Kaymak, kaydırmak, usulca süzülmek

V1: slide, V2: slid, V3: slid. Okunuşu: /slaɪd/. Düzensiz bir fiildir. Sürtünme olmadan pürüzsüz bir yüzeyde (buz, kar vb.) hareket etmek veya bir şeyi yavaşça itmek demektir. İsim haliyle parklardaki ‘kaydırak’ anlamına gelir. Yaygın Kullanım: ‘let it slide’ (bu seferlik görmezden gelmek / affetmek / üstüne gitmemek).

V1: Heavy stones easily slide on the icy mountain path. (Ağır taşlar buzlu dağ yolunda kolayca kayar.) | V2: The thief silently slid the gold coin into his pocket. (Hırsız altın sikkeyi sessizce cebine kaydırdı/attı.) | V3: The empire has slowly slid into chaos. (İmparatorluk yavaş yavaş kaosa sürüklendi/kaydı - mecaz.)
Ilgili: Düzensiz Fiil slip glide move smoothly