Koymak, sermek, (yumurta) yumurtlamak
V1: lay, V2: laid, V3: laid. Okunuşu: /leɪ/. Düzensiz bir fiildir. İngilizcenin en çok karıştırılan kelimelerinden biridir. Nuans: ‘Lie’ (kendi kendine uzanmak/yatmak) iken, ‘lay’ (bir nesneyi dikkatlice bir yere koymak/sermek) anlamındadır. Ayrıca tavukların yumurtlaması için de kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘lay the table’ (sofrayı kurmak/hazırlamak), ‘lay down one’s life’ (hayatını feda etmek / canını vermek), ‘lay hands on’ (ellerine geçirmek / dokunmak).
❝V1: Please lay the ancient map carefully on the wooden table. (Lütfen kadim haritayı ahşap masanın üzerine dikkatlice koy/ser.) | V2: The soldiers laid down their weapons and surrendered. (Askerler silahlarını yere koydular ve teslim oldular.) | V3: The foundation of the great palace has been laid. (Ulu sarayın temeli atıldı/konuldu.)
