
(Seyrani)
Halk olan kim idi meçhul bir yerden
Tek gidip çift dönen kim idi Tur'dan
Aşık-ı sadığın simasın nurdan
Yoktan var edenin rızası nerde
(Nami)
Adem'in mayası alındı yerden
Musa asa ile dönmüştü Tur'dan
Sevdiği Mahmud'u yarattı nurdan
Sabır şükür inanç üçü bu sırda
(Seyrani)
Aşık Seyrani'yim asla yorulmam
Aşkın mihengiyim dostum darılmam
Yakasız gömleğe boydan sarılmam
İdris peygamberin hüneri burda
Müşkül bir muamma sırrı Hüda'nın
Kapı penceresi yok ki odanın
Türlü yoldan cana giren gıdanın
Canı senden sorsam sadası nerde
(Nami)
Söylediğin ayan canı can taşır
Boş kovanda dokuz ayı dolaşır
İhtiyaçta melek gelir ulaşır
Ana yavrusunu gezdirir serde
(Seyrani)
Halk olan kim idi meçhul bir yerden
Tek gidip çift dönen kim idi Tur'dan
Aşık-ı sadığın simasın nurdan
Yoktan var edenin rızası nerde
(Nami)
Adem'in mayası alındı yerden
Musa asa ile dönmüştü Tur'dan
Sevdiği Mahmud'u yarattı nurdan
Sabır şükür inanç üçü bu sırda
(Seyrani)
Aşık Seyrani'yim asla yorulmam
Aşkın mihengiyim dostum darılmam
Yakasız gömleğe boydan sarılmam
İdris peygamberin hüneri burda
Müstemi' oldum hezaran vaizin takririne
Gayreti yok masivadan kalbinin tathirine
Cennet ile güldürür gahi tamuyla ağlatır
Nefsinin kürsiden inmezden düşer tedbirine
Ders-i aşkın neş'esinden hiç haberdar olmamış
Zevki sönmüş aşina-yı bezm-i gülzar olmamış
Bir zaman aşkın tuzağında giriftar olmamış
Lafz-ı aşkın manasın kadir değil tefsirine
Tutiye ta'lim edenler o suhen-perverliği
Kamile ta'lim eden tarikte cahil erliği
Dine hiç mahdem değilken ad eder rehberliği
Rehberimdir aşk rağmen vaizin tekfirine
Görmedim zahir ulumunda muhabbetten eser
Bilseler anlar da bir nebze verirlerdi haber
Hayretim arttı tarikat pirine ettim sefer
Beste oldum tiz muhabbet damının zincirine
Bir metindir ki muhabbet lafzı manası asir
İlm-i hali bilmeyen cane değil fehm-i yesir
Derd-i aşk eshab-ı zevki etti damında esir
Aldı bu Seyrani'yi de kabza-i teshirine
Gayreti yok masivadan kalbinin tathirine
Cennet ile güldürür gahi tamuyla ağlatır
Nefsinin kürsiden inmezden düşer tedbirine
Ders-i aşkın neş'esinden hiç haberdar olmamış
Zevki sönmüş aşina-yı bezm-i gülzar olmamış
Bir zaman aşkın tuzağında giriftar olmamış
Lafz-ı aşkın manasın kadir değil tefsirine
Tutiye ta'lim edenler o suhen-perverliği
Kamile ta'lim eden tarikte cahil erliği
Dine hiç mahdem değilken ad eder rehberliği
Rehberimdir aşk rağmen vaizin tekfirine
Görmedim zahir ulumunda muhabbetten eser
Bilseler anlar da bir nebze verirlerdi haber
Hayretim arttı tarikat pirine ettim sefer
Beste oldum tiz muhabbet damının zincirine
Bir metindir ki muhabbet lafzı manası asir
İlm-i hali bilmeyen cane değil fehm-i yesir
Derd-i aşk eshab-ı zevki etti damında esir
Aldı bu Seyrani'yi de kabza-i teshirine
Mutfak-ı aşkımın pilav zerdesin
Pişiren ateşi gözden korumuş
Hissiz eller zevkin yırtmış perdesin
Dökmüş hicap suyun yüzden korumuş
Ne mümkün yanmasa çiğler pişmeler
Ağlamak sayılır bu gülüşmeler
Şeriat şehrinde akan çeşmeler
Bütün susuz kalmış gözden kurumuş
Şeyhülislamdan sor ey ali cenap
Sevaba günah der günaha sevap
Fukara hakkında hayırlı cevap
Söyleyecek diller gözden kurumuş
Seyrani şer düşü hayra yorması
Sevap düşmüşlerin halin sorması
Şehr-i Medine'yle Mekke hurması
Bitmez olmuş kökten özden kurumuş
Pişiren ateşi gözden korumuş
Hissiz eller zevkin yırtmış perdesin
Dökmüş hicap suyun yüzden korumuş
Ne mümkün yanmasa çiğler pişmeler
Ağlamak sayılır bu gülüşmeler
Şeriat şehrinde akan çeşmeler
Bütün susuz kalmış gözden kurumuş
Şeyhülislamdan sor ey ali cenap
Sevaba günah der günaha sevap
Fukara hakkında hayırlı cevap
Söyleyecek diller gözden kurumuş
Seyrani şer düşü hayra yorması
Sevap düşmüşlerin halin sorması
Şehr-i Medine'yle Mekke hurması
Bitmez olmuş kökten özden kurumuş
N
Ne hikmettir, şu dünyaya
Gelen ağlar giden ağlar
Soralım yoksula, baya
Aslı nedir neden ağlar
Ömrümün defterin dürdüm
Hâkipâye yüzüm sürdüm
Bir acayip kale gördüm
Burç ve baru, beden ağlar
Bir deveci yider deve
Yularından seve seve
Birbirinden ive ive
Deve ağlar, yiden ağlar
Seyrânî'ye acap n'olmuş
Deruni dert ile dolmuş
Kimi etmiş kimi bulmuş
Bulan ağlar, eden ağlar
Gelen ağlar giden ağlar
Soralım yoksula, baya
Aslı nedir neden ağlar
Ömrümün defterin dürdüm
Hâkipâye yüzüm sürdüm
Bir acayip kale gördüm
Burç ve baru, beden ağlar
Bir deveci yider deve
Yularından seve seve
Birbirinden ive ive
Deve ağlar, yiden ağlar
Seyrânî'ye acap n'olmuş
Deruni dert ile dolmuş
Kimi etmiş kimi bulmuş
Bulan ağlar, eden ağlar
Ne var gülbank-i tevhide cevabım bir hu'dan gayri
Hayatına sebep yok (küllü şey'in) bir sudan gayri
Araştırsan eğer var her nefeste doğru yol Hakka
Soran rahı bulunmaz hiç yanılmış yolcudan gayri
Hudanın lütfuna her şey için bir ihtiyaç vardır
Şefaat kanına muhtaç olan yok suçludan gayri
Büyük küçük günahım var ise elbet bilir Gaffar
Ümmid-i mağfirette müşkülümyokborçludangayri
Azab-ı ahiretten hıfzeder Tanrı lütufkârdır
Aziz cana azap olmaz cihanda korkudan gayri
Diyorlar en büyük düşman cihanda nevm ü gaflettir
Fakat Seyranî'ye yok istirahat uykudan gayri
Hayatına sebep yok (küllü şey'in) bir sudan gayri
Araştırsan eğer var her nefeste doğru yol Hakka
Soran rahı bulunmaz hiç yanılmış yolcudan gayri
Hudanın lütfuna her şey için bir ihtiyaç vardır
Şefaat kanına muhtaç olan yok suçludan gayri
Büyük küçük günahım var ise elbet bilir Gaffar
Ümmid-i mağfirette müşkülümyokborçludangayri
Azab-ı ahiretten hıfzeder Tanrı lütufkârdır
Aziz cana azap olmaz cihanda korkudan gayri
Diyorlar en büyük düşman cihanda nevm ü gaflettir
Fakat Seyranî'ye yok istirahat uykudan gayri
Nice defterlerden ismim sildirdim
Gelmedi hiç senden ses kara bahtım
Bahtın gemisinde yelken yok, bildin
Durma lodos gibi es kara bahtım
Ahdettim bir gonca yolmamasına
Bulmadım bir çare solmamasına
Bu derdinden iflah olmamasına
Kat'iyyen umudun kes kara bahtım
Dünya yıkılmakta yoktur yapıcı
Kimi cellât olmuş, kimi kapıcı
Evvel giymez iken mesti pabucu
Verdirdin çarığa mes kara bahtım
Ağır meclislerde sıkılmaz iken
Mengeneye versen bükülmez iken
Seyranî aslana yıkılmaz iken
Dedirdin tilkiye pes kara bahtım
Gelmedi hiç senden ses kara bahtım
Bahtın gemisinde yelken yok, bildin
Durma lodos gibi es kara bahtım
Ahdettim bir gonca yolmamasına
Bulmadım bir çare solmamasına
Bu derdinden iflah olmamasına
Kat'iyyen umudun kes kara bahtım
Dünya yıkılmakta yoktur yapıcı
Kimi cellât olmuş, kimi kapıcı
Evvel giymez iken mesti pabucu
Verdirdin çarığa mes kara bahtım
Ağır meclislerde sıkılmaz iken
Mengeneye versen bükülmez iken
Seyranî aslana yıkılmaz iken
Dedirdin tilkiye pes kara bahtım
O
Ocağımda tütmez oldu tütünüm
Söndü ateşlerim közüm kalmadı
Ay misali yarım oldu bütünüm
On dörde gelince sözüm kalmadı
Kış havası gibi bulanmadığım
Hayat çeşmesinden sulanmadığım
Muhabbet dağını dolanmadığım
İnişim yokuşum düzüm kalmadı
Gezerim kahrınla her zaman mahzun
Bir saat lütfunla eylesen memnun
Varınca Tanrıya Leyla'dan Mecnun
Demiş Leyla'sında gözüm kalmadı
Yar aklımı aldı gönlüm almadı
İbrahim'i Mevlam nara salmadı
Seyrani aşkından gayrı yanmadı
Ebedi zındanda Yusuf kalmadı
Söndü ateşlerim közüm kalmadı
Ay misali yarım oldu bütünüm
On dörde gelince sözüm kalmadı
Kış havası gibi bulanmadığım
Hayat çeşmesinden sulanmadığım
Muhabbet dağını dolanmadığım
İnişim yokuşum düzüm kalmadı
Gezerim kahrınla her zaman mahzun
Bir saat lütfunla eylesen memnun
Varınca Tanrıya Leyla'dan Mecnun
Demiş Leyla'sında gözüm kalmadı
Yar aklımı aldı gönlüm almadı
İbrahim'i Mevlam nara salmadı
Seyrani aşkından gayrı yanmadı
Ebedi zındanda Yusuf kalmadı
Soyun gaflet libasını
Yu kalbinin kir pasını
Dilersen Tanrı'dan izzet
Oku sıdk ile Yasin'i
Bu sure sırr-ı Rahman'dır
Bu sure celb-i gufrandır
Bu sure kalb-i Kur'an'dır
Oku sıdk ile Yasin'i
Ne devlet ezberin bile
Dahi hem okuyan kula
Yirmi iki hatip ola
Oku sıdk ile Yasin'i
Belalara ola perde
Şifa ola gam u derde
Şefaat ede mahşerde
Oku sıdk ile Yasin'i
Sana cennette bir durak
Olsun hem bindiğin durak
Yüzün mahşerde ola ak
Oku sıdk ile Yasin'i
Senin için Rabbü'l-İzzet
Veriptir ilm ile devlet
Elinde var iken fırsat
Oku sıdk ile Yasin'i
Seyrani der ki dostuna
Kitabın al get destine
Ölünce kabrim üstüne
Oku sıdk ile Yasin'i
Yu kalbinin kir pasını
Dilersen Tanrı'dan izzet
Oku sıdk ile Yasin'i
Bu sure sırr-ı Rahman'dır
Bu sure celb-i gufrandır
Bu sure kalb-i Kur'an'dır
Oku sıdk ile Yasin'i
Ne devlet ezberin bile
Dahi hem okuyan kula
Yirmi iki hatip ola
Oku sıdk ile Yasin'i
Belalara ola perde
Şifa ola gam u derde
Şefaat ede mahşerde
Oku sıdk ile Yasin'i
Sana cennette bir durak
Olsun hem bindiğin durak
Yüzün mahşerde ola ak
Oku sıdk ile Yasin'i
Senin için Rabbü'l-İzzet
Veriptir ilm ile devlet
Elinde var iken fırsat
Oku sıdk ile Yasin'i
Seyrani der ki dostuna
Kitabın al get destine
Ölünce kabrim üstüne
Oku sıdk ile Yasin'i
Battal'ın hilale attığı bir ok
Ol ok Hazret-i İlyas'ın okudur
Azrail'in gelip attığı bir ok
Ya ecel ya mergad ya sin okudur
Dost demez deryaya ya dalma ya dal
Kırılan ya köktür ya budak ya dal
Hoca ders gösterir ya hı'dır ya dal
Ya zel ya re ya ze ya sin okudur
Nedir divan okutmakta meramın
Şiir divan okutmakta meramın
Mahşer divan okutmakta meramın
Seyrani gücüne Yasin okudur
Ol ok Hazret-i İlyas'ın okudur
Azrail'in gelip attığı bir ok
Ya ecel ya mergad ya sin okudur
Dost demez deryaya ya dalma ya dal
Kırılan ya köktür ya budak ya dal
Hoca ders gösterir ya hı'dır ya dal
Ya zel ya re ya ze ya sin okudur
Nedir divan okutmakta meramın
Şiir divan okutmakta meramın
Mahşer divan okutmakta meramın
Seyrani gücüne Yasin okudur
Her harfinde olan nokta-i esrar
Zannetme ki taht-ı ba'da olamaz
Olması Leyla'nın Hakka irşadkar
Mecnun'a mahsustur yada olamaz
Kur'an'a İncil'e Zebur Tevrat'a
İman eden etmiş Vahdet-i Zata
Biri nefye memur biri isbata
La illa'da illa la'da olamaz
Yılanın adeti adamı sokmak
Değildir Seyrani ağzına akmak
Her kimin başına yadırgı tokmak
Değmiş olsa asilzade olamaz
Zannetme ki taht-ı ba'da olamaz
Olması Leyla'nın Hakka irşadkar
Mecnun'a mahsustur yada olamaz
Kur'an'a İncil'e Zebur Tevrat'a
İman eden etmiş Vahdet-i Zata
Biri nefye memur biri isbata
La illa'da illa la'da olamaz
Yılanın adeti adamı sokmak
Değildir Seyrani ağzına akmak
Her kimin başına yadırgı tokmak
Değmiş olsa asilzade olamaz
Olgunlaşmış bir bostan var
Şu kıraçta susuz nesiz
O bostanda bir ağaç var
Meyvesi yok dalsız nesiz
Bu bahçede yoktur duvar
Bir ağaç var göğe uzar
0l ağaçta bir kuş gezer
Kanadı yok tüysüz nesiz
Yeryüzünün menekşesi
Her birisi bir yol açmış
Bu ne şekil irenk imiş
Boyası yok seğsiz nesiz
Seyranî bir eski derviş
Ona bu Haktan verilmiş
Dividin yok kalem mafiş
Yine okur cüzsüz nesiz
Şu kıraçta susuz nesiz
O bostanda bir ağaç var
Meyvesi yok dalsız nesiz
Bu bahçede yoktur duvar
Bir ağaç var göğe uzar
0l ağaçta bir kuş gezer
Kanadı yok tüysüz nesiz
Yeryüzünün menekşesi
Her birisi bir yol açmış
Bu ne şekil irenk imiş
Boyası yok seğsiz nesiz
Seyranî bir eski derviş
Ona bu Haktan verilmiş
Dividin yok kalem mafiş
Yine okur cüzsüz nesiz
Ormanda büyüyen adam azgını
Çarşıda pazarda seyran beğenmez
Medrese kaçkını softa bozgunu
Selam vermek için insan beğenmez
Alemi tan eder yanına varsan
Seni de yanıltır mesele sorsan
Bir cim bile çıkmaz karnını yarsan
Meclise gelir de erkân beğenmez
Her çeşit insandan birkaç eşi var
Mektepten kovulmuş günah işi var
Rabbi yesirde dört yanlışı var
Tahsil etmek için irfan beğenmez
Ellerin evinde çul fîraş olur
Burnu sümüklüdür gözü yaş olur
Bayramdan bayrama bir tıraş olur
Gider berbere de dükkân beğenmez
Dağlarda taşlarda dolaşan Yörük
İnsanlar içine çıkmayan hödük
Bir elife dili dönmeyen sürtük
Şehirde tecvitle Kuran beğenmez
Yayladan yaylaya konup göçer de
Arpayı buğdayı ekip biçer de
Mısır yaprağın kıyıp içer de
Tütünü bulunca duman beğenmez
Bir odası vardır gayet küçücek
Kendi aklı sıra keyf yetirecek
Bir çanağı yoktur ayran içecek
Kahveyi bulunca fincan beğenmez
Seyranî söyledi bu doğru sözü
Haddeden çekilmiş doğrudur özü
Şehre gelin gitse bir köylü kızı
Lal ü güher ister mercan beğenmez
Çarşıda pazarda seyran beğenmez
Medrese kaçkını softa bozgunu
Selam vermek için insan beğenmez
Alemi tan eder yanına varsan
Seni de yanıltır mesele sorsan
Bir cim bile çıkmaz karnını yarsan
Meclise gelir de erkân beğenmez
Her çeşit insandan birkaç eşi var
Mektepten kovulmuş günah işi var
Rabbi yesirde dört yanlışı var
Tahsil etmek için irfan beğenmez
Ellerin evinde çul fîraş olur
Burnu sümüklüdür gözü yaş olur
Bayramdan bayrama bir tıraş olur
Gider berbere de dükkân beğenmez
Dağlarda taşlarda dolaşan Yörük
İnsanlar içine çıkmayan hödük
Bir elife dili dönmeyen sürtük
Şehirde tecvitle Kuran beğenmez
Yayladan yaylaya konup göçer de
