Sallamak, sarsılmak, el sıkışmak
V1: shake, V2: shook, V3: shaken. Okunuşu: /ʃeɪk/. Düzensiz bir fiildir (V2: /ʃʊk/, V3: /ˈʃeɪ.kən/). Bir şeyi hızla ileri geri hareket ettirmek demektir. Nuans: ‘Shake hands’ (el sıkışmak) İngilizcede en yaygın selamlaşma/anlaşma kalıplarındandır. Yaygın Kullanım: ‘shaken, not stirred’ (James Bond repliği), ‘shake like a leaf’ (yaprak gibi titremek – korkudan).
❝V1: Shake the bottle well before drinking the medicine. (İlacı içmeden önce şişeyi iyice çalkala/salla.) | V2: The ground shook violently during the earthquake. (Deprem sırasında yer şiddetle sarsıldı.) | V3: The two kings have shaken hands for a new peace treaty. (İki kral yeni bir barış antlaşması için el sıkıştılar.)
Ilgili: Düzensiz Fiil tremble shiver vibrate
