Çalmak (hırsızlık yapmak), aşırmak
V1: steal, V2: stole, V3: stolen. Okunuşu: /stiːl/. Düzensiz bir fiildir. Başkasına ait olan bir malı ondan gizlice almak/götürmek demektir. Nuans: İngilizcenin altın kurallarından biridir! ‘Rob’ (bir kişiyi, bankayı veya evi soymak) eylemidir (Rob the bank). ‘Steal’ ise (nesneyi, parayı veya arabayı çalmak) eylemidir (Steal the money). Yaygın Kullanım: ‘steal the show’ (rol çalmak / ilgiyi üzerinde toplamak), ‘steal a glance’ (çaktırmadan bakmak / göz ucuyla bakmak).
❝V1: A desperate man might steal bread to feed his starving family. (Çaresiz bir adam açlıktan ölen ailesini doyurmak için ekmek çalabilir.) | V2: Someone stole the ancient compass from the captain's cabin. (Birisi kadim pusulayı kaptan kamarasından çaldı/aşırdı.) | V3: The king's crown has been stolen in the middle of the night. (Kralın tacı gecenin köründe çalındı.)
Ilgili: Düzensiz Fiil thieve rob take secretly