Arpayı buğdayı ekip biçer de
Mısır yaprağın kıyıp içer de
Tütünü bulunca duman beğenmez
Bir odası vardır gayet küçücek
Kendi aklı sıra keyf yetirecek
Bir çanağı yoktur ayran içecek
Kahveyi bulunca fincan beğenmez
Seyranî söyledi bu doğru sözü
Haddeden çekilmiş doğrudur özü
Şehre gelin gitse bir köylü kızı
Lal ü güher ister mercan beğenmez
Aşkın mühendisi güzel gönlümün
Ölçüp hesabını almadan oynar
Dağda kısrakları aşınca azgın
Dizginin boynuna salmadan oynar
Pazarlık sazının tellerin düzer
Gönül deryasında fırtına sezer
Martı kuşu derya yüzünde gezer
Karabatak gibi dalmadan oynar
Devecizadenin sürülmez izi
Hiç bir an devenin tüylenmez dizi
Köçekçi feleğin oynatıp bizi
Ettiği yanına kalmadan oynar
Geçinmez bir sofu ile beynamaz
Bir ocakta iki kazan kaynamaz
Arif köçek çalmayınca oynamaz
Bu deli Seyrani çalmadan oynar
Ölçüp hesabını almadan oynar
Dağda kısrakları aşınca azgın
Dizginin boynuna salmadan oynar
Pazarlık sazının tellerin düzer
Gönül deryasında fırtına sezer
Martı kuşu derya yüzünde gezer
Karabatak gibi dalmadan oynar
Devecizadenin sürülmez izi
Hiç bir an devenin tüylenmez dizi
Köçekçi feleğin oynatıp bizi
Ettiği yanına kalmadan oynar
Geçinmez bir sofu ile beynamaz
Bir ocakta iki kazan kaynamaz
Arif köçek çalmayınca oynamaz
Bu deli Seyrani çalmadan oynar
P
Padişah-ı aşka olalı nedim
Çilehane oldu mesken-i kadîm
Enelhak demedim Entelhak dedim
Melamet dalında astırdın beni
Eyledim dervişlik bir Huda dedim
Başladım eliften sonra ba dedim
Münkirler la dedi ben illa dedim
Şeriat babında susturdun beni
Aşkla güleşmenin vaktin geçirdin
Ben bade istedim sen zehr içirdin
Bazen kartal gibi sarpta uçurdun
Bir vakit serçeye pusturdun beni
Koydun Seyranî'yi mecnun yerine
Aklın ermez ettin hayır şerrine
Cellat oldun kılıç vurdun serine
Baht-ı siyahıma küstürdün beni
Çilehane oldu mesken-i kadîm
Enelhak demedim Entelhak dedim
Melamet dalında astırdın beni
Eyledim dervişlik bir Huda dedim
Başladım eliften sonra ba dedim
Münkirler la dedi ben illa dedim
Şeriat babında susturdun beni
Aşkla güleşmenin vaktin geçirdin
Ben bade istedim sen zehr içirdin
Bazen kartal gibi sarpta uçurdun
Bir vakit serçeye pusturdun beni
Koydun Seyranî'yi mecnun yerine
Aklın ermez ettin hayır şerrine
Cellat oldun kılıç vurdun serine
Baht-ı siyahıma küstürdün beni
Pintinin dik kulaklısı
Boynu yoğun eşek olur
Pek mülayim yolaklısı
Sanma tunçtan gevşek olur
Yolda koşar ive ive
Çarığını geve geve
Top vaktinde olur deve
Yük vaktinde köşek olur
Dök Seyrani gözden yaşı
Sağlıktır her işin başı
Merdin eşiğinin taşı
Kuş tüyünden döşek olur
Boynu yoğun eşek olur
Pek mülayim yolaklısı
Sanma tunçtan gevşek olur
Yolda koşar ive ive
Çarığını geve geve
Top vaktinde olur deve
Yük vaktinde köşek olur
Dök Seyrani gözden yaşı
Sağlıktır her işin başı
Merdin eşiğinin taşı
Kuş tüyünden döşek olur
R
Rabbim sana hacet değil arzuhal
Her nefeste sen alimsin sözüme
Tenimde canımda kalmadı mecal
Medet senden yokuş ile düzüme
Amel sazım bozuk düzen çalmışım
İsyan deryasına düşüp dalmışın)
Aziz gecelerde gafil kalmışım
Nevm-i gaflet düşman imiş gözüme
Düzemedim turna gibi katarım
Viranede baykuş gibi öterim
Ben aşkın nârına yanar tüterim
Hayrettedir tamu nârı özüme
Hava-yi nefsimle ettim ülfeti-
Başa satın aldım gamı mihneti
Açıldığı zaman amel hücceti
Seyranî'yim cürmüm vurma yüzüme
Her nefeste sen alimsin sözüme
Tenimde canımda kalmadı mecal
Medet senden yokuş ile düzüme
Amel sazım bozuk düzen çalmışım
İsyan deryasına düşüp dalmışın)
Aziz gecelerde gafil kalmışım
Nevm-i gaflet düşman imiş gözüme
Düzemedim turna gibi katarım
Viranede baykuş gibi öterim
Ben aşkın nârına yanar tüterim
Hayrettedir tamu nârı özüme
Hava-yi nefsimle ettim ülfeti-
Başa satın aldım gamı mihneti
Açıldığı zaman amel hücceti
Seyranî'yim cürmüm vurma yüzüme
Rabbim seninle ettiğim ahdi
Bulayım kal'a-yi iman içinde
Ahır zaman olup geçince vakti
Kalmasın imanım güman içinde
Kimin ayağına gelse bir oyun
Cellât satırına uzata boyun
Kendi rızasiyle kurda bir koyun
Veren var mı göster çoban içinde
Yumurtanın iki olsa sarısı
Beyazına çıkar onun yarısı
Cahil adam misli yaban arısı
Geç yapsa bal yapmaz orman içinde
Aşkın çıkrığını eğirse iği
Seyranî ateşsiz pişirir çiği
Okkanın dirhemin artık eksiği
Belli olur mizân irfan içinde
Bulayım kal'a-yi iman içinde
Ahır zaman olup geçince vakti
Kalmasın imanım güman içinde
Kimin ayağına gelse bir oyun
Cellât satırına uzata boyun
Kendi rızasiyle kurda bir koyun
Veren var mı göster çoban içinde
Yumurtanın iki olsa sarısı
Beyazına çıkar onun yarısı
Cahil adam misli yaban arısı
Geç yapsa bal yapmaz orman içinde
Aşkın çıkrığını eğirse iği
Seyranî ateşsiz pişirir çiği
Okkanın dirhemin artık eksiği
Belli olur mizân irfan içinde
Resm-i münacatım ola makbulüm
Bi-hakkı Ahmed-i Muhtar-ı kudret
Bağışla cürmümü ben mücrim kulun
Bi-aşk-ı Haydar-ı Kerrar-ı kudret
Beni adem eden bir katre meni
Sensin ya Hazreti Allah ya Gani
Şehvet halaveti aldatmış beni
Kurulduğu zaman bazar-ı kudret
Teyrek eylemeye kadir zehrini
Lutfa tebdil eylemeye kahrını
Yarattığı zaman gönlüm şehrini
Kütübhane etmiş mimar-ı kudret
Ne yer beni adem ağzında delik
Deri et yağ damar kan kemik ilik
Bir kılın Seyrani kırkta bir bölük
Mikdarı değil mi asar-ı kudret
Bi-hakkı Ahmed-i Muhtar-ı kudret
Bağışla cürmümü ben mücrim kulun
Bi-aşk-ı Haydar-ı Kerrar-ı kudret
Beni adem eden bir katre meni
Sensin ya Hazreti Allah ya Gani
Şehvet halaveti aldatmış beni
Kurulduğu zaman bazar-ı kudret
Teyrek eylemeye kadir zehrini
Lutfa tebdil eylemeye kahrını
Yarattığı zaman gönlüm şehrini
Kütübhane etmiş mimar-ı kudret
Ne yer beni adem ağzında delik
Deri et yağ damar kan kemik ilik
Bir kılın Seyrani kırkta bir bölük
Mikdarı değil mi asar-ı kudret
S
Sahte bir cilveyle gülme yüzüme
Candan muhabbetin var değil bana
Gelip görünsen de kâhi gözüme
Derim aşkla gönlün yâr değil bana
Hatırımı hasta iken sormaya
Geldin mi şer düşüm hayra yormaya
Sevdin birdenbire geri durmaya
Sana namus ama ar değil bana
Gönülde parlarken ümmid-i vuslat
Beynimize düştü ateş-i firkat
Aşkımın şiddet-i nârına nispet
Cehennem ateşi nâr değil bana
Seyranî bülbülde olsa ötmemek
Güllerin elinden gelse bitmemek
Ateş-i aşkınla yanıp tütmemek
Elden gelse bu aşk kâr değil bana
Candan muhabbetin var değil bana
Gelip görünsen de kâhi gözüme
Derim aşkla gönlün yâr değil bana
Hatırımı hasta iken sormaya
Geldin mi şer düşüm hayra yormaya
Sevdin birdenbire geri durmaya
Sana namus ama ar değil bana
Gönülde parlarken ümmid-i vuslat
Beynimize düştü ateş-i firkat
Aşkımın şiddet-i nârına nispet
Cehennem ateşi nâr değil bana
Seyranî bülbülde olsa ötmemek
Güllerin elinden gelse bitmemek
Ateş-i aşkınla yanıp tütmemek
Elden gelse bu aşk kâr değil bana
Saki-i devranın meyhanesinde
Ne bir gün ne bade ne de can kalır
Mecazi şahların darphanesinde
Ne sikke ne tuğra ne de nam kalır
Muhkem kal'a yapmış şehr-i Vidin'e
Güya muavenet etmiş bu dine
Ne Kabe ne Mekke ne de Medine
Ne Halep ne Mısır ne de Şam kalır
İsrafil'in üfürdüğü hengamlar
Bakır gibi erir sim gibi damlar
Yıkılır yedi kat direksiz damlar
Bekabillah bir yıkılmaz dam kalır
Kul keyfince kudret meyvesin bitmez
Kadirin işine kudretler yetmez
Cahilin meyvesi kemale yetmez
Seyrani'nin keyfi gibi ham kalır
Ne bir gün ne bade ne de can kalır
Mecazi şahların darphanesinde
Ne sikke ne tuğra ne de nam kalır
Muhkem kal'a yapmış şehr-i Vidin'e
Güya muavenet etmiş bu dine
Ne Kabe ne Mekke ne de Medine
Ne Halep ne Mısır ne de Şam kalır
İsrafil'in üfürdüğü hengamlar
Bakır gibi erir sim gibi damlar
Yıkılır yedi kat direksiz damlar
Bekabillah bir yıkılmaz dam kalır
Kul keyfince kudret meyvesin bitmez
Kadirin işine kudretler yetmez
Cahilin meyvesi kemale yetmez
Seyrani'nin keyfi gibi ham kalır
Sakın dokunma destime
Kaza olur fincan düşer
Hançer çekersin kasdime
Gel eyleme bir kan düşer
Feryadım hep gün yarısı
Kınayanadır darısı
Rast gelse güzel sürüsü
Sehmime bir civan düşer
Mecnunum leyi ü nehar
Zar ederim vakt-i seher
Kande doğsa yaz ü bahar
Bülbüllere efgan düşer
Seyranî'yim yolum uzak
Turnalarda olur tozak
Ben bülbüle kursam tuzak
Tecellimden yılan düşer
Kaza olur fincan düşer
Hançer çekersin kasdime
Gel eyleme bir kan düşer
Feryadım hep gün yarısı
Kınayanadır darısı
Rast gelse güzel sürüsü
Sehmime bir civan düşer
Mecnunum leyi ü nehar
Zar ederim vakt-i seher
Kande doğsa yaz ü bahar
Bülbüllere efgan düşer
Seyranî'yim yolum uzak
Turnalarda olur tozak
Ben bülbüle kursam tuzak
Tecellimden yılan düşer
Sana ağyarlardan olur mu vefa
Aklını fikrini sadık yâre ver
Yeter yâr yüzünden çektiğin cefa
Man sur gibi milki kıdemdara ver
Her güzelin olmaz yeşili alı
Her arının olmaz çecinde balı
Muhabbete nasip olmayan malı
Hâkime hekime nâra kara ver
Aşkın metaından düzdüm bohçemi
Seyranî'yim yan basarnam ökçemi
Ben veririm muhabbete akçemi
Sen yel çalış ömrün rüzigâra ver
Aklını fikrini sadık yâre ver
Yeter yâr yüzünden çektiğin cefa
Man sur gibi milki kıdemdara ver
Her güzelin olmaz yeşili alı
Her arının olmaz çecinde balı
Muhabbete nasip olmayan malı
Hâkime hekime nâra kara ver
Aşkın metaından düzdüm bohçemi
Seyranî'yim yan basarnam ökçemi
Ben veririm muhabbete akçemi
Sen yel çalış ömrün rüzigâra ver
Sanırlar bu kubbenin abdalı bu dünyaya bir geldi
Şeriat-ı din-i İslam yolu dünyaya bir geldi
Gelip geçmiş iki yüz yirmi dört bin peygamber vardır
Habib-i Ahmed-i Muhtar veli dünyaya bir geldi
Yürütmüş cansız ol divarı göstermiş kerametler
Bizim çün ger Hacı Bektaş Veli dünyaya bir geldi
Muradım maksadım aldım cihan hakkı bana bin bir
Desinler kim bu Seyrani deli dünyaya bir geldi
Şeriat-ı din-i İslam yolu dünyaya bir geldi
Gelip geçmiş iki yüz yirmi dört bin peygamber vardır
Habib-i Ahmed-i Muhtar veli dünyaya bir geldi
Yürütmüş cansız ol divarı göstermiş kerametler
Bizim çün ger Hacı Bektaş Veli dünyaya bir geldi
Muradım maksadım aldım cihan hakkı bana bin bir
Desinler kim bu Seyrani deli dünyaya bir geldi
Seher yeli sen mevlayı seversen
Sılada bir yârim var, seher yeli
Bu kâğıt içine üç beyit yazdım
Bul sen tenhada ver, seher yeli
Ezel ikrar verdi, n'oldu sözüne
Kul olayım, şifa bele nazına
Uyku arasında dokun yüzüne
Mübarek hatırın sor, seher yeli
Bakmaz mısın şu feleğin işine
Yaktı ciğerimi aşk ateşine
Pervaneler gibi dolan başına
Mübarek cemalin gör, seher yeli
Girmedim odaya baktı Seyranî
Mevlâya emanet verdi yârini
Benim sevdiğimin zülüflerini
Gerdânına dolayver, seher yeli
Sılada bir yârim var, seher yeli
Bu kâğıt içine üç beyit yazdım
Bul sen tenhada ver, seher yeli
Ezel ikrar verdi, n'oldu sözüne
Kul olayım, şifa bele nazına
Uyku arasında dokun yüzüne
Mübarek hatırın sor, seher yeli
Bakmaz mısın şu feleğin işine
Yaktı ciğerimi aşk ateşine
Pervaneler gibi dolan başına
Mübarek cemalin gör, seher yeli
Girmedim odaya baktı Seyranî
Mevlâya emanet verdi yârini
Benim sevdiğimin zülüflerini
Gerdânına dolayver, seher yeli
Seherde kalkarsın niçin ötersin
Sen de mi eriştin nara bülbülüm
Aşkın ateşine yanıp tütersin
Buldun mu derdine çare bülbülüm
Bunda gaflet uykusuna yatılmaz
Sözüm cevahirdir alıp satılmaz
Şu yalan dünyada mesken tutulmaz
Buldun mu derdine çare bülbülüm
Dostun bahçesinde eğlenip kalma
Bu dünya fanidir asla inanma
Aldanıp nefsine şeytana kanma
Mevlam muradımız versin bülbülüm
Seyrani'yim derim yürekte derdim
Hakk'ın bin bir ismi dilimde virdim
Bir gün ıssız kalır bu viran yurdum
Mevlam muradımız versin bülbülüm
Sen de mi eriştin nara bülbülüm
Aşkın ateşine yanıp tütersin
Buldun mu derdine çare bülbülüm
Bunda gaflet uykusuna yatılmaz
Sözüm cevahirdir alıp satılmaz
Şu yalan dünyada mesken tutulmaz
Buldun mu derdine çare bülbülüm
Dostun bahçesinde eğlenip kalma
Bu dünya fanidir asla inanma
Aldanıp nefsine şeytana kanma
Mevlam muradımız versin bülbülüm
Seyrani'yim derim yürekte derdim
Hakk'ın bin bir ismi dilimde virdim
Bir gün ıssız kalır bu viran yurdum
Mevlam muradımız versin bülbülüm
Sen gibi gelmemiş güzel aleme
Gözleri anadan sürmeli gelin
Kaşların benzettim aynı kaleme
Anadan saçları sırmalı gelin
Ne ola olaydım ben de bir bekar
Sevdam duman olmuş serime çöker
Yanakların olmuş kırmızı şeker
O sırma saçları örmeli gelin
Beni mecnun ettin ey dili bülbül
Ben sana şeftali sen bana bir gül
Köleyim kapına eylersen kabul
Ya çırak ya çoban durmalı gelin
Seyrani'yim derdim n'edip n'olmalı
İnip aşkın deryasına dalmalı
Has bahçede gonca gülün dermeli
Soyunup koynuna girmeli gelin
Gözleri anadan sürmeli gelin
Kaşların benzettim aynı kaleme
Anadan saçları sırmalı gelin
Ne ola olaydım ben de bir bekar
Sevdam duman olmuş serime çöker
Yanakların olmuş kırmızı şeker
O sırma saçları örmeli gelin
Beni mecnun ettin ey dili bülbül
Ben sana şeftali sen bana bir gül
Köleyim kapına eylersen kabul
Ya çırak ya çoban durmalı gelin
