Binmek (at, bisiklet, motosiklet)

V1: ride, V2: rode, V3: ridden. Okunuşu: /raɪd/. Düzensiz bir fiildir (V2: /rəʊd/, V3: /ˈrɪd.ən/). Bir hayvanın sırtında veya açık bir aracın üzerinde seyahat etmek demektir. Nuans: İçine girilen kapalı araçlar (araba, kamyon) için ‘drive’ kullanılır; üstüne binilenler (at, bisiklet, motosiklet) için ‘ride’ kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘ride shotgun’ (ön koltukta oturmak), ‘take someone for a ride’ (birini kandırmak / dolandırmak).

V1: A desert nomad can ride a camel for days without tiring. (Bir çöl göçebesi yorulmadan günlerce deveye binebilir.) | V2: The knight rode across the hills to warn the king. (Şövalye kralı uyarmak için tepelerin üzerinden at sürdü/binerek gitti.) | V3: He has ridden horses since he was five years old. (Beş yaşından beri ata biniyor.)
Ilgili: Düzensiz Fiil mount travel on