Giymek, takmak (aksesuar), yıpratmak
V1: wear, V2: wore, V3: worn. Okunuşu: /weər/. Düzensiz bir fiildir. Vücuda kıyafet, takı veya parfüm sürmek demektir. Ayrıca zamanla bir şeyin aşınıp eskimesi anlamı da vardır. Nuans: İngilizcenin altın kuralıdır: ‘Put on’ (giyinme EYLEMİNİN kendisidir, kıyafeti üzerine geçirmektir). ‘Wear’ ise (kıyafetin/takının DURUM OLARAK şu an senin üzerinde olmasıdır). Yaygın Kullanım: ‘wear and tear’ (kullanıma bağlı eskime/yıpranma), ‘wear off’ (etkisinin geçmesi – ilaç vb.), ‘wear your heart on your sleeve’ (duygularını belli etmek / içini dışına vurmak).
❝V1: A desert nomad must wear a thick cloak to survive the cold nights. (Bir çöl göçebesi soğuk gecelerde hayatta kalmak için kalın bir pelerin giymelidir/takmalıdır.) | V2: The mysterious lady wore a silver necklace at the royal feast. (Gizemli kadın kraliyet ziyafetinde gümüş bir kolye takıyordu/üzerinde taşıyordu.) | V3: His old boots have been completely worn out by the endless roads. (Eski çizmeleri uçsuz bucaksız yollar tarafından tamamen yıpratıldı/eskitildi.)
Ilgili: Düzensiz Fiil be dressed in put on erode