Seyrani'yim derdim n'edip n'olmalı
İnip aşkın deryasına dalmalı
Has bahçede gonca gülün dermeli
Soyunup koynuna girmeli gelin
Sene bin iki yüz altmış sekizde
Alamet dumanı çöktü çökecek
Dikilecek kudret kalmadı dizde
Ecel belimizi büktü bükecek
Bitmez oldu harmanların eyisi
Hurma tadı verir erik kayısı
Sadrazam etsen eğer seyisi
Ölmüş eşek arar nalın sökecek
Hiç çoban koyunu güder mi dağda
Olmasa gözleri süt yoğurt yağda
Meyvası bitmedik ağacı bağda
Sökerler Seyrani daldan kökecek
Alamet dumanı çöktü çökecek
Dikilecek kudret kalmadı dizde
Ecel belimizi büktü bükecek
Bitmez oldu harmanların eyisi
Hurma tadı verir erik kayısı
Sadrazam etsen eğer seyisi
Ölmüş eşek arar nalın sökecek
Hiç çoban koyunu güder mi dağda
Olmasa gözleri süt yoğurt yağda
Meyvası bitmedik ağacı bağda
Sökerler Seyrani daldan kökecek
Afitab cemalin görelden beri
Arttı derunumda hicran sevdiğim
Layık mı gezeyim böyle serseri
Yok mudur lutf ile ihsan sevdiğim
Biçare gönlümün nevası yoktur
Açılmış bir gül-i ranası yoktur
Derd-i derunumun devası yoktur
Sen eyle derdime derman sevdiğim
Kadrini bilesin bağrı yanığın
Uyma hiç sözüne her münafığın
Gönlünün tahtına her bir aşığın
Sensin hükm eyleyen sultan sevdiğim
İnsaf et halime yandım derdine
Aşkım galip zemherinin berdine
Merhem eyle Seyrani'nin derdine
Enva-ı ilaçla Lokman sevdiğim
Arttı derunumda hicran sevdiğim
Layık mı gezeyim böyle serseri
Yok mudur lutf ile ihsan sevdiğim
Biçare gönlümün nevası yoktur
Açılmış bir gül-i ranası yoktur
Derd-i derunumun devası yoktur
Sen eyle derdime derman sevdiğim
Kadrini bilesin bağrı yanığın
Uyma hiç sözüne her münafığın
Gönlünün tahtına her bir aşığın
Sensin hükm eyleyen sultan sevdiğim
İnsaf et halime yandım derdine
Aşkım galip zemherinin berdine
Merhem eyle Seyrani'nin derdine
Enva-ı ilaçla Lokman sevdiğim
Sevdiğim dilberin aslın sorarsan
Ne Avşar'dır ne Reyhan'lı ne Cerid
Eğer şer düşleri hayra yorarsan
İstersen olursun muabbir ferit
Hekim kadrin bilmez olmayan hasta
Çıraklık etmeyen olamaz usta
Dün tekkeye gelen şeyh olsa posta
Eski post şeyhine olamaz mürit
Bübül gülistanda yapmaz yuvayı
Gülende bulmasa derde devayı
Kimi yünden tutmuş atlas sıvayı
Kimi bağlar çözer derd-i gam şerit
Sen hemen Seyrani kıl hakka niyaz
Aşk-ı muhabbetin dersin oku yaz
Her soğan kebaba çekilmez piyaz
Her yahni suyuna doğranmaz tirit
Ne Avşar'dır ne Reyhan'lı ne Cerid
Eğer şer düşleri hayra yorarsan
İstersen olursun muabbir ferit
Hekim kadrin bilmez olmayan hasta
Çıraklık etmeyen olamaz usta
Dün tekkeye gelen şeyh olsa posta
Eski post şeyhine olamaz mürit
Bübül gülistanda yapmaz yuvayı
Gülende bulmasa derde devayı
Kimi yünden tutmuş atlas sıvayı
Kimi bağlar çözer derd-i gam şerit
Sen hemen Seyrani kıl hakka niyaz
Aşk-ı muhabbetin dersin oku yaz
Her soğan kebaba çekilmez piyaz
Her yahni suyuna doğranmaz tirit
Seyrederler sarayından köşkünden
Kokularlar amberinden miskinden
İçindeki güzellerin aşkından
Yanıp tutuşursun nâra İstanbul
Dünyanın yokuşu düzü sendedir
Bütün güzellerin özü sendedir
Yedi düvellerin gözü sendedir
Âlem sana gelir kâra İstanbul
Yedi yıl eğlendi kaldı Seyranî
Bütün tahsil etti ilmi irfanı
Sendeyken her türlü mürüvvet-kanı
Bulmadın derdime çare İstanbul
Kokularlar amberinden miskinden
İçindeki güzellerin aşkından
Yanıp tutuşursun nâra İstanbul
Dünyanın yokuşu düzü sendedir
Bütün güzellerin özü sendedir
Yedi düvellerin gözü sendedir
Âlem sana gelir kâra İstanbul
Yedi yıl eğlendi kaldı Seyranî
Bütün tahsil etti ilmi irfanı
Sendeyken her türlü mürüvvet-kanı
Bulmadın derdime çare İstanbul
Seyrimde bir şehre eyledim nazar
Gördüm elvan türlü meyhaneler var
Teşne var mı diye sakiler gezer
Ellerinde dolu peymaneler var
Bir takım doldurur bir takım sunar
Bir takım susamış bir takım kanar
Bir takım söğünmüş bir takım yanar
Bir takım çevrilir pervaneler var
Bir eli kaseli bir eli taslı
Bir takım keyifli bir takım yaslı
Bir takım deli var bir takım uslu
Bir takım aşk içre mestaneler var
Aşık olan mürşidine yan verir
Bu Seyrani dilden dile şan verir
Hast'olmadan pir önünde can verir
Nice bizim gibi divaneler var
Gördüm elvan türlü meyhaneler var
Teşne var mı diye sakiler gezer
Ellerinde dolu peymaneler var
Bir takım doldurur bir takım sunar
Bir takım susamış bir takım kanar
Bir takım söğünmüş bir takım yanar
Bir takım çevrilir pervaneler var
Bir eli kaseli bir eli taslı
Bir takım keyifli bir takım yaslı
Bir takım deli var bir takım uslu
Bir takım aşk içre mestaneler var
Aşık olan mürşidine yan verir
Bu Seyrani dilden dile şan verir
Hast'olmadan pir önünde can verir
Nice bizim gibi divaneler var
Bu aşkın esrarın şerh edem desem
Cevaba elkaba lisana sığmaz
Mahbublar şahını methedem desem
Kitaba hesaba dehana sığmaz
Mahbubun aşkını ayan eylesem
Hak sözü derunda pinhan eylesem
Bir noktanın ilmin beyan eylesem
Deftere fermana divana sığmaz
Gönül bu meydanda mestane olsa
Ayılmaz haşre dek irfane olsa
Aşk ile bir kişi divane olsa
Dünyaya uhraya cihana sığmaz
Seyrani gözyaşın şarap eylesem
Yaka yaka sinem kebab eylesem
Derdimin zerresin hisab eylesem
Kantara batmana mizana sığmaz
Cevaba elkaba lisana sığmaz
Mahbublar şahını methedem desem
Kitaba hesaba dehana sığmaz
Mahbubun aşkını ayan eylesem
Hak sözü derunda pinhan eylesem
Bir noktanın ilmin beyan eylesem
Deftere fermana divana sığmaz
Gönül bu meydanda mestane olsa
Ayılmaz haşre dek irfane olsa
Aşk ile bir kişi divane olsa
Dünyaya uhraya cihana sığmaz
Seyrani gözyaşın şarap eylesem
Yaka yaka sinem kebab eylesem
Derdimin zerresin hisab eylesem
Kantara batmana mizana sığmaz
Sırrını meydan eylemek
Gülde yok da bülbülde var
Zar ile figan eylemek
Gülde yok da bülbülde var
Seher ile hem bir demde
Dost bağının etrafını
Cevlanı devran eylemek
Gülde yok da bülbülde var
Hak yeğin edip sadasın
Gahi olup yavaşlayıp
Bir sevdayı havasıyla
Güle civcivler taşıyıp
Lane asitan eylemek
Gülde yok da bülbülde var
Ben bir ismi ta'lim etti
Bülbüle Cebrail heman
Her hitapta şol Hüda'ya
Eyler el-aman el-aman
Ey Seyrani müdavemet
Eyleyüben bunca zaman
Evrad-ı lisan eylemek
Gülde yok da bülbülde var
Gülde yok da bülbülde var
Zar ile figan eylemek
Gülde yok da bülbülde var
Seher ile hem bir demde
Dost bağının etrafını
Cevlanı devran eylemek
Gülde yok da bülbülde var
Hak yeğin edip sadasın
Gahi olup yavaşlayıp
Bir sevdayı havasıyla
Güle civcivler taşıyıp
Lane asitan eylemek
Gülde yok da bülbülde var
Ben bir ismi ta'lim etti
Bülbüle Cebrail heman
Her hitapta şol Hüda'ya
Eyler el-aman el-aman
Ey Seyrani müdavemet
Eyleyüben bunca zaman
Evrad-ı lisan eylemek
Gülde yok da bülbülde var
Sofu olmaz bizim ham demirimiz
Haddeden çekilmiş teli biliriz
Yürütmüştür cansız dıvar pirimiz
Temiz zevki temiz dili biliriz
Sofu bilmiş olsa hakkı rızayı
Sazdan sözden kaçıp vermez riyayı
Ay gün yıldız gibi vermez ziyayı
Kuru arktan akan seli biliriz
Bizde bu dünyanın bina temelin
Cismi canla bildik ilm-i amelin
Sanma bizi arap taze kız gelin
Öpüp tükürecek eli biliriz
Vakıfız bu aşkın biz manasına
Talip ol Seyrani dal deryasına
Hazret-i Mevla'nın ehibbasına
Aşina olmayan eli biliriz
Haddeden çekilmiş teli biliriz
Yürütmüştür cansız dıvar pirimiz
Temiz zevki temiz dili biliriz
Sofu bilmiş olsa hakkı rızayı
Sazdan sözden kaçıp vermez riyayı
Ay gün yıldız gibi vermez ziyayı
Kuru arktan akan seli biliriz
Bizde bu dünyanın bina temelin
Cismi canla bildik ilm-i amelin
Sanma bizi arap taze kız gelin
Öpüp tükürecek eli biliriz
Vakıfız bu aşkın biz manasına
Talip ol Seyrani dal deryasına
Hazret-i Mevla'nın ehibbasına
Aşina olmayan eli biliriz
Söyle nefsim ne olduğun bilelim
Gökten misin ru-yi zeminli misin
Defterini ağyar isen dürelim
Yer altında gezer keminli misin
Kayık isen göster kanca küreğin
Gemi isen göster yelken direğin
Yiğit misin göster çatal yüreğin
Yoksa işkembesi seminli misin
Benim gamım eşi Nehr-i Fırat'ın
Üzerinden geçtin mi sen sıratın
Oku yahu dinleyelim beratın
Cehennem narından eminli misin
Tırnak bulur isen başın kaşırdın
Seyrani'yi doğru yoldan şaşırdın
Ey nefsim cürmümü baştan aşırdın
Tevbekar olmaya yeminli misin
Gökten misin ru-yi zeminli misin
Defterini ağyar isen dürelim
Yer altında gezer keminli misin
Kayık isen göster kanca küreğin
Gemi isen göster yelken direğin
Yiğit misin göster çatal yüreğin
Yoksa işkembesi seminli misin
Benim gamım eşi Nehr-i Fırat'ın
Üzerinden geçtin mi sen sıratın
Oku yahu dinleyelim beratın
Cehennem narından eminli misin
Tırnak bulur isen başın kaşırdın
Seyrani'yi doğru yoldan şaşırdın
Ey nefsim cürmümü baştan aşırdın
Tevbekar olmaya yeminli misin
Sureta karına mahluku insan
Kandil-i kibriya ilişti kaldı
Yazıldı besmele işaret nihan
Ol arş-ı a'laya ilişti kaldı
Alan aldı erenlerden himmeti
Cahile alemde etmem minneti
Ehlinden sorarlar seyr-i hikmeti
Muallak balaya ilişti kaldı
Seyrani'yim henüz aşkım dolmadı
Mağrur olan muradını bulmadı
Melek tevekkeli şeytan olmadı
Azrail la la'ya ilişti kaldı
Kandil-i kibriya ilişti kaldı
Yazıldı besmele işaret nihan
Ol arş-ı a'laya ilişti kaldı
Alan aldı erenlerden himmeti
Cahile alemde etmem minneti
Ehlinden sorarlar seyr-i hikmeti
Muallak balaya ilişti kaldı
Seyrani'yim henüz aşkım dolmadı
Mağrur olan muradını bulmadı
Melek tevekkeli şeytan olmadı
Azrail la la'ya ilişti kaldı
Susturdu sazları fennin rebabı
Bu rebap şeytanı cinden çıkarır
Ateş şöyle dursun tütün azabı
Tilkiyi çakalı inden çıkarır
Evlat âlim olmaz okutmayınca
îplik gömlek olmaz dokutmayınca
Ayılar et yemez kokutmayınca
Yallılar ölüyü sinden çıkarır
Ey Seyranî var mı sözün hatası
Bulunmaz dünyanın elbet ötesi
Ermeninin Rumun yağlı ketesi
Kaypak Müslümanı dinden çıkarır
Bu rebap şeytanı cinden çıkarır
Ateş şöyle dursun tütün azabı
Tilkiyi çakalı inden çıkarır
Evlat âlim olmaz okutmayınca
îplik gömlek olmaz dokutmayınca
Ayılar et yemez kokutmayınca
Yallılar ölüyü sinden çıkarır
Ey Seyranî var mı sözün hatası
Bulunmaz dünyanın elbet ötesi
Ermeninin Rumun yağlı ketesi
Kaypak Müslümanı dinden çıkarır
T
Takatim kalmadı, aşkın yayının
Çekip kirişinden kuramıyorum
Her gece düşümde bir hercaînin
Âteşi aşkından duramıyorum
Aşk u sevdâ hayal midir, zan mıdır
Mekânları can mı, bilmem ten midir
Cezbe dilden midir, dilberden midir
Dil bilmez dilberden soramıyorum
Seyf-i aşkım çarh-ı canda bileşir
Her binalar temelinden döleşir
Çoktanberi bu aşk ile güleşir
Gönül pehlivanın yoramıyorum
Lâle bağrın aşk oduna dağlamış
Bülbül güle âşık olup ağlamış
Seyranî'yi bir kıl ile bağlamış
Muhabbet bendidir, kıramıyorum
Çekip kirişinden kuramıyorum
Her gece düşümde bir hercaînin
Âteşi aşkından duramıyorum
Aşk u sevdâ hayal midir, zan mıdır
Mekânları can mı, bilmem ten midir
Cezbe dilden midir, dilberden midir
Dil bilmez dilberden soramıyorum
Seyf-i aşkım çarh-ı canda bileşir
Her binalar temelinden döleşir
Çoktanberi bu aşk ile güleşir
Gönül pehlivanın yoramıyorum
Lâle bağrın aşk oduna dağlamış
Bülbül güle âşık olup ağlamış
Seyranî'yi bir kıl ile bağlamış
Muhabbet bendidir, kıramıyorum
Takdirine uygun fi'lim muvafık
Etmeye kadirsin Hazret-i Allah
Bileydim etmezdim nefsime yazık
Var mıdır emrinden taşra giden rah
Kestin mi çareyi ben biçareden
Kimden şekva edem bahtı kareden
Var ederken kalbim sen ey Vareden
Murad etmedin mi etmek nazargah
Mizan-ı kudretin suçum tartar mı
Rahmetinle benim cürmüm artar mı
Açık kapıların hepsin örter mi
Bir avuç toprağın ettiği günah
Seyrani'yim kabul eyle hacetim
Sen kabul etmezsen yok selametim
Benim çile çekmekliğe takatim
Var mı yok mu sensin halime agah
Etmeye kadirsin Hazret-i Allah
Bileydim etmezdim nefsime yazık
Var mıdır emrinden taşra giden rah
Kestin mi çareyi ben biçareden
Kimden şekva edem bahtı kareden
Var ederken kalbim sen ey Vareden
Murad etmedin mi etmek nazargah
Mizan-ı kudretin suçum tartar mı
Rahmetinle benim cürmüm artar mı
Açık kapıların hepsin örter mi
Bir avuç toprağın ettiği günah
Seyrani'yim kabul eyle hacetim
Sen kabul etmezsen yok selametim
Benim çile çekmekliğe takatim
Var mı yok mu sensin halime agah
Taş bağırlı değirmenin ununu
Kepeğinden seçip eler var imiş
Kırk bin sene evvel Adem donunu
Giyip Havva için yeler var imiş
Haber duymuş kulak Havva sesinden
Cennette yok iken bilmem nesinden
Doğmadan Adem'in sol eğesinden
Doğmuş gibi çözüp beler var imiş
Vücud-ı Hazret-i Adem gelmeden
Adem Havva Havva Adem bilmeden
Anlar birbirine bakıp gülmeden
Haline anların güler var imiş
Çarhın arabası cızılamadan
Öküzün yüreği sızılamadan
Koyun yaratılıp kuzulamadan
Kurdun kulağına meler var imiş
Derun-ı Seyrani öz benim değil
Dilden işitilen söz benim değil
Seyr-i cihan eden göz benim değil
Ben yok iken gözde neler var imiş
Kepeğinden seçip eler var imiş
Kırk bin sene evvel Adem donunu
Giyip Havva için yeler var imiş
Haber duymuş kulak Havva sesinden
