Hatırlatmak, anımsatmak
V1: remind, V2: reminded, V3: reminded. Okunuşu: /rɪˈmaɪnd/. Düzenli bir fiildir. Birine unutmaması gereken bir şeyi uyarmak veya geçmişteki bir hatırayı akla getirmek demektir. Nuans: ‘Remind someone TO do something’ (birine bir görev yapmasını hatırlatmak) ve ‘Remind someone OF something’ (birinin yüzünün/kokusunun geçmişi anımsatması) kalıpları harikadır. Yaygın Kullanım: ‘ring a bell’ (tanıdık gelmek / anımsatmak), ‘remind me of my youth’ (bana gençliğimi anımsatıyorsun).
❝V1: Please remind the captain that the tide will be exceptionally low tonight. (Lütfen kaptana bu gece gelgitin olağanüstü düşük olacağını hatırlat.) | V2: The sweet smell of the exotic spices reminded the traveler of his distant home. (Egzotik baharatların tatlı kokusu gezgine uzak evini anımsattı.) | V3: I have just been reminded of the sacred promise I made years ago. (Yıllar önce verdiğim kutsal söz bana az önce hatırlatıldı - edilgen.)
Ilgili: Düzenli Fiil prompt jog someone's memory
