Teklif etmek, sunmak
V1: offer, V2: offered, V3: offered. Okunuşu: /ˈɒf.ər/. Düzenli bir fiildir. Birine yiyecek, yardım, iş veya bir anlaşma sunmak demektir. Nuans: ‘Suggest’ (bir fikir/tavsiye önermek) iken ‘offer’ (somut bir şey veya eylem sunmak, örneğin çay teklif etmek) demektir. İsim hali (teklif) de aynıdır. Yaygın Kullanım: ‘offer a helping hand’ (yardım eli uzatmak), ‘take someone up on an offer’ (birinin teklifini kabul etmek).
❝V1: The generous innkeeper will offer you a warm bed and hot soup. (Cömert hancı size sıcak bir yatak ve sıcak çorba sunacaktır/teklif edecektir.) | V2: He offered ten gold coins for the ancient manuscript. (Kadim el yazması için on altın sikke teklif etti.) | V3: A peaceful resolution has been offered to the rival kingdom. (Rakip krallığa barışçıl bir çözüm sunuldu/teklif edildi.)