Cennette yok iken bilmem nesinden
Doğmadan Adem'in sol eğesinden
Doğmuş gibi çözüp beler var imiş
Vücud-ı Hazret-i Adem gelmeden
Adem Havva Havva Adem bilmeden
Anlar birbirine bakıp gülmeden
Haline anların güler var imiş
Çarhın arabası cızılamadan
Öküzün yüreği sızılamadan
Koyun yaratılıp kuzulamadan
Kurdun kulağına meler var imiş
Derun-ı Seyrani öz benim değil
Dilden işitilen söz benim değil
Seyr-i cihan eden göz benim değil
Ben yok iken gözde neler var imiş
Tekebbürlük etme aslını düşün
Bar u heva türab sudan değil mi
Emredince eşyaya Hak lafz-ı kün
Eczadan mürekkep beden değil mi
Kafesinden bir gün uçurur canı
Açılıp kalınca boşlar bu canı
Alt eyledi toprak Şah-ı Merdan'ı
Dest ile devesin yeden değil mi
Can kulağın keşfet dinle kelamı
Mağrurane bana verme selamı
Ahmed için halk eyledi alemi
Akıbet ukbaya giden değil mi
İkbalim güneşi eylerse tal'at
Hakikat hırkasın eylerim hil'at
Erenler elinden Seyrani elbet
Yetişmiş cihanda fidan değil mi
Ecel şarabının acısı başka
N'ola gelmeseydim cihana keşke
Beğenip girmezdim konağa köşke
Varacağın kabir dar bilmedin mi
Bir gün o kabirden üryan kalkarlar
Günah levhasını sana takarlar
Tartılır günahın cümle bakarlar
Meclis-i Kübrada ar bilmedin mi
Mahşer yerlerine üryan varılır
Ettiğin günahlar bir bir sorulur
Cehennem üstüne sırat kurulur
Sana hamle eder nar bilmedin mi
Der Seyrani oldun başın kaygusu
Yılanın akrebin yoktur sayısı
Cehennemde vardır gayya kuyusu
Katrandan libaslar var bilmedin mi
Bar u heva türab sudan değil mi
Emredince eşyaya Hak lafz-ı kün
Eczadan mürekkep beden değil mi
Kafesinden bir gün uçurur canı
Açılıp kalınca boşlar bu canı
Alt eyledi toprak Şah-ı Merdan'ı
Dest ile devesin yeden değil mi
Can kulağın keşfet dinle kelamı
Mağrurane bana verme selamı
Ahmed için halk eyledi alemi
Akıbet ukbaya giden değil mi
İkbalim güneşi eylerse tal'at
Hakikat hırkasın eylerim hil'at
Erenler elinden Seyrani elbet
Yetişmiş cihanda fidan değil mi
Ecel şarabının acısı başka
N'ola gelmeseydim cihana keşke
Beğenip girmezdim konağa köşke
Varacağın kabir dar bilmedin mi
Bir gün o kabirden üryan kalkarlar
Günah levhasını sana takarlar
Tartılır günahın cümle bakarlar
Meclis-i Kübrada ar bilmedin mi
Mahşer yerlerine üryan varılır
Ettiğin günahlar bir bir sorulur
Cehennem üstüne sırat kurulur
Sana hamle eder nar bilmedin mi
Der Seyrani oldun başın kaygusu
Yılanın akrebin yoktur sayısı
Cehennemde vardır gayya kuyusu
Katrandan libaslar var bilmedin mi
Teleksiz kanatla şahin uçamaz
Kanat ister elbet telek sevdiğim
Leylek şikarının kanın saçamaz
Kaynak ister pençe bilek sevdiğim
Aşk atlası dokunsaydı ipekten
Giymeyen kalmazdı deli tepekten
Değirmen öğütür unu kepekten
Temizleyen ince elek sevdiğim
Kulun her hacetin Tanrı bitirir
Noksanını koymaz hepsin yetirir
Baş üstünde gönül dostun götürür
Koça boynuz değil şelek sevdiğim
Aşıkların canı maşukun teni
Cevher-i can Hakkın güzel madeni
Aşık Seyrani'den sorsunlar seni
Soyu insan huyu melek sevdiğim
Kanat ister elbet telek sevdiğim
Leylek şikarının kanın saçamaz
Kaynak ister pençe bilek sevdiğim
Aşk atlası dokunsaydı ipekten
Giymeyen kalmazdı deli tepekten
Değirmen öğütür unu kepekten
Temizleyen ince elek sevdiğim
Kulun her hacetin Tanrı bitirir
Noksanını koymaz hepsin yetirir
Baş üstünde gönül dostun götürür
Koça boynuz değil şelek sevdiğim
Aşıkların canı maşukun teni
Cevher-i can Hakkın güzel madeni
Aşık Seyrani'den sorsunlar seni
Soyu insan huyu melek sevdiğim
Telgraf dediğin ebced hesabı
Bu rebap şeytanı cinden çıkarır
Ateş şöyle dursun tütün azâbı
Tilkiyi çakalı inden çıkarır
İplik gömlek olmaz dokutmayınca
Oğlan âlim olmaz okutmayınca
Ayı var et yemez kokutmayınca
Tilki var ölüyü sinden çıkarır
Seyranî der var mı bunun ötesi
Seğirden tazı evine yetesi
Ermeninin pastırması, ketesi
Kaypak Müslümanı dinden çıkarır
Bu rebap şeytanı cinden çıkarır
Ateş şöyle dursun tütün azâbı
Tilkiyi çakalı inden çıkarır
İplik gömlek olmaz dokutmayınca
Oğlan âlim olmaz okutmayınca
Ayı var et yemez kokutmayınca
Tilki var ölüyü sinden çıkarır
Seyranî der var mı bunun ötesi
Seğirden tazı evine yetesi
Ermeninin pastırması, ketesi
Kaypak Müslümanı dinden çıkarır
Tevekkül babına eyle intisab
Çekme kasaveti medar-ı maaş
Nahnü kesemna da kesilmiş cevab
Az rızkın çoğalmaz gel etme telaş
Ölür ana baba çıkar aradan
Yetimler hakkını görür Yaradan
Dert ehli ümidin kesmez çareden
İki el baş için ederler savaş
Akan su serinden olagör agah
Senden agah olan geda olur şah
Değirmenin çarhı zikri illallah
Hu ismin zikreder döne döne taş
Bir ekmenin olur bir de biçmesi
Bir konmanın olur bir de göçmesi
Her kimin var ise yiyip içmesi
Değirmenden alsın dersin karındaş
Yaratmış Seyrani Hak ağzında dil
Dilini söyleyip durma Hakkı bil
İsm-i cismin ateş ab u türab bil
Can Ruhulkudüs'ten çekmez ayrı baş
Çekme kasaveti medar-ı maaş
Nahnü kesemna da kesilmiş cevab
Az rızkın çoğalmaz gel etme telaş
Ölür ana baba çıkar aradan
Yetimler hakkını görür Yaradan
Dert ehli ümidin kesmez çareden
İki el baş için ederler savaş
Akan su serinden olagör agah
Senden agah olan geda olur şah
Değirmenin çarhı zikri illallah
Hu ismin zikreder döne döne taş
Bir ekmenin olur bir de biçmesi
Bir konmanın olur bir de göçmesi
Her kimin var ise yiyip içmesi
Değirmenden alsın dersin karındaş
Yaratmış Seyrani Hak ağzında dil
Dilini söyleyip durma Hakkı bil
İsm-i cismin ateş ab u türab bil
Can Ruhulkudüs'ten çekmez ayrı baş
Tıfl-ı muhabbetin olsam dayesi
O yar kucağıma yatar mı bilmem
Sütü kaymak eder lebin mayesi
Mayesiz hiç yoğurt tutar mı bilmem
Bakıp halkın geda ile bayına
Düştüm erenlerin hak-i payine
Merkezleyip beni vuslat yayına
Himmet nişanına atar mı bilmem
Seyrani gülünden bülbül kaçması
Yok amma var kendin döküp saçması
Gül ağzın bülbülden uğrun açması
Diken gibi göze batar mı bilmem
O yar kucağıma yatar mı bilmem
Sütü kaymak eder lebin mayesi
Mayesiz hiç yoğurt tutar mı bilmem
Bakıp halkın geda ile bayına
Düştüm erenlerin hak-i payine
Merkezleyip beni vuslat yayına
Himmet nişanına atar mı bilmem
Seyrani gülünden bülbül kaçması
Yok amma var kendin döküp saçması
Gül ağzın bülbülden uğrun açması
Diken gibi göze batar mı bilmem
Toprak ejder olmuş varanı yutmuş
Gaflet beşiğinde sağı unutmuş
Kedi var aslanın yerini tutmuş
Aslan var adına kedi söylenir
Bir kötünün eli erse varlığa
Derler ana aman beni yarlığa
Bir eyinin eli düşse darlığa
Veliyullah olsa gidi söylenir
Yolcular yanılır yollar yanılmaz
Merhemin bulmayan yara onulmaz
Şu dünyada kötü iyi anılmaz
Herkesin şerefi sütü söylenir
Hayder-i Kerrarveş deven yedince
Canını Mevlaya teslim edince
Seyranî dünyadan göçüp gidince
Anılır dillerde adı söylenir
Gaflet beşiğinde sağı unutmuş
Kedi var aslanın yerini tutmuş
Aslan var adına kedi söylenir
Bir kötünün eli erse varlığa
Derler ana aman beni yarlığa
Bir eyinin eli düşse darlığa
Veliyullah olsa gidi söylenir
Yolcular yanılır yollar yanılmaz
Merhemin bulmayan yara onulmaz
Şu dünyada kötü iyi anılmaz
Herkesin şerefi sütü söylenir
Hayder-i Kerrarveş deven yedince
Canını Mevlaya teslim edince
Seyranî dünyadan göçüp gidince
Anılır dillerde adı söylenir
Tövbekar ol gönül tarikten çıkma
Namertten şefaat şifadar olmaz
İyilik et sakın bir gönül yıkma
Görüşme kötüyle onda ar olmaz
Dinleme dünyanın kıyl ü kalini
Düşürme üstüne el vebalini
Gözetle kamilin bir kemalini
Zira böyle kişi bahtiyar olmaz
Namertler içinden hicret et durma
İyilik edersen kimseden sorma
Kendin zadelikle Seyrani kurma
Mezar taşı ile iftihar olmaz
Namertten şefaat şifadar olmaz
İyilik et sakın bir gönül yıkma
Görüşme kötüyle onda ar olmaz
Dinleme dünyanın kıyl ü kalini
Düşürme üstüne el vebalini
Gözetle kamilin bir kemalini
Zira böyle kişi bahtiyar olmaz
Namertler içinden hicret et durma
İyilik edersen kimseden sorma
Kendin zadelikle Seyrani kurma
Mezar taşı ile iftihar olmaz
Tüfeğine acar derler
Dekirine macar derler
Yatan kelb'e kocar derler
Kalk koca'oğlan yat(ı) cı olma
Bu mu senin neferliğin
Şerefi var askerliğin
Yeri midir tembelliğin
Boşa dolu at(ı) cı olma
Seyrani'yi iyi tanı
Bu milletin büyük şanı
Sarmış düşman çevre yanı
Yadı içe kat(ı) cı olma
Dekirine macar derler
Yatan kelb'e kocar derler
Kalk koca'oğlan yat(ı) cı olma
Bu mu senin neferliğin
Şerefi var askerliğin
Yeri midir tembelliğin
Boşa dolu at(ı) cı olma
Seyrani'yi iyi tanı
Bu milletin büyük şanı
Sarmış düşman çevre yanı
Yadı içe kat(ı) cı olma
Baksam yüzüne bende olan göz tükenir mi
Ya sende olan böyle güler yüz tükenir mi
Vasfınla senin dilde olan söz tükenir mi
Bir yılda bahar kış ile hiç yaz tükenir mi
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Geçmiş deve vardır yük ile ince elekten
Lazım bir elek pak edici halkı kepekten
Her ademe efdal diyemem gökte melekten
Mümtüz diyemem her meleği felekten
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Kör körlüğe razı olarak gözsüz olur mu
Gündüz gecesiz gece gündüzsüz olur mu
Hüsnünde solar fasl-ı bahar güzsüz olur mu
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Rabbim bana ver bir dem-i devran-ı tecelli
Baykuş gibi kaldın yine zulmette teselli
Bu derd-i elemin ne ise çare-i halli
Aid sana Seyrani'ye ver nur-u teselli
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Ya sende olan böyle güler yüz tükenir mi
Vasfınla senin dilde olan söz tükenir mi
Bir yılda bahar kış ile hiç yaz tükenir mi
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Geçmiş deve vardır yük ile ince elekten
Lazım bir elek pak edici halkı kepekten
Her ademe efdal diyemem gökte melekten
Mümtüz diyemem her meleği felekten
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Kör körlüğe razı olarak gözsüz olur mu
Gündüz gecesiz gece gündüzsüz olur mu
Hüsnünde solar fasl-ı bahar güzsüz olur mu
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Rabbim bana ver bir dem-i devran-ı tecelli
Baykuş gibi kaldın yine zulmette teselli
Bu derd-i elemin ne ise çare-i halli
Aid sana Seyrani'ye ver nur-u teselli
Bir mah gibi bir gün gece gündüz tükenir mi
Alemde ölüm var ise öksüz tükenir mi
Tuttu vahdet vechine kesret sıfatın Hak nikab
Künhü zat-ı vahdete etmek sıfatı feth-i bab
Etti idhal bir turab unsurda bin bir ma'deni
Ab-ı har-ı badını bu veçhile sen et hisab
Zahiren bin bir hakikat ismi dört bin dört olur
Her bir ismi çeşm-i irfana açılmış kitab
İlm-i mahluku hakikat ilmine nispetle bil
Çeşm-i mur-veş noktadır Allahü a'lem bissevap
Nokta miktarı ilimden dörtte üçün verdi Hak
Emr-i levlakinde fahr-i âleme sen duy cevap
Halk-ı âlem dörtte bir ilmi senin müşterek
İster isen bul içinden sehmini al ey şebap
Ger bu bilgi şems-i Haktan doğmasaydı harice
Tanrı, Seyranî demezdi Davud'a faslelhitap
Künhü zat-ı vahdete etmek sıfatı feth-i bab
Etti idhal bir turab unsurda bin bir ma'deni
Ab-ı har-ı badını bu veçhile sen et hisab
Zahiren bin bir hakikat ismi dört bin dört olur
Her bir ismi çeşm-i irfana açılmış kitab
İlm-i mahluku hakikat ilmine nispetle bil
Çeşm-i mur-veş noktadır Allahü a'lem bissevap
Nokta miktarı ilimden dörtte üçün verdi Hak
Emr-i levlakinde fahr-i âleme sen duy cevap
Halk-ı âlem dörtte bir ilmi senin müşterek
İster isen bul içinden sehmini al ey şebap
Ger bu bilgi şems-i Haktan doğmasaydı harice
Tanrı, Seyranî demezdi Davud'a faslelhitap
U
Uğradım Bozok'a al yeşil olmuş
Alaçamlı karlı bellerin gördüm
O yer cennet misal ne hoş süslenmiş
Kokar burcu burcu güllerin gördüm
Ezel Göndelen'de işlerdi kayık
Meleşir mor koyun böğrüşür geyik
Yaylalar içinde Çatal Bozhüyük
Alaçamlı karlı yerlerin gördüm
Gurul gurul öter dağların kuşu
Bir şeye benzemez Mevla'nın işi
Kanak Çukuru'nda gör konak taşı
Misafir almayan köylerin gördüm
Kara Ziyaret'in mumları yanar
Nalbantın başında turnalar döner
Üçoluk Suyu'ndan içenler kanar
Nice güzel konmuş yerlerin gördüm
Armutalanı'nda çıkınca düze
Meleşir boz koyun karışır yaza
Orada rast geldik geline kıza
Güzellerin zülfün telini gördüm
Sarıklı'yı sorsan sıralı taştan
Kefenli Burun hiç görünmez göçten
Sakla dağlar sakla borandan kıştan
Kışı eksik olmaz yaylayı gördüm
Yahyasar dağından indik konağı
Parlıyordu güzellerin yanağı
Mustafa Aparmışın açık konağı
Yumuşak tatlıca dillerin gördüm
Güzellerde çadır kurmuş oturmuş
Çoban boz koyunu yaymış getirmiş
Esmiş acı poyraz kaymak yetirmiş
Sütü kaymağı bol yerlerin gördüm
Gel gönül gelmişken gel seyran eyle
Bir daha yolumuz uğramaz böyle
Ardıçalanı da başına yayla
Beylere münasip yerlerin gördüm
Alaçamlı karlı bellerin gördüm
O yer cennet misal ne hoş süslenmiş
Kokar burcu burcu güllerin gördüm
Ezel Göndelen'de işlerdi kayık
Meleşir mor koyun böğrüşür geyik
Yaylalar içinde Çatal Bozhüyük
Alaçamlı karlı yerlerin gördüm
Gurul gurul öter dağların kuşu
Bir şeye benzemez Mevla'nın işi
Kanak Çukuru'nda gör konak taşı
