Umursamak, sorun etmek, göz kulak olmak
V1: mind, V2: minded, V3: minded. Okunuşu: /maɪnd/. Düzenli bir fiildir. İsim olarak ‘zihin/akıl’ demektir. Fiil olarak bir şeyden rahatsız olmak veya bir şeye dikkat/özen göstermek demektir. Nuans: İngilizcede rica cümlelerinin bel kemiğidir (‘Do you mind if I sit here?’ – Buraya oturmamın sakıncası var mı?). ‘Care’ ile eş anlamlıdır ama daha naziktir. Yaygın Kullanım: ‘never mind’ (boşver / unut gitsin / önemli değil), ‘bear in mind’ (aklında bulunsun), ‘mind your step’ (bastığın yere dikkat et).
❝V1: I do not mind walking in the rain if the destination is worth it. (Eğer varış noktası buna değecekse yağmurda yürümeyi sorun etmem/umursamam.) | V2: The wise man minded his own business and stayed out of trouble. (Bilge adam kendi işine baktı ve beladan uzak durdu.) | V3: Has anyone minded the horses while we were inside? (Biz içerideyken atlara kimse göz kulak oldu mu?)
