Çekmek
V1: pull, V2: pulled, V3: pulled. Okunuşu: /pʊl/. Düzenli bir fiildir. Bir nesneyi kendine doğru güç uygulayarak hareket ettirmek demektir. Kapıların üzerindeki meşhur ‘Çekiniz’ (Pull) yazısıdır. Nuans: ‘Push’ (itmek) eyleminin tam zıddıdır. Edatlarla harika deyimler oluşturur. Yaygın Kullanım: ‘pull someone’s leg’ (birini işletmek / kafa bulmak), ‘pull strings’ (torpil yapmak / adam kayırmak), ‘pull yourself together’ (kendine gel / toparlan).
❝V1: You must pull the heavy rope to open the inner gate. (İç kapıyı açmak için ağır halatı çekmelisin.) | V2: The strong horse pulled the wagon out of the thick mud. (Güçlü at vagonu kalın çamurdan çekip çıkardı.) | V3: The boat has been pulled to the shore safely. (Tekne güvenli bir şekilde kıyıya çekildi.)
