Tanımak, farkına varmak, hakkını vermek
V1: recognize, V2: recognized, V3: recognized. Okunuşu: /ˈrek.əɡ.naɪz/. Düzenli bir fiildir. Birini/bir şeyi daha önceden bildiği için görünce hatırlamak veya bir başarıyı resmi olarak kabul etmek demektir. Nuans: ‘Know’ (zaten bilmek/tanışıyor olmak durumu) iken ‘recognize’ (yüzünü/sesini anlık olarak çıkarabilmek) eylemidir. Yaygın Kullanım: ‘beyond recognition’ (tanınmaz halde / çok değişmiş), ‘officially recognized’ (resmen tanınmış/kabul edilmiş).
❝V1: Even after ten years, I can easily recognize this hidden path. (On yıl sonra bile bu gizli yolu kolayca tanıyabilirim/hatırlayabilirim.) | V2: The master immediately recognized the rare talent of the young apprentice. (Usta, genç çırağın nadir yeteneğini anında fark etti/tanıdı.) | V3: He is widely recognized as the greatest swordsman in the realm. (O, diyardaki en büyük kılıç ustası olarak yaygın bir şekilde kabul edilir/tanınır.)
