Borçlu olmak, minnettar olmak
V1: owe, V2: owed, V3: owed. Okunuşu: /əʊ/. Düzenli bir fiildir. Birine para borcu olmak veya bir başarıyı birinin yardımına borçlu olmak (minnet) demektir. Nuans: İngilizcenin en kafa karıştıran kelimelerinden olan ‘own’ (sahip olmak) ile yazılışı çok benzerdir, dikkat edilmelidir. Yaygın Kullanım: ‘I owe you one’ (Sana bir borcum olsun / Sana minnettarım), ‘owe it all to…’ (her şeyi …’ya borçlu olmak).
❝V1: I owe the innkeeper three gold coins for my stay. (Konaklamam için hancıya üç altın sikke borçluyum.) | V2: The prince owed his life to the brave knight who saved him. (Prens hayatını kendisini kurtaran cesur şövalyeye borçluydu.) | V3: Have you paid all the money you owed? (Borçlu olduğun tüm parayı ödedin mi?)
Ilgili: Düzenli Fiil be in debt be obligated
