Pişman olmak, üzüntü duymak
V1: regret, V2: regretted, V3: regretted. Okunuşu: /rɪˈɡret/. Düzenli bir fiildir (-ed alırken ‘t’ çift yazılır). Yapılan bir hatadan dolayı üzülmek demektir. Nuans: Kendisinden sonra ‘-ing’ alırsa ‘geçmişte yaptığına pişman olmak’ (I regret telling him – söylediğime pişmanım), ‘to’ alırsa ‘şu an söylemekten/yapmaktan üzüntü duymak’ (I regret to tell you that… – üzülerek bildiririm ki…) anlamına gelir. Yaygın Kullanım: ‘my only regret’ (tek pişmanlığım), ‘regret nothing’ (hiçbir şeyden pişman olmamak).
❝V1: You will regret it forever if you leave the safety of the caravan in the dark. (Karanlıkta kervanın güvenliğini terk edersen sonsuza dek pişman olursun.) | V2: The foolish merchant regretted selling the ancient artifact so cheaply. (Aptal tüccar kadim eseri bu kadar ucuza sattığına pişman oldu.) | V3: I have never regretted my bold decision to travel the unknown world. (Bilinmeyen dünyayı gezme yönündeki cesur kararımdan hiçbir zaman pişman olmadım.)
Ilgili: Düzenli Fiil feel sorry about repent rue
