Yüzmek

V1: swim, V2: swam, V3: swum. Okunuşu: /swɪm/. Düzensiz bir fiildir. Suda kollarını ve bacaklarını kullanarak ilerlemek demektir. Mecazen başı dönmek (my head is swimming) anlamında da kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘swim against the tide’ (akıntıya karşı kürek çekmek / çoğunluğa karşı çıkmak), ‘sink or swim’ (ya batarsın ya çıkarsın / kendi başının çaresine bakmak).

V1: You must know how to swim to cross this deep and fast river. (Bu derin ve hızlı nehri geçmek için nasıl yüzeceğini bilmelisin.) | V2: The brave local swam to the sinking boat to save the crying child. (Cesur yerli ağlayan çocuğu kurtarmak için batan tekneye yüzdü.) | V3: He has swum across the mighty strait many times in his youth. (Gençliğinde kudretli boğazı yüzerek birçok kez geçmiştir.)
Ilgili: Düzensiz Fiil bathe float stroke