Misafir almayan köylerin gördüm
Kara Ziyaret'in mumları yanar
Nalbantın başında turnalar döner
Üçoluk Suyu'ndan içenler kanar
Nice güzel konmuş yerlerin gördüm
Armutalanı'nda çıkınca düze
Meleşir boz koyun karışır yaza
Orada rast geldik geline kıza
Güzellerin zülfün telini gördüm
Sarıklı'yı sorsan sıralı taştan
Kefenli Burun hiç görünmez göçten
Sakla dağlar sakla borandan kıştan
Kışı eksik olmaz yaylayı gördüm
Yahyasar dağından indik konağı
Parlıyordu güzellerin yanağı
Mustafa Aparmışın açık konağı
Yumuşak tatlıca dillerin gördüm
Güzellerde çadır kurmuş oturmuş
Çoban boz koyunu yaymış getirmiş
Esmiş acı poyraz kaymak yetirmiş
Sütü kaymağı bol yerlerin gördüm
Gel gönül gelmişken gel seyran eyle
Bir daha yolumuz uğramaz böyle
Ardıçalanı da başına yayla
Beylere münasip yerlerin gördüm
V
Akıl almaz kulak duymaz göz görmez
Şükret kula Hakk'tan ihsan var iken
Göz görmüş olduğun sanma öz görmez
Sen küfre yar olma iman var iken
Hırs varise cihan kavgasız olmaz
Harp olmasa toprak boşalıp dolmaz
Milletler muhtelif müttehid olmaz
Tevrat Zebur İncil Kur'an var iken
Seyrimiz Seyrani zahirde sair
Olsa da batında Mevla'ya dair
Ümidin keser mi ehl-i kebair
Şefi-i Rahmet-i Rahman var iken
Şükret kula Hakk'tan ihsan var iken
Göz görmüş olduğun sanma öz görmez
Sen küfre yar olma iman var iken
Hırs varise cihan kavgasız olmaz
Harp olmasa toprak boşalıp dolmaz
Milletler muhtelif müttehid olmaz
Tevrat Zebur İncil Kur'an var iken
Seyrimiz Seyrani zahirde sair
Olsa da batında Mevla'ya dair
Ümidin keser mi ehl-i kebair
Şefi-i Rahmet-i Rahman var iken
Vicdanıma uygun bir al-i fıtrat
Fahr-i Alem gibi mir bulamadım
Din-i Muhammed'e gayret ve nusrat
Etmiş Ali gibi şir bulamadım
Rahmetin badesi içene konmuş
Katresinden bahr-i masiyet yunmuş
Şefaat kasesin Ahmed'e sunmuş
Derya-yı rahmette kir bulamadım
Her can giymez bu tarağın bezini
Giyse dahi açıkta kor dizini
Sürüp gittim erenlerin izini
Cümleden geç buldum er bulamadım
Her sözün manasın erbabın tanır
Kişi isyanından kendi utanır
Kimisi severken kimi usanır
Başa denk bir tane yar bulamadım
Seyrani fikrimle gezdim her suyu
Herkesin canının altında huyu
Biz kimin demine çekelim Hu'yu
Vera-yı perdede pir bulamadım
Fahr-i Alem gibi mir bulamadım
Din-i Muhammed'e gayret ve nusrat
Etmiş Ali gibi şir bulamadım
Rahmetin badesi içene konmuş
Katresinden bahr-i masiyet yunmuş
Şefaat kasesin Ahmed'e sunmuş
Derya-yı rahmette kir bulamadım
Her can giymez bu tarağın bezini
Giyse dahi açıkta kor dizini
Sürüp gittim erenlerin izini
Cümleden geç buldum er bulamadım
Her sözün manasın erbabın tanır
Kişi isyanından kendi utanır
Kimisi severken kimi usanır
Başa denk bir tane yar bulamadım
Seyrani fikrimle gezdim her suyu
Herkesin canının altında huyu
Biz kimin demine çekelim Hu'yu
Vera-yı perdede pir bulamadım
Y
Yakup gibi gam evinde bunalıp
Gözüm Yusuf için ağla gez yürü
Hüsn-i hayalinin çarkına çalıp
Hasret kılıcını zağla gez yürü
Ey çeşmimin akan ab-ı revanı
Firkat deresinden tutmuş mekânı
Buluncaya kadar bahr-ı ummanı
Kızılırmak gibi çağla gez yürü
Havalarda bulut gibi bulanıp
Gül misali şebnem ile sulanıp
Pervaneler gibi şem'e dolanıp
Nâr-ı aşka canın dağla gez yürü
Şeddadin cenneti bağ-ı İremi
Yere geçmiş malı Karun haremi
Seyranî kimseden umma keremi
Sıdkını Mevlaya bağla gez yürü
Gözüm Yusuf için ağla gez yürü
Hüsn-i hayalinin çarkına çalıp
Hasret kılıcını zağla gez yürü
Ey çeşmimin akan ab-ı revanı
Firkat deresinden tutmuş mekânı
Buluncaya kadar bahr-ı ummanı
Kızılırmak gibi çağla gez yürü
Havalarda bulut gibi bulanıp
Gül misali şebnem ile sulanıp
Pervaneler gibi şem'e dolanıp
Nâr-ı aşka canın dağla gez yürü
Şeddadin cenneti bağ-ı İremi
Yere geçmiş malı Karun haremi
Seyranî kimseden umma keremi
Sıdkını Mevlaya bağla gez yürü
Yarab ihsanına bin şükür olsun
Ulemaya rağbet ne kadar uymuş
Yadında bizleri ibadet kılsın
İnsana da rahmet ne kadar uymuş
Naçar olanlara lazımdır niyaz
Hafız-ı kelama gerektir avaz
Din-i İslamda farz mü'mine namaz
Salata cemaat ne güzel uymuş
Yaz günü safalı kış gününde kar
Sadıklara rıdvan kaziplere nar
Güzellere vefa aşıklara zar
Kamillere sohbet ne güzel uymuş
Saimlere sabır mü'mine gaza
Mülhide cehennem asiye ceza
Seyrani günahkar çıkamaz yüze
Asiye şefaat ne güzel uymuş
Ulemaya rağbet ne kadar uymuş
Yadında bizleri ibadet kılsın
İnsana da rahmet ne kadar uymuş
Naçar olanlara lazımdır niyaz
Hafız-ı kelama gerektir avaz
Din-i İslamda farz mü'mine namaz
Salata cemaat ne güzel uymuş
Yaz günü safalı kış gününde kar
Sadıklara rıdvan kaziplere nar
Güzellere vefa aşıklara zar
Kamillere sohbet ne güzel uymuş
Saimlere sabır mü'mine gaza
Mülhide cehennem asiye ceza
Seyrani günahkar çıkamaz yüze
Asiye şefaat ne güzel uymuş
Yarasa kuşuna benzer fukara
Kanadı bitse de bitmez tüy tozak
Kim sürüp hümanın izin çıkara
Gönül birbirine olmuş bir tuzak
Oku var sure-i nun velkalemden
Hazreti Eyyub'a derdi elemden
Gidip sual eyle Fahr-i Alem'den
Nedir el-firaru mimma la-yutak
Seyrani kıssanın nihayetine
O Şah-ı Kerbela hikayetine
Şahın mertebe-i şehadetine
Muhabbet gerektir alel ittifak
Kanadı bitse de bitmez tüy tozak
Kim sürüp hümanın izin çıkara
Gönül birbirine olmuş bir tuzak
Oku var sure-i nun velkalemden
Hazreti Eyyub'a derdi elemden
Gidip sual eyle Fahr-i Alem'den
Nedir el-firaru mimma la-yutak
Seyrani kıssanın nihayetine
O Şah-ı Kerbela hikayetine
Şahın mertebe-i şehadetine
Muhabbet gerektir alel ittifak
Yaratmış dünyayı cife şeklinde
Kudret-i hallak-ı Hazret-i bari
Halkı haris etmiş şürb ü eklinde
Mahluk birbirinin olmuş şikarı
Anlaşılmaz aşkın derdi heceden
Merd-i kamil bilir bu neticeden
Güneş gafil bilmez hal-i geceden
Aya sor ahval-i leyl ü neharı
Vird-i şemse gelmiş açılıp solmak
Kurs-ı maha gelmiş boşalıp dolmak
Marifet bağından bir gonca yolmak
Binde bir arifin değildir karı
Halimden dünyada bir felek bildi
Onun da defterin tez bari sildi
Gurbete gidecek vakit değildi
Anın için yanar vücudum narı
Kimse yarin gurbet ele salmasın
Bencileyin gam bahrine dalmasın
Dilerim ki sebebine kalmasın
Perişan eylesin Hazret-i Bari
Kehpe felek bildiğinden yanılmaz
Davam ahirete kadar görülmez
Der Seyrani deli gönül yenilmez
Yoksa yar elinden bir belgizarı
Kudret-i hallak-ı Hazret-i bari
Halkı haris etmiş şürb ü eklinde
Mahluk birbirinin olmuş şikarı
Anlaşılmaz aşkın derdi heceden
Merd-i kamil bilir bu neticeden
Güneş gafil bilmez hal-i geceden
Aya sor ahval-i leyl ü neharı
Vird-i şemse gelmiş açılıp solmak
Kurs-ı maha gelmiş boşalıp dolmak
Marifet bağından bir gonca yolmak
Binde bir arifin değildir karı
Halimden dünyada bir felek bildi
Onun da defterin tez bari sildi
Gurbete gidecek vakit değildi
Anın için yanar vücudum narı
Kimse yarin gurbet ele salmasın
Bencileyin gam bahrine dalmasın
Dilerim ki sebebine kalmasın
Perişan eylesin Hazret-i Bari
Kehpe felek bildiğinden yanılmaz
Davam ahirete kadar görülmez
Der Seyrani deli gönül yenilmez
Yoksa yar elinden bir belgizarı
Evvel giymez iken ipek mintanı
Giyersin eğnine çul yavaş yavaş
Feragat kıl bırak aşk ü sevdayı
Olma bir dilbere kul yavaş yavaş
Heder olsa bir pul için her demin
Muhannet babına basma kademin
Emsaliyle konuşmayan ademin
Altın ismi olur pul yavaş yavaş
Soyundum libasım oldum üryani
Seyrettim köşeyi çarh-ı devranı
Bu dünyanın işi bitti Seyrani
Başına bir çare bul yavaş yavaş
Giyersin eğnine çul yavaş yavaş
Feragat kıl bırak aşk ü sevdayı
Olma bir dilbere kul yavaş yavaş
Heder olsa bir pul için her demin
Muhannet babına basma kademin
Emsaliyle konuşmayan ademin
Altın ismi olur pul yavaş yavaş
Soyundum libasım oldum üryani
Seyrettim köşeyi çarh-ı devranı
Bu dünyanın işi bitti Seyrani
Başına bir çare bul yavaş yavaş
Yavrusuna kuş yuvadan
Kısmet aramaya uçar
Enis yokuş düz ovadan
Kimi koğar kimi kaçar
Poyrazının tipisinin
Hikmeti var hepisinin
Tanrı kısmet kapusunun
Kimin örter kimin açar
Anadan doğunca çulun
Var mıydı paran ve pulun
Tanrı yarattığı kulun
Verir rızkın komaz naçar
Sekiz olur dokuz olur
Kengel sütü sakız olur
Tosun büyür öküz olur
O da bir gün göpe sıçar
Tahtında oturur melik
Hırkaları bölük bölük
Seyranî'nin cebi delik
Her ne koysan döker saçar
Kısmet aramaya uçar
Enis yokuş düz ovadan
Kimi koğar kimi kaçar
Poyrazının tipisinin
Hikmeti var hepisinin
Tanrı kısmet kapusunun
Kimin örter kimin açar
Anadan doğunca çulun
Var mıydı paran ve pulun
Tanrı yarattığı kulun
Verir rızkın komaz naçar
Sekiz olur dokuz olur
Kengel sütü sakız olur
Tosun büyür öküz olur
O da bir gün göpe sıçar
Tahtında oturur melik
Hırkaları bölük bölük
Seyranî'nin cebi delik
Her ne koysan döker saçar
Yedi yıldız doğdu üçü terazi
Kavuştu Ülker'e gitti birazı
Yarın mahşer günü ararlar bizi
Mizan terazisi kurulur bir gün
Biçaresin deli gönül naçarsın
Amel defterini bir gün açarsın
Sırat köprüsünden nasıl geçersin
Günahın sırtına sarılır bir gün
Makamımız ala karlı dağ olsa
Etrafı hep lale sümbül bağ olsa
Her ne kadar paşa olsa beğ olsa
Yakasız gömleğe sarılır bir gün
Kavuştu Ülker'e gitti birazı
Yarın mahşer günü ararlar bizi
Mizan terazisi kurulur bir gün
Biçaresin deli gönül naçarsın
Amel defterini bir gün açarsın
Sırat köprüsünden nasıl geçersin
Günahın sırtına sarılır bir gün
Makamımız ala karlı dağ olsa
Etrafı hep lale sümbül bağ olsa
Her ne kadar paşa olsa beğ olsa
Yakasız gömleğe sarılır bir gün
Yerin göğün ismi cismi yoğiken
Bir ezan okunur sedâsı nerde
El ermedik göz görmedik bir nesne
Yapılmış kubbesi, Hudâ'sı nerde
Bazı âşıklar da kendisin över
Kâmilin cevabın biri bin değer
Cümle kitap gökten inmezden evvel
Bir Kur'an okunur sadâsı nerde
Gözlerimden akan kanlı yaşlarda
Katrancasına dert bulunur başlarda
İlham derler bir kuş vardır kuşlarda
Gökten yere inmez yuvası nerde
Çok ahdettim konamadım bu dala
Yok imiş ikramın Hayyalesselâ
Ucu bulunmadık böyle bir mâna
Söyle kul Seyranî ustası nerde
Bir ezan okunur sedâsı nerde
El ermedik göz görmedik bir nesne
Yapılmış kubbesi, Hudâ'sı nerde
Bazı âşıklar da kendisin över
Kâmilin cevabın biri bin değer
Cümle kitap gökten inmezden evvel
Bir Kur'an okunur sadâsı nerde
Gözlerimden akan kanlı yaşlarda
Katrancasına dert bulunur başlarda
İlham derler bir kuş vardır kuşlarda
Gökten yere inmez yuvası nerde
Çok ahdettim konamadım bu dala
Yok imiş ikramın Hayyalesselâ
Ucu bulunmadık böyle bir mâna
Söyle kul Seyranî ustası nerde
Yok yere nalende bülbül ruz u şeb zar eylemez
Boş yere pervane kendin talib-i nâr eylemez
İçtinab eylerdi nârdan olmasa bir bildiği
Âşık-u maşuka vasim canla pazar eylemez
Zulme karşı can için minnet yakışmaz âdeme
Bak nasıl davrandı zulme şah-ı deşt-i Kerbela
Etmedi secde Yezit'e eyledi canın feda
Mert olanlar böyle cenkte korku izhar eylemez
Öyle bir hal oldu ki nasa kefa billah inan
Birbirin ısırmada güya ki oldular yılan
Mahkeme rüşvetçi fetva şübheli şahit yalan
Hakkı iptal eylemekten kadılar ar eylemez
Şems-i Hak Seyranî söyle ya nice berk eylesin
Çeşm-i arifler bunu mikyas tutup fark eylesin
Dalga çakmak taşını deryaya bin gark eylesin
Ateşin mahvetmeye yüz bin deniz kâr eylemez
Boş yere pervane kendin talib-i nâr eylemez
İçtinab eylerdi nârdan olmasa bir bildiği
Âşık-u maşuka vasim canla pazar eylemez
Zulme karşı can için minnet yakışmaz âdeme
Bak nasıl davrandı zulme şah-ı deşt-i Kerbela
Etmedi secde Yezit'e eyledi canın feda
Mert olanlar böyle cenkte korku izhar eylemez
Öyle bir hal oldu ki nasa kefa billah inan
Birbirin ısırmada güya ki oldular yılan
Mahkeme rüşvetçi fetva şübheli şahit yalan
Hakkı iptal eylemekten kadılar ar eylemez
Şems-i Hak Seyranî söyle ya nice berk eylesin
Çeşm-i arifler bunu mikyas tutup fark eylesin
Dalga çakmak taşını deryaya bin gark eylesin
Ateşin mahvetmeye yüz bin deniz kâr eylemez
Yolum hak erkanım Mefhar-ı Alem
Hak'tan haberdarı buldum bu yolda
Zikr u fikrim budur benim demadem
Haydar-ı Kerrarı buldum bu yolda
Muhammed zahirde edip istimdat
Anları hayırla her dem kıldı yad
Kadri zayi olmaz ebedü'l-abad
Cafer-i Tayyar'ı buldum bu yolda
Hiç eder mi ümmet olan böyle suç
Nasıl ümmet bilmem Yezit bağrı tunç
Şehr-i Horasan'dan eyleyen huruç
Müslim Teberdar'ı buldum bu yolda
Bugün gafil oldu Seyrani dünden
Hak zahir ehline ay ile günden
Hızır Nebi gibi ilm-i ledünden
Vakıf-ı esrarı buldum bu yolda
Hak'tan haberdarı buldum bu yolda
Zikr u fikrim budur benim demadem
Haydar-ı Kerrarı buldum bu yolda
Muhammed zahirde edip istimdat
Anları hayırla her dem kıldı yad
Kadri zayi olmaz ebedü'l-abad
Cafer-i Tayyar'ı buldum bu yolda
Hiç eder mi ümmet olan böyle suç
Nasıl ümmet bilmem Yezit bağrı tunç
Şehr-i Horasan'dan eyleyen huruç
Müslim Teberdar'ı buldum bu yolda
Bugün gafil oldu Seyrani dünden
Hak zahir ehline ay ile günden
Hızır Nebi gibi ilm-i ledünden
Vakıf-ı esrarı buldum bu yolda
Yolunu bekledim böyle kaç zaman
