İçermek, kapsamak, bulaştırmak, dahil etmek
V1: involve, V2: involved, V3: involved. Okunuşu: /ɪnˈvɒlv/. Düzenli bir fiildir. Bir işin doğası gereği bazı riskleri/çabaları içermesi veya bir kişiyi bir olaya/suça karıştırmak demektir. Nuans: ‘Include’ (listeye eklemek) kadar basit değildir; ‘involve’ kelimesinde eyleme dahil olma, emek verme veya bulaşma anlamı vardır. Yaygın Kullanım: ‘get involved’ (olaya karışmak / dahil olmak / elini taşın altına koymak).
❝V1: Crossing the endless desert involves many great dangers. (Uçsuz bucaksız çölü geçmek birçok büyük tehlike içerir/kapsar.) | V2: The merchant involved his sons in the family business. (Tüccar oğullarını aile işine dahil etti/kattı.) | V3: I don't want to be involved in this secret plan. (Bu gizli plana bulaşmak/dahil olmak istemiyorum.)
