Özlemek, kaçırmak, isabet ettirememek
V1: miss, V2: missed, V3: missed. Okunuşu: /mɪs/. Düzenli bir fiildir. Sevilen birinin yokluğundan üzüntü duymak (özlemek), bir vasıtaya/fırsata yetişememek (kaçırmak) veya hedefe vuramamak (ıskalamak) anlamlarına gelir. Nuans: ‘Lose’ (kaybetmek – eşyayı bulamamak) iken, ‘miss’ (fırsatı veya otobüsü kaçırmak) anlamındadır (I lost the bus DENMEZ, I missed the bus denir). Yaygın Kullanım: ‘miss the boat’ (fırsatı kaçırmak / atı alan Üsküdar’ı geçti), ‘hit or miss’ (ya tutarsa / şansa kalmış).
❝V1: I miss the green hills and the fresh air of my homeland. (Memleketimin yeşil tepelerini ve temiz havasını özlüyorum.) | V2: The young archer missed the target by just an inch. (Genç okçu hedefi sadece bir inç farkla ıskaladı/kaçırdı.) | V3: We have missed the last caravan heading to the East. (Doğu'ya giden son kervanı kaçırdık.)
Ilgili: Düzenli Fiil long for fail to hit skip