Aç göğsünü düğmelerin der güzel
İnandım hakikat kalmadı güman
Uğrun uğrun bana meylin var güzel
Suubet değil mi sonu uzletin
Tanırsın bilirsin kadr ü kıymetin
Lezzetin mi bilmem acep vusletin
Niçin yaklaşmaya eylen ar güzel
Uzak giden memul belki vatandan
Çoğaldı noksanım damarda kandan
Eğer Seyranî'yi seversen candan
Yarasına durma merhem sar güzel
Aç göğsünü düğmelerin der güzel
İnandım hakikat kalmadı güman
Uğrun uğrun bana meylin var güzel
Suubet değil mi sonu uzletin
Tanırsın bilirsin kadr ü kıymetin
Lezzetin mi bilmem acep vusletin
Niçin yaklaşmaya eylen ar güzel
Uzak giden memul belki vatandan
Çoğaldı noksanım damarda kandan
Eğer Seyranî'yi seversen candan
Yarasına durma merhem sar güzel
Yüce Tanrım her bir derde bir ilac
Yaratmış mı tabib bilmesin diye
Bir sedef incisin etmemiş ihrac
Na-ehil delici delmesin diye
Tatmışız tadını buy-i fülfülün
Koklamış doymuşuz kokusun gülün
Güldüren güldürmüş gülistan gülün
Bülbül-i şeydasın gülmesin diye
Yaratmanın diğer ismi aferin
Yaradılmışların hayırla şerin
Kiramen katibin kudret defterin
Yazmış müdebbirler silmesin diye
Çok Seyrani benim sağ ve sollarım
Dost köyüne doğru gider yollarım
Yaradan buyurmuş deli kullarım
Benim huzuruma gelmesin diye
Yaratmış mı tabib bilmesin diye
Bir sedef incisin etmemiş ihrac
Na-ehil delici delmesin diye
Tatmışız tadını buy-i fülfülün
Koklamış doymuşuz kokusun gülün
Güldüren güldürmüş gülistan gülün
Bülbül-i şeydasın gülmesin diye
Yaratmanın diğer ismi aferin
Yaradılmışların hayırla şerin
Kiramen katibin kudret defterin
Yazmış müdebbirler silmesin diye
Çok Seyrani benim sağ ve sollarım
Dost köyüne doğru gider yollarım
Yaradan buyurmuş deli kullarım
Benim huzuruma gelmesin diye
Yumurtasın kokutmağa
Yatar sanma gürke beni
Aşkın dersin okutmağa
Sanma korkup ürke beni
Ben aşıkın birisiyim
Ölü değil dirisiyim
Siyah tilki derisiyim
Kapla samur kürke beni
Canbazım ben aşk ipinde
Büyür meyve hep çöpünde
Temiz aşkın zevk küpünde
Sanma sulu sirke beni
Seyrani bir arı beyi
Çiçeği aşkın göbeği
Nazlıyım gözüm bebeği
Düşüremen çirke beni
Yatar sanma gürke beni
Aşkın dersin okutmağa
Sanma korkup ürke beni
Ben aşıkın birisiyim
Ölü değil dirisiyim
Siyah tilki derisiyim
Kapla samur kürke beni
Canbazım ben aşk ipinde
Büyür meyve hep çöpünde
Temiz aşkın zevk küpünde
Sanma sulu sirke beni
Seyrani bir arı beyi
Çiçeği aşkın göbeği
Nazlıyım gözüm bebeği
Düşüremen çirke beni
Yusuf peygamberi alıp babadan
Götürüp attılar haset çahına
Bir Tanrı selamı bir merhabadan
Delil bulunmamış hürmet rahına
Cihanı ibretle kıldım temaşa
Kaştan göze medet yok gözden kaşa
Çarhı-ı gerdun ile çıkılmaz başa
Katıp seçer nurdan mihr ü mahına
Çalkan ey tecelli deryası çalkan
Yüreğim yareli gözlerim alkan
Kurtaramaz hasut ger tutsa kalkan
Ahım okun olsa nişangâhıma
Cami tecelliden teşneyim müle
Akranlığım vardır benim bülbüle
Bülbül meftun ise dikenli güle
Seyranî âşıktır bir Allahına
Götürüp attılar haset çahına
Bir Tanrı selamı bir merhabadan
Delil bulunmamış hürmet rahına
Cihanı ibretle kıldım temaşa
Kaştan göze medet yok gözden kaşa
Çarhı-ı gerdun ile çıkılmaz başa
Katıp seçer nurdan mihr ü mahına
Çalkan ey tecelli deryası çalkan
Yüreğim yareli gözlerim alkan
Kurtaramaz hasut ger tutsa kalkan
Ahım okun olsa nişangâhıma
Cami tecelliden teşneyim müle
Akranlığım vardır benim bülbüle
Bülbül meftun ise dikenli güle
Seyranî âşıktır bir Allahına
Z
Zalim felek pek zulmetme acele
Bilirsin eğlencem gurbet eldedir
Susamadım bu genç yaşta ecele
Bülbülüm hevesim gonca güldedir
Ahım bulut gibi göğe dolanır
Gahi parelenir gahi ulanır
Gam yeli estikçe gönül bulanır
Sanma bulanıklık hemen seldedir
Birbirine aşık koyun kuzular
Köşeğin özleyen deve bozular
Yaralarım göz göz olmuş sızılar
Fitiller içinde yaram beldedir
Seyrani halletmez felek müşkülüm
Yaktı ateşlere savurdu külüm
Ya ayrılık ya bir ecelsiz ölüm
Elbet bu ikinin biri eldedir
Bilirsin eğlencem gurbet eldedir
Susamadım bu genç yaşta ecele
Bülbülüm hevesim gonca güldedir
Ahım bulut gibi göğe dolanır
Gahi parelenir gahi ulanır
Gam yeli estikçe gönül bulanır
Sanma bulanıklık hemen seldedir
Birbirine aşık koyun kuzular
Köşeğin özleyen deve bozular
Yaralarım göz göz olmuş sızılar
Fitiller içinde yaram beldedir
Seyrani halletmez felek müşkülüm
Yaktı ateşlere savurdu külüm
Ya ayrılık ya bir ecelsiz ölüm
Elbet bu ikinin biri eldedir
Zalimin zulmünden yıkıldı cihan
Hak Habib-i Mustafa'ya de gelsin
Dört tarafım oldu adüvv ü düşman
Şah Aliyye'l-Murtaza'ya de gelsin
Niçin düşünmedin Hakkın divanın
Nasıl kestin şah evladı gerdanın
Dava etsin zalim Yezit'ten kanın
Şah Hüseyn-i Kerbela'ya de gelsin
Dur oldu dergahtan ol iblis hele
Niçin azab oldu ol Azazil'e
Kıyamet yakındır Mehdi'de bile
Semavatta Mesiha'ya de gelsin
Seyrani kabul et Hak nefesini
Bir gün boş bırakır ruh kafesini
Zahir batın ilm-i ledün dersini
Tefsir eden ulemaya de gelsin
Hak Habib-i Mustafa'ya de gelsin
Dört tarafım oldu adüvv ü düşman
Şah Aliyye'l-Murtaza'ya de gelsin
Niçin düşünmedin Hakkın divanın
Nasıl kestin şah evladı gerdanın
Dava etsin zalim Yezit'ten kanın
Şah Hüseyn-i Kerbela'ya de gelsin
Dur oldu dergahtan ol iblis hele
Niçin azab oldu ol Azazil'e
Kıyamet yakındır Mehdi'de bile
Semavatta Mesiha'ya de gelsin
Seyrani kabul et Hak nefesini
Bir gün boş bırakır ruh kafesini
Zahir batın ilm-i ledün dersini
Tefsir eden ulemaya de gelsin
Zatına maletmiş bizi Yaradan
Arayerde ne ben ve ne de sen var
Yetmiş bin hicabı çekip aradan
Cam-ı aşk dolusu gidip içen var
Köçekler üstadın reyince raksan
Gönül sevdiğine hak ile yeksan
Atalette edip tedbirde noksan
Takdir-i Mevla'ya kulda küsen var
Seyrani reise inayet hüda
Eyleyip yaratmış deryada ada
Şahların darphanesinden maada
Kalpazanlık edip sikke kesen var
Arayerde ne ben ve ne de sen var
Yetmiş bin hicabı çekip aradan
Cam-ı aşk dolusu gidip içen var
Köçekler üstadın reyince raksan
Gönül sevdiğine hak ile yeksan
Atalette edip tedbirde noksan
Takdir-i Mevla'ya kulda küsen var
Seyrani reise inayet hüda
Eyleyip yaratmış deryada ada
Şahların darphanesinden maada
Kalpazanlık edip sikke kesen var
Zelhâ gibi aşk ateşi içinde
Yusuf gibi düşün yorduğum güzel
Muhabbet menzili iki üçünde
Huzurunda divân kurduğum güzel
Sevda bizim beynimizde var oldu
Kırmızı gül etrafını hâr aldı
Gönül bu sevdana giriftar oldu
Yoluna bin tuzak kurduğum güzel
Seyranî der, sadık dosta yâr olsam
Dost gibi düşmana soğuk kar olsam
Kasvetin bilmem, haberdar olsam
Perişan hatırın sorduğum güzel
Yusuf gibi düşün yorduğum güzel
Muhabbet menzili iki üçünde
Huzurunda divân kurduğum güzel
Sevda bizim beynimizde var oldu
Kırmızı gül etrafını hâr aldı
Gönül bu sevdana giriftar oldu
Yoluna bin tuzak kurduğum güzel
Seyranî der, sadık dosta yâr olsam
Dost gibi düşmana soğuk kar olsam
Kasvetin bilmem, haberdar olsam
Perişan hatırın sorduğum güzel
Zerremiz eyledi şemse azimet
Katre-i aşkımız deryaya gitti
Gördü mümkün değil kesretle vahdet
Amn-çün kûşe-i tenhaya gitti
Melekler hıfzetti sağ u solundan
Zincir-i aşk çözülmedi kolundan
Mevlaya erişti Leyla yolundan
Sandılar Mecnun'u sahraya gitti
Seyranî nükte-i şirimiz fasih
Güftarı uyandır evzan-ı melih
Dude-i ahımız manend-i Mesih
Çıktı yerden göğe şekvaya gitti
Katre-i aşkımız deryaya gitti
Gördü mümkün değil kesretle vahdet
Amn-çün kûşe-i tenhaya gitti
Melekler hıfzetti sağ u solundan
Zincir-i aşk çözülmedi kolundan
Mevlaya erişti Leyla yolundan
Sandılar Mecnun'u sahraya gitti
Seyranî nükte-i şirimiz fasih
Güftarı uyandır evzan-ı melih
Dude-i ahımız manend-i Mesih
Çıktı yerden göğe şekvaya gitti
Zerremiz eylemiş şemse azimet
Katre-i aşkımız deryaya gitmiş
Erenler bulmamış kesrette vahdet
Her biri kuşe-i tenhaya gitmiş
Mecnun'u bend etmiş sağ ve solundan
Zincir-i aşk çözülmemiş kolundan
Ermiş Mevla'sına Leyla yolundan
El sanmış Mecnun'u sahraya gitmiş
Seyrani nazmımın mazmunu fasih
Gerçi şiir amma burhan-ı sahih
Feryad ü nalemiz manendi Mesih
Yer ehlinden göğe şekvaya gitmiş
Katre-i aşkımız deryaya gitmiş
Erenler bulmamış kesrette vahdet
Her biri kuşe-i tenhaya gitmiş
Mecnun'u bend etmiş sağ ve solundan
Zincir-i aşk çözülmemiş kolundan
Ermiş Mevla'sına Leyla yolundan
El sanmış Mecnun'u sahraya gitmiş
Seyrani nazmımın mazmunu fasih
Gerçi şiir amma burhan-ı sahih
Feryad ü nalemiz manendi Mesih
Yer ehlinden göğe şekvaya gitmiş
Zülfikar u Kamber ile
Ali dünyaya bir geldi
Hak ana arslanım dedi
Veli dünyaya bir geldi
Erenlerin ereninin
Sultanımın kereminin
Şah-ı Veysel Karani'nin
Eli dünyaya bir geldi
Aşıkların irfanının
Bülbüllerin gülşanının
Hazreti Nuh tufanının
Seli dünyaya bir geldi
Aşıklık demir leblebi
Yersen aşk olsun çelebi
Bu aşık Seyrani gibi
Deli dünyaya bir geldi
Ali dünyaya bir geldi
Hak ana arslanım dedi
Veli dünyaya bir geldi
Erenlerin ereninin
Sultanımın kereminin
Şah-ı Veysel Karani'nin
Eli dünyaya bir geldi
Aşıkların irfanının
Bülbüllerin gülşanının
Hazreti Nuh tufanının
Seli dünyaya bir geldi
Aşıklık demir leblebi
Yersen aşk olsun çelebi
Bu aşık Seyrani gibi
Deli dünyaya bir geldi
Zulmünden Vekil-i Âl-i Resûl'ün
Hicaptan sikkenin kızılı çıktı
Şer'in ahkâmında zevil-ukulün
Reylerinden âlem usandı bıktı
Varsa söyle zulmün boyun bükmezin
Bul ehl-i irfânın çile çekmezin
Adalet küpünün döküp pekmezin
Bu zulüm sirkesi küpünü sıktı
Seyranî mazlumun malın yiyenin
Mertebem Tanrıdan yüce diyenin
Dünyada Tanrılık tacın geyenin
Hak derya çamurun ağzına tıktı
Hicaptan sikkenin kızılı çıktı
Şer'in ahkâmında zevil-ukulün
Reylerinden âlem usandı bıktı
Varsa söyle zulmün boyun bükmezin
Bul ehl-i irfânın çile çekmezin
Adalet küpünün döküp pekmezin
Bu zulüm sirkesi küpünü sıktı
Seyranî mazlumun malın yiyenin
Mertebem Tanrıdan yüce diyenin
Dünyada Tanrılık tacın geyenin
Hak derya çamurun ağzına tıktı
Â
Âdem bu demden imiş
Bu dem Âdemden imiş
Âdemden evvel bu dem
Hak bilir kimde imiş
Lafzan ismi müsemma
Manen ilmi muamma
Ademden olmuş Havva
İsa Meryem'dem imiş
Bir deryada bir balık
Var bilmez aşinalık
Tab'ında var hastalık
Keder keremden imiş
Terazinin kolu var
Ağzı yoktur dili var
Veznecinin eli var
Kantar dirhemden imiş
Bu dem Âdemden imiş
Âdemden evvel bu dem
Hak bilir kimde imiş
Lafzan ismi müsemma
Manen ilmi muamma
Ademden olmuş Havva
İsa Meryem'dem imiş
Bir deryada bir balık
Var bilmez aşinalık
Tab'ında var hastalık
Keder keremden imiş
Terazinin kolu var
Ağzı yoktur dili var
Veznecinin eli var
Kantar dirhemden imiş
Âdem tabiatlı melek sıfatlı
Şah olursan sana geda bulunur
Her kim güler yüzlü ve dili tatlı
Olsa anda lütf-ı Huda bulunur
Pehlivanlık edüp nefsin yıkarsan
İmânın nurundan şem'in yakarsan
Musa gibi Tur-ı aşka çıkarsan
Sana gökten inen nida bulunur
"Kaalu bela" ikrarını güdersen
Anda olan borcu bunda ödersen
İsmail-veş canın teslim edersen
Sana gökten inen gıda bulunur
İkrar kapısında taşrada durdum
Seyranî sen andan ne haber duydun
Denizde mermer taş içinde kurdun
Ağzında yeşil ot gıda bulunur
Şah olursan sana geda bulunur
Her kim güler yüzlü ve dili tatlı
Olsa anda lütf-ı Huda bulunur
Pehlivanlık edüp nefsin yıkarsan
İmânın nurundan şem'in yakarsan
Musa gibi Tur-ı aşka çıkarsan
Sana gökten inen nida bulunur
"Kaalu bela" ikrarını güdersen
Anda olan borcu bunda ödersen
İsmail-veş canın teslim edersen
Sana gökten inen gıda bulunur
İkrar kapısında taşrada durdum
Seyranî sen andan ne haber duydun
Denizde mermer taş içinde kurdun
Ağzında yeşil ot gıda bulunur
Âlem-i ervahda ruhlara Mevla
Ten mülkün vermedi ahd ü amansız
İkrar-ı ezelde duranlar hâlâ
Mü'min-i kâmildir seksiz gümansız
Cahilin rüyası hayra yorulmaz
Tecellinin cilvesinden sorulmaz
Eğri okla doğru nişan vurulmaz
Doğru ok atılmaz eğri kemansız
Bir içim su içmedin mi elimden
Duymadın mı bir nasihat dilimden
İkrar silahların çektin belimden
Canıma kastettin behey imansız
Kim gülü dikenden ayırıp seçer
Herkes amelinin mahsulün biçer
Gam yeme Seyranî bu gün de geçer
Yüce dağın başı olmaz dumansız
Ten mülkün vermedi ahd ü amansız
İkrar-ı ezelde duranlar hâlâ
Mü'min-i kâmildir seksiz gümansız
Cahilin rüyası hayra yorulmaz
Tecellinin cilvesinden sorulmaz
Eğri okla doğru nişan vurulmaz
Doğru ok atılmaz eğri kemansız
Bir içim su içmedin mi elimden
Duymadın mı bir nasihat dilimden
İkrar silahların çektin belimden
Canıma kastettin behey imansız
Kim gülü dikenden ayırıp seçer
Herkes amelinin mahsulün biçer
Gam yeme Seyranî bu gün de geçer
Yüce dağın başı olmaz dumansız
Âlem-i manada elhamdülillah
Bir ma-i carinin gözünden içtim
Aşk badesin içen geda olur şah
Ben mey-i vahdetin gözünden içtim
Nârı nurdan nuru nârdan seçmedim
Ağyar benden ben ağyardan geçmedim
Üzümden yapılmış bade içmedim
Verd-i bezm-i vahdet özünden içtim
Bir yüsre bağıdır başı usretin
Dermanı vuslattır derd-i hasretin
Gözü muhteliftir ma-i vahdetin
Sarp inişle yokuş düzünden içtim
