Israr etmek, diretmek

V1: insist, V2: insisted, V3: insisted. Okunuşu: /ɪnˈsɪst/. Düzenli bir fiildir. Kendi fikrinden dönmemek, bir şeyin yapılmasını kesin bir dille talep etmek demektir. Nuans: Daima ‘on’ edatıyla kullanılır ve ardından gelen eylem ‘-ing’ alır (insist on doing). Yaygın Kullanım: ‘if you insist’ (madem bu kadar ısrar ediyorsun / eh madem öyle).

V1: I insist on paying for the warm meals you provided. (Sunduğunuz sıcak yemeklerin parasını ödemekte ısrar ediyorum.) | V2: The wise man insisted that the old bridge was dangerous. (Bilge adam, eski köprünün tehlikeli olduğu konusunda diretti.) | V3: He has always insisted on traveling alone. (Yalnız seyahat etme konusunda her zaman ısrar etmiştir.)
Ilgili: Düzenli Fiil persist demand assert