Bildim hakikati kalktım uykudan
Hu ismi zatından zat ismi hudan
Sorsunlar Seyranî içtiğim sudan
Ben lisan-ı Hakkın sözünden içtim
Bir ma-i carinin gözünden içtim
Aşk badesin içen geda olur şah
Ben mey-i vahdetin gözünden içtim
Nârı nurdan nuru nârdan seçmedim
Ağyar benden ben ağyardan geçmedim
Üzümden yapılmış bade içmedim
Verd-i bezm-i vahdet özünden içtim
Bir yüsre bağıdır başı usretin
Dermanı vuslattır derd-i hasretin
Gözü muhteliftir ma-i vahdetin
Sarp inişle yokuş düzünden içtim
Bildim hakikati kalktım uykudan
Hu ismi zatından zat ismi hudan
Sorsunlar Seyranî içtiğim sudan
Ben lisan-ı Hakkın sözünden içtim
Âlemde bir devir dönüyor amma
Devr-i İngiliz mi Frenk mi bilmem
Halli kolay değil, pek güç muamma
Zâlim zulmü göğe direk mi bilmem
Üzerimden güneş doğup aşıyor
Eriyip kar gibi bahtım üşüyor
Gönül tandırında bir aş pişiyor
Yanan ciğer midir, yürek mi bilmem
Aşkımın sönmüyor, eyvah közleri
Ne gecesi belli, ne gündüzleri
Dinleyene Seyranî'nin sözleri
Gerek değil midir, gerek mi bilmem
Devr-i İngiliz mi Frenk mi bilmem
Halli kolay değil, pek güç muamma
Zâlim zulmü göğe direk mi bilmem
Üzerimden güneş doğup aşıyor
Eriyip kar gibi bahtım üşüyor
Gönül tandırında bir aş pişiyor
Yanan ciğer midir, yürek mi bilmem
Aşkımın sönmüyor, eyvah közleri
Ne gecesi belli, ne gündüzleri
Dinleyene Seyranî'nin sözleri
Gerek değil midir, gerek mi bilmem
Âşıkların kalbi kenz-i Rahmandır
Kalb-i âşık evvel sani değildir
Bu sim anlayan ehl-i irfandır
Bilmeyen ma'rifetkânı değildir
Şeddadin cenneti şehr-i Aden'de
Anılmaz her kale şehr-i Vidin'de
Her nakkaşın adı diyar-ı Çin'de
Şöhret bulan Behzad mani değildir
Aç kolların kadir Mevlam doklayan
Kul kalbine nazar edip yoklayan
Âşıklarda minnet gülün koklayan
Payıtaht-ı aşkın hanı değildir
Analara hastır çiçek deşirmek
Ariflere mahsus çiğ söz pişirmek
Âşık Seyranî'yi gözden düşürmek
Merhamet ehlinin şanı değildir
Kalb-i âşık evvel sani değildir
Bu sim anlayan ehl-i irfandır
Bilmeyen ma'rifetkânı değildir
Şeddadin cenneti şehr-i Aden'de
Anılmaz her kale şehr-i Vidin'de
Her nakkaşın adı diyar-ı Çin'de
Şöhret bulan Behzad mani değildir
Aç kolların kadir Mevlam doklayan
Kul kalbine nazar edip yoklayan
Âşıklarda minnet gülün koklayan
Payıtaht-ı aşkın hanı değildir
Analara hastır çiçek deşirmek
Ariflere mahsus çiğ söz pişirmek
Âşık Seyranî'yi gözden düşürmek
Merhamet ehlinin şanı değildir
Ç
Ben bu aşkın çilesini
Yanar çektim tüter çektim
Yedim gonca sillesini
Bülbül gibi öter çektim
Dizgin etsem gönül atın
Geçer göğün yedi katın
Yalan dünya maslahatın
Kah bitmez kah biter çektim
Çeşmim yaşının yavuzu
Aksa doldurur havuzu
Oldum turna kılavuzu
Kah bozuk kah katar çektim
Seyrani bilmem mert midir
Yoksa cana cömert midir
Eyyub'un derdi dert midir
Ben ondan besbeter çektim
Yanar çektim tüter çektim
Yedim gonca sillesini
Bülbül gibi öter çektim
Dizgin etsem gönül atın
Geçer göğün yedi katın
Yalan dünya maslahatın
Kah bitmez kah biter çektim
Çeşmim yaşının yavuzu
Aksa doldurur havuzu
Oldum turna kılavuzu
Kah bozuk kah katar çektim
Seyrani bilmem mert midir
Yoksa cana cömert midir
Eyyub'un derdi dert midir
Ben ondan besbeter çektim
Ö
Örümceğin sıratından
Kendi geçer kimse geçmez
Ay güneşin suratından
Bir zerreyi yerip seçmez
Bir koyunu kurt yese de
Kalır bin bir vesvesede
Pis denir kelp batan süte
Susuz kalsa çoban içmez
Seyranî daldan budaktan
Dilin esirge dudaktan
Çoban kurtulmaz ödekten
Bir tene iki can geçmez
Kendi geçer kimse geçmez
Ay güneşin suratından
Bir zerreyi yerip seçmez
Bir koyunu kurt yese de
Kalır bin bir vesvesede
Pis denir kelp batan süte
Susuz kalsa çoban içmez
Seyranî daldan budaktan
Dilin esirge dudaktan
Çoban kurtulmaz ödekten
Bir tene iki can geçmez
Öyle bir şem-i cemale yandı kalb pervanesi
Benzemez hiç bir cemalin şem'inin müştakına
Yanmadan uslanmadı gitti dil-i divaneler
Ya neler var aşk ile yanmış tutuşmuş yaneler
Döne döne yanmayınca bilmedi pervaneler
Nur mu nar mı künhünü o şem'in asl-ı zatına
Sırr-ı aşkın künhünü bilmez diyen bilen demez
Zevk-i vuslat nimetin bilmez yiyen bilen yemez
Vak'a-yı Musa'yı zahit dinlesen de benzemez
İntizar-ı vuslat-ı canan kelim mikatına
Tur-u Hak Seyrani'nin kalbine olmuş müstetir
Benzemez ebyat-ı aşk Musa Kelim Tevrat'ına
Benzemez hiç bir cemalin şem'inin müştakına
Yanmadan uslanmadı gitti dil-i divaneler
Ya neler var aşk ile yanmış tutuşmuş yaneler
Döne döne yanmayınca bilmedi pervaneler
Nur mu nar mı künhünü o şem'in asl-ı zatına
Sırr-ı aşkın künhünü bilmez diyen bilen demez
Zevk-i vuslat nimetin bilmez yiyen bilen yemez
Vak'a-yı Musa'yı zahit dinlesen de benzemez
İntizar-ı vuslat-ı canan kelim mikatına
Tur-u Hak Seyrani'nin kalbine olmuş müstetir
Benzemez ebyat-ı aşk Musa Kelim Tevrat'ına
Ü
Üç beş hurufattan hisse kapanlar
Her alimi her hocayı beğenmez
Bir iki ilaçla deva yapanlar
Eflatun'u ve Lokman'ı beğenmez
Her tarafa meydan vurup laf eden
Heva-yı nefsine ömrün sarf eden
Karanlıkta gölgesine hayfeden
Rüstemi Zal pehlivanı beğenmez
İbare okuyup mana seçmeyen
Aşkın şarabından damla içmeyen
Kendi karısına sözü geçmeyen
Adalette Süleyman'ı beğenmez
Dost benimdir bana kimse değmesin
Bu sevdadan gayrı vazgeç demesin
Canan huzurunda boyun eğmesin
Kemter Seyrani'yi bir kul beğenmez
Her alimi her hocayı beğenmez
Bir iki ilaçla deva yapanlar
Eflatun'u ve Lokman'ı beğenmez
Her tarafa meydan vurup laf eden
Heva-yı nefsine ömrün sarf eden
Karanlıkta gölgesine hayfeden
Rüstemi Zal pehlivanı beğenmez
İbare okuyup mana seçmeyen
Aşkın şarabından damla içmeyen
Kendi karısına sözü geçmeyen
Adalette Süleyman'ı beğenmez
Dost benimdir bana kimse değmesin
Bu sevdadan gayrı vazgeç demesin
Canan huzurunda boyun eğmesin
Kemter Seyrani'yi bir kul beğenmez
İ
İdris terziliği icat etmeden
Endazeden geçti boynumuz bizim
Anka yaratılıp Kaaf'a gitmeden
Bin Kaaf'ı beklerdi toyumuz bizim
Kalıbını değiştirse birimiz
Zâhit bin yıl yusa çıkmaz kirimiz
Hayatta pâk eder bizi pîrimiz
Murdar ölmek değil bizim huyumuz
Bir Seyranî vardır başı feslimiz
Cümlemiz çarıklı, yoktur meslimiz
Münkire karışmaz bizim neslimiz
Mehdi'den ayrılmaz soyumuz bizim
Endazeden geçti boynumuz bizim
Anka yaratılıp Kaaf'a gitmeden
Bin Kaaf'ı beklerdi toyumuz bizim
Kalıbını değiştirse birimiz
Zâhit bin yıl yusa çıkmaz kirimiz
Hayatta pâk eder bizi pîrimiz
Murdar ölmek değil bizim huyumuz
Bir Seyranî vardır başı feslimiz
Cümlemiz çarıklı, yoktur meslimiz
Münkire karışmaz bizim neslimiz
Mehdi'den ayrılmaz soyumuz bizim
İki kulağım var hiçbiri duymaz
Erenler izini izler ağlarım
Yüküm ağır yolum menzile varmaz
Deve gibi ben de dizler ağlarım
Bir münasip tacım yoktur giyecek
Bir helal ekmeğim yoktur yiyecek
Bir tabip bulmadım derdim diyecek
Derdimi derunumda gizler ağlarım
Ulu bezirganlar metaın satar
Üzümünü yeyip çöpünü atar
Kötü olan sözü soysuzlar tutar
Efendimden izin gözler ağlarım
Doğması farz amma ölmesi sünnet
Seyranî ecele eylemez minnet
Kimi huri ister kimisi cennet
Ben Hakkın rızasın gözler ağlarım
Erenler izini izler ağlarım
Yüküm ağır yolum menzile varmaz
Deve gibi ben de dizler ağlarım
Bir münasip tacım yoktur giyecek
Bir helal ekmeğim yoktur yiyecek
Bir tabip bulmadım derdim diyecek
Derdimi derunumda gizler ağlarım
Ulu bezirganlar metaın satar
Üzümünü yeyip çöpünü atar
Kötü olan sözü soysuzlar tutar
Efendimden izin gözler ağlarım
Doğması farz amma ölmesi sünnet
Seyranî ecele eylemez minnet
Kimi huri ister kimisi cennet
Ben Hakkın rızasın gözler ağlarım
İkidir kulağım hiç biri duymaz
Erenler izini izler ağlarım
Yüküm ağır yolum menzile uzak
Deve gibi ben de dizler ağlarım
Bir münasip tacım yoktur giyecek
Bir helal ekmeğim yoktur yiyecek
Bir tabib bulmadım derdim diyecek
Derdi derunumda gizler ağlarım
Ulu bezirganlar metaın satar
Üzümünü yiyip çöpünü atar
Buyrulmadık sözü puşt oğlan tutar
Efendimden izin gözler ağlarım
Doğması farz amma ölmesi sünnet
Seyrani ecele eylemez minnet
Kimi huri ister kimisi cennet
Ben hakkın rızasın gözler ağlarım
Erenler izini izler ağlarım
Yüküm ağır yolum menzile uzak
Deve gibi ben de dizler ağlarım
Bir münasip tacım yoktur giyecek
Bir helal ekmeğim yoktur yiyecek
Bir tabib bulmadım derdim diyecek
Derdi derunumda gizler ağlarım
Ulu bezirganlar metaın satar
Üzümünü yiyip çöpünü atar
Buyrulmadık sözü puşt oğlan tutar
Efendimden izin gözler ağlarım
Doğması farz amma ölmesi sünnet
Seyrani ecele eylemez minnet
Kimi huri ister kimisi cennet
Ben hakkın rızasın gözler ağlarım
İlim remilinde ülya-yı remmal
Noktasın hane-i male uğratır
Sorarsan müftiden dini bir sual
Sualini kilden kale uğratır
Sabit oldu Hakka hamd ü senada
Kimse ile düşme sözde inada
Ağzın açar açmaz bağ-ı fenada
Bülbül gülün ağzın lale uğratır
Gör dilberin ilm-i hale vukufun
Giderir vuslatı hicr-i mehufun
Kitab-ı vuslatın lafz-ı hurufun
Manasının zevkin bale uğratır
Layık mı rişte-i ümmidim üzre
Nergis gibi çeşm-i mestini süze
Gül de aşık olup bir güler yüze
Bülbül yolun daldan dale uğratır
Cevherdir kelamım aşktır madenim
Aşka maden olmuş can ile tenim
Aşık Seyrani'yim başımı benim
Sevda türlü türlü hale uğratır
Noktasın hane-i male uğratır
Sorarsan müftiden dini bir sual
Sualini kilden kale uğratır
Sabit oldu Hakka hamd ü senada
Kimse ile düşme sözde inada
Ağzın açar açmaz bağ-ı fenada
Bülbül gülün ağzın lale uğratır
Gör dilberin ilm-i hale vukufun
Giderir vuslatı hicr-i mehufun
Kitab-ı vuslatın lafz-ı hurufun
Manasının zevkin bale uğratır
Layık mı rişte-i ümmidim üzre
Nergis gibi çeşm-i mestini süze
Gül de aşık olup bir güler yüze
Bülbül yolun daldan dale uğratır
Cevherdir kelamım aşktır madenim
Aşka maden olmuş can ile tenim
Aşık Seyrani'yim başımı benim
Sevda türlü türlü hale uğratır
İmam tarlasına güman biderin
Ekenin müminlik suyu kalmamış
Güman ehli olan çeksin kederin
Zülfünün o eski buyi kalmamış
Bir koyun başına bin kurt yığılmış
Koyun kurttan korkup sütü boğulmuş
Tekke harap olmuş derviş dağılmış
Vird edecek ism-i hu'yu kalmamış
Eski zevk kalmamış arif sözünde
Yaş görmedim hiçbir kâmil gözünde
Üstatla çırağın iki yüzünde
Dökülmüş itimat suyu kalmamış
Üstat ol çırak ol sırrın şaşırma
Çiğ nefsinden başka bir şey pişirme
Seyranî'yi medet Rabbim düşünme
Nefsin kazmadığı kuyu kalmamış
Ekenin müminlik suyu kalmamış
Güman ehli olan çeksin kederin
Zülfünün o eski buyi kalmamış
Bir koyun başına bin kurt yığılmış
Koyun kurttan korkup sütü boğulmuş
Tekke harap olmuş derviş dağılmış
Vird edecek ism-i hu'yu kalmamış
Eski zevk kalmamış arif sözünde
Yaş görmedim hiçbir kâmil gözünde
Üstatla çırağın iki yüzünde
Dökülmüş itimat suyu kalmamış
Üstat ol çırak ol sırrın şaşırma
Çiğ nefsinden başka bir şey pişirme
Seyranî'yi medet Rabbim düşünme
Nefsin kazmadığı kuyu kalmamış
İmdâde erişsin ol üftâdeler
Pervâneleri yakan şem'ayiz biz
Aşkı uşşâka ver ki mutâdeler
Mest olan mestâne meyhâneyiz biz
Takdir-i ezelden yazılan gelir
Arayan âşıklar mâşukun bulur
Bu derdime vâkıf olanlar bilir
Olmayan ne bilir dürdâneyiz biz
Seyranî'yim aşka düştüm ezelî
Severler cihanda elbet güzeli
Kevser şarabından bâde süzeli
Arsa-i aşk içre merdâneyiz biz
Pervâneleri yakan şem'ayiz biz
Aşkı uşşâka ver ki mutâdeler
Mest olan mestâne meyhâneyiz biz
Takdir-i ezelden yazılan gelir
Arayan âşıklar mâşukun bulur
Bu derdime vâkıf olanlar bilir
Olmayan ne bilir dürdâneyiz biz
Seyranî'yim aşka düştüm ezelî
Severler cihanda elbet güzeli
Kevser şarabından bâde süzeli
Arsa-i aşk içre merdâneyiz biz
Aşkımın rüzgarı eser içimde
Gezer yüz bin şehir yorulmaz imiş
Rabbim bize yardım eyle ol günde
Ecel gelse bir an durulmaz imiş
Kiramen Katibin amelimi yaz
Gece gündüz ettim ben Hakka niyaz
Hakkın emrettiği beş vakit namaz
Kaynar sac üstünde kılınmaz imiş
Kimi günah işler kimisi zelle
Kimi kantar çeker kimisi kille
Kimi aba giyer kimisi hülle
Hakkın hikmetinden sorulmaz imiş
Bir dua vardır rabbena atina
Melekler dizilmiş göğün katına
Dünyada ukbada Hak rahmetine
Meğer dalmak ile doyulmaz imiş
Seyrani'nin hali sorulmayınca
Tomurcuk gülleri derilmeyince
Bir kısmette Hakktan verilmeyince
Yüz bin taleb etsen anılmaz imiş
Gezer yüz bin şehir yorulmaz imiş
Rabbim bize yardım eyle ol günde
Ecel gelse bir an durulmaz imiş
Kiramen Katibin amelimi yaz
Gece gündüz ettim ben Hakka niyaz
Hakkın emrettiği beş vakit namaz
Kaynar sac üstünde kılınmaz imiş
Kimi günah işler kimisi zelle
Kimi kantar çeker kimisi kille
Kimi aba giyer kimisi hülle
Hakkın hikmetinden sorulmaz imiş
Bir dua vardır rabbena atina
Melekler dizilmiş göğün katına
Dünyada ukbada Hak rahmetine
Meğer dalmak ile doyulmaz imiş
Seyrani'nin hali sorulmayınca
Tomurcuk gülleri derilmeyince
Bir kısmette Hakktan verilmeyince
Yüz bin taleb etsen anılmaz imiş
İndirdi atından etti piyade
Yürüttü akıbet bir güzel beni
Aşkım gördü etti hiddet ziyade
Sürüttü akıbet bir güzel beni
Söndürdü içimde yanmış ocağım
Günbegün artmakta sinemde dağım
Ateş-i aşkıyla yürekte yağım
Eritti akıbet bir güzel beni
Saye meşgul olur benim nişanım
Bihuzur eyledi bedende canım
Kemikte iliğim damarda kanım
Kuruttu akıbet bir güzel beni
Seyranî maslahat bitmez laf ile
Yandım mim ayın şın vav kafile
Tükendi gurbette ömrüm nafile
Çürüttü akıbet bir güzel beni
Yürüttü akıbet bir güzel beni
Aşkım gördü etti hiddet ziyade
Sürüttü akıbet bir güzel beni
Söndürdü içimde yanmış ocağım
Günbegün artmakta sinemde dağım
Ateş-i aşkıyla yürekte yağım
Eritti akıbet bir güzel beni
Saye meşgul olur benim nişanım
Bihuzur eyledi bedende canım
Kemikte iliğim damarda kanım
Kuruttu akıbet bir güzel beni
Seyranî maslahat bitmez laf ile
Yandım mim ayın şın vav kafile
Tükendi gurbette ömrüm nafile
Çürüttü akıbet bir güzel beni
İnsafla merhamet kimde var ise
Mümin mi değil mi güman andadır
Her kim ki hasisle ahbap yâr ise
Mümin-i kâmildir iman andadır
Mümin odur eğer iman olursa
Gönül gözden düşer yaşı kurursa
Kim kimin ayıbın yüze vurursa
Fitne okun atar keman andadır
Mekteb-i irfanda okunmaz hece
Arifler kolayı uğratmaz güce -
İnd-i Hakta kimin rütbesi yüce
Olsa dağ misali duman andadır
Seyranî'ye hak söz tatlıdır candan
Zikir kalbe yakın damardan kandan
Münezzehtir Allah suret mekândan
Nerde zikrin etsen hemen andadır
Mümin mi değil mi güman andadır
Her kim ki hasisle ahbap yâr ise
Mümin-i kâmildir iman andadır
Mümin odur eğer iman olursa
Gönül gözden düşer yaşı kurursa
Kim kimin ayıbın yüze vurursa
Fitne okun atar keman andadır
Mekteb-i irfanda okunmaz hece
Arifler kolayı uğratmaz güce -
İnd-i Hakta kimin rütbesi yüce
Olsa dağ misali duman andadır
Seyranî'ye hak söz tatlıdır candan
Zikir kalbe yakın damardan kandan
Münezzehtir Allah suret mekândan
Nerde zikrin etsen hemen andadır
İnsanoğlu sana nasihatım var
Dünyada akıldır ar eğlencesi
Şeriki yok naziri yok Allah'ın
Pak niyetlilerin bir eğlencesi
Ey Rabbim emrine olayım kurban
Yarattın kevkebi ziynetli şaban
Gökyüzünde döner mah ile taban
Ahir peygamberin nur eğlencesi
Der Seyrani alametler çıkacak
Arzı şiddetli bir ateş yakacak
Muntazırlar Hak emrine bakacak
İsrafil elinde sur eğlencesi
Dünyada akıldır ar eğlencesi
Şeriki yok naziri yok Allah'ın
Pak niyetlilerin bir eğlencesi
Ey Rabbim emrine olayım kurban
Yarattın kevkebi ziynetli şaban
Gökyüzünde döner mah ile taban
Ahir peygamberin nur eğlencesi
Der Seyrani alametler çıkacak
Arzı şiddetli bir ateş yakacak
Muntazırlar Hak emrine bakacak
İsrafil elinde sur eğlencesi
İptida vücudun yapan üstada
Bes eylerim daim besten içeri
Sununca o pîrim bir kâse bâde
Aşk-ı Mevlâ girdi resten içeri
Hep böyle devreder felekler burçlar
Kendi kendim bildim affoldu suçlar
Aşkın kitabından yediler üçler
Ders verdiler bana dersten içeri
Seyranî'yim ben de Hakka dayandım
Gaflet uykusundan şükür uyandım
Gönül iklimini gezdim dolandım
Tunus Tırabulus Fas'tan içeri
Bes eylerim daim besten içeri
Sununca o pîrim bir kâse bâde
Aşk-ı Mevlâ girdi resten içeri
Hep böyle devreder felekler burçlar
Kendi kendim bildim affoldu suçlar
Aşkın kitabından yediler üçler
Ders verdiler bana dersten içeri
Seyranî'yim ben de Hakka dayandım
Gaflet uykusundan şükür uyandım
Gönül iklimini gezdim dolandım
Tunus Tırabulus Fas'tan içeri
İsa gibi çıkıp göğe ağmadım
Mansur gibi kabül etmez dar beni
Rahmet gibi gökten yere yağmadım
Yaradanım yoktan etmiş var beni
Dikenli çalılar güller sokunmuş
Bülbüller dilinden mehdi okunmuş
Aşk u sevda yeli bana dokunmuş
Etmüş zülfün gibi tarumar beni
Aşk u sevda koyun değil güdeyim
Turna değil katarlayıp yedeyim
Senden gayrı bilmem nere gideyim
Eden sensin derde giriftar beni
Bostan-ı vaslından senin ey melek
Yemedi Seyrani bir dilim kelek
Azrail çekmeğe bırakmaz şelek
Öldürür çektiğim renc-i ar beni
Mansur gibi kabül etmez dar beni
Rahmet gibi gökten yere yağmadım
Yaradanım yoktan etmiş var beni
Dikenli çalılar güller sokunmuş
Bülbüller dilinden mehdi okunmuş
Aşk u sevda yeli bana dokunmuş
Etmüş zülfün gibi tarumar beni
Aşk u sevda koyun değil güdeyim
Turna değil katarlayıp yedeyim
Senden gayrı bilmem nere gideyim
Eden sensin derde giriftar beni
Bostan-ı vaslından senin ey melek
Yemedi Seyrani bir dilim kelek
Azrail çekmeğe bırakmaz şelek
Öldürür çektiğim renc-i ar beni
İsmile müsemma Urum Kayseri
Böyle eski halde gider ekseri
Meydan kapısından girdik içeri
Başımıza doldu hayvan olanlar
Bir takım] bize bakar gülüşür
Vicdan sahipleri yanar tutuşur
Büyük küçük birbirine katışır
Maymuncu zannetti çingan olanlar
Kimin kalbinde var kıl kadar hulus
Mevlam ana yapar bir büyük cülus
Kimi komser olur kimisi polis
Başları alçakta insan olanlar
Ehl-i hayır kıyametece dursun
Yaptığı hayırın ecrini görsün
Âlem gelip eteğine yüz sürsün
Böyle olur ehl-i vicdan olanlar
Seyranî der gönül yine dolaştı
Göster neresine leke bulaştı
Ettiği hacalet başından aştı
İşte böyle olur insan olanlar
Böyle eski halde gider ekseri
Meydan kapısından girdik içeri
Başımıza doldu hayvan olanlar
Bir takım] bize bakar gülüşür
Vicdan sahipleri yanar tutuşur
Büyük küçük birbirine katışır
Maymuncu zannetti çingan olanlar
Kimin kalbinde var kıl kadar hulus
Mevlam ana yapar bir büyük cülus
Kimi komser olur kimisi polis
Başları alçakta insan olanlar
Ehl-i hayır kıyametece dursun
Yaptığı hayırın ecrini görsün
Âlem gelip eteğine yüz sürsün
Böyle olur ehl-i vicdan olanlar
Seyranî der gönül yine dolaştı
Göster neresine leke bulaştı
Ettiği hacalet başından aştı
İşte böyle olur insan olanlar
Seyrederler sarayından köşkünden
Kokularlar amberinden miskinden
İçindeki güzellerin aşkından
Yanıp tutuşursun nara İstanbul
Dünyanın yokuşu düzü sendedir
Bütün güzellerin özü sendedir
Yedi düvelin de gözü sendedir
Alem sana gelir kara İstanbul
İstanbul dediğin dağdır meşedir
İçinde oturan beydir paşadır
Doksan bin mahalle yüz bin köşedir
Çarşısı pazarı şare İstanbul
Yedi yıl eğlendi kaldı Seyrani
Bütün tahsil etti ilm ü irfanı
Sendeyken her türlü mürüvvet kanı
Bulmadın derdime çare İstanbul
Kokularlar amberinden miskinden
İçindeki güzellerin aşkından
Yanıp tutuşursun nara İstanbul
Dünyanın yokuşu düzü sendedir
Bütün güzellerin özü sendedir
Yedi düvelin de gözü sendedir
Alem sana gelir kara İstanbul
İstanbul dediğin dağdır meşedir
İçinde oturan beydir paşadır
Doksan bin mahalle yüz bin köşedir
Çarşısı pazarı şare İstanbul
Yedi yıl eğlendi kaldı Seyrani
Bütün tahsil etti ilm ü irfanı
Sendeyken her türlü mürüvvet kanı
Bulmadın derdime çare İstanbul
İstemez bir hâkim şahidi baydan
Kurda koyun ata eğer har dese
Yahşi balık tuttum ben kuru çaydan
Yerden göğe doğru yağar kar dese
Sanma zengin bir gün olur kudurur
Malı ile günah kirin yudurur
Hacıya hocaya belî dedirir
Söğütte kavakta biter nar dese
Yorulmaz Seyranî hak yolda yelen
Hak rahmeti günah cürmünü silen
Hak yanında kendin günahsız bilen
Gam yemezdim bana günahkâr dese
Kurda koyun ata eğer har dese
Yahşi balık tuttum ben kuru çaydan
Yerden göğe doğru yağar kar dese
Sanma zengin bir gün olur kudurur
Malı ile günah kirin yudurur
Hacıya hocaya belî dedirir
Söğütte kavakta biter nar dese
Yorulmaz Seyranî hak yolda yelen
Hak rahmeti günah cürmünü silen
Hak yanında kendin günahsız bilen
Gam yemezdim bana günahkâr dese
İzzetin kadri bilinmezdi rezalet olmasa
Minberin kadri bilinmezdi hitabet olmasa
Yapışıp bir dale hâkim beklemezdi mahkeme
Arzeder ahvalini ehl-i şikâyet olmasa
İp gerip üstünde cambaz oynamazdı can için
O oyun cambaza esbâb-ı ticaret olmasa
Sıçrayıp üstünde gâh altında ipin oynamaz
Eylemez arz-ı hüner ehl-i feraset olmasa
Bir velî Seyranî'ye göstermez idi keşfini
Anlayıp kenz-i kanâatte keramet olmasa
Minberin kadri bilinmezdi hitabet olmasa
Yapışıp bir dale hâkim beklemezdi mahkeme
Arzeder ahvalini ehl-i şikâyet olmasa
İp gerip üstünde cambaz oynamazdı can için
O oyun cambaza esbâb-ı ticaret olmasa
Sıçrayıp üstünde gâh altında ipin oynamaz
Eylemez arz-ı hüner ehl-i feraset olmasa
Bir velî Seyranî'ye göstermez idi keşfini
Anlayıp kenz-i kanâatte keramet olmasa
Ş
Şah olan gedaya eylemez cebri
Ama şahtan şikayetim çok benim
Beytullah gönlümün içine girdi
Bundan sonra kuldan davam yok benim
Kalb-i geda Yaradana gereksiz
Olsa idi yaratmazdı direksiz
Bir ciğer bul kebab eyle yüreksiz
Dalak kebabından karnım tok benim
Gönül Beytullah'tır misal-i sema
Direksiz halk olmuş bir ibret nüma
Ecelim gelende misal-i hüma
Olur ismim var da cismim yok benim
Gümüşten altından ayarı engin
Olsa dokundurma aşkın mihengin
Seyrani başına gazi çelengin
Candan alakayı kes de sok benim
Ama şahtan şikayetim çok benim
Beytullah gönlümün içine girdi
Bundan sonra kuldan davam yok benim
Kalb-i geda Yaradana gereksiz
Olsa idi yaratmazdı direksiz
Bir ciğer bul kebab eyle yüreksiz
Dalak kebabından karnım tok benim
Gönül Beytullah'tır misal-i sema
Direksiz halk olmuş bir ibret nüma
Ecelim gelende misal-i hüma
Olur ismim var da cismim yok benim
Gümüşten altından ayarı engin
Olsa dokundurma aşkın mihengin
Seyrani başına gazi çelengin
Candan alakayı kes de sok benim
Şehr-i hakikata doğru gidenin
Ayağı altına yol gönder beni
Fazilet elinde şahlık edenin
Rabbım kapısına kul gönder beni
Cehennem yoluna sapsam da şayet
Cennete rehberim ol gönder beni
Bozmak mümkün ise aklım bikrini
Boz da bakir iken dul gönder beni
Ey Seyranî fermanıdır künfekân
Mantık-ı vahiddir kudret-i lisan
Hakkın kudretinden başka bir mekân
Bulmak mümkün ise bul gönder beni
Ayağı altına yol gönder beni
Fazilet elinde şahlık edenin
Rabbım kapısına kul gönder beni
Cehennem yoluna sapsam da şayet
Cennete rehberim ol gönder beni
Bozmak mümkün ise aklım bikrini
Boz da bakir iken dul gönder beni
Ey Seyranî fermanıdır künfekân
Mantık-ı vahiddir kudret-i lisan
Hakkın kudretinden başka bir mekân
Bulmak mümkün ise bul gönder beni
Şem-i vahdetten tecelli etmiş envar ibtida
Eylemiş feyz-i nübüvvet sırrını var ibtida
Zat-ı vahid lafz-ı mana-yı nübüvvet nurunu
Halk ederken kendisi etmiştir ikrar ibtida
Hıss-i tevhid doğmamıştır insanda binlerce asır
Halık-ı isbat muahhar oldu inkar ibtida
Lafz-ı küntü kenzi mahfi vahdetin ma'nasını
Layıkıyla fehmeden Muhtar-ı Serdar ibtida
Ahmed-i Muhtar'dır sermaye-i feyz-i vücud
Eylemiştir hilkatin esrarın izhar ibtida
Ben bir abd-i hakperestim ey Nebiy-yi muhterem
Aşığın Seyrani'yi et kendine yar ibtida
Eylemiş feyz-i nübüvvet sırrını var ibtida
Zat-ı vahid lafz-ı mana-yı nübüvvet nurunu
Halk ederken kendisi etmiştir ikrar ibtida
Hıss-i tevhid doğmamıştır insanda binlerce asır
Halık-ı isbat muahhar oldu inkar ibtida
Lafz-ı küntü kenzi mahfi vahdetin ma'nasını
Layıkıyla fehmeden Muhtar-ı Serdar ibtida
Ahmed-i Muhtar'dır sermaye-i feyz-i vücud
Eylemiştir hilkatin esrarın izhar ibtida
Ben bir abd-i hakperestim ey Nebiy-yi muhterem
Aşığın Seyrani'yi et kendine yar ibtida
Şu cihan zindan mıdır dünya mıdır bilmem nedir
Şer midir mahşer midir kavga mıdır bilmem nedir
Uğrasmlar Tanrı'nın kılıcına iş erleri
Cümlesi sağır mıdır ağma mıdır bilmem nedir
Müslümanlıktan murat tutmaktır Allah emrini
Müslümanlık bir kuru dava mıdır bilmem nedir
Oldu sarıklar emini beyt-i mali Müslimin
Beyt-i mali Müslimin yağma mıdır bilmem nedir
Mültezimlik eylemek layık mı kürsü şeyhine
Eylemekten etmemek evla mıdır bilmem nedir
Bağrımı kaldırmayan yerden benim bu doğru söz
Aşk ile gayret midir sevda mıdır bilmem nedir
Hak söze razı olan Seyranî'yi incitmesin
Saz mıdır bu söz müdür şekva mıdır bilmem nedir
Şer midir mahşer midir kavga mıdır bilmem nedir
Uğrasmlar Tanrı'nın kılıcına iş erleri
Cümlesi sağır mıdır ağma mıdır bilmem nedir
Müslümanlıktan murat tutmaktır Allah emrini
Müslümanlık bir kuru dava mıdır bilmem nedir
Oldu sarıklar emini beyt-i mali Müslimin
Beyt-i mali Müslimin yağma mıdır bilmem nedir
Mültezimlik eylemek layık mı kürsü şeyhine
Eylemekten etmemek evla mıdır bilmem nedir
Bağrımı kaldırmayan yerden benim bu doğru söz
Aşk ile gayret midir sevda mıdır bilmem nedir
Hak söze razı olan Seyranî'yi incitmesin
Saz mıdır bu söz müdür şekva mıdır bilmem nedir
Şu kimsesiz sahralara
Diken oldu gülüm benim
Gizli gizli tenhalarda
Ağlamaktır halim benim
Gülü dikene katalı
Diken elime batalı
Yâr beni yardan atalı
Bükülmüştür belim benim
Arı geçmez çiçeğinden
Çiçek geçmez peteğinden
Pîr erenler eteğinden
Kesme rabbim elim benim
Yedim acı teresinden
İçtim kanlı şırasından
Seyrânî gam deresinden
Çûş eyledi selim benim
Diken oldu gülüm benim
Gizli gizli tenhalarda
Ağlamaktır halim benim
Gülü dikene katalı
Diken elime batalı
Yâr beni yardan atalı
Bükülmüştür belim benim
Arı geçmez çiçeğinden
Çiçek geçmez peteğinden
Pîr erenler eteğinden
Kesme rabbim elim benim
Yedim acı teresinden
İçtim kanlı şırasından
Seyrânî gam deresinden
Çûş eyledi selim benim

